Galatasaray 2-1 Sivasspor || Sezona Veda Ederken...

Tugay Kerimoğlu'yla başladı gün. Stadlardaki yerimizi biraz daha erken aldık ona şükranlarımızı sunabilmek için. Plaketini aldıktan sonra ortaya gelip bütün tribünleri alkışladı, daha sonra ısrarlara dayanamayıp üçlü çektirdi bütün tribünlere. Büyük oyuncuydu Tugay, Türk futbol kültürünü değiştirme yolunda en önemli mihenk taşlarından biri oldu. Manchester City altyapısında göreve başlayacakmış, kendisi için önemli bir adım ve Türk futbolu adına bir ilk daha. Başarılarının devamını dilemek düşüyor bizlere. Bu güzel jestin ardından bir Hasan Şaş tezahüratı bekledim ama malesef gelmedi. De Sanctis, Lincoln gibi muhtemelen son maçını geçiren oyuncular için de tezahürat yapılmasını istiyordum ama beklentilerimin fazla olduğunun farkındaydım. Yine de sezonun en iyi tribün performanslarından birine şahit olduk diyebiliriz. Tribün takımı, takım tribünü ateşledi maç boyunca. Keşke her maç böyle olsa diyebildim açıkçası. Eski güzel tezahüratlar söylendi bir ara, uzun süredir bu kadar içten bağırdığımı hatırlamıyorum.

Normalde sezonun son maçı olduğundan fazla teknik detaya girilmez ama Galatasaray bu maç bir ara o kadar iyi bir performans gösterdi ki abartısız sezonun en iyi 10 dakikalık bölümünü izledik Sami Yen'de. Hızlı, tempolu, isabetli paslarla her iki kanattan da rakip kaleye inen, pozisyon üreten, baskı kuran bir takım izledik. Eğer şu performansı her maç 30 dakika uygulayabilsek muhtemelen bundan bir ay önce şampiyonluğumuzu ilan ederdik. Aslında onu sorgulamak lazım esasen. Tamam, takımın fizik gücü çok üst düzeyde değildi belki sezon boyunca ama benim sahada gördüğüm futbolu sahada uygulayabilmemizi sağlayan değişken fizik güç değil futbol iştahıydı. Taraftarlara güzel bir veda etme isteği, tribündeki sinerjiyle birlikte apayrı bir 10 dakika izlettirdi bizlere. Nerdeydiniz çocuklar diyesi geliyor insanın.

Maçın geri kalanını uzun uzadıya değerlendirmeye gerek yok. Arda Turan iki gol atsa da oyun içerisinde verdiği kararlarda tereddütler yaşadığını gördüm, sezonun geri kalanında olduğu gibi. Arda Turan'ı bir adım öne çıkaran özellik oyun zekası ve doğru tercihleridir. Hiçbir zaman hızıyla, fizik gücüyle adam geçen bir oyuncu olmadı Arda, mental özellikleridir onu özel kılan. Bunu kaybederse üzülürüm. Sivasspor'u yine boş geçmemesi ise ayrı bir detay. Adam sezon boyu atamadığı golleri Sivasspor'a atıyor. Bir de Hasan Şaş'ın Denizlispor takıntısı vardı bir ara. Sezon boyunca gol atamaz, gider Denizli'ye atardı illa ki. Kilosu belki üç haneli rakamlara yaklaştı ama ben yine de onu görmek isterdim son dakikalarda. Bülent hocam sezon boyunca yaptığını şu son maçta yapsa, bizlere de ona düzgün bir veda etme şansı verme fena mı olurdu?

Hasan yoktu belki ama son dakikalarda oyuna girmesi bizi mutlu eden bir isim vardı, o da Uğur Uçar. Buruk geçmiş bir sezona bundan iyi kapanış olmazdı herhalde. Avuçlarım patlayana kadar alkışladım Uğur'u, topu kazandığında gol atmış kadar mutlu oldum. Tezahürat yaparken kendimi megaloman gibi hissettim ama olsun, onun için değer. Hoşgeldin ait olduğun yere Uğur, ilk defa 3 numaralı formanla seni burda izlemek büyük keyifti.
Bu keyfi kaçıransa maç sonunda aradığım babamdan geldi. 94. dakikada gelen Fenerbahçe golü çok önemli gözükmese de benim hesaplarıma büyük darbe vurdu. Sezonu erken açması gereken takım Galatasaray oldu bu sonuçla, Trabzonspor hem kendini hem de Galatasaray'ı yakmış oldu böylece. Küme düşen son takımsa Konyaspor'du. Aslında kazandılar ve rakiplerinden biri olan Gençlerbirliği de sürpriz bir biçimde kendi sahasında fark yedi Kayserispor'dan ancak Antalyaspor'un galip gelmesi onları dışarda bıraktı. Yönetim anlayışlarıyla bu lige yakışmıyorlardı belki birçok kulüp gibi ama ortada bir stad projesi varken düşmeleri pek iyi olmadı, umarım projeyi aksatmaz bu veda. Rizespor da yeni stadı yapılırken düşmüştü, Konyaspor da. Ben bir Anadolu ekibi taraftarı olsam stad istemeden önce bir kez daha düşünürüm.

