Karanlığın Galibiyeti

Bugün öğlen saatlerinde ultraslan.com'da yayınlanan bildiri sonrası Galatasaray tribünlerinin takıma büyük bir tepki koyacağı anlaşılmıştı. Başından sonuna bence tam bir fiyasko olan 'sinema' tezahüratını dinleyen herkes zaten buna kanaat getirmişti. Bugünün sonunda Galatasaray'ın kaybeden olacağını, kayıpların en büyüğünün ise Arda Turan olacağını gün boyu üzüntülü ve endişeli bir biçimde bekliyordum fakat Galatasaray tribünlerinin bugün Galatasaray'ı aşağalayacağını, ne yaptığının farkında bile olmayan bir şuursuzlukla takıma saldıracağını açıkçası düşünmemiştim. Bugün Galatasaray tribünlerinde yer aldığım için, kendi takımımın golüne taraftarın ıslıkları sebebiyle sevinemediğim için, bu yapılanlar karşısında elimden hiçbir şey gelmediği için büyük bir utanç duydum. Benim gibi hisseden birçok insan olduğunu da adım gibi biliyorum. Maalesef ve maalesef bugün Galatasaray tarihinin en karalık sayfasına yazılan o çirkinlikler arasındaki yerini almıştır.

Aslına bakılırsa bir taraftar topluluğunun takımını belli ölçülerde protesto etme, en azından gönül koyma hakkı olduğuna inananlardanım, belli sinir katsayısı aşıldığında ülkemizde "You'll never walk alone" söylemenin mümkün olmadığını da gayet iyi biliyorum. Bunu bir kenara koysam da bugün yapılanların takıma gönül koymanın çok ötesinde Galatasaray kulübüne yapılan büyük bir terbiyesizlik olduğunu düşünüyorum. Takımı tribüne çağırmayabilirsiniz, ilk 5 dakika tezahürat da yapmaya bilirsiniz ama maç boyunca ismi her türlü iğrençliğin kılıfı olarak kullanılmaya başlayan ve hakikaten büyük bir Galatasaraylı olan Metin Oktay'a başlamak, Galatasaray futbol takımı gol atınca ıslıklamak ve tezahüratları daha da çirkinleştirmek 'gönül koyma' olarak açıklanabilecek basit bir olay değildi. Bunların yanında maç öncesi son hazırlıklar sırasında yapılan Metin Oktay tezahüratının stad hoparlörüne verilmesinin de ayrıca altı çizilmesi gerekir ki işin boyutlarının sadece taraftarla sınırlı olmadığını göstermesi açısından çok önemli bir anekdottur bu aynı zamanda.

Arda Turan'a ayrıca değinmek gerek elbette. Her gün medyanın iğrençliğinden dem vuran ve kaptanına saldırdığı gerekçesiyle sezon başında Ahmet Çakar'a küfürler eden Galatasaray tribününün tüm bu iğrençliklerden de öte bir tavırla Arda Turan'a sinema kapatma imâsında bulunması kelimelerle açıklanacak türden bir terbiyesizlik değil. Arda'nın hayal kırıklığını tahmin bile edemiyorum şu an. Arda bazı hareketleriyle hâlâ kaptanlık vasfını karşılamayan bir oyuncu olabilir, takıma gerektiği gibi liderlik de edemeyebilir. Bunun da ötesinde kötü de oynayabilir ama bir takımın taraftarı, hele ki Galatasaray kaptanına sevgilisi üzerinden iğrençleşerek saldırıyorsa bunun hiçbir makul açıklaması olamaz. Bugün bir Arda Turan olmak istemezdim ama onun yanında olduğumuzu elimizden geldiğince gösterebilmişizdir umuyorum. Maç sonrası direkt stadı terketmiş galiba, haklıdır. Tam Saha dergisiyle yaptığı röportajı okuyan insanlar daha da utanmış, sıkılmışlardır eminim. Zaten Arda'ya pazubandı taktığı ilk gün "Büyük Kaptan" diye bağıranlar Arda'yı bu kadar tanısaydı bugün yaşananların olması mümkün müydü?

Keza Jo. Dünya üzerinde hiçbir futbolcunun gece hayatı olmadığını sananların bugün beş Ömer Çatkıç gücünde ıslıkladıkları Jo'nun bugün gol atmasını o kadar çok istedim ki! Hatta ofsayt olduğunu bile bile kaleciyi geçip kaleye gönderdiği topun ağlara gitmemesini bile. İki ay önce gelmiş ve oynadığı maçlarda pek de sırıtmamış bir oyuncunun günah keçisi seçilmesi ne kadar doğruydu demek geliyor içimden ama Arda'ya yapılanları görünce bunu söylerken dahi içime bir yumru oturuyor. Konuşamıyorum, yazamıyorum. Taraftardan bağımsız son bir not. Arda abisinin yerine giren Emre Çolak, Jo'ya pas atmayarak tribüne oynadığını zannediyorsa çok çabuk palazlanıyor demektir. Cin olmadan adam çarpmak kullanmaktan hiç haz etmediğim bir deyim, umarım Emre bugün yaptıklarını dar görüş alanı ve yetersiz futbol zekasından yapmış olsun. Futbol gelişir ama bu hizipçi karakter baki kalır.
Sabaha kadar bu şekilde devam edebilirim aslında, o kadar doluyum ki bu konuda içimdekileri yazıya aktarmak, yüzeyselce "Ama onlar da Fenerbahçe'ye yenildi" diyen insanlara gerçekten yaşananları söylemek istiyorum ama bir süre sonra ister istemez anlamsızlaşıyor yazılanlar. Fenerbahçe maçının son yarım saati sus pus olup kinini Diyarbakırspor maçında kusan her kimse benim Galatasaray algımda artık onların yeri yok. Üç tribünün saçmalıklarına kendince tepki koyan Numaralı'ya, ortaya koydukları onurlu mücadelelerini teknik heyetle sarmaş dolaş olarak paylaşan futbolculara özellikle teşekkür ederim. Karanlık galip geldiği bir günde cılız bir ışık olan ve hattrickle tekrar aramıza dönen Milan Baros'a selam edeyim son olarak...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

42 yorum:

Mr. Harvey dedi ki...

