Avrupanın 'Altıncı' Büyük Ligi (!) : Türkiye

Her zaman sıkça dile getirdiğimiz konulardan biri oyuncu ihracatında eksikliğimiz. Bu eksiklik öyle boyutlara vardı ki kendimizi Avrupanın 6. büyük ligi ilan etmemize rağmen oyuncu satışında ilk 20 ligde yer bulamıyoruz kendimize, ürünümüzü pazarlamakta güçlük çekiyoruz. Evet, belki çok kaliteli oyuncular geldi ve üç büyüklerin vahşi rekabeti kaşındıkça kalite çıtası daha da artacak ama ne pahasına. Oyuncuların ederinden çok daha fazlasını hem kulüplere hem de oyunculara ödeyerek nereye kadar ilerleyebiliriz? Bir Rusya liginden, bir Yunanistan liginden daha saygın olduğumuzu nasıl iddia edebileceğiz peki?

Bugün bir Avrupalı futbolsevere sorduğunuzda size en iyi 6'yı bırakın 8 ligi saydığında Türkiye'ye yer vermeyecektir büyük çoğunluğu çünkü akşam eve gittiğinde bu ligleri seyrediyor, Avrupa kupalarını açtığında bu liglerin takımlarını bizimkilerden daha çok görüyor. O liglerde bizim oyuncularımız yok, o liglerde bizim ligimiz üzerinden transfer olan oyuncu sayısı bile yok denecek kadar az. Anelka'nın, Ribery'nin CV'sine bakıp "buraya niye gitmiş acaba?" dedirtmektkten fazlasını yapamadığımız sürece kendimizden söz ettiremeyeceğiz. Gerçekten kaliteli transferler yapıyoruz ama bunun beslediği bir marka değeri yok ligimizin. Kendi yağımızda kavrulmaya devam ediyoruz.

Az önce güzel bir derlemeye rastladım, tam da bu paralelde. Oyuncu pazarlama konusunda çektiğimiz sıkıntının ne boyutlarda olduğunu gösteren. Aşağıda rakamlar kulüplerin ve liglerin 'transfer denge'sini gösteriyor, yani ödediğiniz bonservislerin toplamından kazandığınız bonservislerin çıkarılmasında elde edilen rakam, yani kısacası yurtdışı harcamalarınız. Bizde kazanılan bonservis hanesi o kadar eksik ki transfer tarihinin en büyük çılgınlıklarını yaşatan İspanya ve Bayern'in peşine takılmaya kararlı görünen Wolfsburg, Hoffenheim, Hamburg gibi ekiplerin yurtdışı transferiyle adından söz ettiren Almanya liglerinin ardından üçüncü sıradayız Avrupada. Hani yeri geldiğinde Katar'dan beter dediğimiz Rusya ilk 6'da yer almıyor, Yunanistan ise bizim yarımız kadar harcamış durumda. Yunanistan'ı bir kenara koyabiliriz belki, sonuçta UEFA sıralamasında onlardan iyi durumdayız ama Rusya bizden az harcayarak bizim sürekli transfermarkt.de verilerine bakıp övündüğümüz 6.lığa kapağı atmış durumda.

Uğur Dündar bile başkanlarla yaptığı programda "Avrupanın en büyük 6. ligiymişiz duyduğuma göre ama gelirlerimiz doğru orantılı değil." diyordu. Nasıl doğru orantılı olsun, bu ligi kaç kişiye izletebiliyoruz ki o oranda bir gelir bekliyoruz? Hoş, izleyenler de Avrupadaki muadillerinden kat kat fazla para ödeyerek izliyor, o da ayrı konu. Bahsettiğim veriler aşağıda, 1 Ağustos'ta güncellenmiş. Hazırlayan arkadaşımıza teşekkür ediyorum kendi adıma, tam da aradığım bir veriyi çok güzel bir şekilde derlemiş. Transfer bedelleri için kaynak alınan site transfermarkt.de.

