Galatasaray 1-0 Gençlerbirliği || Kalite...

Defans hataları o şu bu, bir ton şey söylenebilir maç hakkında ama Rijkaard'ın Galatasarayı Doll'ün Gençlerbirliği kalite olarak ligin üstünde bir maç ortaya çıkardılar, öncelikle bunun farkında olmak gerek. Savunmasıyla, hücumuyla iki takım da kendi oyunlarını oynadılar. Bir takım taraftarı olarak değil de bir futbolsever olarak ayrıca zevk aldım maçtan, bunu belirtmem gerek. Gün içinde izlediğim diğer Süper Lig maçını göz önüne alınca bir La Liga maçı izliyormuş hissine kapıldım. Oyunu çirkinleştirmeyen, ruhunu baltalamayan iki takıma da kendi adıma teşekkürlerimi sunarım.

Galatasaray, son dönemde oynadığı her maçta olduğu gibi merkez forvet olarak Kewell'ı kullanarak başladı maça, solda Arda Turan, sağda da Keita oynuyordu. Ortada Elano'ya iç oyuncu olarak Mustafa Sarp eşlik ederken arkalarında Mehmet Topal defansif organizasyonu üstleniyordu. Galatasaray defansında Gökhan Zan ve Sabri'nin yokluğunun oynattığı taşlar hala oturmuş değil. Antalyaspor maçının ilk 20 dakikasında yaşanan problemler bu sefer ikinci yarının başında ciddi şekilde baş gösterdi. Gençlerbirliği zaten pas yapmakta sıkıntı çeken bir ekip değil, ofsayt düzenini sağlamakta güçlük çeken Galatasaray defansının ikramıyla 15 dakika içinde dört net gol pozisyonu ürettiler. Üçünde beceriksizlik, birinde direk gole izin vermedi ve Galatasaray ilk yarıda gole çeviremediği pozisyonları fazla aramadı. Özellikle Caner ve Hakan Balta'nın görev aldığı defansın sol yakası bu konuda çok aksıyor, öyle böyle değil. Acilen bu konuya bir çözüm getirilmeli yoksa oyun içi ortaya konan defansif performans ve mücadele de kâr etmeyecek, Galatasaray'ın başını yakabilir bu pozisyonlar ilerde.

Caner Erkin, sol kanada işlerlik getirme konusunda çok faydalı oldu. Top alıyor, veriyor, bindiriyor. Arda'yla iletişime geçmeye çalışıyor, onu hücum organizasyonlarında yalnız bırakmamaya çalışıyor. Ne var ki Galatasaray'da ilk çıkış yaptığı dönemde verdiği doğru kararlar ve mental olgunluğuyla büyüleyen Arda Turan'ın yerinde yeller esiyor şu an. Ne bekini oyuna sokabiliyor, ne de doğru pas ve orta tercihlerini yapabiliyor. Fiziksel olarak yeterli olduğu zaman en azından adam eksiltebiliyordu, 3-0 yenilgiyle sonuçlanan Ankaragücü maçında pas hatalarına rağmen bulduğu boşlukları değerlendirip adam eksiltebiliyordu. Bunu dönemsel bir iflastan farklı yorumlamamız lazım, Arda ciddi bir psikolojik çöküntünün eşiğinde. Saha içinde Arda'yı Arda yapan özelliklerini kaybetmeye başlıyor, "Hasan Şaş'laşıyor" gittikçe. Taraftarından yönetime buna çanak tutan herkesin Arda'nın bu gidişini farketmesi gerekiyor, yoksa beklediğimizden çok daha erken kaybedeceğiz Arda'yı.

