Fenerbahçe 3-1 Galatasaray || Kaybetmek İçin Yapılabilecekler...

Galatasaray yine erken golü yiyen taraftı, yine hakemin de göz ardı edilmeyecek katkısıyla sertlikle sindirildi, yine bir hakem rezaleti vardı ama Galatasaray malesef ve malesef yine bunların skor ve oyun arkasına gizlenmesine izin verdi, bir adım öne çıkamadı. Golün ofsayt olmasına, penaltı pozisyonunun bence doğru olmamasında değilim ama top Galatasaray'dayken oyunu kesip alkışlamaya, hakemi aldatmaya (?) sarı kart veren ve topu Fenerbahçe'ye veren hakemin niyetinden şüphe ederim ben. Derbi tarihinin en berbat performanslarından biriydi ama dediğim gibi, sinirlerine hakim olamayan Keita, o pozisyonun 10 kişiyken ne anlama geldiğinin dahi farkında olmayan Aydın, ikinci yarı her pası rakibe atan Ayhan Akman varken bunlar yine unutulacak ve "Saraçoğlu'ndan güzel görüntüler" adlı gösteriyle beraber hasır altı edilecektir. Fenerbahçe bu oyunu iyi oynuyor, bunu saha içindeki oyunla birleştirmesini de biliyor.

Teknik taktiğe değinmeme geyiğini yapmayacağım burda, futbolun en önemli unsuru budur ve kabuğun altındaki maçı görebilmek ve ders çıkarabilmek gerekir. Sert futbola ve prese çözüm getiremeyen bir Galatasaray vardı bugün, Kadıköy'ün efsunlu toprakları sebebiyle değil Fenerbahçeli oyuncuların kademeli presleri ve hakemin sertliğe tek taraflı müsadesiyle sindi Galatasaray. Ara dönemlerde orta sahayı aşıp Fenerbahçe kalesi civarına inebildiğindeyse 1. dakikada Emre tarafından sakatlanan Baros'un yokluğunu çok aradı takım, Fenerbahçe'nin defansının rahat ve statik kalabilmesinin en önemli sebebi buydu. Milan Baros, Galatasaray'a denk takımlarla oynanan deplasmanların her zaman en başarılı oyuncularından biridir, defansı blok halinde hareket ettirir, sıkışırsa orta sahaya gelip 50 metre top sürebilir, güçlüdür ve mücadelecidir. Nonda daha çok ince işlerin adamı, ceza sahasında etkinseniz son vuruşları iyi yapar, sahaya iyi yayılma şansı bulursanız pasları iyi yere atar ama asla bir Milan Baros değildir. Baros yerine ilk 11'de Nonda'nın başlaması gerektiğini düşünenler bu maçı izleyince Baros'un ne anlama geldiğini anlamışlardır sanırım.

Tek sorun rakip defansın statikliği ve iyi presi de değildi. Bunları bir şekilde aşabilirsiniz ama maç öncesi dediğim gibi önce deplasman takımı olarak skoru tutabilirsiniz. Sürekli skoru alması gereken taraf olarak oynayamazsınız deplasmanda, yenilirsiniz, fark da yersiniz. Gol kesinlikle ofsayt ancak Vederson'u oraya indiren ve Carlos-Alex ikilisiyle ceza sahasında eşleşemeyen savunma ve kademe anlayışında problem var. Hakan Balta'nın Alex'in arkasında olmasının bir anlamı yok, onun yanında olmak zorunda Hakan. Carlos ofsayt olabilir ama ona topun üstünden atlama ya da vuruş yapma arasında tercih yapmasını sağlayacak alanı sağlayan stoper ikilisinin Hakan kadar payı var. Vermiyor adam işte, siz de o fırsatı vermeyeceksiniz rakibinize. Şu maçın 30. dakikasında skora bakıp Fenerbahçe hanesini sıfır görebilecek miyim bir gün, cidden merak ediyorum.

Fenerbahçe'nin işin hücum tarafında iyi olduğu fikrine katılmıyorum, pozisyonların net olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. İlk yarı sonundaki korner hariç net bir pozisyon yok, Alex'in şutu ve penaltı pozisyonu hücum varyasyonu değil, Leo Franco'ya yapılan presin bir getirisiydi. Galatasaray'ın arkasına fazla inemediler ve Kadıköy ritüelinde buldukları kontratak pozisyonları da pek yoktu. Maçın normalden farklı yönü buydu. Son dakikada gelen gol Galatasaray'ın klasik maçı bırakma hediyesidir. Kazım'ın pivot santrafor olarak gösterdiği performans dikkat çekiciydi, oldukça iyi boğuştu Servet'le. Hoş, o şarjları hiçbir Avrupa maçında yapamazsınız ancak burası Türkiye, o kadar çok çarpıklık var ki hakem kararlarında, ona söyleyecek bir sözüm yok açıkçası. İndirdiği topları kaybetmedi, arkadaşlarına iletmesini bildi. Maçın Fenerbahçe adına en iyi oyuncusuydu bence.

Başlığı 'kaybetmek için yapılabilecekler' olarak attım çünkü Fenerbahçe için kazanılmış bir maç olduğu kadar Galatasaray'ın kaybetmeye çabaladığı bir maç vardı sahada. Galatasaray'ın kadrosu o kadar yetenekli ki bu rezalet oyuna rağmen bu maçtan 3-2 galip ayrılsa şaşırmayacaktım. Duran topla bulunan gol sonrası oyun ilk defa gerçek anlamda dengelendi ve Galatasaray'ın iyi alan kapatan rakibine rağmen karşı kaleye verkaçlarla inebildiğini görür olduk. Orda da bireysel performanslar ön plana çıktı ve Galatasaray'ın teknik kapasitesinin getirdiği o pozisyonlar şuta ve gole dönüşemedi. Ayhan'ın paslarının Kadıköy'de isabetsizliğine ben alıştım ama inatla topu geriye çekme çabaları bugün gerçekten delirtti beni ekran başında. Bir duran topta Elano'nun topunu almaya çalışıp Elano'nun sinirini bozmasıysa işin tuzu biberiydi. Frank Rijkaard'a bugün için yüklenilmesi ego tatmininden başka bir şey değildir, hele ki Baros'un sakatlığından sonra ancak 10 kişi de olsak şu maçta Ayhan'ın yerine Elano'nun kalmasını tercih ederdim ben son bölümde. Graz maçındaki son bölüme benzer bir düzen daha iyi olabilirdi.

Kaybetmek istemeyenlerin başında geliyordu belki Keita ama mağlubiyeti tescilleyen de gördüğü kırmızı kartla o oldu. Carlos'un kündesi benim de sinirlerimi zıplattı ekran başında, hemen her pas sonrası darbe alan, gözüne pet şişe gelen oyuncu da Keita'ydı ama yapmamalısın onu işte, yapmayacaksın. Yaparsan Carlos aldığı sarı kartı bir şeref madalyasıymışçasına karşılar işte. 2-1 ilerleyen, rakip alana yıkılmaya başlanmış bir oyunda en son ihtiyacı olan şey 10 kişi kalmaktı Galatasaray'ın ve hücumdaki en yetenekli oyuncunuzu kaybediyorsunuz üstelik. Bu kaybın en az 3 maç süreceği de kesin. Keita'nın o hamlesi çok şeyler kaybettirdi Galatasaray'a.Ve Aydın Yılmaz. Bir oyuncu kötü oynayabilir, bir oyuncu berbat oynayabilir ancak bir oyuncu ülkenin en önemli derbisinde 87. dakikada maçı çevirecek pozisyonda o topa öyle vuramazsın arkadaş. Hadi dağlara taşlara vurduysan da bu kadar vurdumduymaz olamazsın. Aydın işte tam da bu yüzden asla iyi bir futbolcu olamayacak.

Hakeme en son gelmek istedim çünkü en baştan girersem biliyorum ki sinirlerim el vermeyecek ve söylemem gereken birçok şeyi atlamak zorunda kalacaktım. Yukarda söylediğimi tekrarlayayım, golün ofsayt olması, Alex'in kendini bırakması maçın kaderini etkilese de her daim olabilecek şeyler ancak maç içinde bu kadar sert olan bir takımın Carlos'un kündesi hariç tek kart almaması akıl alır bir olay değildir. Fenerbahçeliler o kadar alışmış ki hakeme topa vurmasına rağmen her pozisyon korner, taç, faul isteyebiliyorlar istisnasız. İtiraza kart elbette ki yok. Elano ceza sahasında topla buluşmuşken oyunu kesip Lugano'nun hamlesine rağmen hakemi aldatmaya yönelik hareket kararı veren ve topu Galatasaray'dan alan, aynı şeyi Ayhan Akman'ın alkışlamasında da yapan bir adamın bu sertliğe gösterdiği müsamahaya şaşırmamak lazım zaten. Aynı hakemin üzerine yürüyen Emre Belözoğlu'na kart gösterememesi, daha bir süre önce Arda'yı zorla yandan çıkarmaya çalışan, Arda normal yerinden koşarak çıkmaya çalışırken önüne geçip kart gösteren Bünyamin Gezer'in Kazım'a gösterdiği müsamaha bile birçok şeyi ifade ediyor zaten. Bunlar unutulmasın, bir köşede dursun diye yazıyorum, yoksa eminim ki konuşulmayacak bunların hiçbirisi. Rıdvan Dilmen'e göre 'muazzam' bir performans göstermiş Bünyamin Gezer. Şaşırdım mı, hayır.