Kulüplerin Transfer Dengesi

-205,5 Real Madrid
-92,0 Manchester City
-64,5 Barcelona
-44,0 Napoli
-37,0 Juventus
-27,8 Bayern
-27,5 Lyon
-25,8 Chelsea
-24,7 Hamburg
-23,3 Fenerbahçe
-21,1 Lazio
-20,2 Benfica
-20,2 Wolfsburg
-20,0 Birmingham City
-20,0 Bordeaux
-17,4 Wolverhampton
-16,1 Hoffenheim
-15,3 Galatasaray
-15,2 Beşiktaş
-15,1 Genoa
-14,7 Panathinaikos
-13,0 Marseille
-12,5 Liverpool
-12,3 Paris SG
-11,8 Catania
-10,5 Koln


Liglerin Transfer Dengesi

-252,6 İspanya
-72,0 Almanya
-34,5 Türkiye
-31,8 Fransa
-17,6 Yunanistan
-14,1 İngiltere

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

20 yorum:

bahad1r dedi ki...

6. büyük olmaktan çok asıl sorun şu sanırım. Türkiye Ligi'nde denetim yok. Türkiye'nin genel sorunu bu olduğu için kulüplerin eksi bütçeleri normal değil mi..

Bir FB, GS, BJK vs. bu değirmenin suyunu nereden buluyor. Sadece ticari zekâ mı.. Gerçekten bu kadar para kazanılıyor mu.. Bir takım oyuncu alıyor ve borsaya belli bir para bildiriyor; ama oyuncuya verdiği para o miktar mı..

Özetle "sıkı" denetim gelmedikçe denge olmayacaktır.

Ziverbey dedi ki...

bugün dünyanın bütün takımları oyuncu satıyor, satmak zorunda bizler ise sürekli para harcayan bir lig olduk... yunanistan ya da rusya bile dışarıya yerli ya da yabancı oyuncu ihraç edebiliyor ama bizim ligimiz için bu söz konusu değil. aldığımız bütün oyuncular bedelsiz elimizden gidiyor.. bizde maaşlar yunanistan yok.. 6. ligiz ya oyuncularız sıradan takımlara gitip şıçrama yapmayı seçmiyor öyle herkesi juventus, real madrid almıyor... Çağdaş Atan mesela bir level atmamıştır gözümde... kötü bir alman takımından elit bir isviçre takımı olan basel'e... şimdi ankaragücünde filan oynasa hikmet karaman'la yılmaz vural'a uğraşsa daha mı iyi olurdu.. bizim ligimizi hangi ülke kanaları özet çekiyor.. şimdilerde 400 milyon dolarlık yayın bedelinden söz ediyorlar... işin başı denetim.. kuluplerin yönetimi tam bir enkaz.. bu kadar marketing değerleri olan kulupler bu maaşları veremezken bizler nasıl veriyoruz...acı ama biraz kendi aramızda eğleniyoruz.. o kadar...

arif dedi ki...

Bizim ligi kim mi seyrediyor?
Nijerya,(ben de anlam veremedim ne diye seyrediyorlar,herhalde diğerlerine paraları yetmedi)

İspanya(Güiza ve Aragones olduğundan dolayı geçen sene vermişlerdi,olaylı derbi maçında 'biz futbol seyretmek istiyoruz'deyip yayını yarıda kestiler bu sene de vereceklerini hiç sanmıyorum)Haftada 1 maç,

Ve son olarak da Katar O da haftada bir maç.Al Jazeera Sports veriyordu maçları.

Yunan ligi bizden çok seyrediliyor.Maç yayınlarını Polonya,Katar ve 4-5 Balkan ülkesi veriyor.

Hem de ne diye seyretsinler ki Galatasaray dışında keyif veren bir futbol oynayan takım yok.

