The Big Bang Theory

The Big Bang Theory yeni keşiflerimden. Geçen ay CNBC-E'de reklamları dönmeye başladığında merak edip ilk sezonunu indirip izlemeye karar verdim, iyi ki de vermişim. How I Met Your Mother dışındaki komedi dizilerinin düşüşü -ki HIMYM bile iyi bir 3. sezon geçirmedi bana göre- sürerken ilaç gibi geldi bu dizi.

Hikayenin temelinde beraber yaşayan iki "geek" arkadaş ve karşı daireye taşınan sarışın, güzel bir hatun var. Genelde "geek" kavramı Türkçe'ye inek olarak çevrilir ama bu geek kavramını tam olarak karşılamıyor. Sonuçta her video oyunu oynayan, çizgiroman okuyan, bilgisayar kurdu ya da Star Wars hayranı ülkemizdeki inek kavramına karşılık gelmiyor, ders çalışmak ayrı bir olgu. Belki biraz asosyal denebilir, o daha doğru olacak sanırım.

Neyse kısa keselim, bu iki arkadaşımızdan Leonard Penny'ye ilk görüşte abayı yakıyor, dizi de bu noktadan sonra başlıyor. Olay örgüsü Leonard'ın Penny'ye karşı olan ilgisi etrafında dönse de dizinin ana öğesi geek kültürüne hakim olanları kırıp geçirecek göndermeler ve şakalar üstüne kurulu. Superman'den tutun Star Trek'e, Star Wars'a, Truva'ya kadar bir çok gönderme görebiliyorsunuz dizide. Eğer bu filmlere genel olarak hakimseniz bu dizi "all-time favourite"leriniz arasında yer edecek, bu kesin. Bunun dışında olanlar için de oldukça komik bir dizi olduğunu söylemem lazım, "sadece geek"ler demem yanlış olur.

Dizi ana üçlünün yanında (Leonard, Penny ve Sheldon) iki yardımcı karakter (Raj ve Howard) etrafında dönüyor. Leonard ve Sheldon ev arkadaşları, Raj ve Howard ise arkadaş grubunun geri kalanları. Leonard deneysel, Sheldon kuramsal fizikçi, özellikle Sheldon'ın tamamen hayattan kopuk saf bir bilim adamı olduğunu söylemem lazım. İlginç diyaloglar ve göndermeler genellikle onun üstünden dönüyor. Dizi dışında örnek vermem gerekirse değişik bir Barney Stinson vakasıyla karşı karşıya kalacağınızı söyleyebilirim, oldukça baskın bir yan karakter söz konusu.

Leonard ise biraz daha hafif dozda, sosyal ilişkilere sahip olmakta daha istekli ama özünden de kopamayan bir adam. Aşık olması da bu durumun üstüne tuz biber ekiyor tabi. Penny'yle beraber olabilmek için elinden geleni yapıyor ama bunu yaparken bile bir ton bilimsel veri vermekten geri kalmıyor, öğle yemeğinde Hint yemeği yemeye davet etmek isterken körü sosunun doğal bir müshil olduğunu ve kalın bağırsak temizliğine iyi geldiğini söylemesi gibi.

Penny ise güzel, sarışın, bir çok erkeğin aklını başından alabilecek bir hatun. "Cheesecake Factory" adlı kafede garsonluk yapıyor. Sosyal ilişkileri kuvvetli ve genelde yapılan "sarışın ama salak" tabirine uymayan bir tip, normal birisi yani. Bizimkilerle anlamakta bazen güçlük çekse de genellikle bu işi iyi kotarıyor, gerektiğinde oturup Halo 3 kasabiliyor. Gruptan bir tek Howard'tan pek haz etmiyor.

Howard'a grubun ağır sapığı denilebilir, kız tavlamak için yapmayacağı şey yok. Her an kendisinden değişik dillerde garip iltifatlar duyabilirsiniz. -Türkçe konuşacağı günü de sabırsızlıkla bekliyoruz- Ancak bu duruma rağmen annesiyle birlikte yaşayan ve onun isteklerine pek karşı çıkamayan ana kuzusu aynı zamanda. Kendisi başarılı bir uzay mühendisi ancak Leonard'ların apartmanındaki bozuk asansörü tamir edememiş olması da güldüren detaylardan.

Grubun son elemanı Rajesh, benim favori karakterlerimden. Hintli bir yazılım uzmanı ama onu esas komik yapan unsur bir kadın gördüğünde kilitlenmesi ve konuşamaması. Bu durum dizide oldukça iyi işleniyor. Ayrıca ırkçılık konusunda oldukça alıngan, herhangi bir durumdan yapılanın ırkçılık olduğu sonucunu çıkarabiliyor.

2. sezonu How I Met Your Mother'la beraber Türkiye'ye göre 23 Eylül sabahında başladı. Dizi daha şimdiden sektirmeden izlediklerim arasında yerini aldı. Haftada bir doz tavsiye olunur. İyi seyirler...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

4 yorum:

Uğur dedi ki...

Cnbce-e'deki gossip girl'i izliyor musun bilmiyorum ama kesinlikle tavsiye ederim, mükemmel bir dizi. Bu kadar senedir yabancı dizi izlerim böyle mükemmel dizi görmedim desem yeridir...

PCLioN dedi ki...

Gossip Girl'i biliyorum ama daha adam akıllı izleme fırsatı bulamadım. The O.C tarzı bir dizi olduğu söyleniyor, onun ilk sezonu çok iyiydi mesela...

Uğur dedi ki...

O.C tarzı evet ama kesinlikle çok daha güzel. Ben O.C hayranıyımdır kolay kolay her diziye O.C'den güzel demem ama gossip girl cidden çok iyi. Zaten Big Bang Theory'den sonra başlıyo cnbc-e 'de. Tavsiye ederim yani.

Ortega dedi ki...

Gosip girl iyi hakkaten..

How I Met Your Mother'ı daha çok Cobie için izlerdim :D

ama Coupling gibisi gelmedi şu piyasaya der, çekilirim kenara

Related Posts with Thumbnails