6 ay sonra Ali Sami Yen'de yan hakemin kafasının maç öncesi yarıldığı, Alex'in gözüne pet şişe geldiği, kameramanın yaralandığı bir derbiyi ve akabindeki 5 maç seyircisiz maçı beklemek düşüyor bize şu saatten sonra. Şu olaylar sonrası Fenerbahçe'yi tebrik edecek dirayeti kendimde göremiyorum ama 3 puanı alması gereken takım bugün Galatasaray değildi, o kesin. Ah be Galatasaray demekten başka yapabileceğim bir şey yok...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

76 yorum:

Fethi dedi ki...

yazının devamına gerek varmı sence,bu kadar güzel özetlemişken "Derbi tarihinin en berbat performanslarından biriydi ama dediğim gibi, sinirlerine hakim olamayan Keita, o pozisyonun 10 kişiyken ne anlama geldiğinin dahi farkında olmayan Aydın, ikinci yarı her pası rakibe atan Ayhan Akman varken bunlar yine unutulacak ve "Saraçoğlu'ndan güzel görüntüler" adlı gösteriyle beraber hasır altı edilecektir."

Ice-Man dedi ki...

ee bugün sana yarın ona.bknz. gs-ts maçı.

Kurt dedi ki...

bu takım bu oyunuyla devler liginde bile tutunamaz. sanki hepsi söz birliği etmiş "oynamayalım bakalm bu sene ne olacak" demişler. ayhan defolsun gitsin artık. biz başka maç mı izliyoruz son 4 maçtır kahırdan başka bişi seyrettirmedi ayhan. lütfen bıraksın defolsun gitsin...

berserk dedi ki...

Ümitleri yıkanlar oldu. Umarım farkındadırlar.

Rijkaard'a, Neeskens' e ve Mustafa Sarp' a teşekkür ederim nacizane. Sagolsunlar.

vakilinchuk dedi ki...

Sakin olun,hocanın arkasında durun renkdaşlarım.Yenseydik süpriz olurdu,artık görelim gerçekleri."Fener,geliyoruz!" diyince sen kendini gazlıyorsun,bunlar maçı etkilemiyor.

Rijkaard'ın arkasındayız...

Seyyid Ali dedi ki...

Arda yine her fener maçında olduğu gibi etkisizdi.Yıllardır her maçta Galatasaray'a karşı saha içinde ve dışında hakemin de zaman zaman katılımıyla büyük bir baskı uygulanıyor.Önceki senelerde Yusuf Altıntaş, Hayrettin, Erdal,Tugay, Bülent, Hasan Şaş, Emre Aşık ve şimdi de Arda;bu oyuncular üzerindeki baskıyı hiç kaldırmadığı gibi takıma da negatif elektriğini geçiriyor.Maç öncesi yaşananlar zaten bunun işaretini vermişti.İlk yarı yapılan baskıyla kanatlar kapatıldı, ortada oynayan Sarp ve Ayhan ise boş bırakıldı.Bu ikili bu hiç değerlendiremedi; çünkü Elano'yla aralarında hep mesafe kaldı,geriye döndüler.İlk yarı gereksiz verilen geri pasın cezasını 2. yarı alakasız bir penaltı ile çektik.
İlk yarı kafasına yediği şişeyle sinirlenen Keita'nın üzerine her top geldiğinde 2 yada 3 fenerli geldi; ince ince tahrik ettiler.
UEFA finalinde siniri boşalan Hagi gibi o da duygularına hakim olamadı.Bence burada Arda'ya müdahale eden ama Keita'yı unutan teknik heyetin de hatası var.
Son dakikalarda o pozisyonu değerlendiremeyen Aydın'a artık söyleceyecek sözümüz yok.
Hastalığımız belli; ortadaki 2li sorunlu, Kaptan'a sorumluluk fazla gelmiş, sol bek formsuz.
Kadıköy'de yaşanılanlar (hakem,keita,kameraman isabet alanlar),hakem kararları hepsi unutulacak; yine istatistik konuşulacak; samiyene gelince yaşasın FEEERRRPLEYYYY.

madamerica dedi ki...

klasik ötesi, bütün fb-gs maçı klişelerinin sahnelendiği bir maçtı. terim, gerets, feldkamp, skibbe, rijkaard fark etmiyor. kadıköy'de bu maçlar böyle geçiyor. fb-gs maçları hiç ama hiçbir şeyin ölçüşü değil.

Burak Eren dedi ki...

Galatasaray kötü oynamasına oynadı ama bu maçta olanlar yüzünden Fenerbahçe'nin futbol olarak yaptığı bazı doğrulara değinmemek lazım. Daha ısınırken Arda'yı fişekleyen, Keita'nın gözüne su şişesi atan, hakemin kafasını yararak baskı altına alan her olayda sahayı havuza çeviren taraftarlar ortada. Bakalım kaç maç gelecek. Çok merak ediyorum.

gerisi önemli değil... dedi ki...

fb maç başlamadan yarım saat önce baroni nin arda ı itmesiyle başlayan olaylar ile galatasarıyımızın yine sinirlerini zıplatıp, maç içinde de kazım adlı iğrenç oyuncunun bilerek bilmeyerek yaptığı bir sürü faul ile bu amacına tamamen ulaşmıştır. panik yapıyoruz. takım fenerin kale önüne gelene kadar defalarca biçiliyor. bir türlü sakin oynayamadık. elano hiç yok, ayhan fb forması gitmiş gibi, nonda maç öncesi kendini maça hiç hazırlamamış. baros olabilseydi aralara girebilirdi. nonda oyunda hiç yoktu. takım yan ve geri pas yapmaktan yedi 2. golü.

effe dedi ki...

fenerin saha dışı yaptıkları maçtan önce başladı. ardanın bütün sinirini bozdular. ama sabır etmek lazım. takım total futbol oynamayı öğreniyor. bir yere kadar iyi geldik, bunun üzerine koymak lazım. kadronun bir kısmı bu oyuna çok uygunken, ayhan gibi gökhan zan gibi sistem için çok önemli bölgelerde ciddi sorunlarımız var bence. beni tek üzen, 5 para etmez yorumcular çıkıp gene frank rijkaard'a , arda'ya ve takıma sallıyacaklar.

Spooky dedi ki...

Psikolojik açıdan zaten yenik başladık... Isınırken yaşananlar üzerine Baros'un sakatlanması... Sayılmayan gol ve Fenerbahçe atakları.

Baros oyunda kalsaydı ileride daha çok mücadele eden ve oyunu rakip kaleye iten daha tempo yükselten bir takım olabilirdik. Bunun garantisi yok ama Nonda oyundayken kanat organizasyonlarını da beceremeyince ne yaptığı belli olmayan bir takım olduk.

Hakem rezaletti ve ayrıca bana penaltı da yanlış kararmış gibi geldi. Tekrar izleyemedim pozisyonu emin değilim.

Fenerbahçe, Galatasaray'ı savunayım; bir şekilde golü bulurum demiş. Cristian ve Emr Galatasaray'ın yarı sahasına maçın son on dakikası hariç adım atmadı. Zaten sıkıntılı olan orta sahamız, sert markaj ile iyice yavaşladı. Bu oyun anlayışının zayıf noktalarından biri de bu zaten.

Golü bulmak için de özellikle ilk yarı çok denedikleri uzun top yolunu seçtiler. Bilica, Roberto Carlos sürekli ileride Kazım'ın önüne pas attılar... Bir iki kere tehlikeli de oldu bu ataklar özellikle ilk dakikalarda anlaşmazlıklar da yaşadı Galatasaray savunması.

Ayhan'a gelelim... Ayhan uzun süre istikrarlı ve iyi oynadığı zaman dikkat çekiyor ancak kötü oynadığı zaman gerçekten göze batıyor. Oynadığı mevkii ve oyun tarzı sebebiyle bu. Evet kötüydü ona itirazım yok... Galatasaray'ı da etkiledi bu.

Bir de Hakan Balta çok kötüydü. Neden, nasıl bilmiyorum ama son 4-5 maçtır (Milli Takım da dahil) çok kötü oynuyor. Sakatlığının da etkisi vardır mutlaka.

Elano fiziki yükleme yapılması gereken dönemi Brezilya Milli Takımı ile geçirdi. Bunun getirdiği kondisyon eksikliğiyle, Galatasaray ile hazırlık kampına katılmamasını birleştirirsek. Hem taktik hem de fiziksel açıdan eksik olmasını yadırgamamalıyız. Bu dönemi en hafif şekilde geçirmesini sağlamak lazım.

Hem çok uzun oldu hem de sinirli ve mutsuzum. Aklıma geldikçe, yorumları okudukça bir şeyler eklerim belki. Herkese iyi geceler.

Adsız dedi ki...

3 maçtan az ceza gelmemesi lazım.

KANDIRALI dedi ki...

bu derbi maçlarına hakemlerin etki etmesin bayılıyorum ve daha fazla etki etsinler istiyorum. çünkü ancak derbi maçlarında bi acaiplik olunca göze batıyor.