Ayrıca tribünler bomboş,adamlar bakıyor diyo ki kendileri bakıyo ki maçlarına biz bakalım.

4 milyon nüfuslu Hollanda'da yıllık seyirci ortalaması 14.000,70 milyonluk Türkiyede yıllık seyirci ortalaması 12.000 civarı.Bu sene de birinden kurtulduk derken bu sefer başkası geldi.NBA deki gibi bir seyirci ortalaması kuralı artık bizim ligde de gerekiyor

Bu Türkiye'de stadların dolmaması mevzusunu hakkında bir konu açarsan sevinirim.

Saygılar
Arif

Adsız dedi ki...

bence yurtdışına oyunca gönderemeyeşimizin nedeni pazarlamadan farklı olarak maddi sebeplerden kaynaklanıyor ayrıca yabacı kıstası ve yerli oyuncu kalitesinin sınrlı olması bunu etkiliyor ör. arda gs onu satsa aynı kalitede futbolcu alabilirmi veya okalitede yerli bulabilirmi tabiki hayır buna mukabil ben kluplerimizin sandığımızdan daha güçlü olduklarını düşünüyorum sonuçta elanonun keıtanın kewellın gelmesi sadece parayla açıklanamaz.

bonaventure dedi ki...

her milletin nasıl ki kendine göre bir kültürü varsa, her liginde kendine göre bir karakteri var. italya liginden kaç oyuncu yurtdışında oynuyor? brezilya ligi en çok oyuncuyu ihraç eden bir lig olmasına rağmen izlenebilitesi var mı sizce? şahsen benim içime fenalık geliyor o tek düze ligi izlemekten. portekiz liginden portodan başka korkabileceğiniz bir takım vr mı? yunan ligi 1000 tane oyuncu ihraç etse ne yazar. bir gram ilerleme var mı?

beğenmediğiniz türkiye ye rijkaard geliyor, anelka geliyor, kewell geliyor. keita yeni bir başlangıç yapmayı düşünebiliyor, elano gibi bir oyucu bu ligte top koşturacak. sizce bu kadar basit mi halen daha?

arif dedi ki...

@bonaventure
Senin söylediklerin de çok doğru tespitler lakin dikkat edersen, Uğur abi sadece transfere dikkat çekmiyor.
Hangi birimiz 4 büyüklerin dışındakilerin maçını seyrediyoruz vayahut seyredebiliyoruz,
Hangi birimiz ligde 3-4 takım dışında seyrettiğimiz diğer takımların oynadığı oyundan keyif alabiliyoruz,
Hangi birimiz şehrimizn takımını tutuyoruz,
Hangi birimiz tutmasak bile sadece futbol sevgimizden dolayı diğer takımların maçlarına gidiyoruz
vs. ...
Yani sen bu konuya tek bir açıdan bakamazsın.

pclion dedi ki...

Ligimizi seyrettirememek, bir elin parmağı kadar oyuncuyu büyük ligler dediğimiz iki-üç lige gönderememek bir karakter olarak tanımlanamaz, sadece suni bir büyüme içinde olduğumuzu gösterir. Bu büyümeyi realize etmek gerektiğine inanıyorum ve evet, o kadar basit değil.

Brezilya ligine, İtalya ligine, Portekiz ligine yaptığınız tanımlara kesinlikle katılmıyorum. Brezilya ligini örnek verip kestirip atmışsınız ama Brezilya bir Avrupa ligi değil ve Brezilya yetiştirdiği oyuncu fazlalığıyla apayrı bir örnek. İtalya'dan kaç oyuncu dışarda oynuyor demişsin ama İtalya Avrupa futbolunun zirve liglerinden biri zaten ve fazlasıyla oyuncu alışverişi yapıyor diğer liglerle. Yerli oyuncuları kastettin belki ama her ligde yerli oyuncuların bir ağırlığı vardır, kaldı ki İtalya'da yetişen oyuncular başka liglerde forma giyebiliyor. İtalya zaten sahnedir ayrıca, kalkıp da yukarda dendiği gibi Nijerya ve tek senelik İspanya dışında başka ülkede yayınlanmayan ligimizle karşılaştırmak abeste iştigal. EPL neden oyuncu ihraç etmiyor demek gibi bir şey bu.

