Brandon Jennings & Çaylak Gardlar

Bildiğiniz gibi nadiren basketbol üzerine yazıyorum, hem burayı okuyan insanların genel beklentilerini karşılamak, hem de kısıtlı olan zamanımı daha sıkı takip ettiğime inandığım konular üstüne yazmak adına ama ara ara istisnalar yapmak gerekiyor bu tip özel durumlarda. Burdaki özel durum çaylak Brandon Jennings. NBA takibimin en yoğun olduğu play-off ve draft döneminin benim adıma en ilgi çekici oyuncularından biriydi Brandon Jennings. NBA draftına giren birçok oyuncudan farklı bir yol izlemiş ve kolej kariyeri yerine Avrupa'da tecrübe kazanıp öyle drafta girmeyi tercih etmişti, bu da ABD'de pek alışılageldik bir durum değildir. Zaten Avrupada istatistik yapmak zor, bir de "Gözden ırak, gönülden de ırak" durumu olunca pek tercih edilen bir alternatif değil Avrupa ama popülist yaklaşmayıp böyle bir yol seçmesi ona yol, su ve elektrik olarak dönüyor gibi.

Aslına bakılırsa İtalya'da fazla ses getiren bir performans ortaya koyduğu söylenemez, hatta bir ara süre bile alamadığı bir dönem yaşamıştı ama görünen o ki Virtus Roma deneyimi ona bir şeyler katmış. NBA sezonuna öyle bir giriş yaptı ki şimdiden All-Star adayları arasına girebileceği konuşulur oldu. Ersan İlyasova'yla aynı takımda forma giymesi de onu izlemek için güzel bahane. Son maçı izleyemedim ama Ersan'la beraber uçuk bir performansa imza atmış Jennings; 32 sayı, 11 asist. 32 sayı atabilecek bir skor potansiyeliniz olabilir ama bir çaylak için 32 sayının yanına 11 asist eklemek gerçekten muazzam bir iş. Kötü draft tercihleriyle tanınan Bucks'ın 9. sıradan bu kadar iyi bir oyuncu düşürebilmesi takdire şayan. Jennings "Bu çocuk olacak." dedirtiyor, zaten takımın en önemli skor opsiyonlarından biri oldu bile şimdiden. 6 maçta 20 sayı 5 asist barajının üzerine geçmeyi başardı, bunun yanına eklediği 4.2 ribaund ortalaması da var. Tam bir kombo gard performansı. Ersan da varken umarım NTV biraz daha eğilir Bucks maçlarına da netten link aramak durumunda kalmayız daha fazla.

Brandon Jennings ortaya koyduğu performansla fazlasıyla dikkat çekti ama bu draftta birçok değerli kombo gard var. Bunların başında da Tyreke Evans geliyor. Kings'in dördüncü sıradan draft hakkı varken ve oyun kurucu seçecekken Rubio'yu pas geçip Tyreke'i almalarına şaşırmıştım açıkçası ama görünen o ki Kings en azından şimdilik pişman olacağı bir karar vermemiş gözüküyor. İstatistikleri de Brandon Jennings'le fazlasıyla benzer, 16.4 sayı, 4.3 ribaund ve 4.4 asist ile oyunun her yönüne katkı veren bir oyuncu görüntüsünde. Fizik olarak NBA'e en hazır gardlardan biri olduğunu biliyorduk, zaten 100 kilo kas yığını bir arkadaşımız ama bu çıkışı benim beklentilerimin bir adım ötesinde, onu söylemem lazım. Tyreke Evans'ın arkasından 5. sırada Ricky Rubio'yu seçen Minnesota'nın 6. sıradan da bir gard seçmesi garipsenmişti draft esnasında ama Jonny Flynn de hiç fena iş çıkarmadı gibi. Onu daha izleyemedim hiç ama 15-3.4-3.2 gibi bir ortalama tutturmuş. Geçtiğimiz senelerle kıyaslayınca bolca iyi gardın geldiği bir draft olarak anılacak sanırım 2009 draftı...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

14 yorum:

Burak dedi ki...