Zigmund Froyd dedi ki...

maçtan önce yazmıştım kendiniz kandırmayın diye.. fenerbahçe şansa kazanıyor safsatalarını bırakında sahada oynanan futbolu ya da taktiksel olarak yapılabilecekleri yazın diye..

bu sefer ki diğerlerinden farklı olacak dediniz ama o da olmadı maalesef.. bu gidişle hiç bir zaman da olmayacak..

bu postta yazdıklarınıza gelince.. tek suçlu hakem yine değil mi? yazdıklarınız tamamen taraflı ve yanlış..

1. gol ofsayt falan değildi, ligtv 'nin pierosuyla çektiği çizgiden bunu net bir şekilde görebilirsin
2. penaltı pozisyonu kesinlikle doğru. leo franco sağ eliyle alex in sol dizine vuruyor mu vurmuyor mu pozisyonu tekrar izle bence!
3. lugano, nonda'ya dokunmuyor, en ufak bir şarj bile yok, nonda'nın yaptığı tamamen kötü niyetle hakemi kandırmaya yönelik bir hareket ve bu durum sarı kartı gerektiriyor..

Adsız dedi ki...

Keita kirmizi kart gordu ve alacagi ceza minimum 3 mac. Baros 2 ay oynayamacak sekilde sakatlandi.

Urfi dedi ki...

beyler orasi Kadikoy! Orada kavga olmaz, hersey 4/4'luktur, lutfen yorumlara dikkat!!!

tolga dedi ki...

ısınma sırasında yaşananların (hakeme yapılan fiili müdehalenin yanında arda'nın maruz kaldığı centilmenlik dışı hareket de dahil), keita'ya isabet eden şişenin ve kimseye isabet etmeyen, tv da arka planlarda uçuşan şişelerin cezalarının takipçisi olmalı yönetim. 10 senedir yenemiyoruz bu takımı sahasında ancak 10 senedir de aynı görüntüleri izliyoruz. psikolojik yıpratma takım sahaya çıkana kadar medyada, sahaya çıkınca da o statta devam ediyor. ali sami yen'deki maçlarda zoomlanan şişeler, bardaklar, kadıköy'de hep flu, hep arka planlarda. keita bugün doğru bir iş yaptı kanımca, tabi şişeyi götürdüğü gözlemcinin keita'ya anlamsız bakışlarını görünce, üzüldüm açıkçası gördüğü sarı kartı için. hocamız elindeki malzemeyle elinden gelenin en iyisini yapıyor ancak ne defans hattının, ne de defansif orta sahaların türkiye'deki derbi maçlar ve avrupa'da başaltı takımlar ile oynanacak maçlar için yeterli olduğunu düşünmüyorum. bu arada milan baros'un sakatlığı ile ilgili hiçbir bilgi verilmedi takip ettiğim yerlerde, umuyorum ciddi değildir.

Karamurat dedi ki...

bence de böyle kalsın bu yazı. az ve öz her zaman daha etkilidir. öz olma koşulu yerine gelmiş bence.

Adsız dedi ki...

su macta da hakeme suc bulmussunuz ya artik ne bilebilir ki...

Adsız dedi ki...

Hakemi aldatmak dünyanin her yerinde saridir... Nonda alenen, sarj olmadigi halde kendisini yere birakip, serbest vurus veya penalti almaya calismistir verilen karar dogrudur...

Alex'in penaltisi net penaltidir. Alex penalti yaptirmak istemis midir evet. Ama o pozisyonda Franco'nun da net bir sekilde temasi görülmektedir. Emin olun hocam, sakin kafayla düsünmüs olsaniz veya Galatasaray-Fenerbahce maci degil de baska bir karsilasmada bu pozisyonu görmüs olsaniz, bunu siz de net bir sekilde görürsünüz...

Sertliklere müsade etmistir derken?

Adam Kazim'in her pozisyonunu faulle cezalandirdi zaten... Digerlerini de... Ha diyorsaniz ki her pozisyonda kart vermeliydi; o ayri... O da dogru bir yorum ve beklenti olmazdi bence...

Yani lafin özü bu mac icin hakemi sorumlu tutarsaniz emin olun en basta Fenerbahceli futbolcularinin ortaya koydugu iyi futbol degilse dahi üstün mücadalesine haksizlik etmis olursunuz...

tobias dedi ki...

cezayı bekliyorum. ondan sonra konuşacağım.

Adsız dedi ki...

Maçın hemen ardından sinirle yazılmış bir yazı olmuş .Keita'nın yaptığı mazur görülebilir midir ,penaltı pozisyonunda Alex'e hafif bir temas var doğru ama yinede var, bu da kurallar doğrultusunda penaltıyı doğrulamaz mı ve ilk yarıda servetin luganoyla ceza sahası içindeki mücadelesi de yoruma açık .Gs'ya hakemden çok fb'nin iyi pozisyon alan ,tatlı sert ,dirençli ve belli sürelerde etkili pres yapan orta sahası engel oldu .
Ahmet

tolga dedi ki...

resmi siteden, baros'un sol ayak ikinci ve üçüncü tarak kemiklerinde kırıklar tespit edildiği ve ayağının alçıya alındığı bilgisi verilmiş. benim gibi haberdar olamayanlara duyurayım.

@zigmund froyd
birincisi, blog sahibi galatasaray'lı bir kardeşimiz, kalitesinden ötürü kendi şahsıma en çok takip ettiğim bir iki blogdan birisi burası. ikincisi, kendisi benim yakaladığım ilk maç sonu başlığını açmış. diğer taraftar arkadaşlarımın da burada bulunması aynı sebepten sanıyorum. "bu sefer ki diğerlerinden farklı olacak dediniz ama o da olmadı maalesef.. bu gidişle hiç bir zaman da olmayacak.." demen üzerine, taktiksel olarak ne olabileceğini yazmamızı neden sorduğunu anlayabilmiş değilim. çünkü bu derbinin oynanmasına min. 1 hafta kala başlayan, maçın bitiş düdüğü çalıncaya kadar yaşanan ve göz yumulan herşey taktik konuşulmasına izin vermiyor. maç başlamadan hakemin kafası yarılmış, neyin taktiğini konuşalım? başkanınız hala kerem gönlüm'ün dopingini konuşuyor, ona bir mail at da, biraz taktik konuşsun..

caner dedi ki...

Bencede bir sakinleşip maçı tekrar izleyip yorum yapmakta fayda olacaktır.

Koskoca GS nin kale önünde top çevirirken 2 kez komik bir şekilde top kaybetmesi,goller dışında FB nin 5-6 net pozisyon yakalamasınıda hakem yapmıştır, nerdeyse GS nin pozisyonu olmamasınıda hakem sağlamıştır herhalde.

frank dedi ki...

bence de hiç maç yazısı yazma uğur. bu çok yerinde olmuş.

Adsız dedi ki...

adsız
Hakemi aldatmak dünyanin her yerinde saridir... Nonda alenen, sarj olmadigi halde kendisini yere birakip, serbest vurus veya penalti almaya calismistir verilen karar dogrudur...

demişsin..
iyide oyun devam ediyor orada top kewell ın önünde çalım atıp gol atıcak belki oyunu durduramazsın.. oyun durur kartını gösterirsin...

eeyore dedi ki...

Ben bir Galatasaraylıyım. Şöyle düşünüyorum. Maç Keita Ağabey'in 70'de attığı yumrukla bitti. Senin bir futbolcun henüz profesyonel olamamışsa yapacak bir şey yok. Ayrıca yediğimiz gollerde de hakemin katkısı olduğunu düşünmüyorum. Penaltı bal gibi penaltıydı. Leo Ağabey iki kere saçma sapan top uzaklaştırırsa Alex bir kere affeder sadece.

Deniz dedi ki...

Fenerbahce bugun bir takimi "hayvan gibi" yenmenin en guzel ornegini gosterdi. "Ustun mucadele" denilen seyde bir miktar "asalet" olur, hak hukuk adaletten izler olur. Eger bu "oyun"u sert futbol diye, ustun mucadele diye birilerine yedirmeye calisiyorsaniz yanlis yerdesiniz.

Tum Fenerbahcelileri yurekten tebrik ediyorum. Fenerbahce tarihinde bile ayriksi duran bir hayvani bir oyunla tarihi bir galibiyet kazandi takiminiz.

tayfun dedi ki...

Galatasarayın oyununu santim santim incelemiş hazırlanmış daumu , ayhanı 90 dakka sahada tutan Rijkaard rezil bir yönetim gösteren hakemi tebrik etmek lazım

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar yapmayın etmeyin bir maçta da bahaneler havada uçmasın.

Bi derin nefes alın, özetleri tekrardan izleyin, galatasaray ne yapmış fenerbahçe neler yapmış tekrar bir yorumlayın isterseniz. Her maç hakem, her maç şanssızlık... Fanatizm gözlüklerini 5 dk çıkarıp bir bakın galatsaray gerçekten hakkını vererek oynamış mı? Üç pas üstüste yapabilmiş mi?