Devre arasında Jo topu almamak için yere eğilip ısınmaya devam ettiğinde, taraftarın aptalca "at at at!" gazına gelip topu Jo'ya attığında ben de aynı şeyleri düşündüm. Yanılıyoruzdur umarım.

rasit dedi ki...

Arda'nın arkasında olduğumuzu nasıl gösterebiliriz ki? Ben birçok Galatasaraylı'nın Arda'nın arkasında olduğunu düşünüyorum.

19mayıs dedi ki...

öncelikle o arabesk tezahüratlardan vazgeçmeliler o tezahüratlarla futbolculara ruhsuz demek biraz abes oluyor bence kendilerini protesto edip kalan 5 maça gelmemeliler malum taraftar grubu

Karamurat dedi ki...

Brezilya'dan getirdiğiniz topçunun gece hayatı olmamasını beklemek zaten hayalciliktir ama en önemli maçını kaybettikten sonra alem yapmasına tepki verilmesi gayet normaldir. Diğer tepkiler -başta Arda'ya yapılan- yanlıştır ama Jo meselesi doğrudur.

Yabancı oyuncuların hepsinin gece hayatı olduğu biliniyor zaten. Ama gece hayatı meselesinden tepki yiyen tek oyuncunun Jo olması insanların bunu bilmemesi değil Jo'nun takıma saygısının olmamasındandır.

Drama Queen dedi ki...

Arda'nın bu kadar üstüne gidilmesi özellikle de sevgilisi kullanılarak gidilmesi hoş değil tamam ama Arda'nın de belli bir kesim bunu yapıyor diye bütün camiaya gönül koyma hakkı yok bence. Maç boyunca topu alıp vermekle yetindi, çıkarken de yüzündeki ifade takımda olmaktan acı çeker gibiydi. Kaptanlık verilirken ya da "büyük kaptan" diye tribünlere çağırılırken "ben Galatasaraylıyım" demek pek ala kolay da asıl Galatasaray aşkı bütün stattan tepki görsen de o formaya sarılıp hakkını verebilmek bence. Ben taraftarın haklı olduğunu söylemiyorum, hatta bir Galatasaraylı olarak kendi tribünlerimden utandım maçta.. Ama Arda'da tamamen temiz/masum değil.. Zamanında Eto'o 'ya kendi seyircisi muz atarken bile tribünlere ve takıma bu kadar tepki koymadı. Bazı şeyler sözle olmuyor; bugün Arda'da potansiyelinin üstünde sözler verdiğini/söylediğini gözler önüne seri bence..

Jo konusuna gelince, adam devre arasında gelmiş ve devre arasında gidecek; bu adamın safkan bir Galatasaralı gibi oynamasını- derbiyinin ciddiyetini bizler gibi algılamasını beklemek hata.. Keza adam zaten çok yetenekli bir forvet değil ki, sanki bir maçta berbat oynamış gibi yüksek beklentilerle eleştiriliyor anlamıyorum. Onu protesto edelim derken kendi takımımıza zarar veriyoruz.. Bu durumda bir Barış'tan ya da Caner'den en farkı kalıyor 12. adamın?

Sadede gelecek olursak; ilk beş dakikadaki protesto muazzam ve tam kararındaydı fakat sonradan kantarın topuzu kaçtı. Özellikle de Diyarbakırspor'a gereğinden fazla misafirperverlik göstermeleri saçmalığın dik alasıydı. Sanırsın Barça geldi Ali Sami Yen'e.. Bazı şeylerin çizgisi çok hassas işte, o çizgiyi de bu sefer tribünler kaçırdı ve taraftarın haklı protestosu haksız bir tepkiye dönüştü..

lnclt dedi ki...

Taraftarın bundan önce tartışılacak hatta suçlu olduğu bir sezon olduğu bir gerçek ancak bugün olanlar senelerdir tribünde aklı selim olan birisi olarak en makul seviyede olmuştur.(ki bana göre az bile yapılmıştır)
Eğer tribüne hakim lider ben olsaydım fener maçının ertesi günü tesislerde Arda'ya fırça atıyor olurdum.
Bu yapılan protestonun şampiyonluktan uzaklaşmanın sonucu yada puan kayıplarına olmadığını, tek sebebinin sahada gezinip, mücadele göstermeyen, vurdumduymaz ve adeta kral benim tavırlar takınan futbolculara olduğunu buralarda dolaşan hepimiz biliyoruz sanırım.
Bu sebeple futbolcuya dayalı düzenin bitmesini istiyorsak ve eğer Rijkaard'ı bir devrim olarak lanse ediyorsak hocanın arkasında durmak ve gereken kişilere artık bişeylerin farkına varmalarını sağlamak kadar doğal bir tepki olamaz.
Son olarak Adnan Polat lig bitmeden FR'la sözleşme yenilemelidir.
Not: Bugün tek yanlış bulduğum nokta Leo'ya karşı tutulan tutumdur.

gica dedi ki...

abi, alakasız olacak ama hangi tribündesin? ben geçen sene eskide bu sene kapalıdayım; eray sözen'i gördüm ama seni görmek hiç nasip olmadı

Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan) dedi ki...

''Galatasaraylılık ruhu'' kavramını irdeleme zamanı geldide geçiyor sanırım,Gerçekten ne ruhmuş be kardeşim kimlerin tekelndeymiş bu ruh...

pclion dedi ki...

Gica, ligin ikinci yarısı Kapalı Üst'teydim, ilk devrede Eski Açık'a gidiyordum genellikle...

VADİKOLİK dedi ki...