Aslına bakarsak Gençlerbirliği özellikle defans yapısı itibariyle ters bir takım, iyi bir hücum takımı olmalarına rağmen kanat beklerinin defansif özelliklere sahip olması ilk planı kanattan rakip sahaya inmek olan Galatasaray'ı yavaşlatmak için ideal bir yapı ortaya çıkıyor. Aykut Demir de, Orhan Şam da stoper kökenli oyuncular, sol bekteki Aykut Demir'in stoperlikten sağ bekliğe, ordan sol tarafa geçişini de düşünürsek neredeyse herkesin birbiriyle yer değiştirebileceği, katı bir yapı ortaya çıkıyor. Bu yapının dengesini bozan ise kendine has tekniği ve hızıyla Kader Keita oldu. Uğur Uçar'ın da bindirmeleriyle Sturm Graz maçında gelmeyen pas trafiğine kavuşan Fildişi Sahilli futbolcu gerçekten büyük farklılık yaratıyor her seferinde, gerçekten muazzam oynuyor. Elano'nun da yer aldığı her pas trafiğinde bir silaha dönüşebiliyor anında, golün böyle gelişi de tesadüf değil. Elano, hala yeterince aktif olarak kullanılmıyor takımda ama o topla buluştuğu her sefer yeteneğini, kalitesini konuşturmaya başladı. Goldeki payı dışında attığı birçok olumlu pası da atlamamak lazım. Arkadaşlarıyla arasındaki pas alıp verme sorununu çözerse bu takımın maestrosu olacak, bu çok açık. Bu konuda kaptanımız ne düşünüyor, esas soru işareti ise o kendi adıma.

Galatasaray, iyi bir form grafiğiyle gördüğü, daha sonra eksiklerinin yüzüne çarpıldığı, son dönemde bu eksiklere kadro içi çözümler üreterek devam ettiği 17 lig haftasını 36 puanla lider tamamladı, şimdilik de olsa. İkinci yarı gerek ara transfer değerlendirilerek, gerek Elano gibi takımla kamp dönemi geçirmemiş oyuncuların uyum sürecini ve rollerini benimsemelerini hızlandırarak ikinci yarıda başka bir takıma dönüşebilir, benim beklentim bu yönde. Defansif açıdan ciddi bir zaafiyet var, bu bir gerçek ama bunları çözebilmek için bir fırsat var Galatasaray'ın önünde ve bu fırsatı devreyi lider kapatıyorken yakalamak çok büyük bir avantaj. Şampiyonluk için baraj beklentim Fenerbahçe'nin de beklenenden daha iyi başlamasıyla beraber 80'den aşağı değildi ama 75'i görenin rahat şampiyon olacağını gördük, özellikle baş altı takımların yükselişi barajı ciddi şekilde aşağıya çekti. Beşiktaş da son ana kadar yarıştan kopmayacaktır, kongre sebebiyle ara transferde aktif olacakları da aşikar. İlginç bir devre arası bizleri bekliyor...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

25 yorum:

Adsız dedi ki...

Arda kötü oynayabilir, formda olmayabilir, yanlış tercihlerde bulunabilir bunları bu taraftar hoşgörü ile karşılar, kredisi vardır, ama arda ısrarla, bilinçli olarak Elano'yu sahada yok sayamaz, inatla ona pas atmamazlık yapamaz, takıma-sisteme ve bu takıma ihanet edemez. Bunu bu taraftar kabullenemez.

Arda'ya olan sevgimiz her maç biraz daha nefrete dönüşüyor. Artık top Arda'ya geldiğinde lanet olsun diyorum, Baroş geri döndüğünde ne Keita kesilebilir, ne Elano, ne de formda bir Kewell. Yedek kulübesini boylaması gereken tek kişi Arda.

Şayet Rijkaard da birazcık adalet duygusu varsa Arda akıllanana kadar kulübede oturur ve biz de Kewell-Elano-Keita ve Baros 4 lüsünü doya doya izleriz.

robinho32 dedi ki...

yukarıdaki adsız kardeşime sonuna kadar katılıyorum
birde gökhan zanın oynattığı taş demissin bu takımda stoperde kesinlikle servet ve gökhan beraber oynamamalı ikisi oynadığı zaman adam akıllı bilinçli bi top çıkartamıyor dolayısıyla orta sahada bilinçli bi organizasyon kuramıyoruz bence servet veya gökhanın yanındaki stoper emre güngör olmalı ama o da ya hep sakat yada sakatlıklardan dolayı formsuz

pclion dedi ki...

