Bundesliga'da Play-Out & Türkiye

Bundesliga'da Hertha Berlin'i deplasmanda üçleyen Bayern Münih, şampiyonluğunu kutlarken alttaki üç takım arasındaki ligde kalma yarışı vardı. Bunlardan Bochum küme düşerken onu son maçta mağlup eden Hannover 96 ligde kalmayı başardı. Arada kalan yani 16. olan Nürnberg ise Bundesliga II'yi üçüncü bitiren Augsburg ile play-out oynayacak. Kazanan Bundesliga'da kalacak.

Buradan nereye geleceksin derseniz basit, bu sistem Türkiye Ligi için de fazlasıyla uygun. Özellikle iki senedir küme düşecek takımlar diğerlerinden kolay ayrılıyor, baş altı takımların da artışıyla Anadolu içinde puan paylaşımı sona erdi. Artık şampiyonluğa oynayan İstanbul takımları kadar puan alan bir Anadolu ekibi çıkıyor, Trabzonspor ve Kayserispor da her daim belli bir barajın üstünde kalıyorlar. Eskişehirspor gibi şehir takımları da ligde yerlerini sağlamlaştırdıkça işler yeni gelenler için pek kolay olmayacak. Bu sezon olduğu gibi 30 puanı geçenin ligde kaldığı, son haftalara girilirken Avrupa kupalarına gidecek beş takım haricinde kimsenin belli bir amaç gütmediği bir lige dönüşmemiz olası. Baş altı takımlar daha da kuvvetlendikçe İstanbul takımları için olduğu kadar dışarıda kalan 2-3 takım için de işler zorlaşacak.

Geçen sene tam bu günlerde bu konuyla ilgili bir yazı yazmıştım, 'Play-Out Sistemi & Türkiye' başlığında. Oradaki çıkış noktam aslında Hollanda Ligi play-off'larıydı fakat geçen sene Bundesliga'da başlayan uygulama aklımdaki fikrin birebir uygulanmış hali. Bank Asya 1. Lig'inde zaten bir play-off düzeni mevcut. Bu sene statü de değişti ve dörtlü lig halini aldı. Bu uygulama tek maçlı eleminasyona göre daha adil olsa da Süper Lig'den gelecek bir takımın da işin içine dahil olduğu ve Bank Asya 1. Lig altıncısının devre dışı kaldığı bir lig çok daha doğru ve kabul edilebilir olabilirdi. Hem Süper Lig'de daha kuvvetli takımların kalması, hem de normal sezonun gidişatına olumlu etki etmesi açısından düşünülebilecek bir statü. Ne dersiniz?...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

11 yorum:

twilo dedi ki...

Yalnız Türkiye'de iki lig arasındaki finansal uçurum dolayısıyla da kadro uçurumu çok fazla. Alttan gelenin üsttekini geçmesi çok zor. Bu sene playoff'a giren takımların kaçı Diyarbakır'ı yenebilir mesela?

Adsız dedi ki...

birinci ligde yabancı sayısı sanırım 2 ile sınırlı olduğundan eşit şanslarda başlamayacaklar o play-out/off grubuna.

tactico dedi ki...

Süper ligden gelecek takımın geliri (naklen yayın gelirlerininde artması sebebiyle) nispeten bank asyadan gelecek takımlara göre daha fazla olacağı aşikardır,buda muhtemelen daha kaliteli kadroya sahip olacağı anlamına geliyor.Dolayısıyla ortada adil bir durum yok.Bence mevcut durum daha iyi.

Tümer dedi ki...

Bu dörtlü lig olayını doğru bulmuyorum. İddiası kalmayan bir takımla şampiyonluğa oynayan bir takım son hafta karşı karşıya gelince ne olacak? İddası kalmamış takımların performans bazında düşüş yaşadığında hemfikirsek, asıl adilane olmayan bu yeni dörtlü lig sistemidir. Heyecanın eskiye nazaran ölecek olması da cabası.

9.15 dedi ki...

Açıkcası fikir mantıklı. En azından adalet açısından daha bir adil gibi görünüyor. Ama adalet demişken de TFF 2. ve 3. Lig'lere de, Bank Asya'da uygulanan lig usulü play-off uygulamasının getirilmemesi de ayrı bir adaletsizlik.

Adsız dedi ki...

İzmir,Adana,Mersin gibi büyük şehirlerin yer alamadığı neredeyse Ankara ve İstanbul takımlarından ibaret bir ligimiz oldu uzun süre ki hala da öyle sayılır..
Bana Kasımpaşa mı yoksa Mersin İdman Yurdu mu diye sorsanız tereddütsüz Mersin'i Süper Lig'de görmek isterim. Lakin bahsettiğiniz bir play-off anlayışında Süperlig gelirlerine sahip Moritz'li Kasımpaşa karşısında Sami'li Mersin'in bir futbol mucizesine ihtiyacı olacaktır.

Ligin kalitesi para ile artabilir ancak Türkiye futbolunun kalitesi ancak altyapıların kalitesinin yükselişi ile gerçekleşebilir. Bunun için de farklı şehirlerin futbolun içine dahil olması gerek bana kalırsa desteklenmesi gereken bu

Emrah "Melwasùl" Aktaş dedi ki...

Dörtlü lig usulünün adil olduğuna inanmıyorum. Şampiyonluk hedefi kalmamış bir takımın çıkacağı son maç hem keyifsiz, hem de adil olmayan bir maç olur. Benzer sebeplerle Türkiye Kupası’nın bugünkü sistemine de karşıyım. Bana kalırsa Lig kupaları ve play-offlar tek maçlı eliminasyon sistemine göre oynanmalı. Bence bu hem daha keyifli hem de daha adil olur. Böylece Türkiye Kupası'nda alt ligden gelen bir takımın, süper lig takımını eleme şansı da daha fazla olur.

CaRtMaNtR dedi ki...

Play-Out sistemi heyecan yaratır ama bu kadar kritik bir maçta çıkacak bir yanlış kart yada verilecek bir yanlış karardan sonra sahada ve tribünlerde her türlü olay çıkma ihtimal olacaktır. İşin o boyutu ülkemiz dinamikleri açısından sıkıntı yaratır.

anfieldyolu dedi ki...

İkinci yarının başlarında aldığı takımı gayet iyi yerlere getiren Zafer Bilgetay playoff maçları öncesinde yerini Güvenç Kurtar'a teslim ediyor. Aynı Güvenç Kurtar iki üç hafta önce Diyarbakırspor'un başında idi ve acaba bir takımı iki üç haftada ne kadar tanıyabilirsiniz? Dediğin Almanya'daki sistem bizde uygulanırsa heyecan dozajını ve Turkcell Süper Lig'in kalitesini artırabilir ama biz bu mantıkla futbolu yönettiğimiz sürece denge,emek, daha çok hakeden gibi kavramlardan uzak kalmaya her türlü mecburuz gibi geliyor bana.

Sarpito dedi ki...

8 yabancılı bir takıma karşı 2 yabancılı bir takımın karşılaşması adil olmaz.
ama mesela süper lig 15. ve 16.cısı kendi arasında play out oynayabilir.

vedat dedi ki...

En mantıklsı Sarpito'nun dediği gibi 15-16 arasında play out . Sanırım Hollanda bu sistemi uyguluyor ama Türkiye'de tek maç ile küme düşme olayını ölüm-kalım savaşına çevirirler. Lig 16 takımlı olmalı

Related Posts with Thumbnails