TFF Süper Kupa: Beşiktaş 0-2 Fenerbahçe

Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin ikinci kez karşılaştığı Süper Kupa finalinden galip çıkan taraf yine Fenerbahçe oldu bu akşam. Türkiye Kupası finalisti olarak Süper Kupa maçına çıkması bana göre pek mantıklı olmasa da bu akşam maçı kazanan taraftılar ve kupanın yanında bir tebriği de hak ediyorlar. Aslına bakarsanız maçın bir derbi karşılaşması olması dışında sezon öncesi hazırlık karşılaşmalarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği kanısındayım. İki takım da henüz form tutma ve takım kimliğini oturtma evresindeler, çok büyük anlamlar çıkarmanın gerçekçi olmayacak pek. Yine de iki takım hakkında bazı soru işaretlerimizin kısmen yanıt bulduğunu söylemek mümkün. Bunlara bakalım biraz.

Beşiktaş'ın önündeki yol haritası şampiyonluk geldiğinden beri belli ve Mustafa Denizli de rotadan fazla sapmamaya özen göstermiş gibi. Geçtiğimiz sezondan farklı dört ilk 11 oyuncusu olmasına rağmen Beşiktaş bizlere geçen seneki takımın üzerine koymaya çalıştığını, yapıyı fazla bozmadığını gösterdi. Yine rakiplerine göre daha sert bir ekip olarak uzun maratonda başarılı olmak Beşiktaş'ın temel stratejisi olacak. Bu sıra 4-3-3 ve varyasyonlarını konuşmak çok popüler ve Mustafa Denizli de bu tartışmalara yeni bir açılım getirme arzusunda anlaşılan. Nobre'yi merkez forvet olarak kullanan, kanatlarda ters ayaklı Bobo ve Tello'yu içeri sokmaya çalışan, oyun kurucu pozisyonundaki Yusuf'la pozisyon yaratan bir sistem denedi bu akşam Beşiktaş. Zamanla sağ forvete Nihat Kahveci ve Filip Holosko geçecek gibi, bu akşam da oyuna sonradan dahil oldular zaten. Fenerbahçe'nin gelen golü sonrası Holosko üzerinden bir şeyler yaratılmaya çalışıldı ama bireysel denemeler pek sonuç getirmedi.

Beşiktaş'ın bu düzeni kağıt üstünde iyi gibi görünse de geçtiğimiz sezondan kalma kötü alışkanlıklarının devam ettiğini söylemek mümkün. Golü yedikten sonra pas trafiğini tamamen kaybettiler ve Fenerbahçe'nin insafına kaldılar. İkinci golün gelmesi de bu yüzden zaten. Sivok'un elle topa atlayışı acemice bir hareketti ve maçı Fenerbahçe'ye o dakikada teslim etti Beşiktaş. Geri dönüş için reaksiyon dahi veremediler. Beşiktaş adına düşünülmesi gereken en temel nokta buydu.
Fenerbahçe geçtiğimiz sezondan biraz daha sert bir takım olma çabasında ki Daum'un getiriliş amacı buydu zaten. Bu sertliği sağlaması için bir defansif orta saha ve sol kanat transfer edildi. Cristian'ı açıkçası tam çözebilmiş değilim, kafamdaki soru işareti devam ediyor o anlamda. Andre Santos spiker tarafından pek beğenilmediyse de yararlı bir oyuncu olacağının sinyallerini verdi, özellikle arkası dönük top kontrollerini çok beğendim. Uğur Boral gibi istikrarsız bir kanat oyuncusundan sonra o bölgeyi kapatabilecek bir oyuncu transfer etmiş Fenerbahçe. Beklentileri yine de çok yüksek tutmamak lazım, sonuçta Türkiye ligi o kadar kolay uyum sağlanabilecek bir lig değil, özellikle Güney Amerika'dan geliyorsanız. İki oyuncuyu da en az üç-dört kez ciddi maçlarda izlemek gerek somut bir kanaat oluşturabilmek için.

Maça dönelim tekrar. Fenerbahçe kimlik değiştirmeye çalıştıran bir takım olsa da kadronun büyük ölçüde aynı olması geçen seneki oyun karakterinin hala silinmediğini gösteriyor. Ne diyorduk geçen sene Fenerbahçe için, oyunun kontrolünü yalnızca kendine denk takımlara karşı öne geçtikten sonra alabiliyor, oyunu bu anlarda domine edebiliyor. Bu maçta da bu karakterini ortaya net bir biçimde koydu ve gelen penaltı golünden sonra sürklase etti. Nihat'ın frikiğinde penaltı düdüğü Fenerbahçe'nin aleyhine de çalınabilirdi ama futbolun kendisi bu zaten, saha içinde sadece futbolcular yok, tek değişken topun peşindeki 22 kişi değil. O yüzden sonuca takılmadan ortadaki oyuna bakmak gerek...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

23 yorum:

Ousan dedi ki...

