Ülke Puanımız #2: Hollanda ve Portekiz'e Karşı...

Yeni sezonun başlamasıyla beraber bir güncelleme yaptıktan sonra ön eleme turlarının geçmesini, tablonun biraz netletmesini beklemek istedim açıkçası ilk detaylı yazıyı yazarken. Hemen her hafta güncellemek isteyince bir süre sonra aynı şeyleri tekrar etmeniz gerekiyor çünkü, özellikle ön elemelerde. Grup maçlarında güncelleme hızımız artacaktır elbette ama bu dönemi bilerek biraz yavaş geçirdik, bunu açıklamak istedim öncelikle.

İkinci olarak benim daha önceki yazılarda yaptığım bir anlatım bozukluğunu düzeltmek isterim. "Ön elemelerde alınan galibiyetler ve beraberlikler arasında fark yok." diye bir cümle kullanmıştım, bu bazı yanlış anlamalara yol açmış. Benim kastım ülke değil takım puanıydı burda. Ön elemelerde galibiyet ya da beraberlik başına değil geçtiğiniz tur başına bonus puan alıyorsunuz, galibiyet ya da beraberlikle tur atlamanızın bu puana herhangi bir yansıması yok. Bu galibiyetlerin tek etkisi ülke puanınadır, o da kısıtlı bir ölçüde. Alınan galibiyetin 1, beraberliğin 0.5 puan getirdiğini biliyorsunuz, yani berabere kalmak yerine galibiyet almak ülke puanına 0.5 puan fazladan katkı anlamına geliyor. Avrupaya 5 takımla katıldığımız için bu puan 5'e bölünüyor ve yukarda görmüş olduğunuz tabloya 0.100 puan olarak işleniyor. Takım puanına etkisi ise bundan da az. Geçtiğimiz sezon yapılan düzenlemeyle ülke puanlarının takım puanlarına katkısı %33'ten %20'ye indirilmesi sebebiyle aldığınız bu 0.100 puan takımınıza sadece 0.020 puan olarak yansıyor. Galibiyet ve beraberlik arasında fark yok derken bu değerin ihmal edilebilir olduğunu söylemek istemiştim, yanlış anlamalara sebep olduysak affola.

Duyurularımızı da yaptıktan sonra artık bu sezonki hedeflerimize ve rakiplerimize geçelim. Geçen seneden itibaren biliyorduk ki Hollanda ve Portekiz çok önümüzde olmalarına rağmen silinen 04/05 puanları sebebiyle gerileyecekler ve bu sezon onlarla amansız bir rekabete gireceğiz. Sene boyunca bu üçlüye Ukrayna'nın da eşlik edeceğini düşünüyorduk ama geçen sezonki rüya performanslarından sonra onları artık başka bir kategoride değerlendirmemiz gerekiyor.

Bu sezon Portekiz ve Hollanda'yla dokuzunculuk için mücadele edeceğiz. Dokuzuncu Portekiz'le aramızdaki puan farkı sadece 0.546 ve iki ülke de bizden daha fazla takımla Avrupa kupalarına katılmanın dezavantajını yaşayacaklar. Bu şekilde bakarsak önümüz açık demek pek yanlış olmaz ancak öncelikle kendi performansımızı koruyabilmemiz gerekiyor. Hollanda ve Portekiz bizden fazla takımla katılıyor olmasına rağmen Avrupada çok daha istikrarlı ekiplere sahipler ve bu takımlardan asgari puanlarını toplayacaklardır. Bir PSV'nin, Porto'nun, Sporting'in Şubat ayına kalamadığı sezon hatırlamıyorum ben çok uzun süredir, 5 yıllık süreçte de yoktur diye tahmin ediyorum. Bizde istikrarlı olarak iki sene üst üste Şubat ayına kalmış ve başarılı olmuş kaç takım var? Sadece Galatasaray son iki sezondur bunu başarabildi, iki sene önce Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynamış Fenerbahçe bile ikinci seneyi çıkaramıyor. Beşiktaş gibi bir takım bırakın Şubat'ı, Ekim'i görmeden elenebiliyor. Bu takımlarımızın belli bir istikrarı tutturması gerekiyor bu seviyeden sonra sıralamada yükselmek için, sizin de bir PSV'niz, bir Porto'nuz olmalı kısacası.Takım sayısı dedik, bu konu önemli. Ön elemeleri beklemek istediğimi söylemiştim, bunun esas sebebi üç ülkenin gruplara kaç takımla gireceğini öğrenebilmekti. Portekiz tarafında işler yolunda gitti ve play-off turuna kadar iki takımları Avrupaya veda ettiler. Bunlardan ilki geçtiğimiz sezon Sivasspor'u son Intertoto kupasında eleyip UEFA Kupasında baya ilerlemiş olan Braga, diğeri ise mahalle takımları isimli yazımızda ufak da olsa yer verdiğimiz Paços de Ferreira. Zenit'i içerde mağlup etmiş olmasına rağmen bu iki takıma Nacional de eklenecek muhtemelen. Bize benzer bir tabloyla sadece üç büyükleri grup bölümüne kalmış olacak ancak onların toplam puanı 6'ya bölünecek.

