Süper Ligin Tecrübeli Çömezleri

Lee Cattermole'un Wigan'dan Sunderland'e geçtiğini okuduk dün her yerde ancak Lee Cattermole ile ilgi çekici önemli bir detay var ki beni bu araştırmaya itti. Mart 1988 doğumlu Lee Cattermole daha şimdiden 103 Premier Lig maçında forma giymiş durumda. Bizim topraklarımızda henüz genç sıfatı isminin önünden atamamış yaşıtlarını düşününce çok uç bir örnek gibi gözüküyor bizlere. Dünyanın en zorlu liginde bu yaşta bir orta saha oyuncusu 100+ maça çıkabilirken bizdeki örneklere bir göz atalım istedim. Ligimizde 87 doğumlu ve sonrası oyuncuların çıktıkları lig maçı sayılarına ve performanslarına bir göz atalım.

Arda Turan, Galatasaray, 114 Maç: Türk futbol tarihinde bir genç oyuncunun gerçekleştirdiği en önemli ve dikkat çekici çıkışı kim yaptı dersek aklımıza Emre Belözoğlu'yla gelen ilk isim olacaktır Arda Turan, bence Emre'nin de önündedir. Ortalama Türk futbolcusunun aksine mental dayanıklılığı yüksek, özgüven sahibi bir karaktere sahip olması onu diğer oyunculardan ayıran en büyük özellik ki bana göre onu bu noktalara getiren nedir derseniz teknik kapasitesinden önce bunu yazarım belki de. Türkiye teknik kapasitesi yüksek çok oyuncu gördü ama Arda Turan'ı farklılaştıran bu bilinç hiçbirinde yoktu. O yüzden zirvede yer almayı fazlasıyla hak eden bir oyuncudur Arda Turan, bu anlamda 100 maç ve üstü forma giyen tek oyuncu olması şaşırtıcı değil.

04/05, Galatasaray, 1 maç; 05/06, Manisaspor, 15 maç; 06/07, Galatasaray, 26 maç; 07/08, Galatasaray, 30 maç; 08/09, Galatasaray, 29 maç; 09/10, Galatasaray, 1 maç.

Murat Duruer, Ankaragücü, 82 Maç: Abdullah Avcı'nın yönetimindeki efsane U17 olarak anılan 2005 yılı takımının forma şansı bulan ender oyuncularından Murat Duruer. Peru'daki şampiyonayı hatırlayanlarınız vardır elbette, biz de şurda kısaca değinmiştik. O takımda yer alıp da TSL'de uzun süreli şans bulan tek oyuncu Murat Duruer oldu. Ankaragücü gibi veteran oyuncularla oynayan, üst sıraları hedeflemek gibi bir vizyonu olmayan bir yönetime sahip takımda bu şansı bulması ise hakikaten ilginç. Bu kadar şans bulmasına rağmen beklenen aşamayı kaydedebilmiş değil Murat ancak hala çok genç ve azımsanmayacak bir tecrübesi var. Bazı oyuncuların olgunlaşması zaman alıyor, belki de onlardan biridir Murat, belki de hiçbir zaman zirve takımlarda forma giyemeyecek. Yine de Ankaragücü rotasyonunda devamlı süre alan bir oyuncu olması Ankaragücü için doğru bir tercih, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kariyeri boyunca on küsür takım değiştiren, futboluyla değil CV'siyle oynayan gereksiz futbolcular yerine her takımda birer Murat Duruer olmasını tercih ederim ben.

05/06, Ankaragücü, 1 maç; 06/07, Ankaragücü, 18 maç; 07/08, Ankaragücü, 33 maç; 08/09, Ankaragücü, 28 maç.

Uğur Uçar, Galatasaray, 66 Maç: O da Arda gibi 87 doğumlu bir oyuncu ancak onun durumu biraz farklı. Hatırladıkça lanet ettiğimiz o Şubat gününe kadar 65 Süper Lig maçına çıkmış ve 20 yaşında hem defans görevini aksatmayan, hem de hücum yönünde istikrarlı katkı yapan iyi bir bek oyuncusuna dönüşmüştü. Eğer o sakatlık olmasaydı muhtemen Euro 2008 kadrosunda Gökhan Gönül'le beraber sağ bek rotasyonunu oluşturacak, bugün ise Galatasaray kaptanlığını Arda'yla paylaşacaktı, olmadı. Dünyanın en tehlikeli ve geri dönüşü zor futbol sakatlıklarından birini 1,5 sene gibi uzun bir sürede de olsa atlatmayı başardı. Eksikleri var ancak ben bunları tamamlayacağına eminim. Türk futbolu adına çok önemli bir isim olarak görüyorum onu, inşallah kısa sürede eski formuna kavuşur.