Yazık oldu söyleyecek fazla söz yok,ortada bir maçtı penaltısı çalınan takım kazandı. .Sivok'a kızamıyorum penaltı yüzünden çünkü maç boyu en ufak bir hatası yoktu onun haricinde. .

Adsız dedi ki...

Fb ile bjknin bizden bile kötü defans hattı var.Aldıkları ismail kendisini sol açık zannediyor bir sürü hatası vardı.Ferrari de öyle,Baros mahfeder şimdiden söyleyeyim.En beğendiğim Finkti.
Cristianla dos santos fazla görünmedi
Boboları bitmiş artık

ugur senel dedi ki...

bence beşiktaş orta sahada oyunu idare eden oyuncu problemini cözerse fenerbahceden cok daha önde.. oturmuş takımları var birde ernst resmen oyunu iki yönlu oynama ,tek ve hızlı pas oynayarak cok yararlı gözükdü ama mustafa denizli ya mecburiyetten yada her daim kafa karışıklığından yusufun yerine nihatı alınca işler değişti, fenerbahcenin baronisi maşallah 34lük bir önliberoları vardı ,yanılmıyorsam simao olsa gerek ,tam onun kıvamında , iki yada üc defa gördüm ,cok vasat ,dos santos denen muhterem nasıl sol bek oynar oda muamma ,tamam teknik cok iyi ama bence ağır oyuncu bu gün son derece vasat idi , fenerbahcenin avantajı daum bu sene gerisi biraz fıs gözüküyor...

arif dedi ki...

Yav bilader bırakın maçı falan yahu!

Stadın halini gördünüz mü siz?
80 bin kişilik stadyumda 30 bin kişi anca vardı.Bir diğer deyişle 15 milyonluk nüfuslu İstanbul sadece 30 bin kişi maça gitti.

Aklıma her maç bir soru takılıyor
'Biz futbolu gerçekten seviyor muyuz?'

Abi ben kendi şehrimden örnek vereyim.Ankara'da hiç bir zaman stadın dolduğunu görmedim.Özellikle
Hacettepe nin maçlarında 4 büyüklerin maçları hariç hiç bir zaman stadda bin kişi olmadı biliyor musunuz?

Her zaman taraftarıyla övünen Ankaragücü bile hiç bir maçında o stadı dolduramadı.

Bu sorun kafama çok takılır oldu.Lütfen artık biri dur desin.Boş stad görmekten artık gınaa geldi.Bu lige bi seyirci ortalaması şartı getirilmesi gerekiyor.
Duy sesimi eyy Federasyon!

Abi ben bu konuyu kendi blogumda açacağım lakin sen açarsan daha çok ses getirir.

Başlık bile hazır
'Futbolu gerçekten seviyor muyuz?'

pclion dedi ki...

Arif, yarın insanlar işe gitmek zorundayken Olimpiyat stadına 21.00'da maç koyanlara sormak gerek onu bence. Galatasaray taraftarı dışında o stada bağışıklık kazanabilen yok henüz, bir de o var tabii...

arif dedi ki...

Çok doğrusun lakin abi,ben sadece bu maç için söylemedim ligimizin,futbolumuzun geneli için söyledim.
Stadın halini görünce kanayan yarama tuz ekilmiş gibi oldu.O yüzden bu konuyu açmak zorunluluğunda hissettim kendimi..

alperensaylar dedi ki...

hayatımda gördüğüm en gereksiz stad. milan-l'pool maçının oynanması dışında hiç bir artısı olmayan bir stad. ben de oraya o stadı yapan, 5 yıldır metro'yu geçtim adam gibi ulaşımı sağlayamayanları protesto ediyorum. ayıptır...

horozmania dedi ki...

bu durum ülkenin ekonomisyle de alakalı. asgari üsretin 600 lira olduğu ülkede kimse 30-40 lira verip maça gitmez ki ülkemizdeki statların standartları da belli.

ankaradaki maçın başlamasından 1 saat önce gelsen stada tribüne maçın 15. dakikasında giriyorsun. boş tribün sorunu almanyada da vardı sanırım 2006 dünya kupasından önce. statları yenilediler. doluluk oranında ingiltereyi de geçmeyi başardılar son 3 senede.

father vic dedi ki...

fb nin penaltısı penaltı değildi çünkü penaltı düdüğünden önce çalınması gereken bir baraj ihlali düdüğü olmalıydı..ayrıca daha 3. dakikada bilicanın yusufu düşürüşü ceza sahası dışındaydı ama kesinlikle kırımızı karttı..

ben beşiktaşı da fenerbahçeyi de beğenmedim açıkçası ama fenerbahçede daumun olduğu belli 60 tan sonra bjk oyundan düşerken fb ayakta kalabildi..

cristian görev adamı diyebilceğimiz bi adam bence büyük şeyler beklenmemeli..santos da çok teknik ara pasları çok başarılı ancak kanat oyuncusu süratinde değil..açıkçası iki transferi de çok beğenmedim ama tabi daha konuşmak için çok erken sadece ilk izlenimler bunlar..