Adsız dedi ki...

bende sunu eklemek istiyorum hakem iyi hoştu leo froanco neden kırmızı gormedi alex boş kaleye topu yuvarlıyacaktı neden bunu hiçbir gs li arkadas soylemiyor

Jessie dedi ki...

leo franco'nun penaltı pozisyonunda sol eliyle değil, sağ eliyle hamle yapması dikkatimi çekti. orada sağ elle hamle yapılmaz. yapılırsa penaltı olur. şaşırttı beni franco'nun performansı. bir kaleci iyidir kötüdür, elinden kaçırır, yan top zaafiyeti vardır ayrı ama sol elle hamle yapması gereken topa sağ elle gitmesi çok enteresandı. fizik kuralları o topa alex'e değmeden temas etmesi. ha, bence penaltı değil. ama geçen sene galatasaray-beşiktaş maçında bir galatasaraylı arkadaşım "arda penaltıyı almış" demişti. alex te bugün "aldı" işte. futbol kitabına yeni terimler eklemekte üstümüze yok.

Adsız dedi ki...

Yazar arkadasimiz belliki kendisini bu sene cok doldurmus ve illaki galibiyet alacagiz bu sefer diye cok sartlanmis... Zaten yazisi icerisindeki bir cümlesi, hani su, su macda da bir gün dakikalara 30'u gösterirken Fener'in hanesinde sifiri görebilecek miyiz mirildanmalari kendisini apacik ele veriyor...

Iste bu bu yazidaki öfkenin, Fenerbahce'nin hakli galibiyetini hazmedememenin ve su macta dahi hakeme suc bulmanin caresizliginin nedeni...

Galatasaray-Besiktas karsilasmasinda skor 1-0 iken Franco ceza sahasi disinda topa elle dokunuyordu ve bu arkadasimiz bu pozisyon icin ne diyordu biliyor musunuz; "büyütmemek lazim, secememis olabilir hakem"...

Evet o zaman hakem karsisinda cok toleransli olan bu sagduyu abidesi yazar, bugün somut hicbir veri yokken elinde; Kazim'a calinmis onca hücum faule ragmen "baska hicbir yerde o sarjlarini faulsüz gecemez" diyerek, Alex'e yapilan acik temasi inkar ederek oyunu yorumalaya calisiyor...

E yillarin birikmis hirsi, bu seneki yatirimlarin üzerinden büyük bir beklentiye dönüsünce böyle komikler cikiyor ortaya demekki...

caner dedi ki...

GS nin defansı ciddi anlamda korkutuyor. Bunu normal lig maçlarında Türkiye liginin kalitersinden malesef göremiyoruz. GS yediğinden fazlasını atarki, ligdeki bir çok takım bulduğu pozisyonları değerlendiremiyor. Eğer defansa çözüm bulunmazsa GS den korkmaya gerek yok, çünkü Ankaragücü maçındaki gibi denk geldiğinde mağlup olacaktır. Defansı toparlarsa korkulacak takım olur ama o zamanda forvet hattı bu kadar güçlü olur mu acaba?

pclion dedi ki...

Şurda 8500 vuruş yazı yazmışım ama "Galatasaray harika oynadı ama üç puanı çalındı" yazmışım gibi davranılıyor, ona üzülüyorum. Şu yazının %70'i maç analizidir, gerisi hakemdir ve saha olaylarıdır. Fenerbahçe yendi diye ofsayt golü, olmayan penaltıyı, verilen abuk kararları yazmayacak mıyız arkadaşlar, maç öncesi hakemin kafasının yarılmasını yazmayacak mıyız? Dünyanın neresinde hakemin kafası yarılmışken maç oynanır? Beklentiniz nedir, Fenerbahçe en birinci deyip çekilelim mi?

Hayır, Fenerbahçe'nin başarılı savunmasına ya da maçı kazanmasına bir şey diyen de yok. Takımımdan ve hakemden şikayetçiyim, bunu yapabilmek için de izin mi almam gerekiyor?

Green Tuborg nikiyle yazan arkadaşa soruyorum özellikle, düzgün bir dille yazmaya çalışsın bu sefer.

GreenTuborg dedi ki...

Tam bir hayal kırıklığısın açıkça yazdım yayınlamadın kardeşim tv de neyseniz o olun yada şuanda burda neysen o ol fanatik ol şimdi yaptığın gibi insanları aptal yerine koymayın takip ettiğim ve saygı duyduğum bir yazardın şuandan itibaren senin de tribünde rakip tarafa ana avrat küfür eden şahıslardan bir farkın yok benim için bu seni ne kadar entrase eder oda ayrı

milfoy hamuru dedi ki...

aglayın su yukselsin
belki kurtulur gemi
anne seccaden gelsin
bize dua et emi

gozlerini sarikirmizi, kalbinizi fenerbahce korkusu burumusken, zaten saglikli bir yazi beklemek hata olurdu. yinede siz siz olun, gozyaslariniz kurudugunda salim kafayla birkez daha maci seyredin. senelerdir ders cikaramadiniz ama umutta fakirin ekmegidir sonucta..

pclion dedi ki...

İşte onu açıklamanı istediğim için sordum, niye farkım yokmuş tribünde küfür eden adamdan? Maçla ilgili düşündüğümü yazmışım, Galatasaray kötü, hakem daha da kötü, saha olayları var vs vs. Yarın program olsa bunları söylemeyeceğimi mi zannediyorsun? Maç öncesi yazımla Yenilsen de Yensen de'de söylediklerim arasında bir fark yoktu, şu anda da farklı düşünmüyorum.

Kızgınım ve sinirliyim elbette, ben de bir Galatasaray taraftarıyım, bu da yazı diline agresiflik olarak yansımış olabilir ama asla bir saygısızlık yapmadım, Fenerbahçe'nin hakkını da verdiğimi düşünüyorum. Bunun için ana avrat küfretmişim muamelesi göreceksem gerçekten yapabileceğim bir şey yok arkadaşım, kusura bakma...

T.Ç. dedi ki...

bence hakemler kadıköyde tırsıyorlar.mesela barosun sakatlandığı pozisyonda emreye kart veremiyorlar.evet sertlikle yıldırma fenerin taktik anlayışlarından biri.ama hakemlerde bunu görmezden geliyorlar.keitayı sinirlendirmek üzerine kurulu bir yapı var.hakemin buna önceden sezmesi lazım.ama bu olmuyor.cesur bir hakem olsa belki durum farklı olurdu.yakın zamanda hatırlarsın.lincoln e tabanla selçuk girmişti orta sahada.kart verilmedi.ve lincoln kart aldı o pozisyonda sarı kart istediği için.maalesef türkiyede hakemler anti futbola izin veriyorlar.mağlubiyeti hakeme bağlamak yanlış ama katkısı var hakemlerin.geçen sene avrupa maçlarında galatasaray çok iyi oynuyordu.bu sene de fena değil.çünkü avrupa maçlarında hem rakipler art niyetli değiller ve futbol oynamaya çalışıyorlar ve de hakemler art niyete müsaade etmiyorlar.hal böyle olunca hem keyifli maçlar oluyor(oyun durmuyor)hemde skor anlamında iyi sonuçlar elde ediyorsun.
taktik anlamında bu hesaba katılması yada düşünülmesi gereken birşey olabilirdi.yani sende üçlü orta saha ile(ayhan-mustafa-barış)oynatmamak ve sertlik üzerine kurabilirdin.çünkü türkiyede oynatmayan oynamak isteyene göre daha avantajlı.(hakemlerin oynatmayanın yanında yer alması).
evet galatasaray daha defansıf ve sert bir 11 ile sahaya çıkabilirdi.birde şu varki tribünlerin sahaya yabancı madde atması keita üzerinde olumsuz etki yaptı.bunu bilerek yapıyorlar.maçtan önce neler dendi.ve aynen öyle çıktı.kadıköyde organize birşey yapılıyor.bakalım bir ceza gelecek mi?sanmıyorum.ceza gelmezsede rövanştaki maçta daha dehşetengiz sahneler görebiliriz.
birde ntvsporun ve rıdvan dilmenin ne kadar tarafsız olduğunu ! çoğu kimse görmüştür.selçuk yuladan farkı yoktu.penaltı kesinlikle penaltı değildi..böyle ucuz bir penaltı olmaz.hakem alex in kendini yere atış şeklinden bile penaltı olmadığına kanaat getirebilir.pozisyonu görmese bile.alex in klasik penaltı aldırma hareketi.özetle: türkiyede oynuyorsan biraz daha sert bir kadro çıkaracaksın.burası avrupa değil.avrupalı hakemlerde yok.yumuşak kadro çıkarırsan ve oynamak istersen durum bu olur.geçen seneki mağlubiyetten hakemler açısından bir fark göremedim.orada da selçuk tabanla lincolne girdi.sarı kartı gören lincoln oldu.
kıssadan hisse:burası türkiye.daha sert oynatmayan bir 11 ile çıkmak daha mantıklı!

Sade dedi ki...