04/05, Galatasaray, 6 maç; 05/06, Galatasaray, 17 maç; 06/07, Kayserispor, 22 maç; 07/08, Galatasaray, 21 maç; 08/09, Galatasaray, 1 maç.Serdar Özkan, Beşiktaş, 59 Maç: En baştan söyleyeyim, Serdar Özkan benim beğendiğim bir oyuncu değil. Aydın Yılmaz'ı hangi konularda eleştiriyorsam onun iki katını Serdar Özkan için söylemek gerek. Hız ve beceri olarak üstün ancak mental olarak sınıfta kalan oyunculardan. Üstelik bu eksiklerini bu kadar maç süre almasına rağmen giderememesi ayrıca bir eleştiri konusu. Beşiktaş'ın Serdar Özkan'daki ısrarı takdire şayan ancak keşke aynı ısrarı daha potansiyelli ve gelişime açık oyuncularda gösterebilselerdi. Doğru bir politikayla bugün Mehmet Sedef, Serdar Kurtuluş, Aydın Karabulut gibi oyuncular düzenli oynuyor olabilirdi Beşiktaş'ta. Yine de yetenekli gördükleri bir oyuncuda ısrar etmeleri onlara bir şey kaybettirmedi, ilk 11'in banko oyuncusu olmasa da rotasyonda yer alabilecek bir kanat oyuncusuna sahipler. Bunun için de para harcamadılar, sadece kenarda çürütmediler, o kadar.

03/04, Beşiktaş, 2 maç; 04/05, Beşiktaş, 2 maç; 07/08, Beşiktaş, 30 maç; 08/09, Beşiktaş, 25 maç.

Serdar Kurtuluş, Gaziantepspor, 57 Maç: Az önce Beşiktaş'ın ısrar etmesi gereken oyuncular demiştik ya, onların başında Serdar Kurtuluş geliyordu. Tigana'nın araştırma ekibinin radarına takılan ve geldiğinde birçok kişinin tanımadığı bir oyuncu idi Serdar Kurtuluş. Sağ bek olarak görülüyordu o döneme kadar ancak Tigana onun defansif orta saha için daha uygun bir oyuncu olduğunu düşündü ve onda ısrar etti. Uzun süre sonra Beşiktaş'ın iyi bir yerli iskeletine kavuştuğu o senede takımın en önemli parçalarından biri oldu ve milli takım seviyesinde çektiğimiz bölge için çok iyi bir alternatif haline geldi. Beşiktaş ve milli takım bu gelişimin meyvelerini toplamak yerine hazır olmuş oyuncuyu bozmayı tercih ettiler. Daha fazlasını yazmama gerek de yok aslında, şurdan okuyun en iyisi. 'Yenilsen de Yensen de' programında geçen hafta Gaziantepsporlu bir arkadaşımız konuktu ve ona Serdar Kurtuluş'un durumunu sordum. Hocanın ve yönetimin ondan orta sahada faydalanmak istediğini söyledi. Umarım doğrudur.

06/07, Beşiktaş, 30 maç; 07/08, Beşiktaş, 13 maç; 08/09, Beşiktaş, 14 maç.

Gürhan Gürsoy, Antalyaspor, 50 Maç: Aslında bu oyuncular arasında en ilginç hikayeye sahip olanlardan birisi Gürhan Gürsoy. İsmini o kadar uzun süredir duymaktayız ki insan kendisini 23-24 yaşında sanmaktan alıkoyamıyor ama aslında Eylül 1987 doğumlu olan Gürhan yukarda bahsettiğimiz bazı oyunculardan daha genç. Bunda Süper Lig kariyerine 16 yaşına doldurmamışken başlamasının büyük payı var. Adanaspor'daki çıkışının ardından İstanbul'a yolu biraz erken düştü ve kendisini ispatlamış bir oyuncusunun kredisine sahip olmadan Fenerbahçe'nin kapısından girdi. Fenerbahçe bu ülkede genç oyuncular için en sert iklim olmuştur her daim, taraftar ve yönetim beklentisi rakiplerinden daha sert ve acımasızdır. Gürhan da uzun yıllar bu iklimin kurbanı oldu ve arada kiralık gittiği Sivasspor'da aldığı süre haricinde forma şansı bulmakta zorlandı. Antalyaspor'da tekrar erken kariyer günlerine dönebilecek mi, merakla bekliyorum. Her ne kadar gelişime en açık olduğu dönem olan 18-21 yaş dönemini boş geçirmiş olsa da ligin en tecrübeli genç oyuncularından biri aslında Gürhan Gürsoy.