BİZE HER SEVDADAN GERİYE KALAN SADECE GALATASARAY

İyi de ALİ hocam bu yazı biraz ağır olmadı mı yani
1: bence jo ya söylenenler doğruydu (çünkü özel hayatı bizi ilgilendirmez belki ama yaptığı saygısızlıktı)
2:Arda ya söylenenler yanlıştı(Oherşeye rağmen bizim canımızdı)
3:Metin oktay a yapılan hareket yanlıştı kesinlikle
Ama ne biliyor musun ben bir Galatasaraylı olarak önceden mağlup olunduğunda Bizim çocuklar ellerinden geleni yapmıştır diyordum artık ben bile söyleyemez oldum bunu Çünkü ne biliyor musun Bir fotbolcu maç kaybedildiği zaman eleştirilmez ya da takımdan gitsin denilmez olan başkan zaten kendini klübün sahibi sandığı için ihale hocaya kalır yani olan klübe birde hocaya olur peki futbolcuların böyle bir şeyi yapmaya hakkı var mıdır Bence futbolculara fazla değer veriyoruz bugün bu mücadeleyi vermek için galiba onlarda bu ıslıkları beklediler ha yine konumuzun başına dönecek olursak o hareketleri yapan bizim taraftarımız evt ama hatırlayınca eskileri gel de hak verme yani evet abi sen bu satırları çok dolu yazmışşın belli ama bizde futbolculara o kadar doluyduk ve bitti işte dışa vurduk ben yapmadım ama onları anlıyorum ve aynı şeyleri (belki daha yumuşak ve farklı olabilirdi)bende düşündüm anlatabildim mi bilmiyorum belki çok dar düşünüyorum evet UNUTULMASIN Kİ BİZE HER SEVDADAN GERİYE KALAN SADECE GALATASARAY Sa Eğer o zaman bence bizim de söz hakkımız var diye düşünüyorum Ve ayrıca herkes bugünden alması gereken dersi aldığı düşünüyorum ve bence Bu kadro için bence kırılma anıydı ayıp ettiysem affola İYİ GECELER AYNI ZAMANDA

katakofti dedi ki...

Selamlar,

Çarşı'nın Beşiktaş'a ya da GFB'nin Fenerbahçe'ye nasıl tepki koyduğunu düşünürsek bence dün akşam ki GS taraftarının tavrı oldukça medeniydi. Bence olayı dramatize etmemek gerek.

Arda konusuna gelince bence ortada 29 haftalık sürecinde ötesinde bir futbol fiyaskosu var. Takım kötüyken Arda'nın iyi olmasını bekleyemezsiniz. Sistem burada belirleyici olur. Sistemin tercih yanlışları yüzünden işlemediğini gözden kaçırmamak gerekiyor. Bu sistemde başarısız olan diğer oyuncular protesto edilirken Arda'nın ayrı tutulmasını da bekleyemeyiz. Bence üzücü olan asıl sorumluların protesto edilmemesidir.

Pardaillan dedi ki...

ben bugünkü tezahuratı rezil taraftara uyarladım:

Kimisi beleş bilet peşinde
Kimi karaborsa işinde
Galatasaraylılık inan yok hiçbirinde
Tutturmuşlar ruhta ruh diye

Havalimanında oyuncu karsilamak
İnan kaldi çok eski bir devirde
Bu takımın kaptanı yuhlanmaz bir kere
Haddini bileceksin sen önce
HADDİNİ BİLECEKSIN SEN ÖNCE!!!

Ozan dedi ki...

pclion;
td deki postunu ben yanlış anladım heralde.neyi savunuyor bu çocuk diyordum bu yazıyı görünce sevindim.

Cereyancı dedi ki...

Fazla duygusal yazılmış bir yazı olarak bakıyorum,yoksa taraftara giydirmek adına Jo'yu bile savunmanızı hayretle izliyorum...

Her olaydan mı taraftar suçlu olur? İnsanlar hala gecenin 4'ünde forumlarda,sitelerde birbirini yiyor doğruydu yanlıştı diye ve bir sonuca varılabilmiş değil,tribünde bir anda gelişen bir olayı kim nasıl önleyebilirdi..Olay resmen hırsızın hiç mi suçu yoka döndü..

Bugün için tek üzücü olay Arda'ya tabiri caizse bel altı vurulmasıdır. Tepkinin tüm futbolculara olması gerekirken adeta paratoner vazifesi görmüştür.Anlamlı olabilecek bir tezahuratın bir satırı yüzünden protesto eksen değiştirmiştir.

Çok yaratıcı arkadaşlarımızı da tribünde görmek isterim..Başarılı tezahurat çalışmalarını hep beraber omuz omuza tribünde haykırabilmeye davet ediyorum..

Sevmediğiniz kişilere çamur atmak isterken koca bir topluluğa hakaret ettiğinizin farkındasınızdır umarım...

Adsız dedi ki...

tribün hata yapmış olabilir -ki bence de o sözler çok gereksizdi- ama düşmanmışcasına yorum yapmayın lütfen.

hala bilet diyen, bel altından vuranlar ise ne kadar katılım olduğunu görememiş sanırım. bir grup değil tüm tribün katıldı (ne yazık ki) ne olursa olsun kimsenin galatasaraylılığını ölçmek size düşmez.

sen sponsor bileti dağıtmaya devam et, beraber bağırırsınız.

UçanTekme dedi ki...

maç 4-1, rakip kaleci sakat oynuyor, emre çolak beyefendi de adamın topa atlayamayacağını ya da atladığında canının çok yanacağını bile bile 30 metreden şut vuruyor.

bu adamın önce karakerini ve adamlığını sorgulamamız gerekir, yemişim yeteneklerini.

metin oktay diyoruz, onun böyle birşey yapmayacağından ben eminim.

derdin gol ise pas pas pas kale önüne kadar gider, boş kaleye atarsın. ancak taraftara kendini sevdirmek ve sempatik görünmek için rakibi en zor anında aşağılamaya çalışıyorsan galatasarayda sonun pek hayırlı olmaz.

o malum tribünler ve tribün "reis"lerini ıslıklamaktan başka yaptığım birşey de bu konuya takılmaktı.

allah aşkına bize tribün yönetmeyi bilen amigolarımızı geri getirsin birisi. sezon başından beri 1 tane maç alamamış tribünlerimiz onun yanında 7 puan da rakiplere hediye ettiler sağolsunlar.

yöneticilere esas öfkem de bu adamları hala beslemeye devam etmeleridir.

pclion dedi ki...