Kötü oynadık maalesef... Hakemde çok kötüydü...

tolga dedi ki...

izin alman gerekmiyor pclion. kaldı ki bu işi kimseyi mutlu etmek için yapmıyorsun, herkes beni sevsin, haftada 500 hit alayım diye bir derdin olduğunu da sanmıyorum. blog yazıyorsun diye tarafsızlık yemini etmiş de değilsin. kaldı ki yazında irite edici bir yan da görmüyorum. evet bizim takımımız kötüydü, eksikleri çok vs. ancak kimse, bugün kafası yarılmış hakem, 38 faule karşılık çıkmış 1 sarı kart, bariz ofsayt olan bir gol olduğu gerçeğini, skor tabelasını göstererek görmezden gelemez. BU AKŞAM MAÇTAN ÖNCE SAHADAKİ HAKEMİN KAFASI YARILDI.. futbolu, taktiği, fb'nin alex pardon.. akıl dolu oyununu konuşmak isteyen arkadaşları, 5 Kasım 2009, UEFA Avrupa ligi Steau maçının ardından, yan hakemin kafasını yardıktan sonra derinlemesine konuşmak üzere beklerim.. sahaya bir kaç şişe su da atarsınız artık (şayet o dakikadan sonra maç kalırsa)..

T.Ç. dedi ki...

şunuda eklemek istiyorum.bu sene geçen seneye oranla daha kötü bir futbol var.ben skibbeci biri olarak geçen seneki oyunu özlüyorum.yensekte yenilsekte çok organize bir oyun vardı.bu sene o organize oyun daha oluşmadı.geçen seneki saha dışı (hakem-sakatlık-yönetim vs)olaylar saha içini çok etkiledi.ona rağmen sahada skibbe zamanında çok iyi avrupa çapında bir oyun vardı.fenerin oyun planı belli.bekleyip hızlı çıkmak.
bence rijkaarda birileri türkiyedeki futbol düzeninin(antifutbol) başka olduğunu söylemesi lazımdır.geçen sene harika benfica maçından sonra fener maçı vardır.ve fener yendi.3 gün sonra.ne değişti.değişen şu oldu.avrupadan türkiyeye geldin.ve oynatmamak üzerine(sert futbol)bir yapı ile karşılaştın.herkes psikolojik falan dedi.öyle değildi durum.geçen sene galatasaray aklıyla oynuyordu.öyle psikolojiden etkilenecek bir durum yoktu.benfica maçında süper oynayan takım 3 gün sonra ne oldu.maç oynanmadı.çünkü devamlı faullerle oyunu kestiler.benficadaki akışkanlık pas trafiği faullerde durdu.maalesef türkiyedeki hakemler bu faulllerle oyunu durdurma olayına müsade ediyorlar.sarı vermiyorlar.yani geçen sene selçuk sarı görmedi.bu senede emre görmedi.
oyun normal oynansaydı galatasaray kazanabilirmiydi.yine kazanamazdı belki.ama oyununu oynardı.hasılı kelam kadıköyün psikolojik faktörü yoktur.kadıköyde hakemlerin psikolojik faktörü vardır.

Seyyid Ali dedi ki...

Adsız yazacak kadar yüreksizlerin yorumlarını burada yayınlaman bile senin ne kadar objektif bir taraftar olduğunu gösterir PClion;adını hakediyor bu forum.
Pek çok Galatsaraylı yorumlarında zaten Keita,Arda,Ayhan gibi futbolcular üzerinden tenkitleri, daum,carlos ve kazım üzerinden de fenerbahçe'ye övgülerini iletiyor.Maç öncesinde başlayan ve maç içinde de devam eden stad terörünü,hakemin yanlış kararlarını görmezden gelmemiz beklenmemeli.Zamanında I love you Şenoldan, Merdiven boşluklarından, Ankarada küfür eden 30 taraftar yüzünden sahamız kapandı; yıllarca biriken Kadıköy terörüne tepki olarak 19 Mayıs 2007de Samiyende tribünlerde en kötü şeylerde yaşandı.Ne varki herşeyin cezası çekiliyor boğazın Avrupa yakasında ve kabulleniyor.
Şuan için Galatasaray yönetiminin yapması gerekenler;öncelikle stadı bitirecekler ki 52bin kişiyle oyuna müdahale nasıl edilir,hakemin kafası nasıl yarılır ve herşey nasıl örtbas edilir bizlere gösterme şansı olsun.Rakibinle şartların eşit olmalı,tokat atıldıktan sonra diğer yanağını uzatmayacaksın.
Kaptanlık bir ödül bir motivasyon değildir; eğer geçen sene kavga çıkaranlara gerekli ceza verilseydi bugün maç öncesinde polatlık yapan ama maçta ruh gibi gezinen bir oyuncun olmazdı.Bu nedenle Keita'ya maddi olarak sğlam bir ceza verilmeli; Aydın,serkan,alpaslan gibi gelişimi duran oyuncuları da ibret olsun diye devre arası göndereceksin ki alttan gelen Serdar,Emre gibiler kendilerini sürekli geliştirsinler.
Son olarak blogları taraftar forumuna çevirmek isteyenler antu,çarşı,ultraslan gibi pek çok seçeneği tercih etmeli diye düşünüyorum.
Medyada satılmış onca kalem varken yaşanılan şeylerin özgürce yazıldığı böyle bloglar başımızın tacıdır, ellerine sağlık.

Turan dedi ki...

Fenerliler coşmuş yine.. Kötü oynadınız kaybettiniz hakemin ne kabahati var deniyor. Peki öyle olsun.. Cüneyt Çakır'ın ne kabahati var sizin maçlara verilmiyor.

Ofsayttan gol atmışsın, yalandan penaltı. Maç 2-0 oluyor sen hala hakemlik birşey yok diyorsun. Eee bravo valla...

Ayrıca beklenenden kötü performans sergiledik. Ona bir itirazımız yok

Adsız dedi ki...

Bu maçın oynanmış olması bile yeterince rezil bir durumken, futbol konuşabilmek daha da rezil bence. Cristian-Arda arasındaki iğrençlik herşeyin tuzu biberi olmuş. Bu derbinin artık yasaklanması gerekiyor birileri akıllanana kadar. Yeter artık... Futbol konuşulmasın, böyle büyük çirkefliklerin, rezilliklerin olduğu maçlardan sonra lütfen futbol konuşulmasın.

Yusuf

Adsız dedi ki...

Mustafa Sar ve Ayhan'nın yerine 2 tane Haldun Üstünel transferi(en az 2 milyon euroya oynayan kaliteli) transfer olmadan defans hattı aksayacak.Aydın'ın sağ çarprazdan o açıdan golü oldğunu hatırlamıyorum,Nonda o pozisyonda özellikle geride kalıp pas bekledi Aydın'dan,fakat Aydın 'ego' suna yenildi.Artık Aydın(yemi ediyorum sabır taşım çatladı,bu adamdan birşey olmayacak,alt yapıdan öğrenmeye açık Serdar Elik'ler oynasın,sıkıldım bu adamdan,Ve Ayhan'a gelelim:Yıllardır enine çalım atıp gözleri boyayan,tek pas kavramından bi haber(Linderhot bu özelliğiyle kat be kat üstün) Ayhan bıkkınlık verdin,enine ve geriye pas verip rakibin yerleşmesne fırsat veriyon..
Uğur,sence Elano dünya kupasına sağlam gitmek için mi bu kadar silik ve sinik oynuyor?Ya yemin ediyorum hayal kırıklığı yaşıyorum Elano konusunda..

T.Ç. dedi ki...

taktik konuşalım.orta üçlü: barış-ayhan-mustafa sarp

ileri üçlü baros-arda keita

skor durumuna göre ikinci yarıda değişiklikler yapılabilir.(elano-kewell-nonda gibi)

bu defans isimleri(gökhan-servet) olduğu müddetçe bu diziliş mantıklı.ama daha iyi stoperler olur o zaman daha hucumcu bir yapı olabilir.hem defans elemanların arızalı hemde çok hucumcu bir kadro sahaya sürüyorsun bu yanlış felekate davetiye çıkarmak gibi.

Erdal Güngör dedi ki...

Elbette Fenerbahçe güzel futbol oynadı,hafta ortası iyi çalışmışlar ve onlar için bilhassa Galatasaray derbileri çok önem taşıyor çünkü vizyonları bu başka bir şey değil,buna saygı duymalıyız.Başkanları ortaya bir hedef koymuş camiaları bununla yatıp kalkıyorlar ve Fenerbahçeye bu başarı yetiyor fazlada ileri bakışlı değiller Ülke çapında sınırlı tutuyorlar kendilerini ve bundan gayet memnunlar,gerisi tefferuat.

Benim futbola bakış açım burada yazanlardan daha farklı olduğu için şimdi yazacaklarım belki hoşunuza gitmeyebilir anlamakta güçlükte çekebilirsiniz.Uzun yıllar peşinden koşturdum meşin yuvarlağın,ilk başta oynayanlar yada önceden oynamışlar için futbol sade oyun değil aynı zamanda bir mücadeledir,savaştır.Kora Kor,Adam-Adama,Takım olarak karşı tarafa üstün sağlamaktır.Tabii ilk önce hedef gol atmak,rakipten fazla atarsan kazanırsın futbol bu kadar basit.Ama futbol bununla sınırlı değil,sahada oyuncu gol atmakla yetinmez o karşısında duran rakip oyuncuyuda yenmek ister ve bunun için elinden geleni yapar.Tekme,yumruk atar,küfür eder.Schalke 04'dün efsane oyuncusu Stan Libuda'nın bir zaafı varmış,zamanında rakip oyuncular bunun farketmişler.Libuda acayip kıskançmış,eşi kaldığı bölgenin güzelik kraliçesiymiş.Rakip oyuncular baktılar Libudayla baş edemiyorlar hemen "hışşşşt stan karın şimdi ne yapıyor acaba?" diyerek onu kızdırırlarmış.Malum adamı can damarından vururlarmış her seferinde.Futbol sizin hayellerinizde süslediğiniz yazıp çizdiğiniz gibi sade taktikten,oyun disiplininden oluşan oyun değil,çok daha ötesi.