Hollanda ise firesiz gidiyor şimdiye kadar, tehlikeli olan bu. Gerçi geçtiğimiz sene de Hollanda'nın firesiz bir biçimde UEFA Kupasına kalmıştı, hatırlayanlarınız olacaktır. Daha sonra beklenen performansı gruplarda gösteremediler ve bu takım fazlalılığını puana çevirmeyi fazla beceremediler. Yine de her sene sıfır çeken bir Feyenoord bulmak kolay değil, bu sebeple bir an önce elenmeye başlasalar hiç fena olmayacak. Görünen o ki NAC Breda kalamayacak gruplara, Heerenveen ise deplasmandan 1-1'lik skorla dönmesine rağmen turu cebine koyamadı. Burdan bir sürpriz çıkarsa ve gruplara 4/6 olarak girerlerse iyi olacak. Bu sene Twente düşük takım puanına rağmen sürpriz bir katkı yapabilir Hollanda'ya, ekstra bir faktör olarak onu bekliyorum bu sezon.

Bizim için ise söyleyecek gerçekten fazla bir şey yok. Bir ligin kaderini en iyi takımları değil, baş altı takımları çizer derim hep, UEFA sıralamasında da birebir geçerli bu. Türkiye senelerdir üç büyüklerin eline bakıyor ve senelerdir dördüncü bir takımı ön elemeleri geçmeyi başaramadı. Bunun ne büyük bir sorun olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok. UEFA sıralamasında ilk 30'a giremeyen ülke takımları bile bu seneler boyunca ara ara sürpriz yapıp gruplara kalmayı başardı, bizim ülkemizin bir güzide takımı bunu beceremedi yıllardır.

Bu noktada Trabzonspor'u ayırmak istiyorum. Trabzonsporlu arkadaşlarım kusura bakmasın ama potansiyelini bu kadar kötü yöneten kaç takım var Dünya üzerinde? Eminim bir elin parmaklarını geçmez. Trabzonspor illa şampiyon olmak zorunda değil bir şeyleri ispatlamak için ama Avrupada bir şeyler yapabilmek zorunda. Üç büyükler dışında Avrupa kupalarına düzenli olarak katılan tek takım Trabzonspor ve her sene aynı senaryoyu izlemeye devam ediyoruz. İki kere Şampiyonlar Ligi kapısından dönüldü, şanssızlıktır falan ama bu döngüyü artık kırmalıdır Trabzonspor. Eğer daha ileri gitmek istiyorsak Trabzonspor'un Avrupada iyi bir performans göstermesine ihtiyacımız var.

Yine de karamsar bitirmeye gerek yok yazıyı, az önce de dediğim gibi iyi bir yoldayız ve bu avantajı kullanırsak daha da yukarılara tırmanmamız olası. Son iki sezonda topladığımız puanlar (9.750 ve 7.000), bizi ikinci ekibini Şampiyonlar Ligi elemelerinde zar zor tutan bir ülkeden (M'Boro-Basel maçının sonucu farklı olsaydı ikinci takımı kaybediyorduk geçtiğimiz senelerde) Hollanda-Portekiz gibi Avrupanın kalburüstü ligleriyle rekabet eder hale taşıdı. Son 5 yıldaki en iyi iki performansımızın son iki yılda olması da bu sebeple önemli bir avantaj. Bunu realiteye döndürmek ise artık Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin ellerinde...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