Bizi de hayatında hiç tribün görmemiş insan muamelesi yapanlara da şaşıyorum açıkçası. Zaten Fenerbahçe maçından kinli olan ortalama taraftar yanında "Kimisi sinema peşinde" diye bağırırsanız içinin yağları eriye eriye katılır zaten, hiç mi Ali Sami Yen'de maç izlemediniz? Bu tribünde 5-0 Fenerbahçe'yi yensek Sabri'ye küfredecek, Arda'ya "kız buldu, şımardı" diyecek adamlar mevcut. Ama onlar da bağırıyor Galatasaray tribünü için asla bahane değil.

Siz bana şunu söyleyin. Dün Galatasaray takımı sahaya çıkarken 100 kişi aynı bölgede takımı alkışlasa, tezahürat yapsa akibeti ne olurdu? Demokratik haklarını kullanıyor (!) mu denecekti tribünde? Kimse kimseyi kandırmasın, bu tribünde yaşanan güzel şeylerin olduğu gibi kötü şeylerin de sorumlusu tribünün mutlak hakimidir ve kusura bakmayın, yönetiminden futbolcusuna kadar bu takımda ne kadar yanlış varsa taraftarda da en az o kadar yanlış var. Kimse farkında değil sanırım, Galatasaray tribünleri dün altyapısından yetişmiş 22 yaşındaki kaptanına sevgilisi üzerinden bel altı çalıştı, Galatasaray'ın attığı gollerde insanlar sinirden çıldırdı. Galatasaray yahu, kırmızı formalı olanlar. Bunun adı protesto falan değil, protesto sessizliktir, kendi takımına hakaret edercesine bağırmak değil. Ben kimseye hakaret etmiyorum ayrıca, onu da nereden çıkardınız anlayabilmiş değilim...

aksilaz dedi ki...

Futbolcular madem ki profesyoneller ohalde işlerini düzgün şekilde yapmaya çalışacaklar. Arda ise onu sevgilisinden bile çok seven taraftarların neden ona sırt cevirdiğini düşünmeli. Taraftar dozunu kaçırdı ancak haksızda değil.

amanteramco dedi ki...

Tribünler senelerdir böyle, ali samiyen cehennemi falan hikaye ruhsuz tezahuratlar, başarıya odaklı şovenist taraftar.
Geçen sene aynı şeyler bülent korkmaz'a yapıldı ama ona yapılanları satır aralarına sıkıştıranlar bugün bunu bu kadar dillendiremezler, eleştiremezler.Sene başından beri bir sürü forumda ve blogda arda'nın elano'ya bilerek pas atmadığı yazılıp çizildi, futbolcuların maçlarda süründüklerini görmemek için de baya bi çabalamak gerekiyor o yüzden çokta haksız bulmuyorum yapılanları.
Galatasaray'da sorun öncelikle yönetimdir bunu her zaman söylüyorum.Adnan Sezgin diye bir adam bu takımda olduğu müddetçede söyleyeceğim.

matthias chevalier dedi ki...

Galatasaray Kaptanı protesto edilmez diye bir kural mı var?
Nereyi okusam Galatasaray Kaptanına bu yapılmazdı diye bir ima var.

Cüneyt Kaptandan beri bilirim Galatasaray Kaptanlarını.

Cüneyt, Tugay, Bülent, Hakan, Ayhan ama birgün bile bu adamları magazin sayfalarında görmedim.

Artı, Ayhan'da, Servet'te hatta Sabri'de şu an bu takımın kaptanı ama bu adamlar ıslıklanıp, protesto edildiğinde, kimse Galatasaray Kaptanı protesto edilmez demiyordu.

Son olarak Galatasaray Kaptanının yapması gereken şey gol atan oyuncuyu, gol sevincini yaşamak için Kapalı'ya, taraftarına giderken onu yoldan çevirip yedek kulübesine götürmek değildir. Arda'da kendisine ve hayatına çeki düzen vermeli, onu Galatasaray Kaptanı yapan taraftarının sevgisidir.

Aslantepe dedi ki...

Benzer koşullar içerisinde olay misal Nou Camp'da cereyan etse tahminim bugün Galatasaraylılığından utananların pek çoğu Katalan isyankarlığını göklere çıkaracaktı.

Tribünlerde gayet medeni bir protesto gerçekleşti. Bu aldığı bol sıfırlı kontratlara karşı mesleğini layıkıyla yerine getirmeye ve Galatasaray oyuncusu olmanın değerini bilmeyen futbolculara verilmiş iyi ancak eksik bir dersti. Eksik kalan kısmı için eylemin kendiliğinden gelişmemesi ve bu sebeple yönetimi içermemesiydi.

Alemci olarak adlandırılan Jo ne kadar eleştiriliyorsa, zaten takımıyla sorunları olduğu için devre arasında yollanan bir oyuncuyu Galatasaray'a kiralarken Jo Galatasaray'dan büyük bir oyuncuymuş gibi davranan yönetim de protesto edilmeliydi. Ancak eylem kendiliğinden gelişmediği ve bugün Jo'yu ıslıklayan bir tribünün geçmişte Jo'yu havalimanında karşılayanlar arasında olması böyle bir abukluğa sebebiyet verdi.