02/03, Adanaspor, 4 maç; 03/04, Adanaspor, 16 maç; 05/06, Fenerbahçe 1 maç; 06/07, Sivasspor, 20 maç; 07/08, Fenerbahçe 3 maç; 08/09, Fenerbahçe, 5 maç; 09/10, Antalyaspor, 1 maç.

***

Burda biraz ara verip kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. Ligimizde 50 maç ve üzeri kez forma şansı bulan 6 genç oyuncu saydık ve bunlardan 4'ünün her sene düzenli olarak şampiyonluğa oynayan kulüplerde bu şansı bulduğunu görüyoruz. Arda Turan'ın 1 devrelik, Uğur Uçar'ın 1 sezonluk kiralık dönemi haricinde bu oyuncular şampiyonluk iddiasında olan kulüplerde forma buluyorken diğer Süper Lig takımlarının sadece iki oyuncu çıkarabilmesi (ki bunlardan biri de uzun süre Fenerbahçe'deydi) tam bir fiyaskodur, bu alelade bir sorundan çok daha ötedir. Bütün düzenin sorumluluğunu İstanbul kulüplerinin üstüne yıkıp kendilerini pür-u pak ilan eden diğer takım sorumluları önce futbolun nasıl yönetilmesi gerektiğini öğrenmeliler.

Bir de transferin tek yönlülüğü mevzubahis bizim ligimizde. 10 maç yapan oyuncu İstanbul'a gelebiliyor çünkü Türkiye'deki tek vitrin İstanbul. Gürhan Gürsoy örneğini verdik yukarda mesela, daha parlamaya fırsat bulamadan zirve yarışında buluveriyor kendini. İsmail Köybaşı sadece 20+ maçlık Süper Lig kariyeriyle 5.5 milyon euro bonservisle şampiyon olmuş takıma transfer oluyor. İstanbul kulüplerine hiçbir alternatif üretememiş bir lige sahibiz. Trabzon'a giden oyuncu orda kalıyor ve hiçbir suretle İstanbul'a gelmesi mümkün olmuyor, Avrupaya gitmesi de bir o kadar zor. Kayseri, Sivas, Bursa gibi ekipler de oyuncularını kendileri parlatmak zorunda, parlattıklarına da en aşağı 5 milyon euro istiyorlar. Bu kadar büyük bonservislerle İstanbul'a adım atanlar da Avrupaya gidemiyor doğal olarak. Futbol endüstrisinin göbeğine gitseler alamayacakları paraları burda alıyorlar, bonservisleri zaten şişkin. İdealist olmayanların böyle bir amacı da olmadığından gelişime kendilerini kapatıyorlar bir-iki sene sonra. Yükselebileceğiniz bir lig sistemimiz yok yani, her yön bu oyuncular için birer çıkmaz sokak. İşte bu yüzden yukardaki liste bu kadar dar ve alttan başlaması gerekirken üstte başlayıp üstte biten garip bir yapımız var. İşte bu yapı tüm kötülüklerin anası ancak onu başka bir yazıda daha derinlemesine konuşalım.

50 maça çıkabilmiş oyuncularımız böyle. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim ve yukarda değindiğimiz konuda son sezonlarda büyük aşama kaydeden Bursaspor'un oyuncularına bir göz atalım.Volkan Şen, Bursaspor, 49 Maç: Bursaspor'un geçtiğimiz sezon parlattığı altyapı çıkışlı bir oyuncu Volkan. Bursaspor'un orta sıralardan son haftaya kadar Avrupa Ligi mücadelesi veren bir takım haline gelmesinde bence en önemli paya sahip oyuncuydu form grafiğiyle. Sercan Yıldırım'ın bu kadar ön plana çıkmasında da etkili olduğunu düşünüyorum. Özellikle bir önceki sezon çok fazla topla oynayan, verimsiz bir oyun stili vardı ama bu sezon biraz daha törpüledi bu huyunu ve etkili oldu. İstanbul'a geçiş yapabilecek seviyede ancak bu sezon yükselen piyasanın kurbanı oldu biraz da. Gelecek sezon üzerine koymaya devam ederse bence transferi yakındır Volkan'ın.

