Şampiyonlar Ligi'nde Darbe: Lyon & Bayern

Kıtanın en büyük kupası olan Şampiyonlar Ligi uzun yıllardır hangi ligin daha başarılı olduğunun bir göstergesi olarak görülür, burada kullanılan en önemli veri de yarı finale hangi ligin kaç takım soktuğudur. 2000'lerin başında İtalyanların, sonlarında İngilizlerin domine ettiği 'Kupa 1'de çok uzun süredir görülmemiş bir yarı finali izlemek üzereyiz. Lyon ve Bayern'in çeyrek final eşiğini geçip kafasını yarı finale sokmuş olmasının yanı sıra Şampiyonlar Ligi'ni bir ara Premier Lig play-off'larına çeviren İngilizlerin safdışı kalmış olması yarı finalin sıradışılığının bir başka yönü. Turnuvanın biraz daha dengeli ve heyecanlı olması adına fazlasıyla olumlu gelişmeler bunlar. Bunun beş büyük lig dışından yapılmış ve muhtemelen geçici olacak bir değişim olmadığını da kaydetmek gerekiyor ayrıca.
Barcelona, Inter, Bayern ve Lyon. Bu dört takım, İngilizlerin nal topladığı bu sezonda yarı finale kalarak ülkelerinin UEFA sıralamasındaki yerlerine de doğrudan etki ediyorlar. Kupanın mutlak favorisi gözüken Barcelona eğer kupa yolculuğunu sürdürür, UEFA Avrupa Ligi'ndeki Valencia ve Atletico'dan da gerekli desteği alırsa düşük de olsa birinci sıradaki İngiltere'yi yerinden etme şansına sahip olabilir. Avrupa kupalarındaki tek temsilcisi Inter olan İtalya ise üçüncü sıradaki kritik yerini koruma derdinde, İtalya-Almanya çekişmesiyle ilgili geçen günlerde bir şeyler karalamıştık zaten. Inter'in CSKA'yı geçmesi zaten bekleniyordu lakin Bayern'in de Manchester United'ı ekarte ederek Şampiyonlar Ligi'nde yola devam etmesi İtalyanlar için epey kötü haber. Almanların UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden iki temsilcisi daha var ve onlardan gelen puanlarla daha da köşeye sıkışacaklar. Bu sene üçüncülüğü kaptırırlarsa 2011/12 sezonunda dört takımla Şampiyonlar Ligi'ne katılacak olan ülkenin Almanya olacağını tekrarlayayım.

Her yönüyle ilgi çekici bir yarı final serisi olacağa benzer. Star TV muhtemelen yine eşleşmelerin tamamını izleme şansını bize tanımayacak, iki yarı finalin de birer ayağını evimizden izleyebileceğiz eğer D-Smart'ımız yok ise. Buna rağmen iyi link kovalamaya, kafelerde buluşmalar düzenlemeye değer bir seri olacağına inanıyorum. Her daim mazlumun yanında olma düsturunu bozmayan birisi olarak beni fazlasıyla memnun edecek gibi görünüyor en azından...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

6 yorum:

eeyore dedi ki...

Barcelona ekstra bir takım ve kupanın favorisi. Benim aklımın almadığı şey şu Lyon'un başarısı. Birçok yıldız futbolcusunu elden çıkarsalar da ne yapıp edip yenilerini buluyorlar ve bir şekilde Şampiyonlar liginde önemli işlere imza atıyorlar.

pclion dedi ki...

Aslında komik bir biçimde en başarılı oldukları yıllarda değil, düşüşte oldukları bir sezonda geçmeyi çok istedikleri bir eşiği geçtiler. Kurada yerel dinamiklerin daha çok geçerli olduğu bir eşleşmeyle Bordeaux'yu çekmeleri onlar için büyük şanstı. Bu konu hakkında bir yazı tasarlıyorum aslında, geçen sezonki Metalist-Dinamo Kiev eşleşmesini de katarak...

baldur dedi ki...

pek de darbe olduğu söylenemez, lyon zaten her sene çeyrek finale çıkıyordu bu sene de bir adım daha ileri gittiler ve yarı finale çıktılar. bayern münih'i ise zaten hepimiz biliyoruz.

eeyore dedi ki...

Fransa ligin'de oynanan futboldan haz etmesem de futbolcu fabrikası olan-tabii sömürgeci unsurları da kullanarak- bu ülkede belli takımlara gıpta ediyorum. Mesela Monaco, geçtiğimiz yıllarda ortalıkta esip gürlüyorlardı. Ya da Lyon işte. 90'larda bizimde canımızı yakan PSG. Bordeaux öyle ya da böyle Avrupa kupalarında adından söz ettiriyor. 2000'e gidelim UEFA'da yarı finalde Arsenal'e elenen Lens. Yine zaman zaman parlayan Marsilya. Şaka maka futbol kalitesiyle Süper Ligi anımsatan Fransız Ligi Avrupa'ya 5-6 takımıyla damgasını vurabilmiş.

Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan) dedi ki...

3-1 den sonra hücumdaki tek adamını çıkarıyosun yerine O'Shea giriyor, ki haklı nedenlerin var (rooney sakat sakat oynuyordu ve rafael kırmızı kart görmüştü)...(İlk yarının son dklarında atılan gollerden herzaman etkilenmişimdir,tamamıyla psikoloji ile açıklanabilecek bir durum...ve 2.yarı başlıyor rakibin senden motive ilk 5 dk bunu gösteriyor,üstüne 1 kişi eksiliyorsun)İşte o dk dan sonra futbolun old trafford da yada 4 eylül de oynanması arasında hiçir fark kalmıyor.Geriye çekilip rakibini karşılamaya çalışırsan,İleride tehdit görmeyen rakip stoperlerin bile üzerine gelir.Nitekimde böyle oldu...Dün izlediğim maç bana pazartesi akşamı izlediğimi hatırlattı.

minecamur dedi ki...

Lyon adına çok sevindim,yıllardır Milan yada Madrıd tarafından elenmeseler çok önceden de burada olabilirlerdi.Barca-Lyon fınalıne hazır olalım.Barca'da nefret ettiğim joseyi ve takımını noucampa gömer :)

Related Posts with Thumbnails