Arda Turan konusuna gelince.. Kendisi Galatasaray'ın kaptanı (ki yönetimin en büyük hatasıdır) sözde 10 numarası ve bol sıfırlı kontrat sahibi oyuncularından biri olarak sezon ilk 8 haftalık kısmı dışında hiçbir mücadele emaresi göstermediği gibi hiçbir gelişim de kaydetmemiştir. Şayet takımda Keita olmasa ve ikiside maçta benzer bölgelerde oynamıyor olsalar Arda'nın çok büyük bir yetenek, takımın yıldızı olduğunu söyleyebiliriz.Ancak görünen köy kılavuz istemiyor. Arda mental ve fiziksel bir gelişim göstermediği gibi geriliyor. Şayet Arda bu takımın kaptanı ve sözde 10 numarası olarak kendini Metin Oktay'ın varisi olarak görüyorsa herşeyden önce genç bir oyuncu olduğunu hatırlamalı ve kariyerinin son baharındaymış gibi vurdumduymaz tavrını değiştirmelidir.

Sonuç olarak Galatasaray tarihinin en pahalı kadrosunun Galatasaray tarihinin en vasat kadrosundan daha etkisiz ve daha isteksiz oyununa taraftarlar bana göre yerinde bir tepki göstermiştir. Umuyorum ki Aslantepe'ye gittiğimizde tribünlerin değişen dengesi ile birlikte tepkiler doğrudan ve kendiliğinden tribünden çıkar böylece ısmarlama protestoların önüne geçilir. dünkü protesto şekil olarak hatalı uygulama olarak doğruydu.

yazıyı yollamak üzereydim ki sevgili uğur'un ''arda'ya sevgilisi üzerinden bel altı çalışıldığı'' yorumunu okudum. açıkçası buna katılmıyorum. burada tek bir mesaj var: arda işini düzgün yap. futbolcular özel hayatlarında dilediklerini yapabilir. ancak bu sırada bir profesyonel olarak mesleğinin gereklerini yerine getirmelidir. Arda Galatasaray'ın kaptanı, lideri olarak takımını hedefe şampiyonluğa ulaştıracak çabayı göstermemiştir. Esas sorun bu.. 22 yaşındaki takımımızın göz bebeği takımının daha iyi yerlere gelebilmesi için yeterli mücadeleyi vermiyor, sahada futbolundaki gelişime dair en ufak bir iz göstermiyorsa eleştirilir. Oyunuyla konuşulmak Arda'nın elinde..

FGD dedi ki...

Bu tepkinin nasıl ve hangi tezahüratlarla gerçekleştirileceği en azından bir hafta önceden düşünülmeye başlanmıştır, sonuçta kendilerini Galatasaray'ın tek organize taraftar grubu olarak gören bir topluluktan bahsediyoruz. Üzerinde düşünülmüş, organize bir protestonun bu denli yaratıcılıktan uzak olması ayrıca üzücü. Taraftar grubunun kalitesini nasıl ki takımını ateşleyebilme gücüyle,maçın gidişini olumlu yönde değiştirebilme gücüyle ölçüyorsak aynı zamanda protesto kültürüde önemli bir gösterge. Protesto taraftarın hakkıdır fakat bu denli yaratıcılıktan uzak bir tepki biçimi UltrAslan'ın kendine biçtiği Galatasaray Spor Klubü'nün tek taraftar grubu statüsünün çok uzağında. Galatasaray futbolcularından Galatasaray Ruhu'nu sahaya yansıtmalarını isteyenlerin Galatasaray Ruhu'nu anlamaları dileğiyle...

PM: Bu benim ilk yorumum. Gerçekten çok güzel bir blog, tebrik ederim.

Sade dedi ki...

Bu tepkiyi fişekleyenler var! Uçuruma yanaştırlar var! İçsavaş, kargaşa, ile beslenenler var; gerçek suçlular bulunmazsa haftaya alınacak bir galibiyetle pusarlar, haftaya alınacak bir aksi sonuçlada daha da fişeklenirler. Suçlu kim iyi araştırmak lazım ;)

Caner dedi ki...

Elestirilmek, acimasizca elestirilmek kimsede bir performans patlamasi yaratmaz. Sadece kendine guveni yok eder, panige yol acar, dogru verilecek kararlar da dogru verilmez.

Eger is yerinizde bir elemaniniz beklentinizin altinda performans gosteriyorsa yapilmasi gereken sey uyarmaktir. Uyarmak ile asagilamak ve elestirmek farkli seylerdir. Yani sen her gun daha geriye gidiyorsun, ise yaramazsin zaten falan dersen bir daha o kisiden performans beklemezsin. 1-2 ay sonra tazminatini toparlayip gondermen gerekir. Jo'yu her ayagina top aldiginda isliklamak, Arda'ya yapilan tezahurat bu asagilayan, elestiren yapidadir.

Diger bir yolda ise, yapici bir sekilde uyarmaktir. Onun ne kadar iyi bir calisan oldugunu vurgularsin, senin onun potansiyelini bildigini, kotu gunlerin gececegini soylersin. Bu zamanlarda onun yaninda oldugunu soylersin. Boylece kotu performansindan yonetimin haberi oldugunu bilir fakat eger eski performansini yakalarsa islerin duzeliceginin sinyallerini de alir. Calisan hala eski tas eski hamam gidiyorsa 4-5 aya kovulur ama konusmalardan ders alip pozitif bir yonde gelisme gosteriyorsa isini tekrar kazanir.

Simdi taraftar futbolcuyu yuhaliyor, galatasaray sevgisini sorguluyor, ondan sonra da ileride iyi performans bekliyor.

Ben bunun arkasinda art niyet seziyorum. Takimin basarisini istemeyen, jo'nun arda'nin seneye kalirsa basarili olacaklarini bilen birileri, bu basaridan rahatsiz oluyor ve huzursuzluk cikararak takimin dengesini bozmaya calisiyor.

Nevzat dedi ki...