07/08, Bursaspor, 24 maç; 08/09, Bursaspor, 24 maç, 09/10, Bursaspor, 1 maç.

Sercan Yıldırım, Bursaspor, 39 Maç: Dün ilk kez A milli takım formasını giyen Sercan bu sezonun en çok dikkat çeken oyuncularından biriydi. Henüz 90 doğumlu bir forvet oyuncusu olmasına rağmen Türkiye ligi gibi sert bir ligde bu çıkışı yapabilmesinin takdire şayan olduğunu defalarca tekrarladık zaten, şurdan okuyabilirsiniz arzu ederseniz. 2-3 sezon sonra benzer bir liste yapılırsa zirveye aday isimlerden birisi olacaktır şüphesiz, tabii daha önce kestirmeden Avrupaya gitmezse.

07/08, Bursaspor, 8 maç; 08/09, Bursaspor, 30 maç; 09/10, Bursaspor, 1 maç.

Bu oyuncular dışında ligimizde son dönemde forma şansı bulan ve önümüzdeki sezon maç sayılarını arttırabilecek oyuncuları ise aşağıda listelemeye çalıştım. Eksikler elbette vardır, yorumlarda siz de katkıda bulunup eksikleri gidermekte bana yardımcı olabilirsiniz. Yazıya katkıda bulunan arkadaşlarıma da teşekkür ederim ayrıca.

Aydın Yılmaz-Mehmet Güven, Galatasaray, 38 Maç
Eren Güngör, Kayserispor, 34 Maç
Murat Ceylan, Gaziantepspor, 33 Maç
Ferhat Öztorun, Trabzonspor, 33 Maç
Mahmut Tekdemir-Zeki Korkmaz, İBB 27 Maç
Batuhan Karadeniz, Beşiktaş, 25 Maç

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

8 yorum:

Can dedi ki...

Trabzon'lu Barış Memiş'de eklenebilir kanımca. Geçen sezon süre alamasa da, bir önceki yılın ikinci yarısında, Ersun Yanal'ın ilk tercihlerindendi.

kuzen larry dedi ki...

Müthiş bir analiz olmuş, tebrik ederim.

Karamurat dedi ki...

Bu listenin ve benzerlerinin blogda önümüzdeki dönemlerde/yıllarda yaynlanmasını beklerim. Çok hoşuma gitti. Fikri veren Lee Cattermole'e teşekkürler :)

arif dedi ki...

Eren Güngör'e ayrı bir paragraf ayırsan iyi olurdu kanımca.Çünkü TSL gibi sert bir ligde oynadığı ilk sezonda 34 de 34 yapmış bir oyuncu.

Ama maç sayısına göre değerlendirdiğin için bir şey diyemem.

Zaten dikkat edersek bu oyuncuların tamamı-murat duruer hariç-büyük takımlarda oynamış vaziyette.

Murat Duruer'in Ankaragücü gibi vizyonsuz bir yönetime sahip olan bir takımda oynaması da gerçekten ilginç.Onun en azından Bursa gibi Sivas gibi hedefleri olan bir takımda daha çok aşama kaydedeceğine inanıyorum.Hatta İBB'ye giderse Abdullah Avcı onu eski günlerine kavuşturacağı inancındayım.

Çok güzel bir analiz olmuş tebrikler.

Taylan Özgür Topçuoğlu dedi ki...

abi pek alakalı değil ama aklıma geldi

galatasaray.org da idmanların ve a takım ile a2 takımın maçları verilmiş video kısmında. Ordan video indirebiliyormuyuz

A2 ligi kadrosunda kimler olacak? paf takiler mi :)

bi de a2 ligi maçlarını gstv verecekmi?

pclion dedi ki...

A2 ligini GS TV verecek diye biliyorum ama bir sorarım yine de. Şimdilik PAF'tan bir farkı yok zaten, ekstradan 20-23 yaş arası üç oyuncu oynayabilecek sadece...

Aslantepe dedi ki...

Verilerde bir sıkıntı var. Gaziantep Spor'lu Murat Ceylan için 33 maç denmiş. TFF bilgilerinde Süper Lig'de 61 maç oynadığı yazıyor. Ayrıca 87 doğumlular baz alınıyorsa bu isimlere 64 maçla İlhan Parlak da eklenmeli..