12 yorum:

erdersson dedi ki...

daha önce erayın bloğunda bu konuda birkaç söz söyledim.sistem 5 büyüklere büyük avantaj sağlıyor.6.cılık ta iyi.ama 7.cilik ile 12.cilik arasında çok büyük bir fark yok.7-8-9 ncu sıradakiler 4 takımla uefaya katılıyorlar.ve playoffta 2 takım yer alıyor direk.avantajı bu.ama 6 takımla katılma dezavantajıda var aynı zamanda.bence bu yeni sistemi uefa değil 5 büyük ülke hazırlamıştır.eskisinide onlar hazırladı ya.neyse baş altı ülkelerin hedefi en azında 4-5-6 ncı sıralara çıkmak.sistem alttakilerin altta kalmaları için 7-8-9 ncu sıralara 6 takımla katılmak koymuş.yani 7-8-9 a gelince ya orda kalıyorsun yada yine 10-11-12 ye düşüyorsun.yukarı çıkmak gerçekten zor 6 takımla.çünkü dediğin gibi puanlar altıya bölünüyor.1 ila 6 ncı ülke takımlarının avantajı şu.yani yarışa 100 metre önde giriyorlar:ilk 3 ülkenin 4 takımı gruplara girmesi garanti.dördüncü ve beşinci ülkelerin ise 3 takımının gruplara girmesi garanti.7 ile 12 arasında ise durum farklı.sadece tek takımın gruplara girmesi garanti.maçlar başlamadan.birde avrupa ligine 2 takımı tek ön eleme oynuyor.biride 2 ön eleme bu 5 büyük ülkenin takımı.buda bir avantaj.yani kısaca sistem büyüklerin yerini garantiliyor.orta hallilerinde yerini garantiliyor.küçüklerin orta hallilere yetişmeside imkansız artık.çünkü 4 takımla katılıyorlar ve çok eleme maçı yapıyorlar.mesela ukrayna 4(ukrayna birazda zaten orta halliydi) romanya(küçüktü) 3 takımla orta hallilerin yanına geldi yerleşti.sonra bu ülkelerin önüne 6 takımla katılma dezavantajı çıktı.yukarı çıkamıyorlar ama aşağıda inmeyeceklerdir.orta hallilerin ilk 6 ya çıkması için ideal katılım sayısı 4 ve en fazla 5 olmasıdır.

Adsız dedi ki...

romanya her ne kadar bizden 6 puan yukarıda olsada 05/06 yılında almış oldukları 16.833 puan bu sezon sonunda işlevini kaybedince onların da üzerinde yer alacagımızı düşünüyorum.. bu konuda yanıldıgım bir nokta var mı..? yani seneye 8. sırada olma ihtimalimiz yüksekmiş gibi geliyor bana..

pclion dedi ki...

Adsız, Romanya'nın puanları bir sonraki sene silinecek yalnız. Onları geçeceğimiz kesin gibi bir şey ama bu sene onların üstünde bitirmemiz zor gibi. 6 puan fark var arada. 16 puanları hesaptan çıktığında otomatikman bizim altımıza düşecekler zaten...

Gökhan dedi ki...

bir kısır döngü durumu var bence.2003'te 6 takım vardı türkiye den avrupa kupaları'na katılan.malatya,a.gücü,denizli gibi takımlar uefa'ya gidiyordu.denizli ve gençler iyi şeyler yapsa da bu takımlar genelde başarısız oluyor puan sayısı da katılan takım sayısına bölününce yukarı çıktıktan sonra aynı şekilde aşağı düşüyoruz.
dediğin gibi en azından trabzon'un istikrarli bir şekilde katkı sağlaması lazım yoksa 6 takımla katılma hakkı kazansak bile tekrardan 4-5 takıma düşeriz,bu şekilde devam eder sürekli.

Can dedi ki...