Porto'dan başka kimden korkuyorsunuz demişsin ama Portekiz takımları bizim üç büyük dediğimiz takımlardan daha üstlerde yer alıyor UEFA sıralamasına bakarsak. Porto bugün Avrupada oyuncu ihracında bir ekol ve bizim takımların istese de getiremeyeceği birçok üst düzey oyuncu oynuyor orda. Portekiz'in de kendine göre problemleri var elbette ama "Porto dışındakileri yeneriz, demek ki iyi değil" deyip kestirip atılacak kadar basit değil bu, tam da bu yüzden.

Türkiye ligi kötüdür, gelişmiyor vs. gibi bir söylem içinde değilim asla ama kendi ilüzyonumuz içinde olduğumuzdan çok daha büyük görmeye başladık kendimizi ve artık ekonomisi ve oyuncu kalitesi anlamında bir yerlere gelmeye çalışan bu ligi gerçek anlamda bir Avrupa ligine dönüştürebilmek için yapmamız gereken hamleler belli. Yoksa şu saydığın şeyler bizi Ukrayna liginden, Yunanistan liginden daha iyi bir lig yapmıyor, hatta emin ol onlar bu saydığın işlerde en az bizim kadar iyiler, en az...

reverdy dedi ki...

ligimizin seyredilebilirliği benimde sürekli kafama takılan bir konu..ancak bu konuda yapılabilecek pek bir şey yok ne kadar övünsek şöyle iyi futbolcularımız böyle iyi takımlarımız var diye , iyi maç göremiyoruz.liglerin rating almasında önemli etkenler gol olması , oyuncu kalitesi , takımların,"stadların kalitesi" , yayın kalitesi.biz gol olarak kısır , maçlar olarak zevksiz geçen bir ligdeyiz maalesef.ligin sürpriz takımı sivasspor'un oyun anlayışına bakarsak neden izlenmediğimizi biraz daha iyi anlarız sanırım.yunanistanda finlandiya ligi yayınlanıyor , türkiye'de ingiltere championship (ki mükemmel pazarlanıyor) yayınlanıyor.bizim yayınlanan tek yerimiz al jazerrra sports o da sadece fenerbahçe maçlarını yayınlıyor.diğer ispanyol kanalı canal + bu sene alıcakmı maçları henüz belli değil.

Taha dedi ki...

Ben Dün Yenilsendeyensende@ntvspor.net'e bununla ilgili bir soru göndermiştim ...

Bizim Kendimizi Kandırdığımızı düşündüğümüde kendi görüşlerimi belirttiğim kısma eklemiştim ...

Bu Konuya Değindiğin İçin Saol Uğur Abi ...

csyasoo dedi ki...

Değirmenin suyunu soran arkadaş;

bir yerde okuduğum kadarı ile
'Adnan Polat'ın açıklamasına göre sadece sponsorlardan gelen para 110 milyon euro.
Ayrıca Aslantepe'de satılan localardan gelen para yaklaşık 45 milyon euro.'

mış.

father vic dedi ki...

oyuncu satmayıp oyuncu almak ve bunun hesabını yapmak da ligin kalitesiz olduğunu göstemez..

belki ligimiz üretimden çok daha fazla tüketim yapıyor bu doğru ama bu da kalitesizlik dmek değildir..

amerika da ürettiğinden çok daha fazlasını tüketen bir ülke peki bu amerikayı küçük hindistanı büyük mü yapıyor..