50 maçın üzerinde oynayan oyuncuların daha çok 3 büyük takım oyuncuları olması üzerinden Anadolu takımlarının yönetim mantığının eleştirilmesini pek doğru bulmuyorum. Ediz,İlhan,Özer,Selçuk İnan,Mehmet Topuz,Hakan Aslantaş,Orhan Şam,Burhan Eşer,... Tüm bu isimler bahsi geçen yaş aralığında klüplerinin sürekli oyuncularıydı. Kaldı ki finansal açıdan güçlü İstanbul takımlarının altyapılarından çıkan oyuncuların fizik ve mental olarak yetersizlikleri ortadayken Anadolu takımlarının altyapılarının sürekli oyuncu çıkartıp 11'i oluşturacak potansiyelden çok uzak olduğu bir gerçek. Bu gerçeğin pratiğe yansıması ise finansal açıdan güçlü Anadolu takımlarının bile Avrupada futbol eğitimi almış fiziksel olarak Süper Lig seviyesinde olan Türk asıllı oyunculara yönelik bir transfer politikaları seyretmeleridir.
Nasıl şampiyonluğa oynayan büyük takımlar genç oyuncuları riske girmemek adına galip götürdükleri maçlarda dahi oyuna sokmuyorlarsa, derdi ligden düşmemek olan takımlarında fiziksel olarak yeterli ve Süper Lig deneyimli yaşlı oyuncuları tercih etmeleri de anlayışla karşılanmalı. Nitekim yukarıda ismini verdiği oyuncuların maddi sorunu olmayan, lige düşme korkusu ile başlamayan Kayseri,Ankara,Gençlerbirliği,İBB gibi takımlar olması da bunu biraz doğruluyor. Kulüp politikasını oyuncu yetiştirmek üzerine kuran bir Süper Lig takımı yok. Bank Asya takımlarının ise ligin genç oyuncuları barındırmayacak sertlikte olmasından ötürü böyle bir şansları yok. Bunun zorlasalar bile Süper Ligi görme imkanları yok. Her sezon kadrosunu neredeyse 3/4'nü kendi yetiştirdiği oyunculardan kuran Ç.Dardanel Süper Lig'e çıkamadığı gibi Bank Asya'nın asansör takımı durumunda. Yetiştirdiği oyuncuları kulüp başarısı için kullanamadan satmak zorunda kalması da cabası. Mehmet Topal'ı 1 milyon dolara satmak karlı ancak Süper Lig yayın gelirinin ve Mehmet'i Süper Lig'de parlatıp daha fazla paraya satmak daha karlı. Sözün özü bu işte en az suçlu Anadolu klüpleri..
Şampiyonluğa oynayanlar suçlu değil(ki bana göre suçludur. x,y,z bizim takıma layık değil gönderilsin diye ahkam kesen taraftar ise 2 kere suçludur),düşmemeye oynayanlar suçlu değil.
Peki kim suçlu?
Trabzon Spor! Vallahi de billahi de suçlular. Nihai hedefi Şampiyonluk olup bunu sağlayabilecek taraftar,değer potansiyeline sahip olmasına karşın 5 Mayıs 1996'da kaçan şampiyonluğun etkisinden hala kurtulamayıp altyapısını boşlayan bordo mavili ekip suçlu. Yıllardan beri Hami gibi frikik kullanan bir oyuncu seyredemediğimizden dolayı suçlular, yeni Ogünler Abdullahlar çıkartamadıkları için...
Sahi şu anki Trabzon Spor kadrosunda kaç Trabzonlu var? Ya da son 5 sezonda kaç Trabzonlu futbolcu çıkmış ve kaçı Süper Ligde 100 maç sınırını aşmış.. Başlı başına bir post konusu bu aslında diğer taraftan da Türk futbolunun altyapı sorunsalının önemli bir yansıması..

TrexxxXx dedi ki...

alakasız çok alakasız ama söylemek istedim.

uğur uçar'ın Beşiktaşlı olduğu hakkında sağlam duyumlar aldım. Bu kadar çok sevdiğimiz bir adamın beşiktaşlı olması ister istemez beni üzdü.

Bu zamana kadar herşeyi profesyonelce yapıyordu umarım hep böyle devam eder.

Related Posts with Thumbnails