Robinho32, Zan meselesine öyle bakmamak lazım. İyi ya da kötü, önemli değil, sonuçta ilk 11'de düzenli oynayan oyuncu oydu ve sakatlığı düzeni değiştirdi. Servet bile sağ stopere kaydı ki bence önemli bir farklılık. O şekilde bakmak lazım...

excellence dedi ki...

Adsiz // Elano ya bazi oyunculardan kasitli olarak pas gitmedigini bir yerde bede okumustum ama klasik türk medya zirvalamasi diye pek kulak asmamistim. Bunu statta izleyen taraftar da söyluyorsa ozaman is cok vahim, üstelik bu pas ambargosu kaptanin kendisinden yapiliyorsa bizzat ozaman felaket.

Ugur kardesim Ardanin piskolojik cökusunu yazida vurgulamissin biraz bence de bu normal bir form düsüklügü degil. Belki bunu biraz daha detayli isleye bilirsin, ne dersin?

Normalde gemi batarken kaptan ayakta kalarak gemiyi adam eder ama bizde zar zor gemi gidiyor ama kaptan batiyor. Enidse verici.

vakilinchuk dedi ki...

Devre arası çok önemli.Stoper+orta saha transferi yapılır,dikiş tutturulursa sağlam bir takım olma yolunda ciddi yol katedilir...Ayrıca yeni bir transfermişçesine Arda Turan terapi edilmeli ve takıma yeniden kazandırılmalıdır.Yok,oynamassa satamassında,hakikaten Şaş'laşıyor,ve elbette ciddi hizmetleri olan Şaş aynı zamanda Galatasaray'a uzun süre zarar vermişti.Arda yaza kadar adam olmaz,bu yolda giderse,tek alıcısının kim olacağı bellidir.Gerçi o durumda ona bile satılmasına razı olurum ben...

sembolist dedi ki...

Uğur,bi şey dikkatimi çekti,artık sağır sultanın bile bildği son 1 aydır ''Ardanın(topal-sarp ve uğurla beraber) Elanoya bilinçli pas atmamasını'' hiç bir yazında dile getirmiyorsun.Özel bi sebebi var mı?
ii geceler

Burak dedi ki...

Hasan Şaş'a olan inancımızı hatırlayın. Ve o adam avrupaya transfer olacakken boş sözleşmeye imza atışını, ne olur hatırlayın.
Sabrinin kadıköyden sonraki değişimini de hatırlayın 2 ay önce, ne kadar mutlu olduk....

Arda'yı çok severim benden 10 yaş küçük, kardeşim gibi görürüm, sesim kısılana kadar bağırmışlığım vardır onun için,

Ama artık beni çok üzüyor, hiç kabul etmek istemesemde, bizim takımın şeriatçı tayfasının devamı gibi davranıyor. Pas vermiyor, gollerde sevineceği adamı seçiyor, en kötüsü de yüz ifadesi, ne olur bunu yapmasa???

Ben size bir şey söyleyimmi.. yıllardır kızdığım Sabri bu takımın kaptanı olmalı, hem gösterdiği gelişmeyle, hem de yıllardır benim gibi sığ adamların yaptığı eleştirilere kulak tıkamasıyla...

leo dedi ki...