Tamam takimina tepkin olabilir. Tepkini gösterebilirsin. Ama bokunu cikarmadan.
Ardanin sadece 22 yasinda oldugunu unutmayin. Adamin özel hayatinda ne yaptigi sizi ilgilendirmez.
Baskalari gece kulubunde kavga ediyor, kendi takim arkadasinin karisini ******, yinede taraftarindan bu kadar tepki görmuyor.
Son sampiyonlukta ilk kac mac seyircisiz oynamistik? Takir takir oynamistik hemde.

wonderkid dedi ki...

EVET GALATASARAY KAPTANI ISLIKLANMAZ! BİRAZ VEFA! ONUN FORMASI METİN'İN FORMASI!TRİBÜNÜ SAVUNANLAR O TRİBÜN FENERBAHÇE MAÇINDA NEREDEYDİ? BU SENE HANGİ MAÇI KAZANDIRDI O TRİBÜN? ULAN O ÇOCUK AĞLAYACAKTI OYUNDAN ÇIKARKEN YAZIKLAR OLSUN! SİZ GALATASARAYLIYSANIZ BEN DEĞİLİM!

wonderkid dedi ki...

+ ADAMA SORARLAR GEÇEN SENE LİNCOLNE NİYE PROTESTO YAPILMADI DİYE ? GİDİN SİZ YALANDAN TOP OYNAYAN ADAMLARI ALKIŞLAYIN.TAKIMDA ONA PAS ATMAYAN, ADAMLAR OLMASINA RAĞMEN, GELDİĞİ YABANCI ORTAMDA TOP OYNAMAYA ÇALIŞAN MÜCADELE EDEN ELANO YU ISLIKLAYIN

minecamur dedi ki...

Medyanın bır yıldıza ıhtıyacı vardı Ardayı yarattı bukadar basit.Sezon başında ardayı Messı ile kıyaslayan akıllılar! vardı.Ardanın ultra yeteneklı yok.Bence GalataSaray klubunun en buyuk hatasıdır Ardayı kaptan olarak yapmak.66 numara ile 10 numara arasında uçurum var.Ugur sana katılmıyorum.Kaptanlar eleştirilir tabıkıde sen bu takımın kaptanısın extra eforu senın sarfetmen gerek ki takıma örnek olasın ama bızde tam tersi,ilk düşüşe geçen ardaydı.Taraftar tabıkıde tepkısını gösterır ama dozunu geçmeden.Arda'ya tepkı kesınlıkle doğrudur ama stılı yalnıştı hepsı o..
Yıllardır salonlarda İbrahım Kutluay'a da aynı yol üzerınden tezahurat yapılmadımı?

Gala's dedi ki...

ultrAslan haklıyken haksız duruma düşürdü kendini. Büyük hata yapıldı. Sonu gelmiştir artık. Yaralı adamdan farkı yoktur. Hayırlısı olsun.

Adsız dedi ki...

ultrAslan herzaman var olacaktir, sizlermi yaptiniz onca pankart onca tezahurat? Bunca destek? ultrAslanin sonu gelmez siz bitimsiniz !

Adsız dedi ki...

Çoğumuz ömrü hayatımızda değil GS'lı sıradan bir futbolcunun aldığı ortalama rakamı, 500.000 Eur'yu bile birarada göremeyecek bir ülkede ve ekonomik seviyede yaşamaya çalışıyoruz, biraz gerçekçi olun.

Acımayı bırakın, profesyonel lig profesyonel futbolcular, işleri bu oynayacaklar, yalandan deparla, taca çıkan topa koşmakla, fenere gitmem demekle olmaz. Sportif başarı getirmeleri gerekiyor. UEFA kupası sevgi-dostluk-kardeşlik ile gelmedi. Hırsla, konsantrasyonla, terle, mücadele ile geldi

Taraftarın gözünü boyamak için her mecradan büyük beyanatlar vermeyi, fener medyasını kışkırtmayı biliyor arda turan. Oynamazlarsa da hesabını verirler, isteyen fenere gider isteyen kasımpaşaya.

Arda oyunuyla gözden düştükçe özel hayatıyla gündemi dolduruyor, düşüşte olan her sanatçı ve sporcu için son perde olan aşamada.

Son söz; ingilterede manchester seyircisi kulübünü sahibinden almaya çalışıyor, kulüpler taraftarındır. Ve herkes layık olduğu şekilde yönetilir. Böyle takıma böyle seyirci, böyle başa böyle tıraş...

matthias chevalier dedi ki...

@wonderkid

"EVET GALATASARAY KAPTANI ISLIKLANMAZ! BİRAZ VEFA! ONUN FORMASI METİN'İN FORMASI!"

Forma Metin'in ama içinde ki Metin'mi?

Bir tarafta,
karısının
"Ben mi? Galatasaray mı?"
sorusuna
"Tabi ki Galatasaray" diyen Metin. Bi tarafta ise her demeçte
"Liverpool'a gitmek istiyorum" diyen Arda?

hagibaba dedi ki...

taraftar evet abarttı ama gayet gerekli bir protestoydu
o zaman bazıları gitsin ardasporu tutsun
lafta uğraşan adamlar istemiyoruz mücadele eden elinden geleni yapan taraftar istiyoruz
çok daha kötü kadrolar varken hakan şükür ün tekrar döndüğü zamanlarda ama kadro şu anki kadronun 1000 katı hırsla oynuyorlardı
sadece onu istiyoruz
ama evet biraz abartıldı
bence iki taraf da dersini aldı iyi oldu güzel oldu

90 + 3 dedi ki...

Abartılı olan yanları olabilir, hariç tutulan ya da dahil edilen kişileri tartışabilirsiniz, ancak tribünün tepki gösterme hakkını sorgulayamazsınız.

Rijkaard'ın yorumları ile Arda'yı karşılaştırın bir. Biri alttan alarak liderlik dersi verirken, diğeri hala şampiyon olursak ne diyeceklerin peşinde.

Çok uzatmak istemem, uzun uzun yazdım http://doksanartiuc.blogspot.com/2010/04/4-1-yandan-protesto.html da. Tribünün sesini yaban atmasın kimse. İş protesto etmeye gelmişse, mutlaka vardır bir şeyler. Yeri, zamanı, ölçüsü tartışılır fakat boşa değildir hiç bir zaman

pclion dedi ki...

