
Bu konu Mehmet Demirkol'un da topa sert girmesiyle gündeme öyle hızlı bir giriş yaptı ki istisnasız herkesin konuyla ilgili bir fikri, bir görüşü var. Kimisi benim takımımın stadı niye yok diyor, kimisi şehri. Kimisi de Demirkol gibi adaylığı bir "Türkiye'yi birleştirme projesi" olarak görüyor ve dağılıma hayıflanıyor. Aslında şehir dağılımı belli gibi ama bildirimi bekleme taraftarıydım yine de, o zaman daha farklı detayları da öğrenme şansına sahip olacaktık ama şu durumu es geçmek doğru olmayacak. Bu işi az çok takip ettiğine inanan biri olarak herkesin kendi penceresinden baktığı şu durum hakkında bir şeyler söylemem gerek. Yazıya başlamadan da şu
meşhur kriterler ne diye merak edenler olur diye UEFA dökümanının linkini vereyim.
İlk önce Saraçoğlu bildirisinden başlamak lazım tabii, bu "bizim stad niye yok?" ana fikirli yazı olmasa belki bu da tartışma da bu kadar sert yaşanmayacaktı sonuçta. Bunun nedeni aslında fazlasıyla açık. İstanbul'dan en fazla iki stad bildirilecek ve bu iki stadyumdan birisi finale ev sahipliği yapacağı için 60 bin kapasiteli olmak zorunda.
(Bkz. Görsel 2) Zaten atıl durumda bulunan Olimpiyat stadyumu varken tutup da başka bir şehre yeni bir 60 bin kapasiteli stadyum yapmak absürdlük, absürdlüğün de ötesinde ciddi maliyetli bir iş olurdu. Bu açıdan tahtaya ilk yazılması gereken stadyum Olimpiyat Stadı.

İkinci stadyum için de TT Arena ismi öne çıkıyor doğal olarak, İstanbul'un en yeni ve en modern stadyumu olarak. Saraçoğlu neden yok bu sebeple yanlış soru, Saraçoğlu'nun bu iki stadyumdan ne üstünlüğü var diye sorulması gerek sorunun, alınan cevap da her şeyi ortaya koyacaktır. Bu iki stadyum da gerekli çevre düzenlemeleri için en uygun iki stadyum, Saraçoğlu'nun 30 bin kişiye oynanan UEFA Kupası finalinde bile sıkıntı yaşadığı ortada, onu bırakın lig derbilerinde bile trafik açısından büyük problemler yaşanıyor. Elinizde her açıdan daha iyi koşullarda bir stadyum varken Saraçoğlu'nu tercih edilmesi gerektiğini söylemenin hiçbir rasyonel açıklaması yok. Bu açıklama da "Galatasaray'ın stadı varken bir şeyler söylemeliyiz." öngörüsüne istinaden yapılmış göstermelik bir açıklamadır diye düşünüyorum, zaten teknik açıdan da elle tutulur hiçbir tarafı yok. Sırf Fenerbahçe'nin gönlü olsun diye İstanbul'un en değerli arazilerinden olan Kadıköy'ü de baştan imar etme şansının olmadığını düşünürsek. Saraçoğlu'nun bir yanı okul, diğer iki tarafı ev, nasıl düzenleyeceksiniz böyle bir bölgeyi?

Üstelik Galatasaray'ın Mecidiyeköy'de stad yapma ısrarlarına rağmen stadın şehir dışına alınmasının en önemli nedenlerinden birisi de olası Avrupa-Dünya futbol şampiyonları adaylıklarında bu stadyumu İstanbul ayağında kullanabilmekti. Eldeki zibilyon tane kriter düşünülerek planlanmış, kurgulanmış bir proje olan TT Arena varken tutup da "o Galatasaray'ın stadı, bizimki olsun olacaksa" demek kulüp milliyetçiliğinden başka bir şey değil. Hazır stad varken niye TT Arena diyenlere ise turnuvanın 2016'da düzenleneceğini hatırlatmak lazım.
Ha, derseniz ki İstanbul'da 3 stadyum olmalıydı, Saraçoğlu da imkanlar zorlanıp teknik detayları zorlayıp sokulsaydı, belki derdim ama bu da adaylığımızı ciddi anlamda tehlikeye sokacaktı statüye uygun olmadığından. Zaten TFF'nin bugünkü bildirisinde bu yönde bir girişim olduğu ancak daha önce birkaç kez istisnai sebeplerle esnetilen bu kuralın Türkiye için işletileceği cevabı alınmış, alınması da normal zaten. Türkiye'nin yüz ölçümü ya da şehir sayısı açısından bir problemi yok, hatta görüldüğü üzere "O niye yok, bu niye yok?" tartışmaları yürütülüyor. Saraçoğlu'nun da aday stadlar arasında yer almasını sağlayacak son makul seçenek de bu yüzden elenmiş oluyor. Şunu da eklemiş olayım, Saraçoğlu muhalifi değilim, Olimpiyat stadının sağladığı şartları sağlayabilme imkanı varsa Saraçoğlu'nu kırk kere tercih ederim ama şu anda mümkün olmayan bir varsayım üzerinden mevcut seçimi eleştirmek bence fazla havada kalıyor.