Biz 10 senedir Feneri kendi sahasında yenemiyoruz ve onlarda ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar,böyle maçlara hep beraber sahaya çıkarsın,hep beraber derken tribünlerde dahil ve bunu Fenerbahçe sırf Galatasaraya karşı her seferinde iyi uyguluyor,ben Twente'ye karşıda aynı tabloyu görmek isterdim.Skor ne olursa olsun bu akşam kazansaydık bile Keita o yumruğu atmasaydı ben tatmin olmazdım,ellerine sağlık.Futbolun özü budur,isterseniz siz süslü yazılar dizeceğinize şöyle futbolun temelini araştırın.Sizin Modern Futbol dediğiniz yüz bilmem kaç yıl önce Cambridge Üniversitesinin ortaya attığı konzept doğrultusunda tasarlanmış ve şimdi sahalarda gördüğümüz oyun,1993 yılında uefa kriterlerinle başlayan sanayileşme değil.

Biz kötü oynadık,Sturm Graz maçından bu yana kötüyüz bugünde farklı değildi.Sebepleri ortada,dünya çapında teknik direktör olan Rijkaard'tın oyun stratejisini takım içinde kasıtlı sabote eden bir kaç haylaz var ısrarla inat etmişler hocalarının verdiği talimatları yerine getirmiyorlar,salla başı al maaşı.Rijkaard şu anda bir dönüm noktasında olabilir,ondan önce gelmiş TD'ler gibi,sorun hocada değil futbolcularda.Üç büyük kulüpte oynayan futbolcular aşırı derecede para kazanıyorlar,çoğunun aldığı eğitim yetersiz hatta okulunu yarıda bırakanlar var sırf futbolcu olmak için.Bunun ötesinde çevrede ve medyada gördükleri ilgi onları şımartıyor,bu durumu şuursuzca kendi lehine kullananlar var.Kendilerini mental olarak hiç geliştirmiyorlar,doğru dürüst sosyal hayatları yok playstation ve MSN dışında.Şimdi bunların başına Rijkaard ve Neeskens gibi futbol filozoflarını getiriyorsun aynı Einstein'ı alıp taş devrine ışınlayarak oradaki mağara insanlarını eğitmesi gibi,şans işi.

Hakeme gelince,iki hatası var 1.Yardımcısının kafası yarıldıktan sonra maçı başlatması. 2. Nondanın pozisyonundan sonra oyunu kesmesi.Neden Bünyamin Gezer? Mehmet Demirkol hafta ortası çok önemli noktaya dikkat çekti.Türkiyenin iki FİFA kokartlı top klas hakemi var Cüneyt Çakır ve Selçuk Dereli bu ikisi büyük ihtimalle Güney Afrikada DK'da görev alabilirler,niye bunlardan biri maça tayin edilmedi? Cevapı basit,MHK onları korudu,eğer görev verselerdi birini yakacaklardı çünkü onlarda bu güruha karşı çaresiz kalacaklardı, MHK'nin olduğu gibi.Nasıl olsa aynasız benyaminin geleceği FİFA'da parlak değil onu harcamak kolay,üstü kalsın.Hakem maçın stresini kaldıramamış önemli değil,onun için esas evde yorgan altında kaldıramzasa sorun çıkar.

Adsız dedi ki...

Yazıda subjektifliğin zirve yaptığı bir yer var ki Avrupa futbolunu yakından takip ettiği iddiasındaki bir blog için düşündürücü. Kazım'ın yaptığı şarjlara asıl Avrupa'da hiçbir şey çalınmaz. Hele iki pozisyon vardı ki topu önüne almış kaleciyle karşı karşıya kalmışken Gökhan ve Servet'in hiç temas bile sağlanmadan kendilerini yere atıp faul almaları tam komediydi. Her hafta izliyoruz Premier League'i. Daha yeni Liverpool-Manchester maçını gördük. Şarjmış, omuz omuzaymış, ikili temasmış bunların kralı oluyor buralarda ama düşene değil ayakta kalana prim tanınıyor hep. Servet-Gökhan, Kazım karşısında bu hale düşüyorlarsa bir Rooney, bir Torres karşısında yerden kalkamazlar herhalde ama o seviyelerde kendilerine faul çalacak bir hakem bulamazlar kolay kolay.

Adsız dedi ki...

eline sağlık yine güzel tespitlerde bulunmussun..yazılarını sürekli takip etmeye çalışan biri olarak söylüyorum ki mizacında ve tarzında bir farklılık görmedim..
bu maç geçen seneki maça benzedi aslında..çift vurusu göstermek için lincoln ün arkasına saklanan hakem yerine nonda nın kendisini attı gerekçesiyle oyunu durduran bir hakem vardı,o kadar..bunlar futbolun doğasında var..nasıl ki maç yaklasık 20 dakika uzayabiliyorsa böyle şeyler de olabiliyor maalesef..
burda önemli olan noktanın kendisine avantaj sağlandığı gün sus pus olup,dezavantajına olduğu gün çığlığı basanların ne kadar da günlük tepkiler verdiklerinin anlaşılamaması olduğunu düşünüyorum...bu böyle geldi ve böyle gidecektir maalesef..
bugun sana olan yarın başkasına olacaktır maalesef..
bir tane delikanlı çıkıp da haksız olduğuna inandığında bunu dile getirirse o zaman bir aşama olur belki..

T.Ç. dedi ki...

türkiyede şu var.pres yapmak, alan daraltmakla kontrolsuz rakibe girmek karıştırılıyor.yukarıdaki deniz adlı arkadaşın hayvani nitelemesi bunu açıklıyor.türkiyede neden keyifsiz futbol oynanıyor.bundan dolayı.takımlar alan daraltmak pres yapmak deyince rakibe kontrolsüz dalmayı anlıyorlar.geçen seneki fb-gs maçını düşünün.3 gün önce benficada harika oynarken maçın en öenmli özelliği maçın az durması ve oyunun akışkan seyirde olması.çünkü iki takımda kontrollü pres ve alan daraltıyordu.ingilterede yada ispanyada ne kadar güzel maçlar oynanıyor diyorsak bunun nedeni oyunun kontrollü oynanması ve az durmasıdır.yani orda da takımlar pres yapıyorlar ama dalmıyorlar.alan daraltıyorlar.bu şekilde hataya zorluyorlar.bizde böyle birşey yok.geçen sene fb-gs maçının ikinci yarısı oynanmadı adeta.dakikada faul oldu.yere yatan kalkmadı.ne kadar cinslik varsa yaptılar.3 gün önce benficada harika maç yapan takım 3 pası yapamadı.çünkü oyun kurmadan oyun duruyordu.kontrolsüz faullerden dolayı.bu sadece fenere has bir durum değil.çoğu anadolu takımıda böyle.yani sertliğe sertlikle karşılık vereceksin ve kör dövüşüne sahne olacak .şansına gol atarsan kazanacaksın.butür maçların maalesef hakemler bu hale getiriyorlar.cristianın ardaya dalışı neyle açıklanabilir(saha içindeki maçtaki bir pozisyon).yıldırmak amaçlı iyi niyetten yoksun ve önceden planlanmış hareketler.biz bu hakemlerle iyi futbolu ancak avrupada görebiliriz.yoksa bu kafayla saniyede oyun duracak maç bu şekilde devam edecek.yani sen bir plan yapıyorsun takım olarak ama daha başlamadan faulle plan bitiyor.faul olacak ama bununda bir sınırı var.istatistik uzmanları ingilterede maç başına kaç faul çalıyorlar.burda kaç faul.işte aradaki fark futbolun kalitesini ve anlayışını ortaya koyuyor.zaten takımların çoğunun belli bir organizyonu yok.olanlarıda faulle başlamadan bitiriyorsun.benfica-gs maçı gs yenilmiş bile olsaydı keyifliydi.çünkü orada kontrollü futbol oynanıyor.oyun akışkan oluyor.fenerin yenmiş olup olmaması çokta önemli değil.hani soruyorlar bizim futbolumuz neden göze hoş gelmiyor.türk futbolu neden bu hallerde.cevap olarak teknik taktik konuşuyorlar hep.birazda antifutbol dan dolayıdır bu göze hoş gelmeyen futbol.bunu konuşmazlar.genel olarak böyledir.türk futbolun seyir keyfinin yükselmesi isteniyorsa bu faul sayılarının düşmesi lazım.yoksa maçlar kör dövüşü şeklinde geçmeye devam edecektir.benfica maçında galatasayı izleyen portekizli vatandaş 3 gün heyecanla derbiyide izlemişse varın siz düşünün o portekizli futbol severin halini.sonra kimse yayınlamaz tabi senin ligini.kendi kendimize kör dövüşü yaparız eğleniriz.barcayı ağzımız açık izleriz.ama barcanın rakibininde oyunun güzelleşmesine katkıda bulunduğunu görmeyiz.