90+3,

"Abartılı olan yanları olabilir, hariç tutulan ya da dahil edilen kişileri tartışabilirsiniz, ancak tribünün tepki gösterme hakkını sorgulayamazsınız. "

Şu yazdığının muhattabı bensem sanırım yazıyı pek de dikkatli okumamışsın ve kolaya kaçıp aklında oluşan algıya göre bir cevap yazmışsın. İkinci paragrafın ilk cümesine bakman yeterli böyle bir şey demediğimi anlaman için.

"Aslına bakılırsa bir taraftar topluluğunun takımını belli ölçülerde protesto etme, en azından gönül koyma hakkı olduğuna inananlardanım, belli sinir katsayısı aşıldığında ülkemizde "You'll never walk alone" söylemenin mümkün olmadığını da gayet iyi biliyorum. "

Kewell The Wizard of Oz dedi ki...

NUMARALI'da kim oturduysa helal olsun diyorum. RE RE RE RA RA RA GALATASARAY GALATASARAY CİM BOM BOM!

Kewell The Wizard of Oz dedi ki...

Galatasaray'dan çok ultrAslancı olanlara da selam olsun diyorum. YÜRÜYEDUR'u da unutmadık. Ah şu mutlak grup olma sevdanızdan bir vaz geçseniz...

leo dedi ki...

kimisi sinema peşinde derken taraftar kaptanına sevgilisi üstünden belaltı vurmamıştır. galatasaray taraftarı arda turan diye bağırırken yumruk şova geldiğinde ne kadar içten geldiğini,gol atınca ne kadar gerçek sevindiğini biliyor herkes.arda tartışma konusu değil burada. arda bütün takımla birlikte sitemden payını almıştır.moralinin bozulup staddan çıkması da galatasaraylı oluşundandır.

taraftarın tepki koyması tüm spor yazarları tarafından bir iğrençlik,karaktersizlik,kara gün olarak nitelendiriliyor basında.hakarete varan yorumlar yazılıyor.parantez içi şahsım olarak seçme şansım olsaydı dün o besteyi o versiyonuyla söylemezdim ama ortaya 1 tepki koyulması gerekiyordu bu tepki koyuldu.adnan polat,f.rijkaard,sabri dahi taraftar tepkisinde haklı herkesi uyandırdılar diyorken bu denli ağır eleştiriyi hak etmiyor galatasaray taraftarı.dün galatasaray için kara gün değildi!normal 1 gün de değildi. mart ayı başında lider olan takımı taraftar 4.yapmadı.5 maçtır kafasına vuruyor insanlar.insanların istediği galibiyetten çok koşan futbolcu basan oyuncu.mücadele istiyor.selçuk'a 35m'den topa vurduran vurdumduymazlığa sitem ediyor.mayıs sonu takımına geri dönecek jo'da tekmeye kafa uzatmayacağına göre kabullenilemiyor bu tribünde.bu bu kadar doğal.
medya prim değeri taşıyan işlerin peşinden gidiyor.herzaman böyle oldu.dünkü gs-diyarbakır taraftarının birbirini alkışlamasının basında yeri yok. futbolcuya açılan pankart her internet sitesinde haber. hoşgeldin diyarbakır pankartı? türkiye'de u'll never walk alone ne kadar az ihtimalse adam gibi spor yazarı da o kadar az .

19.05 dedi ki...

İlk beş dakikadaki sessizlik ve pankartların ters asılması gibi orjinal fikirler muhteşem bir protesto örneğiydi. Ama gollerin sonrasında, zaman zaman maçın içinde ve yoğun olarak da maçın sonlarında protesto bu olgunluğunu kaybedip çocuklaştı sanki.

Jo'yu protesto etmek için en azından topu ayağına alması beklenmeliydi. Eleman daha press yaparken ıslıklar başladı. Bi top gelsin ayağına, ezsin, şut atsın taça gitsin auta gitsin, topa bassın düşsün öyle yapın protestosunu. Bunları geçtim hamlesini yapsın ondan sonra ıslıklayın ıslıklayacaksanız. Yahu halı sahada size top gelmeden deli gibi pas istese bir arkadaşınız küfretmez misiniz top bende değil diye?

İstanbul'da olmadığım için tribünde değildim. Evde yine formamı giyip yalnız başıma izledim maçı. Gollere yalnız başıma sevindim diğer maçlardan farklı olarak. Benim gibi sevinenlerin sesini duyamadım çünkü...

*Not: Maç sonrasında facebook galatasaray fan page'den -şu rekorlar kırdığımız fanpeyc- ayrıldım. Aynı mantalite oradan devam ediyordu çünkü.

*Bir not daha: Fenerbahçe maçından sonra bizim salonu kapattım ben de. Bir iki hafif içki de vardı. Oturup güzel bi film izledik kız arkadaşımla. :))))

anfieldyolu dedi ki...

Benim merak ettiğim Bursaspor bu hafta Gaziantep karşısında puan kaybederse-ki bu çok muhtemel, Gençlerbirliği'nin sene başından beri içerdeki her maçına giden biri olarak, bu kadar isteksiz,rakip kaleye gitmek niyetinde olmayan bir gençlerbirliğine karşı bile karambolden birkaç pozisyon dışında bulamayıp,doldur boşalta döndüler- ve derbide de olası beraberlik veya Beşiktaş galibiyeti çıkarsa, Galatasaray'ın da Manisa'yı mağlup etmesi durumunda-ki bu ihtimaller gerçek ötesidir diyemez kimse-, aynı taraftar önümüzdeki hafta Bursa maçında takıma nasıl destek verecek, maçtan önce hepsini teker teker tribünlere çağırıp, onları motive mi edecekler?