Gerçekten neden nadiren basketbol yazıyorsun :)

pclion dedi ki...

Baştan beri istikrarlı yazmadığım için herhalde, ilgilenmediğimden değil yani. Fazla aksattığımı farkettim bu yazıyı yazarken, ipin ucunu bu kadar kaçırmamak lazım...

Burak Eren dedi ki...

Yalnız blogun diğer yazılarını araştırırken bir şey farkettim NBA yazıların bile genç oyuncular üzerine :) Gerçekten bu işi iyi takip ediyorsun ve bu işi de Türkiye'de yapan çok az kişi var. Kutluyorum.

CaRtMaNtR dedi ki...

Jennigs ile ilgili bir kaç ufak detay belirtmek gerekir sanırım.

Öncelikle Avrupa'da oynama bir seçim değil zorunluluktu. ABD'de her lise mezunun üniversiteye girebilmesi için geçmesi gereken bir sınavda (yada genel bir puan gibi bir şeydi o kısmı net hatırlamıyorum ama bir baraj var yani uzun lafın kısası) yeterli puanı alamadığı için ona burs sağlayacak üniversitelerin hiç birine giremiyordu.

Oda bir seneyi boşa geçireceğine en azından Avrupa'da parada kazanırım mantığı ile bir sene Roma'ya geldi. Bence bir gard için Avrupa basketbolunu görmesi son derece faydalı bir şey olduğundan iyide bir şey yaptı denebilir.

Fakat hem akademik başarısızlığı hemde draft gecesi rapçi bir arkadaşı ile twitter üzerinden çevirdiği onu seçmeyen Knicks'ide biraz aşağılayan muhabbetleri nedeniyle kişilik olarak soru işaretleri barındıran bir oyuncu olarak görünüyor.

All Star arasına doğru her çaylağın belası olan çaylak duvarına tosladığında adam olacak çocuk olup olmadığını daha net belli edecektir gibime geliyor.

Bu arada daha ilk maçına çıkamadan sakatlanan Blake Griffin'ede yazık oldu. Clippers gibi bir takımda rahatlıkla öne fırlayabilirdi.

Onlar dışında bu sene drafttan Harden ve Evans'ta ileride üzerine düşülmesi gereken oyuncular.

Rubio'dan sonra bir gard daha seçen Twolves'a gelince sezon önce oyun kurucu rotasyonunu postaladıklarından ilk planlar bu iki oyuncuyu bol bol oynatmaktan yanaydı. Fakat Rubio su kayantınca onun yerine Sessions kadroya dahil edildi.

Öyle yada böyle genel olarak zayıf bir draf sınıfının olduğu bir sene içindeyiz gibi görünüyor.

Jordan dedi ki...

hep gencler uzerine yaz sen.:)

bir kere de kobe icin, lebron icin, wade icin, ne bileyim shaq icin yaz olmezsin hıh:P

Lappapzade dedi ki...

valla hocam, geçen haftanın ardından bu haftaki maç programına da bakınca, bırak ersan'ı, memo-hido dışında pek kimse izleyemeyeceğiz gibi duruyor bu sene.
ki ersan'ın da kaç kere daha geçen maçki gibi oynayıp parlayacağı garanti? o yüzden ersan da zor.

bu hafta bir utah maçı, bir de utah-toronto var. hem de haftaiçi.

brandon jennings iyi başladı ama, neden bilmiyorum ben pek güvenemiyorum bu elemana. yanılırım inşallah.

pclion dedi ki...

Cartmantr, Avrupayı seçmesinin detaylı sebeplerini bilmiyordum, yazmam iyi oldu. Tembellikten desene. :) Yine de beklentilerin üstünde bir çaylak olduğu kesin Brandon Jennings'in, geliş yolu da öyle ya da böyle ilginç bir alternatif oluşturacaktır bundan sonrası için.