avrupada hiç bir klübün 25 milyon taraftarı yok sadece bizim ligimizde var ancak ingilterede asgari ücret 2500 pound ken türkiyede 588 tl(yaklaşık 200 pound)almanyada evsizlerin bile maaşı war 2000€ türkiyede işsizlik 250 tl(110€)o da 9 ay mı ne..

almanyada dortmund full çekiyor her maçında peki dortmund tribününe öğrencilerin 7€ ya girebildiğini biliyor musunuz..tobol maçı 35 tl(16€)

herkese şu böle bu böle kolay kestirlip atılcak bişi değil diyorsunuz ama siz bence biraz kolay kestirip atıosunuz ve ahkam kesiyorsunuz..

türkiye insanı zengin değil ve birçoğunun her hafta maça 35 lira(en ucuz) vericek parası yok(küçük takımların da 15-20 lira biletleri)
ingiltere 1.5 milyar pounda yayın hakkını satabilir ama türkiyede 150 milyon€ iken 50 lira olan aylık bedeli ödicek 1 milyon haneden fazlası yokken 400 milyon€ olursa oluşacak bedeli kaç hane karşılayabilicek..

türkiyede galatasaray fenerbahçe beşiktaştan sonra kurulan takımların en yenileri 1960 lara dayanıyor(izmir takımları dışında ki onların da halkları o takımları destekler)şimdi kim tuttuğu takımı değiştirir ya da kaç kişi babasının tuttuğu takımın taraftarı olamama özgürlüğüne sahip..

ayrıca türkiyeye batılı bir ülke olarak bakılmaz avrupada bunun da ligin yada oyuncunun pazarlanamamsında önemi war..ama rusya türkiyenin doğusunda olmasına rağmen batılı gibi görülür..bunun da nedeni ülkelerin(ya da halklarının)dininden ileri gelir..

tugay ve nihat dışında kaç tane türk oyuncusu avrupa liglerinde iz bırakmıştır en az 30 lejyoner içinde..bu da türk oyuncusuna güven duyulmamasına neden oluyor..

sonuç olarak ligimiz avrupanın en saygın 6.ligi olmayabilir bunu söyleyenler de yanılıyorlar ama bunu en azından önemli bir kaynağı referans alarak gösteriyorlar..

yetkililerimiz yanılıyorlar kabul ama bunun da nedenlerini basite indirgememek lazım çünkü burda ahkam kesen insanların hepsi toplansa bu durumu düzeltemezler..her sorunu ve herkesi küçük görmemek lazım..

Rocker dedi ki...

Bence ligimizin bizim dışımızda seyredilmemesinin en büyük nedeni yayıncı kuruluş, ben kalitesiz bir lig olduğumuza katılmıyorum En azından hollanda ve belçika liglerinden bi kaç gömlek üstünüz.

Yayıncı kuruluş maç özetleri için astronomik ücretler istiyor. Bu nedenle Eurosport gibi kanallar maç özetlerini yayınlamıyor. Bu tarz kanallara özetlerin ücretsiz verilmesi kanısındayım. Fakat kendi çıkarlarını düşünüyorlar malesef.

Ama uzun vadede Tr'de futbol izleyicisi azalacak. Bunun nedeni ise neredeyse hazırlık maçları dahil avrupa ve lig maçlarımızın şifreli kanallardan yayınlanması... Maddi gücü olmayan insanlar evlerinde oturup aileleri ile takımlarının hiçbir maçını izleme imkanı bulamıyor ve yeni gençlik futboldan spordan çok uzak büyüyor. Takımlarımız gibi bu Tv lerde geleceği değil günümüzü düşünüyorlar.. Bence bu da çok önemli ve ele alınması gereken bir konu.

pclion dedi ki...