Bu açıdan baktığımızda, Sporting Lizbon-Fiorentina maçının 2-2 bitmesi çok avantajlı olmadı gibi görünüyor. Gerçi yine senin yazdığın yazıydı sanırım (belkide tamamen uyduruyorum) şampiyonlar liginde alınan puanlar daha fazlaydı. Sporting'in UEFA'ya gelmesi daha fazla puan almalarına sebep olur. Fiorentina turu geçerse, en azından 4.tur görür gibi Lizbon.(Bu arada umarım elenen takım gidiyordur UEFA'ya gece gece saçmalamıyorumdur.)

pclion dedi ki...

Can, büyük ölçüde haklısın ama Şampiyonlar Ligini de geçen seneki gibi düşünmemek lazım. Sporting Şampiyonlar Ligine girerse 2. torba takımı oluyor, çok da bir şey farketmiyor yani. 4 puan bonus almamalarını ben tercih ederim....

Karamurat dedi ki...

@edersson

Aslında evet bir kısır döngü var ama bu bir realiteye işaret ediyor. Eğer senin 3-4 takımından fazlası dandikse katılmasınlar Avrupa'ya deniyor ki sonuna kadar haklılar. Zaten senin iyi takımların iyiyse işin aslı onların önünde bir engel yok.

Yani Trabzon, Kayseri, Sivas, Antep istikrarlı olacak ki yukarı sıralara girebilesin. Yoksa ne işimiz var Fransa'nın Almanya'nın yanında? Değil mi? Al işte Fransa'nın dördüncüsü gelip bizim üçüncümüzü evimizde ezip gidiyorsa adil olan da bu demektir zaten.

Galatasaray kabaca 98-2003 arası nasıl bir problem yaşamadıysa Şampiyonlar Ligi'ne ikinci torbadan girebildi ise gene başarılı olursa girebilir.

Tek engel yerel liginde maruz kalacağın problemdir ki o da haliyle senin sorunun.

Ancak bu sene ikincileri inanılmaz zor bir yola sokmak çok bozdu işi. Onu değiştirirlerse güzel olur yine.

Jordi Metal dedi ki...

Uğur aslında seneye 10 puanı sislinecek olan Rusya'yı bile Hollanda-Portekiz- Türkiye yarışına dahil edebiliriz. Geçen sene Sivas eline geçen şampiyonluk fırsatını tepmeseydi bu sene paşalar gibi direk 4 takımla Avrupaya gidir diyebilirdik. Umarım Avrupa 3 büyüklerin tekelinden çıkar.

Jordi Metal dedi ki...

Hatta hatırlarsan geçen sene İntertoto'da sivas Braga'yı eleseydi Portekiz daha az puan kazanacaktı. biliyorsu Braga İntertoto'dan gelip gruplardan dahi çıkmıştı. Hatta sana İntertotodan gelip yüksek puanlar toplayan takımlar hakkında bir yazı düşünür müsün dediğimde 'iyi olur demiştin' :D

pclion dedi ki...

Jordi, Rusya da Romanya da iki sene sonrasının rakipleri zira bildiğin gibi bu tablo bile bir sene aradan sonra geçerli oluyor. O kadar da ileriye bakmak biraz abartı olur zira sadece 3 senelik puanları dikkate almış oluyoruz. 2 sene az süre değil, o işlere sezonun ikinci yarısında bakmaya başlarız yavaş yavaş.

Senin dediğini kısaca 'Intertoto' diye not almışım, sonra ne demek istediğimi unutunca anlamsız geldi. :) Hatırlattığın iyi oldu...

düşendeli dedi ki...

Yazıyla ilgili bir şeyi düzelteyim: Fenerbahçe iki sene üst üste şubat ayı göremedi yazılmış ama Zico döneminde ilk sene UEFA kupasında gruplardan çıkıp şubat mart aylarında Avrupa kupası maçı oynandı, bir sonraki sene de Şampiyonlar Liginde çeyrek finale çıkıp Mart-Nisan aylarına kadar Avrupa kupalarında mücadeleye devam edildi. Sanırım dikkatinden kaçmış :)

pclion dedi ki...

Evet, orda bir yanlışlık var, nedense bir önceki sene aklıma gelmedi. :) Takım bazında bir eleştiri değildi zaten o, istikrarlı bir biçimde 2. devre Avrupada mücadele eden takımımız yok gibi. Bir sene o varsa diğer sene öbürü var...

Related Posts with Thumbnails