@adsız

şahsen bugün sahanın en kötüsü kim deseler 1sn düşünmeden fink derdim..tek olumlu bir pas atamadı hücuma hiç destek veremedi ve çok da fazla top kazanamadı..dediğim gibi kazandıklarını da olumlu kullanamadı..lyon ve porto maçlarında bjk yi ve finki çok beğenmiştim ama bugün çok kötüydüler ve oyundan çok erken düştüler..

@arif

federasyon seyirci limiti koyucağına(ki oda nası bi yaptırımdır çok merak ettim biraz bilgi verirsen sevinirim)devletimiz asgari ücreti biraz daha üst limite çeksin ki o zaman futbolu sevip sevmediğimiz de aynı zamanda belli olmuş olur..

arif dedi ki...

Bu sistem Amerikan beyzbol liginde ve yanılmıyosam NBAde uygulanıyor.

Her şehrin büyüklüğüne ve stadın kapasitesine göre bir sınır koyuyor.Örneğin Kayserideki stad 32 bin kişilik,şehir de 1 milyon nüfuslu. o şehre 25.000 kişilik bir şart koşuyor.(Bu şehrin ve stadın büyüklüğüne göre değişir)

Ve 3 sezon boyunca 25 binlik ortalamayı geçmek zorunda oluyor.

Eğer ilk sezonda geçemezse ceza alıyor,2. sezonda geçemezse daha ağır bir ceza alıyor.Ve son olarak da geçemezse bu sefer ya küme düşürülüyor veyahut takım başka şehire veriliyor(örn:Adana)Bu ikinci seçenek Türkiye'de olmaz da ilki uygun.

Zaten bunu bilen yönetimler de insanları stada çekmek için her türlü uygulamayı yapıyor.Bilette indirim mi dersiniz,stadda maç öncesi gösteri mi dersiniz hemen her şey yapılıyor.

Zaten bunu 10 sezon uygularsanız bugünün 10 yaşındaki çocukları iyi bir taraftar oluyor ve stad ister istemez doluyor.

Yanlış hatırlamıyorsam böyleydi veya buna benzer bir sistemdi.Eğer hatalı vermiş olrsam şimdiden affola.

Adsız dedi ki...

Ernst, Guiza, Wederson, Sivok( penaltı hariç)beğendim.
G.Gönül Zico'lu halinden yine çok uzaktı. Geçen sezonda kötü bir dönem geçirdi. Sorun önündeki Kazım mı bilmiyorum. İlk yarı Bobo her pozisyonda geçti. Bobo'nun bu kadar hızlı olduğunu bilmiyordum.
Fb gerçekten derbilerin takımı oldu. Gole kadar Bjk çok iyi oynuyordu. Orta sahayı elinde tutuyordu.Daum yine klasik her takımda 10 numara ile oynuyor. Alex'i Fink bi ara kiletldi; Fb sahada gözükmüyordu. Ama Alex hakkeden zeki, çok kaliteli futbolcu bütün maç saha yok gibiydi 2 gol attı.

Bilica konusunda bana bildiğin canlı bomba gibi gedi. Fb'de oynuyacak düzeyde değil.Dos Santos çok kaliteli adam, topu alışları, dönüşleri U.Boral'dan sonra rahat nefes aldırır. Cristian ilk geldiğinde de söylemiştim. bi iki maça kalmaz Selçuk ya da Deniz Barış keser onu. Bildiğin maçı seyrediyor adam.

Bu arada konu ile alakası yok ama maç sonu Rıdvan Dilmen'i dinledim. Ayıp yahu!!!
Ancak bu kadar olur. Geçen sezonda hep aynı şeyleri söyledi Baros'a kötü dedi , Bi iki ay sonra bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum iyi futbolcuymuş dedi. Kewell'ı tanımıyorum falan diyordu.

Aynı şeyleri yine diyor Elano'yu tanımıyormuş. Keita Lyon'da Kaç maça çıktı diyor.52 Maça çıktı.2 sene içinde.
Yazık yazık.......

apaç dedi ki...