"biraz" hızlı ileri uç adamları serveti ne hale getiriyor bunu görüyoruz.servet son 2 maçtır bariz hatalar yapıyor ki yanında sezon başından beri berbat oynayan h.balta oynuyor.
elano&keita yorumlarına katılmakla beraber, benim bu gün eski açıktan izlediğim futbol,la ligayla yanyana duramaz kanımca. golü yiyene kadar sahasından çıkmaya niyeti olmayan gençler,kendi yarı sahasının 45m'lik bölümüne 11 oyuncusuyla savunan,kalecisiyle 5.dakikadan itibaren oyunu yavaşlatan,yatan 1 gençler vardı sahada.
golden sonra franco'ya gelen topta ayağında bekletme ,90+3 te oyuncu değiştirme bunlar bizim alışık olduğumuz şeyler değil.
biz hep istiyoruz ki eze eze yenelim,2-3 fark olsun,rahat izleyelim maçı ama defansif olarak, baroşsal(iyi bi tabir olmadı ancak sorunun yokluğundan kaynaklandığı anlaşılıyor) olarak sıkıntıların çözümü için devre arası iyi gelecek.öyle umuyorum en azından:)...

moist dedi ki...

Oh be Arda konusunda benim gibi düşünenler de varmış :)

Hakan abisi gibi takımdan gönderilecek oyuncuyu belirlemiş herhalde Arda bey. Kafasına sokmuştur umarım Elano'nun topu ayağına her alışının potansiyel bir gol tehlikesi olduğunu.

Caner'i ben de çok beğeniyorum 2 haftadır. Ama savunma olarak çok fazla güven veremiyor daha. Ne olursa olsun "loan to buy" hakkımızı kullanıp almamız iyi olur :) Hele bir de Harry giderse...

aslanbey dedi ki...

sanırım arda'nın sonu H.şaş'tan farklı olmayacak.
Birinin haddinin bildirmesi lazım bu çoçuğa.
Tabi bunu başkan ve üstünelden beklemiyoruz. Ardayı bu hale getiren bizzat kendileri çünkü.
GS kaptanı olmak bu kadar ucuz olmamalı. Resmen pas atmıyor adam.

JCP dedi ki...

yorumları okuyunca çok şaşırdım tabi maçı staddan izleyenler bunu söylüyorsa dikkate almak lazım pas atmama durumu cidden çok ilginç.ancak bahsedilen isim Arda.yani burda ondan nefret etmeye başladığını söyleyen Galatasaraylıların olması,bence takımın pas alışverişinde Elano'ya negatif ayrımcılık yapılmasından(eğer öyleyse) daha ilginç.

pclion dedi ki...

Arda'nın Elano'yla iletişiminde net olarak problem var, bu açık ama Arda bunu sadece ona karşı yapmıyor gibi geliyor bana, Caner'le de anlaşmakta sıkıntı yaşıyor mesela. Gün geçtikçe bireyselleşiyor ve oyunu okuma özelliğini kaybediyor. Problem Arda'da, o kesin ama büyük sonuçlar getirmesi gereken bir yargıya çabuk varmamak gerekir, benim düşüncem bu...

Redingot dedi ki...

Ben bu Elano'ya pas durumunu biraz takımın yerleşimiyle değerlendirme eğilimindeyim. Genelde ilk tercih kanatlardan yardırarak hücum etme oluyor, kanat oyuncuları da çoğunlukla bekleriyle ya da ilerideki adamla (Kewell) diyaloga giriyorlar. Arda ne kadar az Elano ile temas kuruyorsa diğer orta iç oyuncusuyla da o kadar temas kuruyor. Ya da Arda gibi Keita'nın da Elano'ya çok seyrek pas attığını görüyoruz. O da mı komitacı? Burada Elano'nun çok fazla ilerideki adama yaklaşıp hücumlara katılamıyor olması daha geçerli bir neden bence, sanki çoğunlukla biraz geride kalıyor. O noktada da ancak ters kanada hızlı top atılması olasılığı varsa Elano tercih ediliyor. Ama her hücumda Elano'nun dünkü gol öncesi bulunduğu noktada bulunmasını, topla orada buluşmasını sağlayabilecek bir kompaktlıkta oynayabilsek bence bu sorun da ortadan kalkar. Nitekim Arda da paşa paşa oynadı Elano ile. Yoksa kafadan Elano'yu yiyecekler ağbi diye bakacak olursan barbekü fotoğraflarında yalnız oturuyorken görülmesi bile seni fitilleyecek bir neden olur.
Bir de Gençler konusunda bir iki şey ekleyeyim. Normalde geri dörtlü bu kadar değişken oynamıyor. Dünkü maçta Radeljic ve kaptan İlhan yoktu. Onlar olduğu zaman sağdan sola Orhan-bu iki stoper-Aykut dörtlüsü sabittir. Doll bunlarla pek oynamaz. Önlerinde de Cem Can oynar. Orhan Şam hücumlara çok fazla katılır ama sol öndeki Hurşit Aykut'tan Burhan'ın Orhan'dan gördüğü kadar destek görmez. Gençlerbirliği hakikaten genç oyunculardan kurulu olmasının çağrıştıracağının aksine çok da hızlı bir takım değildir. (Her maça biraz rölanti girer. Genelde Doll'ün devre arası müdahaleleriyle ikinci yarıları daha iyi oynar. Hatta ben dünkü maça kadar pek ikinci devre skorun Gençler'in aleyhine döndüğü maç hatırlamıyorum şu ilk devrede.) Serdar'ın ağırlığının dışındaki yavaşlık biraz oyun yapısıyla alakalı. Bu oturaklı, rölanti oyun yapısında belki de geçen seneki travmanın da etkisi vardır, bilemiyorum.

