V

"Bayram günü futbol mu yazılır!" diyenleriniz olabilir diye günün anlam ve önemine uygun bir dizi yazısıyla başlayalım dedim güne. Aslında Flash Forward'a değinmeden diğer yeni sezon dizilerine geçmek ayıp olacak ama bayram ziyaretleri günün en önemli gündem maddesiyken dünyamızı ziyaret eden insan kılıklı, sinsi uzaylıların konu alındığı 'V' daha iyi bir seçenek gibi geldi gözüme.

V, aynı isimle 83-84 yıllarında çekilmiş TV serisinin 2009 versiyonu. Konusu da fazla yabancı değil aslında. Bir sabah uyanıyorsunuz ve dünyanın birçok şehrine dev uzay gemileri park etmiş oldğunu görüyorsunuz. Hepinizde 'Independence Day' çağrışımı yapmıştır herhalde, zaten dizide de esprisi yapılıyor konunun. Independence Day'den farklı olan ise bu uzaylıların insan görünümlü olması ve "ey dünyalı, biz dostuz." mesajı vererek insanoğluna açıktan bir savaş açmamasıdır. Fakat dizinin merkezinde olan FBI ajanı Erica'yla (Lost'un Juliet'i) beraber öğreniyoruz ki bu arkadaşların niyeti hiç de iyi değil. Medyanın gücünü de kendi lehine kullanan V'ler yani Visitor'lar, kısa sürede politik anlaşma imzalayacak duruma geliyorlar. İktidar-medya-halk ilişkisine uzaylılar üstünden değinmek de farklı olmuş açıkçası. Bu anlaşmanın ardından Erica'nın çevresinde olaylar gelişiyor diyelim şimdilik.

Aslına bakarsanız bu tip uzay meselelerine ezelden beri meraklı ve 83 versiyonu hakkında oldukça iyi şeyler duymuş biri olarak beni tamamen kendine bağlayan bir yapım olmadı henüz V ama konu fazlasıyla ilgi çekici. Karakterler ve mesele biraz daha oturunca daha iyi bir dizi olacak gibi duruyor. Özellikle durumun farkında olan az sayıda insana destek olan Visitor muhalefeti 'Fifth Column' ve liderleri 'John May' açığa çıktıkça dizinin albeni artacaktır. Fringe'in ilk bölümlerine de sabretmek gerektiği oluyordu, olay örgüsünü oturtmak o kadar kolay bir şey değil bu tip dizilerde.

Lost'un başarısının da etkisiyle bu tip diziler konusunda dizi yapımcılarının daha cesur olacağını tahmin ediyorduk, Fringe'in ardından bu sezon da Flash Forward ve V ile tanışmak bu açıdan şaşırtıcı olmadı. Lost'u ilahlaştırmak, diğerlerini kopya ilan etmek değil söylemek istediğim, aksine dizilerin bir önceki jenerasyonun eksiklerini göz önünde bırakılarak yazıldığını düşünmüşümdür. V'nin de 'gelecek vaadeden diziler'den biri olduğunu söyleyebilirim bu anlamda. Juliet var, uzaylıların lideri Anna var, kızı Lisa var. İzlemek için sebep çok yani, bir bakın derim...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

9 yorum:

SirEvo dedi ki...

İzlemek için izliyorum şimdilik. Romantizm falan da katıyorlar ya şu bilim-kurgu'ya bişeyi çıkıyor yani.

pclion dedi ki...

Flash Forward çok daha iyi girdi, o kesin ama bugün bunu yazayım dedim. :) İlk serideki Visitor abla çok fenaymış diyorlar, femme fatale tarzı...

Serhat Varer dedi ki...

Son bölümünü şimdi izledim.
Sigur Ros'u da dizi tarihinde ilk defa soundtrack olarak dinledim , ölsem de gam yemem artık.

''John May Lives'' sözü yakın tarihte avatarları-imzaları-status barları süsleyeceğe benzer. Baya sağlam geliyor çünkü ayak sesleri.

Bence çok iyi bir dizi. Flashforward dan bile iyi diyebilirim. İnşallah maşallah.

pclion dedi ki...

John May'in yardırma ihtimali var dediğin gibi, onu bekliyorum zaten. Yalnız karakterlere daha tam ısınamadım ben, Flash Forward'da Nicole var ayrıca. :D

SirEvo dedi ki...

"V" reyting açısından Flash'ı falan katladı diye biliyorum ben. 2. mi ne olduydu, acayip izlendi. Zaten "V" böyle şahane tepkiler alınca, yani hayvani izlenme oranları yakalayınca, yapımcılar hemen Charli'nin Melekleri'ne de el attı. Onu da dizi gibi bir şey yapacaklarmış en hızlı re-make'inden. :D

Ahanda V'yi de içeren yazı 16 Kasım tarihli.

http://cineshoot.blogspot.com/2009/11/charlienin-avclar.html

lancashire dedi ki...

diziportta her hafta yayınlıyorlar goruntu kalitesi ve alt yazı olayı cok iyi. bende cok begendim diziyi. ryan denen herifin v'lerden biri oldugunu biraz gec anladım son bolumde georgie'nin neden onlara bir v olmadıgını soylemedigin diyince. gerci 2. bolumde georgie'yi kurtarırken anlamam lazımdı ama diziyi daha yeni kavradım. ha bi de v'lerin kendi icinde bolunmesi merak konusu. juliet'i tekrar gormek guzel :)

SINO dedi ki...

V'nin ilk versiyonu Türkiye'de 83'den sonra yayinlandi diye tahmin ediyorum Ugur. Hayal meyal hatirliyorum zira :)

pclion dedi ki...

Sino, zaten ilk V ile ilgili aklımda kalanlar asy.net'ten olabilir, sen söyleyince öyle bir çağrışım yaptı. :)

CaRtMaNtR dedi ki...

V'yi henüz izlemedim ama konu olarak onu andıran ama daha karanlık ve daha aksiyonlu bir şekilde bize sunan District 9'da fena film değildi.

FlashForward ise düzenli olarak her bölümde gazı veriyor ama hala işlerin kızıştığı safhaya gelememek ve beklemek zor geliyor.

Bu arada en dış kulvardan Dexter'ın dördüncü sezonu geliyor ki bence efsane olan ikinci sezona yaklaşan ve o sezondan çok daha fazla alt hikaye barındıran bu sezonun halan 3-4 bölümünde tüm yumurtaları berbat etmeden omlet yapabilirlerse 2. sezonu geçecektir.

Hoş 2. sezon sağolsun bir dönem "Lila Experiment is Officially Over" diye az yazmadık :)

birde Heroes'u bu kadar rezil eden Tim Kring'İ allah davul etsin :)

Related Posts with Thumbnails