Majesty dedi ki...

Saraçoğlu stadyumunda ilk 30 dakika gol yememek lazım, maçın başında rakibi tutacaksınız. Tutamadık, tipil maç başı gazıyla gelen golü yedik.

Dönem dönem iyi pas yapıp, oyunun kontrolünü ele aldık ama topu ileriye taşıyamadık verimli biçimde. Bu sırada fenerbahçe taraftarı susuyordu. 2. golü yedik, ona rağmen fena değildik, golü attık. Top çevirmeye devam ettik, belliydi kaleye de yaklaşıyorduk. Ama Keita'nın hareketi maçı orada bitirdi zaten, gerisini konuşmaya gerek yok.

Fakat şöyle bir gerçek var, fenerbahçeli taraftarın galibiyet gazıyla ağlamasına gerek yok. Baroni Arda'yı itip kavga başlattı mı? Başlattı, Arda'nın arkası dönüktü görmüyordu bile. Hakemin kafası yarıldı mı? Yarıldı. Kafasına bant bile çekmediler, rezil olmamak için, kanı gözüküyordu. Futbolcunun kanı öyle dışarıda olsa oyuna almaz hakemler. Sahaya su yağdı mı? Yağdı. Kazım 10 faul 0 sarı kartla oyundan çıktı mı? Çıktı. Bir yumruğa hiç, diğer yumruğa kırmızı çıktı mı? Çıktı. Maç başlarken mor menekşe hoparlörlerden çalındı mı, çalındı?(bunda birşey yok ama samiyende ayva çiçek açmışı duyunca çıldıranlar olduğu için söylüyorum).

Fenerbahçe yendi diye bunları görmemezlikten gelecek değil kimse. Geçen sene Fenerbahçe'nin samiyene gelme amacı belliydi, rakibi kışkırtıp, olaylar çıkmasını sağlamak. Başarılı da olmuştu. Şimdiki "futbol oynadık yendik" muhabbetini yapanları o zaman görmek lazım.

Bu blogun adı da, her ne kadar sıradışı durumlar hariç objektif yazılar olsa da, pclion. Gelenler de ona göre gelsin bir zahmet. Dayılanmaya gerek yok.

evrendeki en mutevazı insan dedi ki...

Maçın adamları hakemlerdi. Fenerbahçe'nin ilk iki golü nizami değil. Böyle olunca maç daha adaletli yönetilebilseydi ne olurdu hiç bilemiyorum.

caglar dedi ki...

benim bu maçta diyeceğim tek şey hakemin keitanın hareketini görüp gökhan gönülün elanonun boynundan tutup sıkmasını göremeyecek kadar aciz olmasıdır. kazımın yaptığı onca faule rağmen hala bir sarı kart çıkaramayan,baroninin maç içinde ardaya vurmasını görmek istmeyen hakem maçın önüne geçmiştir. fenerin attığı 2 golde hakemin hediyesidir buna rağmen basında bununla alakalı hiçbir şey yoktur ama aynısı fenere olsaydı neler olurdu neler

Adsız dedi ki...

Son yıllarda GS olarak Kadıköy'den çıkarabildiğimiz yegane beraberliğin kadrosunu göz önüne getirirsek Kadıköy'den nasıl çıkılır'ın şifresine çözmeye yaklaşmış olabiliriz. O akşam 11 türk oyuncu, tekniği zayıf ama mücadelesi çok üst düzey, tekmeye kafa sokan kadro vardı ve yıllardır ilk kez Kadıköy'de galibiyeti kaçırmıştık. Türkiyede derbi kazanmanın sırrı budur. Çok koşan,basan,ıssıran, tekmeye kafa sokan adamlar. Bakın dün FB'ye Alex dışında 9 tane deli gibi baskı yapan adam ve karşısında helva kıvamında bizim oyuncularımız.

Evet bence de hakem hatalı, gol ofsayt, penaltı tartışılır ama Kadıköy'e giderken bunları önden kabul edeceksin, ona göre oynayacaksın, bu oyuna uygun kadro seçimiyle sahada yer alacaksın.

Ve en kısa zamanda sende ASlantepe'ni bitirip benzeri terör ve baskı ortamını sende orda yaratacaksın...

victor dedi ki...

Şu çok açık ki Fb yönetimiyle , oyuncusuyla, taraftarıyla vs. Gs maçlarına çok iyi hazırlanıyor.Planlı bir şekilde maç öncesinden başlayarak gerilimi çok iyi tırmandırıyorlar.Hakemi de etki altına alıyorlar.Bizim oyuncuların da kadıköy de ki ruhsuzlukları ya da psikolojileri herneyse Fb'nin işini kolaylaştırıyor.Bu etkenlerin dışında saha içerisinde de iyi oynadığımızı hatta mücadele ettiğimizi söylemek bile zor.Kazanmayı hakedecek hiçbirşey yapmadık.Kadıköy'de kazanamama sendromuna Gs yönetiminin bir çare bulması gerektiğine inanıyorum ben.Belki bir mentor belki psikolojik destek bilemiyorum herneyse artık.Yoksa bu gidişle 10 yıl da olur 15 de 20 de olur maalesef.En çok üzüldüğüm konuysa Baros'un ilkyarıyı kapatması ve Keita'nın en az 2 maç ceza alacak olması.

Fabregas dedi ki...

Baronin ardaya vurduğu pozisyona devam,baronin ardayı arkadan indirmesine devam,emrenin barosa yaptığı faule sadece faul,aynı emrenin ayhana arkadan girmesine devam ve ayhanı çileden çıkartıp ayhana sarıyı gösteren hakem,elanoyu ittiren hakem,ardaya şuradan çıkacaksın diyen hakem k.kazımın 2 dkda oyundan çıkmasına devam dedi,ilk yarı gökhan gönül-elano-keita-seyirci-emre-baros vb olaylar varken maçı 2 dk uzatan bir hakem,gökhan gönülün elanonun boğazını sıkmasına devam,ilk gol ofsayt,penaltı tartışılır

Yenilgiyi hakettik mi hakettik ama bünyaminin böyle yönetmesine şaşıran var mı bence yok

Fabregas dedi ki...

Maçtan önce bilica ardanın kafasına vuruyor k.kazım aydını nasıl ittiriyor adam kart vermiyor sen kimsin elanoyu ittiriyorsun bana bak de şuradan çekeceksin de adam ittiriyor elanoyu

gomongo dedi ki...

Herkes mi akil tutulmasina ugradi? Hangi ligi izliyoruz Norvec ligini mi? Ilk defa mi petler atiliyor sahalara? Yahut bu Saracogluna has birsey midir?

Biz bu goruntulerle buyuduk, 20 senedir de degistigini gormedim, biz boyle bir toplumuz agresif saldirgan... Bunun sebeplerini de sosyal statuyle falan aciklayamazsiniz. Hepsi en az 100 YTL verip o maci izleyebilme luksune sahip insanlar. Kravatlisi takim elbiselisi de yapiyor bunu.

Ilginc olan bu goruntulere sasirmak. Ben bi baska biyerde dogup buyudum? Daha cok degil birkac hafta Antalyaspor-Fenerbahce once malzemecinin kafasina koltuk geldi hem de kac metre yukseklikten! Bakin pet sise cakmak vs degil koltuk geldi adamin basina! Zavalli adam yerde saatlerce kivrandi(Lafim ozellikle senin bloguna degil PCLion, belki yazmissindir, hatirlamiyorum su an, genel konusuyorum sadece)

Burada a takiminin b takiminin taraftarligini yapmiyorum. Antalyaspor maci sadece yakin zamanda aklima gelen bir ornek. Problem o gun o malzemeci icin -sirf rakip takima ait bir mesele diye- sesini bloglardan/yorumlardan bu kadar yukseltmeyenler mevzu bahis kendi takimlari olunca bu olaylarin ilk defa oluyormus, kendi takimlarina surekli yapiliyormus ve hatta kendi takimlarinin bu islere daha once hic bulasmamis tribunlere sahip olduguna adeta inanip, ortaligi ayaga kaldirmak, atilan pet siseye cok sasirip "pet sise attilar aabi!" demektir. Tribunden o insana petsise attiran fanatizm iste tam buradan baslar, sadece kendine yapilani gor, baskasina yapilana kafani cevir gormemezlikten gel...

Bu macin rovansinda, dunku macta olanlar tribunleri tetikleyecektir. O macta da fenerliler atilan pet siselere cok sasirip "pet sise attilar abi!" diyeceklerdir adim gibi eminim. Bu hep boyle olmustur...

Adsız dedi ki...

http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=63085

Şu ofsaytı vermiyor

fırat dedi ki...

ya devamlı bloglarda üstüne basa basa söylüyorum.
Maçın kaybedilmesinin bir kaç nedeni var. Ama en önemlisi Rijkaardır. Resmen dalga geçiyor. Total futbol diye gs ve gslıları kandırıyor. Rijkaardın barcelonadaki futbol sistemine lütfen bi bakın. 4-5-1 ya da 4-6 oynatırdı. Yani sert bir ortasaha kurgusu ile. Gs da ise tam tersi ortasahasız oynatıyor. Bakın ortasahaya Mustafa Sarp, Ayhan, Mehmet Topal ve Barışı koy. Forvetten de 2 kişiyi çıkart. Daha çok koşan ve mücadele eden bir takım oluşur. Barca dan bildiğimiz Rijkaard bu değil yani.

