5 Hafta, 6 Puan || Orta Sahan Yoksa Yoksun!

Fenerbahçe Porto maçını da dahil edersek 4. deplasmanından da puansız ayrıldı. Bugün Cuma ama bu akşamı tanımlamak için en doğru vecize "Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli" olacak gibi.

Fenerbahçe geçen sezon tarihinin en büyük başarısını elde ederken bu oyuncular değil miydi sahadakiler? Defans dörtlüsü ve kaleci aynı, Kezman gitmiş yerine ondan daha üst seviye bir oyuncu olan Güiza gelmiş, Semih yine "ihtiyaç halinde camı kırınız" etiketiyle kulübede. İşte bu noktada günümüz futbolunun en büyük gerçeği ortaya çıkıyor. Orta saha her şeydir, orda yoksan bu oyunda yerin yok.

Fenerbahçe geçen sezona Tuncay Şanlı gibi bir ofansif oyuncuyu kaybederek başlamıştı. Ben dahil birçok kişi bunun Fenerbahçe'ye olumsuz olarak geri döneceğini düşünüyordu. Ancak Fenerbahçe kadrosunu verimli kullanmasını bildi, biraz da oyun yapısına uygun takımlarla eşleşmenin verdiği avantajı kullanarak çeyrek finale kadar yürüdü. Bunun en temel sebebi neydi?

Marco Aurelio gibi defansif yönü başta olmak üzere oyunun iki yönünü de oynayabilen kalburüstü bir orta sahaya sahipti Fenerbahçe. Selçuk Şahin ve Deniz Barış da aldıkları sürelerde onun bu performansına eşlik edince gelen orta saha üstünlüğü Fenerbahçe'nin oluyordu. Bu üstünlüğü skor tabelasına yansıtan Alex gibi, Semih gibi, Deivid gibi oyuncular da formunda olunca hedef maçlarda başarının gelmesi işten bile değildi. Ancak bu sistemin sorunu uzun maratonda istikrarlı olamamasıydı, Aurelio'nun standart performansını bir kenara koyarsak diğer oyuncuların sezon içerisinde aynı verimde oynayamamasıydı. Bu da doğal olarak kadrosu Fenerbahçe'ye göre oldukça derin olan Galatasaray'ın ligi bir adım önde bitirmesi için yeterli oluyordu.

Sorun belliydi aslında, makine düzeninde işleyen bu sistemde değişkenlik gösteren oyunculara aynı performansı gösterebilecek alternatifler bulunacak, Aurelio'nun yanna onun kalitesinde bir orta saha oyuncusu eklenip (ki Stephen Appiah bence ideal oyuncuydu) orta saha üstünlüğü pekiştirilecekti.

Ancak Aziz Yıldırım çok iyi bildiğini iddia ettiği futbolu iyi yönetemedi, tabloyu doğru okuyamadı, analiz edemedi. Suçlunun Zico ve yardımcıları olduğuna kanaat getirip takımın başına getireceği bir gestapo'yla bu işi kotaracağını düşündü. Forvete de kredisi tükenen Kezman'ın yerine afili bir transfer yapıldı mı Fenerbahçe'yi kimse tutamazdı. Ancak bu planların tutmayacağı gün gibi aşikardı. Aurelio'nun gidişiyle boşalan orta sahayı Avrupa futbolundan bihaber Maldonado ve yıllardır üst düzey futboldan uzak kalmış müzmin yedek Josico'yla doldurabileceği düşüncesi onu esas bitiren etken oldu. Aurelio'nun gidişiyle ona eşlik ederken performansını bir üst seviyeye taşıyan Selçuk Şahin de standardına geri döndü. Emre Belözoğlu'ndan istikrarlı bir performans beklemek zaten en büyük hata, İngiltere Ligi'ni takip eden 15 yaşındaki çocuklar bile biliyordu bunu.

5 hafta, 6 puan. Sene başında Fenerbahçe'nin bu orta saha krizini yaşayacağını öngörmüştüm ancak ben daha ziyade ilerleyen aylar için bekliyordum bu durumu. Fikstürünün çok zor olmadığı ilk 5 haftada aldığı 3 mağlubiyet Fenerbahçe'nin başına ciddi çoraplar örecek gibi. Salı günü alınacak bir mağlubiyette bir-iki kellenin alınacağını görmek zor değil. Dinamo Kiev Fenerbahçe'nin bu seneki kaderini belirleyecek belki de...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

5 yorum:

alanshearer dedi ki...

Geçen sezonki Galatasaray'ın mağlubiyet sayısına fb bu sezon 5. haftada ulaştı.

Olayın ehemmiyetini gösteren başka bir veri.

Bu sene işler karışacak fb de.

apaç dedi ki...

abdurrahman dereli
murat sözgelmez
hayrettin yerlikaya
mehmet yıldız
musa aydın

2 yıldır lige herşeyiyle damga vuran takımın, istanbul hudutları içerisinde oynamadığı için milli takıma alınmayan über 5'lisi.

yarın 3 büyüklerden birisine transfer olsunlar, bosna maçının aday kadrosunda kendilerine yer bulurlar. iddia ediyorum.

Bhut_Jolokia dedi ki...

dinamo kiev maçı final gibi hal aldı artık

GOL11 dedi ki...

10. haftadan itibaren yukselise geceriz :) tam ilac haftasi o

Onno dedi ki...

Aziz Yıldırım çok büyük hatalar yaptı.Ekonomik başarı sadece yeterli değildir.30 bin kombine sahibi taraftar şu anda kahroluyor.Bundan sonra kazanılabilecek herhangi bir maç, Fener'in geleceğini belirleyemez.Çünkü bu takım istikrar kazanabileceğe benzemiyor.

Related Posts with Thumbnails