Bir diğer konuda da sana oldukça katılıyorum. 100 kişi takımı alkışlasa demokratik bir hareket olarak mı görülecekti demişsin. Takımda herşey yolunda iken, içerdeki Kayseri maçında 40-45 yaşlarında bir taraftarın neden bağırmıyorsun diyerek az kalsın çoçuğu yaşındaki malum oluşumdan biri tarafından dayak yiyeceğine şahit oldum eski açıkta. O yaştaki bir kişinin türlü sağlık sorunları olabilir. Bundan daha önemlisi o kişi gerçekten Galatasaray sevdalısı bir insan olmasa, kale arkasında ne işi olabilirdi? Belli ki kıt kanaat geçinen, parası numaralı ya da kapalı yetmeyen ancak kale arkasında da olsa dişinden tırnağından artırıp o tribğnde yerini almış ve belki de aynı şartlarla yıllardır da alıyor. 14 sene söylemlerini tezahürata katanların acaba kaç tanesi o 14 seneyi gördü ben de onu merak ediyorum. Galatasaray kimseye muhtaç değildir, deplasmanlara gidiyoruz bilmem neler bence komik söylemler. Galatasaray Türkiye'nin neresine gitse, ordaki taraftarları tribünleri doldurur, desteğini de hakkıyla verir. Hatta stanbul gelenlerin yenilgi sonrası koltuk kırıp, rakip takım taraftarlarını kışkırtmaları sonucu oradaki taraftarlar biber gazı ve polis dayağı yemek zorunda kalmazlar. Otobüsümüze binip gideceğiz diyorlar İstanbul gelen o malum oluşum, ancak orada takımını senede bir kez görmek için sabırsızlıkla bekleyen taraftar ise aynı şehrin sokaklarında formasıyla türlü tacize uğrayarak, yenilse de kafası dik yürümeye çalışıyor(Bunları Eskişehir, Ankaragücü ve Trabzon deplasmanlarında bulunup, yaşadığımdan bu kadar net bir şekilde söylüyorum).

Ve son olarak da, ülkede türlü türlü insan bulunurken, vay Sinem'e bak be şöyle de böyle de söylemlerini duysa mıydı Arda sinemada? Maddi gücü olduğu için sakin, kafası rahat şekilde sevgilisinin filmini izlemenin neresi abes? Yeri geldiğinde delikanlılıkta kül bırakmayanlar, İnönü'de Arda'nın sevgilisine laflar edildi diyip Arda'ya sahip çıkanlar, içinde benzer şeylerin geçtiği tezahüratı saatlerce yaparak daha da beterini yapmıyorlar mı? Hangisi acaba kız arkadaşına, belki de evlenmeye düşündüğü insana, manita, manita peşindeyim diye hitap ederler? Bu adam sakat sakat Fenerbahçe maçında oynamak için elinden geleni yapmadı mı? Galatasaray kadar hangi takıma nasip olmuştur altyapısından çıkardığı gerçek Galatasaraylılara kaptanlığı vermek? Ve ayrıca siz kimsiniz ki önünüze gelenin Galatasaraylılığını sorguluyorsunuz?

Kusura bakma, biraz uzun oldu...

pclion dedi ki...

Anfieldyolu,

Kusura bakmak ne demek, bilakis teşekkür ederim. Kendini harika ifade etmişsin, noktasına virgülüne katılıyorum. Keşke her yorum böyle olsa. Daha sık yorum bırakmanı çok isterim ayrıca...

Mustafa dedi ki...

Yapılan Protestonun şekli ve abartısı yanlış olsa da protesto sonuna kadar doğrudur.(Sevgiliden girilmesi sonuna kadar yanlış önce bunu belirteyim) Diyorsunuz ki o forma Metin Oktay'ın forması o adam Galatasaray'ın kaptanı. Hiç bir şekilde eleştirilemez diye bir olay mı var. Metin Oktay varken futbolcuya dayalı düzen yoktu. Metin Oktay Takımı için çalışır Sadece Galatasaray'a hizmet ederdi. Arda ise 66 numara olan arda değil artık 10 olan arda.Elano geldiğinde Elano'ya pas atmayan 10 numara. 66 onu yapmazdı. Magazin gündeminden düşmeyen.Bir kaç kilo fazlası olan.Kendine iyi bakmayan. İşine gelince Kocaman adam,Kaptan Lider ama eleştiri alınca dünkü çocuğum ben eleştiriler ağır geliyor.Olmaz böyle şey.Her röportajında Liverpool Liverpool.İngiltere.. Eyvallah hedeflerin var ama bu şekilde gidersen Liverpoolun rezerv takımına zor girersin.Küsmeye hiç bir şekilde hakkı yok. arada 5 puan farkla liderken 7 puan geriye düştük ne açıklaması var bunun.Sen Kaptansan taraftarın seni ıslıklasa sen yine direkt soyunma odasına gidemezsin. stadı terk edemezsin. Sen KAPTANSIN. Nerede kaldı kaptanlığın. Sahadaki 11 adam kaptan stadı terk ediyosa ne yapsın. Ya o maçta yeniliyor olsaydık kaptan çıksa gitseydi? Kaptanın görevi bu mudur? Arda Protestoyu sonuna kadar hak etti(Dediğim gibi Sinem-a olayı değil sadece protesto)Jo ya hiç girmiyorum bile.

Bir de konuşulması gereken yedek kaldım diye suratı 5 karış olan Servetdir.Ayı boğan dediğimiz servet de yok artık.. Sivas maçında en az 10 defa, rakip üstüne gelirken rakibe sırtını dönüp topla abuk sabuk saklama geçmeye çalışmalardan sonra topu taca gönderdi. gören orta saha oyuncusu sanacak. Ya orada adamlar kapsa gol olsa.. 1-1 mi biter o maç. Sonra gelmiş diyar maçında niye yedek kaldım.


Herkes önce şunu bi kere düşünsün. Burada sadece futbolcular kendini düşünüyor.Metin Oktay'sa GALATASARAY'ı.. Fark bu.

Related Posts with Thumbnails