Father vic, aslında yazdığın birçok şey benim fikrime zıt şeyler değil, verdiğin birçok veriyi de daha önce birçok kez yazmışlığım vardır. Tüketim-üretim konusunda Amerika'yı örnek vermişsin ama ABD zaten bu sistem içerisinde en üst halkada bulunuyor. Bu dediğini ancak EPL ve La Liga'yla eşleştirirsin. Türkiye ligi asla böyle bir marka olamadı ve topu topu 15 senelik adam akıllı mazisi olan bir ligiz. Ekonomik anlamda rekabetin de getirisiyle büyüme yaşandı ama bunun ligimize hala faydası olmadı, bu yazıdaki ana fikir de budur. Ürettiği hiçbir ürünü pazarlayamadan ABD-Rusya-Çin-Almanya-Fransa klasmanına giren bir ülke var mı, esas soru budur.

Ahkam kesmek gibi bir derdim olmadı asla, fikrimi belirtmeye çalışıyorum kendimce ve katılmadığım bir fikir varsa adabınca tartışabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle vurgulamışsınız birkaç defa, onu anlayamadım. Esas "bu durum düzelmez, hadi dağılın şimdi" fikri bence en tehlikeli olan, bırakın da benim gibi birkaç kişi de kendince 'ahkam kessin', iki kelime bir şeyler dile getirsin. Değişmeyecekse de değişmesin, bu konuşmamıza engel olmamalıdır asla...

father vic dedi ki...

ABD-Rusya-Çin-Almanya-Fransa klasmanına girmeyi değil onların nasıl o klasmanı oluşurduğunu düşünmek lazım..

'bu durum düzelmez dağılın gidin' de söylemek istediğim şey değil..sölemek istediğim son cümlemdeydi asıl..herşeyi ve herkesi küçük görmekle olmaz bu işler..bir türkün en büyük özelliğidir bu sadece eleştiri yapar..çözüm önerisi '0'..ben sadece söylediğiniz problemin kaynaklarını belirttim kendimce..bunlar benim fikrimdi ve bunlar düzelmedikçe de bu işlerin konuşmayla düzelmeyeceğini yada eleştirmenin öle kolay olmaması gerektiğini söyledim..kimseye dağılın gidin gibi bi lafım olmadı niyetim de o değildi..

türkiyede takımların başındaki insanlar dışında herkes teknik direktördür..ya da siyasiler dışındaki herkes birer siyasi dahidir..

bu düşünce sistemi beni rahatsız eden..

father vic dedi ki...

he bi de 'ahkam kesmek' lafımı yanlış anlamışsın sanırım..ahkam kesmek ten kastım altını doldurmadan eleştiri yapmaktı..söylemek istediğimi karşılayacak bi kelime bulamadım en yakın o geldi..kelime haddini aştıysa kusura bakmayın..

Rocker dedi ki...

"bonaventure" Çoğu görüşüne katılıyorum. İtalya'ya aslında Fransa hariç diğer 2 büyük ligide dahil edebiliriz, Hepsi kendi kalitelerini kendi liglerinde tutmaya çalışıyorlar. Fransa'ya gelince ise sömürge afrika ülkerinden topladıkları futbolcularla geçiniyorlar, ulusal takımı da buna dahil ve böyle oluncada aşırı bir bolluk var. Bu yüzden liglerindeki kalite belli bir seviyenin altına düşmüyor.

Porto'ya gelince ise tabiki bu işte çok başarılılar fakat yılda kaç oyuncu geliyor kaç oyuncu gidiyor bir takip etmenizi isterim. Acaba bunların kaç tanesini parlatmayı başarıyor veya kaç tanesini geldiği gibi geri yolluyor. transfermarkt'den bu oyuncu sirkülasyonunu takip edebilirsiniz. Bizim ligimizde yabancı sınırlaması olduğu için böyle bir strateji izlemesi mümkün değil takımlarımızın..

Bunun dışında çok ihraç yapan bazı ülkelerin liglerine bakalım Örn: Çek ligi, Eski Yugoslavya ligleri v.b. bu liglerden ithal bir çok futbolcu 5 büyük ligde boy gösteriyor. Fakat kendi liglerinin kalitesi bana kalırsa bizim bank asya'nın seviyesinde... Böylede düşünmek lazım...

