Pushing Daisies

Pushing Daisies hakkında ufak bir yazı çiziktirmiştim ASY.net forumunda, sıfırdan bir şeyler yazmak yerine birkaç eklemeyle bloga da taşımak daha doğru olacak gibi.

İnsanın içini ısıtan, garip bir aşk masalı bu Pushing Daisies. Masal dediysem mecazi anlamda değil, gerçekten dizideki görüntüler bir masalı andırıyor, bir de anlatıcısı var.

Hikayemizin ana karakteri Ned. Turtacılık yapan Ned'in inanılmaz bir özelliği var. Ölü herhangi bir canlıya dokunduğu zaman yaşama dönüyor. İkinci defa dokunduğunda ise bir daha canlanmamak üzere ölüyor. Yalnız bu işin bir kuralı var, canlandırdığın kişiye 1 dakika içinde dokunmazsa onun yerine çevreden onun dengi herhangi canlı ölüyor. Hayvansa hayvan, bitkiyse bitki, insansa insan.

Neyse efenim, uzatmayayım bu eleman çocukluk aşkının bir cinayete kurban gittiğini görünce onu kimin öldürdüğünü öğrenebilmek için dokunuyor ama canlanınca dokunmaya kıyamıyor ve olaylar gelişiyor.

Birbirine dokunaması yasak olan iki saf aşığın hikayesi Pushing Daisies. Cnbc-e'nin diziyi Beatles'ın unutulmaz parçası "I want to hold your hand"le tanıtması beni diziyi izlemeye itti resmen. Parça da çok güzeldir bu arada, yeri gelmişken onu da tavsiye etmiş olalım.

Dizinin promosu bu, dizinin konseptini genel olarak özetliyor. Bazıları sinir bozucu bulsa da benim hoşuma gidiyor bu dizi. Biraz yufka yürekli iseniz Pushing Daisies sizi bir şekilde yakalamasını biliyor.

Başrollerdeki Lee Pace ve Anna Friel kadar yan karakterleri de başarılı bir performans çıkarıyor dizide. Özellikle turtacının bu özelliğinden faydalanıp, cinayet meselelerini kolay yoldan çözen, huysuz dedektif Emerson Cod'ı oynayan Chi McBride dizinin komedi unsurunu sırtlayan adam. Aslında Chi McBride'ı komedi dalında görmek garip gelebilir ilk anda, onu Boston Public'teki sert müdür Steven Harper olarak hatırlayanlar için. Olive karakteriyle karşımıza çıkan Kristin Chenoweth bu rolüyle 2008 Emmy ödüllerinde en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü için aday gösterildi. Lee Pace'in de en iyi erkek oyuncu dalında aday olduğunu ama ikisinin de ödülü alamadığını eklemek lazım.

Amerika'da 2. sezon 6. bölüm yayınlanmış durumda. Türkiye'de ise 2. sezon henüz başlamadı yanılmıyorsam. Dizi hakkında genel bir fikir oluşmuştur kafanızda, tercih tabii ki sizlerin. İyi seyirler...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

6 yorum:

Consigliere dedi ki...

ben de çok severim pushing daisies'i

nbc'nin yapımları son zamanlarda gittikçe güzelleşiyor king of queens'ten aldığımız zevki uzun süre başka dizilerden alamayız derken chuck,pushing daisies gibi yapımlar insanı cnbc-e izlemeye teşvik ediyor.

ercan dedi ki...

Sağdaki arkadaş Melih Şendil mi :)

PCLioN dedi ki...

Ahaha, hiç bu yönden bakmamıştım olaya :) Benziyor hakikaten ha...

Kurt dedi ki...

usta sen de bu dizinin bölmleri varsa ilk maçta getiriyorsun...

PCLioN dedi ki...

DVD çantam Ata'da, o getirince alırsın ilk sezonu.İkinci sezon devam ediyor zaten, onu yazmadım henüz...

Ortega dedi ki...

Hahaha.. Melih Şendil benzetmesi iyiymiş :)

Related Posts with Thumbnails