shenem dedi ki...

arda'nın yeri bammbaşka!fakat;arda'nın diğer arkadaşlarıyla birbirini çözme problemi doğdu yeni yeni,gördüğüm bu.bu kimden kaynaklanıyordur işte bunu anlayamıyorum?

barış dedi ki...

takım yerleşimiyle alakalı değil bence elanonun topla buluşmaması çünkü arda ortada oynadığında yine tüm toplar ona gidiyor. ama dün takım oyunu hiç ortadan kurmadı neredeyse. hadi topalla sarpın da kazmalığı vardır ama pas tercihi sürekli beklere oradan da kanatlara yapıldı.

onurgs dedi ki...

GS TV yi izleyemiyorum mümkünse biri bana A2 takımın hangi sitemle oynadığını söyleyebilirmi 4-3-3 diye biliyorum ama...

onurgs dedi ki...

zan denen takoz sakat diye gs gol pozisyonu veriyosa ii yoldayız demektir çünki zan oynarken onlar gol oluyordu bu takıma galaxticos diyolar gülüyorum arda kewell elano abdel ve baros hariç futbolcu bile olduğunu düşünmüyorum kalede ufuk ceylan oynamalı defansın göbeğine marques(en uygun isim) alınmalı yanındada ya semih ya murat oynamalı orta saha da mehmet formda olursa ii sağ içe hamit alınmalı sol içte elano(emre çolak oynasa daha ii) ileri üçlü arda(kewell) baros keita olmalı bekler konusunda emin değilim bu tip konuşmalar yapmayı sevmiyorum sanki rijkaard ın elinde var oynatmıyo ama aklım geçenler böyle servet zan ayhan balta(ilk sezonu abidal gibiydi ) sabri olduğu sürece total futbolu unutun ayrıca sarp ii çocuk has çocuk ama takımın dengesini bozuyo (nasıl diyiceksiniz maçı ii izleyin ) rijkaard ın işi çok zor aquero serveti kevgire çeviricek ondan korkuyorum abromovic abimiz alıversede kurtulsak............(1 milyon satır yazı yazsam boşuna 'EŞŞEĞE ALTIN YURAL BAĞLAMIŞLAR EŞŞEK YİNE EŞŞEK YİNE EŞŞEK'

Erdal Güngör dedi ki...

Bence Arda'ya haksızlık yapıyorsunuz çok ön yargılısınız,malum Arda'yı tanımıyorsunuz eğer bir dakika onunla konuşsanız nasıl insan olduğunu farkına varırsınız.Son maçta Arda Elano'ya pas atmadı diyen arkadaşlar attığımız golün hazırlanışını tekrar izlemelerini tavsiye ederim.