Adsız dedi ki...

Bu yazı objektiflikten çok uzak ,sinirine yenik düştüğün açık. Acetonun ve tardinin yazılarını öneririm sana ,daha sağduyulu bir yaklaşım için .

Uğur

gerisi önemli değil... dedi ki...

galatasarayımız panikleyip savruk oynamasa ve sinirine hakim olabilse bu maçı alırdı. ciddi manada şansı vardı. çünkü fenerin sertlikten, sinirlendirmekten ve adam markajından başka yapabileceği hiçbir şeyin olmadığını gördük. bu fenerin bu sezon herhangi bir şey yapamayacağına hala inanıyorum.

ayhan akman bu maçla beraber benim için bitmiştir. galatasarayımızın hiçbir oyuncusuna bu kadar çok sinir olduğumu hatırlamıyorum.

Arkhe dedi ki...

"Kazım'ın pivot santrafor olarak gösterdiği performans dikkat çekiciydi, oldukça iyi boğuştu Servet'le. Hoş, o şarjları hiçbir Avrupa maçında yapamazsınız ancak burası Türkiye"

Hepsini geçtim de bu bölüm hiç olmamış yaw..

Şenes dedi ki...

"Yine erken golü yiyen taraftı" da ne demek ki? Geçen sezon üçüncü dakikada öne geçip de ardından 4 tane yiyen yine bu Galatasaray değil miydi?

Adsız dedi ki...

kalite mi düşüyor yoksa bana mı öle geliyor??

mrt309 dedi ki...

Bir tane gol pozisyonu olmayan Galatasaray maçı 3-2 alsa şaşırmaz mıydın gerçekten? Bence 1 gol atması bile şaşırtıcı.

Fenerbahçe'nin hakem sayesinde kazandığını düşünüyorsun ancak Kazım'ın gs stoperlerinden temiz şekilde topu alıp gole gideceği pozisyonlarda faul çalan bir hakem vardı. Lugano'nun maçın başında attığı golü de verebilirdi hakem. Sanırım kimse itiraz etmezdi. Penaltı pozisyonunda kalecinin Alex'e müdahalesi var. Alex'te müdahaleyi hissedince düşüyor. Bunları her hakem verir. Eğer penaltı olmasın istiyorsanız kaleci Alex'e değil topa dokunmalı. Keita'nın Carlos'a savurduğu yumrukta bariz kırmızı karttır.

Hücumda başarısız bulduğun Fenerbahçe'nin Kazım, Lugano, Alex ve Güiza ile kaçırdığı golleri tekrardan hatırlamaya çalışmanı öneririm.

Genelde daha tarafsız yazılar yazıyorsun ancak 10 sezon üstüste kaybetmenin etkisi böyle yazılara sebep olabiliyor. O nedenle normal karşılıyorum. Senden Galatasaray'ı eleştirirken, Galatasaray'ın hücum gücünü bitiren ve 6-7 tane net pozisyon bulan Fenerbahçe'nin hakkını teslim etmeni beklerdim.

Mr.Y dedi ki...

Ellerine saglik, duygularima tercuman olmussun. Acaba gun gelecekte FB bizi SS'de "temiz" yenecek mi yoksa hep böyle seytanlikla gelmis seytanlikla mi gececek!! Onsdan sonra neymis dunya derbisiymis. Kendimizi kandirmayalim.

Simdi burada bu kadar terörun ardindan malesef bizimkiler altinda kalmiyacaktir ve malesef "sulu derbinin" iki kati su atilacaktir sahaya...

Biz su sislerein sahaya attik stadimiz 5 mac kapandi. Simdi TSL ve federasyonun adilligini görecez. Keita'nin gözune sise, hakemin kafasini yarmak, mac baronin ve bilica nin magandaliklari SS ne kadar kapatiracak. Tahmin hic kapatilmayacak, baronide biilcada ceza almiyacak!

Adsız dedi ki...

PC LİNON kardeşim gene yazını begendim teşekürler gerçi herkes kendine göre yazmış herkesin eline saglık arkadaşlar ne olur eleştirilerde birbiriniz anlayın çünkü bunu hiç bir galatasaraylı kabullenemez .öncelikle maç için yazmak istemiyorum herşey ortada fenerbahçe eşittir hakemler ve dansözleri.bukadar yeter gelelim bizimkilere önce bizim futbolu eleştirelim bu oyunla bizden birşey olmaz arda birazdaha nargile kafelerde gezsin aydında aynı durumda yazık bu taraftara bu maçta tebrikler sabri diyorum ayhan abiyede bir lafım var bundan sonra seni fenere almazlar unutma.....

Adsız dedi ki...

AKSİLAZ bu seferki yazını çok begendim tebrikler kardeşim aynı benim düşündüklerimi yazmışsın bende başka şeyden bahsetim yukarda teşekürler ....

Adsız dedi ki...

pc ugur kardeşim sen bildigin dorudan şaşma sanada teşekürler...

Adsız dedi ki...

Gol ofsayt, penalti da penalti degil iste. Bir kere temas yok, kaleci sadece topa uzaniyor, "efendi futbolcu" Alex de temas yokken kendini yere atiyor. Diger saha ici olaylara hic deginmiyorum bile. Buraya yorum yazan fenerliler de yuzsuzlugun sinirlarini yeniden tanimlamislar. Midem bulandi dogrusu.

Adsız dedi ki...

zaten galatasaray yenilince hep bahaneler üretilir.. top oynamayan takıma, yumruk atana, sorumsuz kaptanlarına laf eden olmaz.. birde sertliğe göz yumdu demişler.. açın maçı izleyin ilk yarı kazımın 2 pozisyonunda faulle alakası olmayan pozisyonlara faul çalındı ve 2 side karşı karşıya pozisyondu.. birinde gökhan zan kendi ayağına takıldı öbüründe servet kendi faul yaparken düştü.. zaten bu 2 adamdan belli oluyo milli takımın hali ve gsnin hali.. önce bi aynaya bakın ondan sonra fenerbahceye ve futboluna laf edin.. fenerli butun oyuncular sarı kart görseydi bile bu maçı alamazdı gs neden mi? çünkü önceki senelerde gs de olan fenerde eksik olan şey bu sene fenerde vardı.. HIRS!!!

Adsız dedi ki...

Arda önce adam olacak,nerede olduğunu bilecek ve müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmayacak.
GS maçı hakemin kafası yarıldığı ve sahaya bir şeyler atıldığı için mi kaybetti veya hep bu yüzden mi kaybediyor?Eğer maç kaybetmek sahaya atılanlarla doğru orantılıysa 19 Mayıs 2007'deki maçı kim kazandı?

1-Vederson'un ortasında top çizgiyi geçmedi.
2-Lugano yapılan ortaya Servet çektiği için vuramadı,penaltı yok.
3-Kazım'ın kaleciyle karşı karşıya kaldığı 2 pozisyonda faul çalındı.

Biraz da buradan yiyin...

Efsane Mrsiç dedi ki...

Yenilsen de yensen de de izliyorduk
Çok methediliyordun.
Ama sahteymişsin.
Senin de diğerlerinden farkın yokmuş.
Oldukça fanatik,subjektif ve tek gözlükle bakılarak yazılmış bir yazı.
E zaten Taraf da yazan birinden ne
bekleniyordu ki.

pclion dedi ki...

Yahu cidden yeter artık. Yazdıklarımın hiçbirinde ne saygısızlık, ne hakaret, ne de söylediğiniz gibi fanatiklik var. Maç öncesinde ve içinde olayları olan bir maçı ona göre yorumladım, yazının çoğu da Galatasaray ve hakem eleştirisidir şu yazının. Bunun için beni karalayacak adam beni beğenmesin zaten, zerre kadar da umrumda değil, bunu bilin.

Bir seneyi geçti şurda yazıyorum, her gün kaç saatimi buraya ayırıyorum, tek motivasyonum da şuraya gelen güzel, teşvik edici yorumlardır. Televizyona çıkıyoruz diye bizi profesyonel zannediyorsunuz ama kimseye ne maddi, ne manevi bir bağlılığım yok. Buna Taraf da dahil. Onlar yazı istedi, onlara yazdım. Başkaları ister, onlara da yazablirim. Şu son cümleniz iğrençliktir, başka bir şey değil. Benim hayat görüşümden zerre haberiniz var mı ki de böyle zeka yoksunu bir yaftalamaya gidebiliyorsunuz bir kalemde? Bir de öğretmenmişsiniz. Siz beni sırf şu yazı yüzüden beğenmeyecekseniz dediğim gibi hiç beğenmeyin zaten, keşke baştan beğenmeseymişsiniz.

Yumuşak yüzlü, sabırlı bir insanız diye işitmediğimiz kalmadı. Sahteymişim.

Konu da yoruma kapanmıştır...

Related Posts with Thumbnails