Ligimizin kalitesi açısından ben Arda'yı kendi takımımda kendi ligimizde izlemeyi tercih ederim. Buna Tuncay, Nihat v.b. de dahil.

Kendi ülkemde kaliteli futbol oynanmasını ve kendi kendi yıldızlarımı kendi ligimde izlemek istiyorum, diğer ülkeler beni çok fazla ilgilendirmiyor.

"Amacımız Türk olmayan takımları yenmek". Bunuda ancak kaliteli bir lig ve kaliteli futbolcularımızla başarabiliriz :)

pclion dedi ki...

Yazıyı biraz kısa tutmanın getirdiği anlaşmazlıklar bunlar, biraz daha detaya inmeliydim. Blogu tutmaya başladığım dönemden beri değindiğim bir konu olduğundan tekrarlamak istemedim birçok şeyi ama böyle yazınca da problem oluyor anlaşılan.

Ahkam kesme kısmını anladım, problem değil.

Rocker, kimse deliler gibi oyuncu satalım, Porto'yu bile geride bırakalım demiyor zaten. Kulüplerimiz transferlerinin bir kısmını çevirsin, yerli oyuncularımız da başka liglerde oynayabilsin, bunların getirisi sadece maddiyat değil. Bunu istemekle Çek ligi olmayız, merak etme. Bu şekilde olunca Rusya ligi bile olamıyorsun çünkü, futbolun doğasına aykırı. Çılgınlar gibi bonservis bedelleri ödüyoruz ama elde kalan "sıfır". Böyle başarıyı da devamlı kılamazsın ayrıca, kulüpler nakit girdisi sıkıntıya girdiği an kadrosunu koruyamayacak duruma gelir. Laf ola, beri gele oyuncu gönderelim diyen yok.

Oyuncu satma kısmı için yeni bir yazı yazacağım herhalde, ya da bu yazıya bir ek yapabilirim...

Adsız dedi ki...

father vic in solediklerine kesinlikle katiliorum.

ilave olarak yabanci kontenjani epl kadar elit bir eleminasyona sahip olmasada, x + y kontenjan kadar yerli oyuncularin piyasasini gereksiz sisiren, basit bir sisteme sahip olmamali.

turk insanini mental acidan degerlendirirsek, futbolcular, parayi, para sayesinde sahip olduklari hayat yuzunden ya da kapak atma psikolojisinden dolayi gelisimini durdurur, nasi olsa sahada 5 tane turk vardir ve rekabet daha kolaydir. yanlislik burda ama bide yabanci sinirlamasinin kalktiginin dusunelim;

koylu lafini asagilama olarak kullanmiyorum ama, asiri bati hayrani koylu zihniyetli yoneticiler, turk oyuncularina o guveni saglamazlar, kadroyu gereksiz yabancilarla sisirirler, ve sonuc milli takim duzeyinde daha da felaket olur.

peki milli takimda oynama kuralini getirirsek epl gibi kac yabanci getirebilir takimlar, galatasarayin kadrosundaki 7 yabanci da milli oyuncu, peki fenerde kac tane var (sarkasm yoktur) anadolu takimlarinda kac tane var.

sonucta galatasarayli olarak mehmet topalin ardanin satilmasini istemem, yerine daha iyilerini alamayiz. ayni yetenekte birini alsak bile arda, hakan ve mehmet gibi kendini durmadan gelistiren oyuncular olabilir mi? kumar. turk sporcular arasinda servet gibiler istisnadir vge kaideyi bozmaz.