Şunu herkes iyi bilmeli,futbolu tribünden,tv'den takip etmek insanı futbol uzmanı yapmaz,bizler için uzaktan sallaması kolay,ben idda ediyorum Arda Galatasaray'dan gitsin uzun ara yeri doldurulamaz çünkü onda olan özelikler avrupada hiç bir oyuncuda yok,kulüp onu bugün satış listesine koysun real madrid ribery'den vaz geçer hemen Arda'yı alır götürür.Nasıl olsa çoğunuz la liga hayranı olduğun için o zaman Ardayı göklere çıkarırsınız.

Sevgiler

Erdal Güngör dedi ki...

Yazmaya unutmuşum,tribünde ve tv'de olan bakış açısı sahada olan oyuncunun açısı arasında dağlar kadar fark var.Bazen öyle an olur 1 metre yanında duran oyuncyu göremez hale gelir oyuncu.Saha içinde yaşanan tansiyon çok farklı,top ayağında olan oyuncu bir karar vermesi lazım o an elonoymuş kewellmış seçme olanağı yok,lütfen eleştirirken biraz gerçekçi olalım,tabi ki herkesin kendine göre düşünceleri görüşleri var ona saygımız sonsuz ama biraz duyarlı olalım..

moist dedi ki...

@Erdal

Biz de Arda'nın Elano'ya attığı tek topun gol olduğundan bahsediyoruz zaten. İki haftadır Elano'nun ellerini kaldırıp zaman zaman da zıplayıp top istediğini görebilirsin. O gol de gösteriyor ki Arda 3 kişinin arasına dalmak yerine 10 metre önünde kaleyi cepheden gören Elano'ya pas atsa, belki de son iki haftada ömrümüzden ömür gitmeyecekti stres yüzünden. Adam ileriye verdiği pasların çoğunda rakip savunmanın alayını düşürüyor oyundan.

Arda'yı her Galatasaraylı sevdi. Hatta o kadar transfere rağmen bu sezon başında herkesin göz bebeğiydi Arda.

Ama Fatih hocasına özenip "Ben milliyetçi futbolcuyum, Türk hoca gelsin" demesi en başta Rijkaard ve Neeskens gibi iki efsaneye hakarettir.

Emre abisine özenip "Beni Galatasaray'dan soğutmasınlar" demesi, onu yeni Metin Oktay gibi (bana göre asla ulaşamayacağı) bir mertebeye aday gösteren Galatasaray taraftarına hakarettir.

Hakan Şükür abisine özenip, belki çok para alıyor diye, belki koyu Hristiyan diye gözüne kestirdiği oyuncuları bu klüpten attırmaya çalışması Elano gibi işini sonsuz bir iş ahlakıyla yapan, sessiz sakin bir adama hakarettir.

Ben şahsen bıktım artık takımdaki bu tarikatlaşmadan, kutuplaşmadan. Arda nerde yanlış örnek varsa hepsini gördü ve hepsini benimsedi malesef. Herkes Ümit Karan gibi kendisine atılan her türlü pisliğe rağmen bu takıma hizmet için sonuna kadar mücadele etmez, çeker gider. Sonra bi bakmışız Arda ve dağ gibi egosundan başka bir şeyimiz kalmamış.

komutan dedi ki...

arda elano'ya değil kimseye pas atmıyor uzunca bir süredir

mkkadi dedi ki...

Merhaba Uğur.

Galatasarayın defans anlayışındaki temel sıkıntı nedir? Ofsayt taktiğini söylemiyorum. Rakiplerin oynadığı uzun toplarda bizim bölgemizde etkili olmalarının nedeni takımın hücumundan geriye yeterince destek alamamasından mı kaynaklanmaktadır? Rijkaardın sisteminde defansın yeri nedir ve nasıl olmalıdır? Sistemimiz olsun, bir oyun planımız olsun diye Rijkaard gibi bir sistem hocası getirdik. Uzun dönemde başarı hedefliyoruz. Fakat rakiplerin her maç çok net pozisyonlar yakalaması ve bunun sonucunda maçların 3 ihtimalli geçmesine ne gibi çözümler aranıyor veya aranmış gözüküyor?