2 gol atan alex'i kelepçelediği için fink'i beğenenler olmuş.

ben, tomas abraham'dan, hürriyet güçer'den bir farkını göremedim.

hatta onlar daha iyi kilitliyorlardı alex'i.

bildiğin ön-stoper fink.

fenerbahçe'nin iki brezilyalısı da vasattı ama adamların futbolcu oldukları her hallerinden belli.

emre, geçen sezonun ikinci yarısından itibaren muazzam oynuyor.

faal yerli stoperlerin en iyisi ibrahim toraman'ın bir an önce dönmesi lazım.

erhan, beşiktaş'ın topçusu değil.

guiza da bu sezonu, büyük bir aksilik olmazsa, şampiyon takımın gol kralı olarak bitirir.

apaç dedi ki...

nihat, mehmet topuz gazıyla yapılan son derece gereksiz, son derece lüks bir yd transferi.

4-3-3 oynayan bir takımın hiçbir yerinde oynayamaz.

euro 2008'de çek cumhuriyeri'ne iki gol attığı maç da dahil, turnuvanın türkiye adına en kötü ismiydi.

delgado'nun sol kanattan, ters köşeye attığı playstation gollerinden 4-5 tane atarsa öpsün başına koysun beşiktaş taraftarı.

father vic dedi ki...

@arif

bu uygulamalar amerika için uygundur ama türkiye için öle midir uygulamaya konmadan bilemeyiz..

1. olarak nba ve beyzbol liginde takımlar gidip bi şehirin desteğini alırlar..mesela lakers takımının yönetimi wardır takımın maçları los angeles ta oynanır..bu dediğin seyirci ortalamasını tutturamazlarsa aynı yönetim takımı alır gidip başka bi şehirde oynar maçlarını..türkiyede gerçekleşme ihtimali nedir sizce??

2. olarak da o dediğin liglerde zaten küme düşmek gibi bir uygulama yok..seyirci gelmedi die takımı küme düşürmek de türkiye şartlarında zor gözüküyor..

herşeye rağmen böle bi yaptırımın oluşturucağı tehdit etkisi bi kısım insanları maça gitmeye teşvik edebilir ama dediğim gibi olup olmayacağını uygulamaya konmadan göremeyiz sanırım..

Nerazzurri dedi ki...

Fenerbahçe'nin Süper Kupa'da Beşiktaş'a karşı oynamasının nedeni Süper Kupa Statüsünün 4. maddesinin 2. fıkrasının B bendinde açıkça yazıyor. Maça gelince, şans Fenerbahçe'nin yanındaydı.

Adsız dedi ki...

erhan'ı genç bir oyuncu, gelecekte olabilir diyordum ama 29 yaşındaymış yahu. neden aldılar hiç anlamadım.

Spooky dedi ki...

@father vic

küme düşme yok ama nba oluşturulurken ve yeni takımlar alırken seyirci ortalaması bir şarttı.

şimdi de seyirci ortalamaları istenilen düzeyde olmazsa takım sahipleri takımı başka şehirlere taşımakla tehdit ediyor.

seyirci ortalaması ne kadar yüksek olursa da nba ve nfl yönetimleri orayı bir pazar olarak değerlendirip ona göre yaklaşıyorlar.

arif dedi ki...

@father vic
Ben illa da bu olsun demiyorum zaten.Senin de belirttiğin gibi onlar Amerika için normaldir fakat bizde uygulanmaz.

Bizim ligimizde de puan silme cezası uygulanabilir veyahut Ankaraspor,Hacettepe, ve İBB gibi bi nevi belediye takımları başka şehirlere verilebilir.

Bu uygulamaya benzer bir şey her türlü bulunur.Yeter ki Federasyon istesin.Tabi o zaman kulüplerimiz de korkudan her türlü fedakarlıkta bulunmak zorunda kalır.

Adsız dedi ki...

Koybasi harika oyuncu. Fatih hoca milli takima alicaktir, zaten Balta gibi birinin İbrahim Uzulmez gibi bir futbolcudan devraldigi bolge nihayet huzura erecek.

Dos santos cok fos gorundu, vederson iyiydi bursaya gidicek herhal, Ferrari de suan ligin en iyi stoperi gorunumunde

Adsız dedi ki...

Maci ciplak gozle izleyen bi fenerli olaraktan Ferrariyle Guizayi mucadelelerini cok begendim kazim belki daumla is yapicak ztn son sansi ins iyi olur

Adsız dedi ki...

beşiktaş'ın tüm yeni transferlere sallayıp,kendi vasat transferlerini öven arkadaşlar olmuş.objektif olamıyorsanız yazmayın arkadaşım.kıskançlığınızı bu kadar belli etmek zorudanmısınız.

Adsız dedi ki...

İsmail'in H.baltayı kesmesi,Bratu'nun,Tomas Jun'un Henry'yi kesmesi gibi bir şeydir.Defansta çok hatalar yapan bir oyuncu ilk görevi defans.Fener maçında çok atak geldi o taraftan.Ferrari de ligin en iyi stoperi oldu :)

geloraptor dedi ki...

Hakan Balta kazmasının da sol beklerin Henry'si olduğunu öğrendik.

Related Posts with Thumbnails