bi porto bi lyon modeliyle, beli kitalarda dominasyon kurup kaliteli oyuncular getirmek cok hos bi utopya, ama utopya olmasi zorlugundan ziyade, olaki real madrid istedi topcumuzu, buyuk kulup oyuncu satar mi sorulari, satilan oyuncunun yerine oyuncu alinir basin uzerine gider, alex kiyaslamalarina benzer kiyaslamalar, kisaca oyuncuyu yipratmaya calisan medya falan. taraftar da sabirsizdir ve bu durum gene kulturumuzde ve yapimizda bitiyor.

uzun yazdim ama turk insanina bu sistem layik, deisim icin once su kahvehanedeki teknik direktor kilikli bos konusan adamlar ve mevcut basin yerine, egitimli ve futbola bakis acisi avrupai olan bi jenerasyonun kalemleri, izleyicileri lazim.

Spooky dedi ki...

Ligimizin yurt dışında yayınlanmamasının bir sebebi de naklen yayın hakları anlaşması.

Lig Tv, hakları elinde tutan kurum olarak anlaşılır bir biçimde Türkiye'deki kanallardan istediği özet ücretlerini talep ediyor. Yurt dışından taleplere daha düşük ücretlerle cevap vermiyor. Sanıyorum hukuki boyutu da var. Yıllardır söylenen Federasyon'un bu parayı gerekirse kendisinin ödemesi gerektiğiydi ama gerçekleşmedi hiç.

Bu ihalede özet hakları ayrı ihaleye çıkartılacak deniyor. Bu gerçekleşirse bir sonraki sezon özetlerimiz yurt dışına satılabilir

uLtrAsLanRec0 dedi ki...

asLında Tvde Hollanda Ligi olsun Portekiz Ligi olsun bu Ligleri takip ederken bende Bizim ligimiz daha iyi gibi içimden Geçiriyorum .. Ama sunu anlamıyorum Mesela geçende Ntvde Keirisson Niye Türkiyeye gelsin diye bir muhabbet yapıldı elbet isteriz o kadar yetenekli futbolcunun ama ßizim Ligimizde gelişemez aksine körelir bencede .. Hollanda lİgine bakıyorsun aJax ,Feyenoord , psv, ve son zamanlarda Alkmaar Dışında takımı yok bizim Lig gibi Ama Tek basına AJax ßiLe her sene o kadar oyuncu futbol piyasasına sunuyor ki bu ta geçmişten beri böyle ve Milli takım bazında Hollanda Gullit döneminde kazandığı avrupa sampiyonasını saymassak elle tutulur bi başarısı olmasada oyuncuları avrupanın en güçlü takımlarında oynuyor .. bizimde Avrupa , Dünya kupası 3.cülügümüz Var ama avrupaya ihraç edipte ses getiren oyuncularımızdan bir ilk 11 bile cıkaramıyoruz nerdeyse .. belkide En iyisi Nihat'dı oda Türkiyeye geri döndü . Yada Söyle söyleyeyim Portekiz Lİgi 16 takımlı 1 lig 3 büyükleride Sporting , Benfica , Porto .. poRto her sene oyuncu aLıyor 1-2 sene sonra büyük 1 karla satıyor yada bakıyoruz Lig o kadar iyi değil ama Saviola,Reyes,Aimar,David Suazo gibi futbolcular bu üLkeye gidiyor ki Son oLarak Keirrison da Benficaya kiralandı , Bence cok iyi 1 futbolcu olan Matias Fernandez Sporting'e gitti ve Milli takım bazında poRtekiz yıldızları cogunlukta .. Diyeceğim Su ki Lig'n Gelişmesinde Büyük Takımlara Hele 3 büyük takımımıza cok iş Düşüyor Ama ßiz Hala Galatasaray'n Mor Formasını tartişıyor Takım baskanlarını kapıştırmaya Çalışıyoruz .. son oLarakda ülkede medya bu işin ucunu kaçırmışsa bütün ipler medyanın elindeyken biz ne yapsak boşa diye düşünuyorum.. =)

Related Posts with Thumbnails