Stadyum tartışmalarını bir kenara bırakalım, bir de seçilen diğer şehirlere bakalım. İzmir, Ankara, Kayseri, Konya, Antalya, Eskişehir ve Bursa. Bu şehirler neden seçildi sorunun en net cevabı ulaşım. İstanbul-İzmir otoyolu Bursa'dan da geçiyor, aynı şekilde İstanbul-Ankara hızlı treninin Eskişehir'den geçtiği gibi. Güzergah İstanbul-Eskişehir-Ankara-Konya-İzmir şeklinde devam ediyor ve bütün aday şehirleri birbirine bağlıyor. Bu da kısa sürede isteyen herkesin demiryolu bu şehirler arasında dolaşabilmesi demek. Bu güzergah dışında kalan iki şehir var, Kayseri ve Antalya. Antalya, konaklama imkanı ve turizm potansiyeli sebebiyle vazgeçilmez bir tercih, Kayseri ise stadyum projesini tamamlamış tek şehir olarak öne çıkıyor. Bana göre üç metropol dışında kalan en potansiyelli şehir olan Adana bile sırf bu ulaşım ve turizm potansiyeli sebebiyle dışarda kaldı, büyük tartışma yaratan Trabzon'un bile önüne yazılması gereken şehir bence Adana. Dışarda kaldı dediğimiz iller hangi kriterlere göre bu şehirlerden üstün, bunu da dile getirmek lazım o yüzden.
Trabzon, ulaşım açısından belki de bu ülkenin en zorlu coğrafyalarından biri, hadi o problemi yoksaydık diyelim, Trabzon'u ikileyecek şehir hangisi olacak, bu şehirde turizm potansiyelinin de mevcut olması gerekiyor. Ne Trabzon bu açıdan uygun, ne de etrafta bu kritere yaklaşabilen bir şehir var. Futbol kültürünün mevcut olduğu ender şehirlerdendir Trabzon, şampiyon takım da çıkarmıştır eyvallah ama bunun ötesinde bir şeyler söylemek malesef mümkün değil. Spor Bakanı Faruk Özak'ın her şehirden çok Trabzon'un proje kapsamına alınmasını istediğini tahmin etmek de zor değil hani. Trabzonlu arkadaşlarım kusura bakmasınlar ama dışarda kalan şehirler arasında dahi Trabzon'un önüne yazılması gereken şehirler var, yukarda da belirttiğim gibi. Buna Gaziantep'i, Şanlıurfa'yı da katabiliriz.

Son olarak şu harita meselesine geleyim ki bence olayın ajite edildiği nokta burası. Türkiye 81 ilin, 8 bölgenin bulunduğu geniş bir coğrafya ve bir futbol turnuvası düzenlenecek. Sırf bütün Türkiye'yi temsil edecek diye her bölgeden bir ili belirleyip mi başvurmak gerekiyor turnuvaya? En önemli kriterlerin başında ise kısa süreli ve güvenli ulaşım geliyor, bunu sağlamak mümkün müdür 'istenilen' şehirlerin dahil edilmesi durumunda. Rasyonel olarak mümkün olmayan taleplerde bulunuluyor, bunlar olmayacaksa da aday olmayıverelim deniyor, bunu anlamak mümkün değil. "Ey X efendi" üslubunu hiçbir zaman benimsememiş biriyim ama bu tartışmalarda büyük rol oynayan Mehmet Demirkol'un adını anmak isterim burda. Haklı olduğu yönler elbette vardır ancak bırakın diğer parametreleri, sadece coğrafi koşulları değerlendirse mümkün olmayacağını anlayabileceği bir fikri dillendirip "Bu da olmayacaksa turnuva olmasın" demek bence en hafif tabirle popülizmdir.
Euro 2016 adaylığı, Türkiye'de barışı sağlama projesi değildir, Türkiye'nin doğusunun problemleri de Euro 2016'da yer almamakla sınırlı değil. Ülkemize bu turnuva nasıl gelecekse o şekilde gelmelidir. Diyarbakır'ın olduğu kadar bu yukarda sayılan 7 ilin de futbol yatırımına ihtiyacı vardır, popülist ve yüzeysel yaklaşımlara kurban edilmemesi gereken değerli bir projedir Euro 2016 adaylığı. Trabzon büyük bir futbol şehridir, kabul, yeni bir stadyum oraya da yapılsın, o da kabul ama bunu ajite edip projeyi baltalamak hem projeye emek verenlere hem de bu turnuvanın alınması durumunda futbol kültürünü 3-5 adım öne taşıyacak Türkiye'ye büyük bir haksızlıktır. Kulüp, şehir, ülke milliyetçiliği yapmadan önce bunları düşünmek lazım. Trabzon da olsun, Gaziantep de, Diyarbakır da, Adana da. Peki hangi şehir olmasın arkadaşlar ve çıkarılan şehirlerin sağladığı hangi kriterleri yeni şehirler sağlayacak? Birisi de bu sorunun cevabını versin. Haritaysa Türkiye haritası değil, olsa olsa yukarda görülen hızlı tren haritasıdır, daha fazlası değil...