Burak Eren veJordan, tamam, farkındayım durunun. Normal de yazacağım, söz. :)

Lappapzade, programa bakmamıştım, iyi olmadı bu. Arda Utah-Toronto ekseni dışına çıkılsa keşke. Bende malesef NBA TV yok Türksat olduğundan, ordan da kovalayamıyorum...

Lappapzade dedi ki...

valla bende de nba tv yok, ondan ntv tayfasının insafına kalıyoruz.
mesela sırf memo vs. hido yayınlanması için, bu haftasonu 1 maç izleyebileceğiz-o da zaten memo'nun maçı. inşallah haftaiçi maçı unutmam! bünye alışık değil çünkü, malum.

böyle yakındığımı duyanlar her seferinde "netten izle abi yea" çekiyor. 1. tv'deki gibi değil abi, olmuyor. en azından benim için.
2. o link meselesi çok sakat. ne bileyim maçı yayınlayan adam disney tv'yi açıyor filan, garantisi yok anasını satıym.

Vecchia Signora dedi ki...

Brandon Jennings gerçekten harika bir potansiyel ortaya koyuyor. Hele ki genç yaşta bir guard olarak Avrupa'da geçirilen bir sene, büyük şeyler katar.

Biraz problemli bir kişilik olabilir ancak İtalya'da kaldığı süre içerisinde deprem dolayısıyla zarar gören bir bölgeye (sanırım Laquila) 50,000$'lık bir bağışta bulunmuştu.

Sayı/Asist ortalamasının yanında 1.3'lük bir top çalma ortalaması da tutturmuş durumda. Bucks'ın son zamanlarda yaptığı en iyi draftlardan biri olacak.

Herşeyin ötesinde Avrupa'da geçirdiği dönem (aldığı sürenin bi önemi yok) ona ilk önce pası düşünen bir guard olma yolunda adım attırmış. Bir PG olarak olması gereken de budur ama şuan NBA'de bunu yapan en fazla 5-6 PG sayabiliriz. Jennings eğer problemli bir gelişim süreci seyretmez ve Avrupa deneyiminden doğru faydalanmayı sürdürürse gerçekten iyi yerlere gelecektir.

Vecchia Signora dedi ki...

Bu arada eklemeyi unutmuşum, Blake Griffin'in zaten sakatlıklarla boğuşacağı daha NCAA'den belliydi. Sol dizinden ciddi bir sakatlık yaşamıştı. Yanlış değilsem hemen ardından da sağ dizinden bir problem yaşamıştı. Bu sakatlıkların hepsi de maç esnasındaki birebir mücadelelerle oluşmuştu. Yarım bıraktığı maçların hemen hepsinde de takımı yenilmişti.

Evet, her ne kadar sürekli +20 pts/reb double-double'la dönse de bu diz sonuçta. Ve 2m'nin üzerindeki bir oyuncu için diz çok tehlikelidir. Gerek oynadıkları pozisyonun fiziksel zorluğu, gerek vücudun büyük bölümünü taşıyor olmasından sebep diz sakatlığı uzun oyuncuların en çok korktuğu/korkması gereken sakatlıktır.

Yani bu açıdan Blake Griffin'in sorunlar yaşayacağı henüz kolejden belliydi.

Taylan Özgür Topçuoğlu dedi ki...

digiturk'te nba tv var?

Hüseyin Altıkıllı dedi ki...

abi,
sezonun tüm yayın programı belli zaten.
şu linkten turkey seçip kanala göre veya tümüne bakabilirsiniz.

http://www.nba.com/schedules/international_nba_tv_schedule.html

Alper Öcal dedi ki...

Bu gece 55 sayı attı. 7/8 üç sayı isabeti ve sadece 4 top kaybıyla.

Hüseyin Altıkıllı dedi ki...

http://lappappa.blogspot.com/2009/11/55-5-5.html

Related Posts with Thumbnails