Son olarak da takım sezon başı müthiş tempo yaparak maçlara girerdi. Özellikle bu maçı kazanacağız hissini rakiplerine verirdi. Şimdilerde ise bunu da sahaya yansıtamıyoruz. İhtiyacımız olduğu zamanlarda tempoyu yükseltemiyoruz veya tempoyu uzun zaman dilimlerine yıkamıyoruz? Bunun nedeni kondisyon sorunu mudur? Teşekkürler.

Kemal Kadıoğlu

matthias chevalier dedi ki...

http://fossacimbom.blogspot.com/2009/12/garip-isler-oluyor.html

Burak Beşinci dedi ki...

Sturm Graz maçındaki Aydın Yılmaz yorumunu ve genel anlamda Galatasaray taraftarlarının Aydın yorumlarını insafsızca buldum. Aydın yahu bu ne verdi ki ne verebildiki de insanlar bu derece kızgın bu çocuğa en fazla bizi Özer Hurmacı'dan etti onun için kızabiliriz.Yani yazsan ne olacak yazmasan ne olacak Uğur'cum.

Temel sorun şu herkes Aydın'daki ruhsuz ifadeye kızıyor ama bu ruhsuz ifade neden olur ruhsuz olduğun içinmi olur yoksa psiklejik olarak bittiğin içinmi olur?Bana göre Aydın ruhsuz değil Aydın psikolejik olarak bitmiş.Hepimizin başına gelmiştir bu en basiti önemli bir sınav öncesi betimizin benzimin attığı olmuştur ruhsuz bir ifade olmuyor mu suratımızda? işte Aydın'ında bu tam olarak.Sadece Aydın sürekli sınava tabi tutuluyor ve sürekli bu ruhsuz ifade oluyor.

Aydın'da proffosyenel yardım yapılsa bu durumda olmazdı en azından sadece yetenekleri yetmediği için kadro içinde elenirdi.

Aydın'a değinmemin sebebide Arda Turan'dır.Onunda suratında bu ruhsuz ifade oluyor var.Bir derdi bu çocuğun ve mutlaka proffosyenel yardımda bulunulmalıdır.Kafa olarak rahat olmadığı için çoğu pozisyonda doğru karar veremiyor zaten.

Bir benzer Aydın'ın surat ifadesine benzer bir suratta alt yapıda Emre Çolak'da mevcut.Yani psikolejik olarak kendi içinde tranvalar yaşıyor olabilir(6 maç ceza ve pafa geri dönüşü) o da aynı şekilde oyunun finalinde yanlış tercihler yapıyor.

Pas atmıyor olayı ise bence herkesin anlayabileceği birşey değil Erdal Güngör'ün belirtiği şey doğrudur gereksiz yere suçlamayın oyuncuları.Bunu görse zaten Rijkaard görür çünkü pas atmıyor diye suçlayan bizler diyelim senede 50 adam tanıyoruz Franck Rijkaarr ayda 50 adamla muhattap oluyordur.Senden benden çakaldır bu adam kimin ne bok olduğunu bizden iyi bilir.

aksilaz dedi ki...

Olay Arda'nın Elano'ya pas atmaması değil. Bir kaç sebebi var bunun böyle görünmemesinin. En önemli sebep Arda'daki mental çöküş.Topu ayağından ne zaman çıkaracağını bilemiyor artık. Böylelikle ayağındaki topu eziyor.

Bir başka neden ise Elano'nun pasif oynamsıdır. Toplardan kaçıyor gibi geliyor bana. Sorumluluk almıyor hiç bir zaman. Ayrıca sürekli elini kaldırıp pas istemeside yanlış. Topu almaya koşmuyor.

Arda Elano'ya bilerek pas vermiyor diyenler bu maçtaki gole bakmalılar. Arda'nın pasıyla asist yapıyor Elano.

Related Posts with Thumbnails