Sezon tamamlandı bu maçlarla, Beşiktaş'ı tebrik etmeyi en sona sakladım. Şu kısır ligde rakiplerine oranla bir fark ortaya koyabilen tek takım oldular ve şampiyonluğa uzandılar. 6 yıllık hasretlerini dindirdiler, tüm Beşiktaşlı arkadaşlara tebrikler. Eğer kafama eserse ve finallerden fırsat bulursam Beşiktaş'la ilgili de bir şeyler karalayabiliriz bloga. Resmi olarak off-season da başlamış oldu, transfer haberleri ortalığı saracak doğal olarak. Doğru ve güvenilir olanlarıyla ilgili değerlendirmelerimizi ve önerilerimizi yaparız ancak dediğim gibi iki haftalık süreçte normal tempomuza göre bazı aksaklıklar olacaktır. Tatil demiyorum zira istesem de ara verebileceğimi sanmıyorum, yazı da İstanbul'da geçireceğimden bloga ara vermeyeceğim. Bu süreyi o şekilde yorumlayabilirsiniz. Süper Lig'e ara verme zamanı...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

9 yorum:

Adsız dedi ki...

Ayhanla Barışa ve Hakan baltaya herkesten daha çok teşekkür etmek gerekir bu yıl.
Her yerde oynadılar hiç sorun çıkartmadılar kondisyonları hemen tükenmedi.Her yere gittiler,her alanda oynadılar lig avrupa kupa.(+)

havyarsızkahvaltı dedi ki...

"uğur"dur tek sevincim bu sezonun sonuna dair.

alperensaylar dedi ki...

vallahi ben sizden daha çok üzüldüm, güizanın golünden sonra bizim "profesyonel" futbolcularımızın sevincini görünce.

apaç dedi ki...

eski bek/yeni stoper toraman attı, şampiyonluk geldi.

dünyanın en iyi sol beki hakan kadir balta paralel pas yaptı, servet topu kontrol etti.

seni seviyorum vakilinchuk :55

Adsız dedi ki...

hakan kadir balta kendi kanadından gelen rakip atakları kesti. sabri sarıoğlu kocaeli maçında taner gole giderken yetişebileceği halde izlemekle yetindi.
anti-55

aslan dedi ki...

bizi karanlık bir 2-3 yıl bekliyor bence.. bakalım kadroyu koruyabilecek miyiz ?

apaç

sertan eser dediğim hani şu 15 yıl önce konyadan bjk ye giden sertan mı 1994 te 22-23 olsa şimdi 40 a dayanmıştır. türk futbolunda açık oynayan başka sertan da yok galiba. bu mudur galatasarayımıa layık gördüğün adam..

eğer dediğin sertan başkaysa özür..

apaç dedi ki...

@aslan

sertan eser olayını anlatmıştım; ama bir kez daha anlatayım.

elbette gidip kasımpaşa'dan 35'lik sertan'ı alın demiyorum ben orda.

demek istediğim; sertan gibi ters ayakla ters kanatta oynayabilen, kewell gibi olmayan, terse çalım atabilen, içeri katedip kendisine şut açısı yaratabilen bir adam.

mümkünse güney amerikalı ve de maksimum 25 yaşında.

buydu benim demek istediğim.

ve evet aynı kişiden bahsediyoruz.

vakilinchuk dedi ki...

apaç,

:22 falanmı yazayım bende? :)

olay polemikse,bak bakalım geçen sene kim şampiyon olmuş,şampiyonluk golünü(madem toramanınki şampiyonluk golü oluyor) kim atmış,o gol nasıl bir golmüş?

bunların hepsi geyik tabii.fikrimi en son konuştuğumuz postun altında belirtmiştim,biraz geç yayınlandı ama gördünmü bilmem.

Adsız dedi ki...

evet uğur o topu kaptığında ben de acaip mutlu oldum fenerin son dkda gol atması belki de bizim için hayırlı geçen sene sezonu geç açtığımızdan steau bükreşe elenmiştik onlar bol bol maç yapmışlardı şimdi oynayacağımız fazladan ön eleme maçı bizim için hazırlık maçı olur

Related Posts with Thumbnails