
Eskişehirspor'un bu etkinliğine karşı çıkan tek adam vardı, o da son 2 aydır Fenerbahçe'nin kör topal ilerleyebilmesinde en büyük pay sahibi iki-üç adamdan biri olan Roberto Carlos. İlk yarı boyunca 3 tane kritik pozisyonda kademeyi rahatlatması yetmiyormuş gibi ikinci yarıda kestiği sert orta-pas karışımı asistiyle maçı koparan adam oldu. Fenerbahçe'ye geldiğinden bu yana en fit ve formda halinde Carlos, Real Madrid'den gönderilmesine neden olan defansif zaafiyetini de fazla hissettirmiyor ikinci yarı itibariyle. Alex ve Semih'ten sonra onore edilmesi gereken ilk isimdir benim gözümde.
Eskişehirspor ise elinden gelenin en iyisini yaptı aslında. Maç 0-0'ken oyunun kontrolü tamamen onlardaydı, pozisyon verseler bile -ki Boral'ın kaçırdığı pozisyon akıllara Kezman'ı getirecek cinsten- Fenerbahçe'yi tamamen bozmuşlar ve kendi hücum setlerini uyguluyorlardı. Dün yazdığımız yabancı ilk 11'inde forvette yer verdiğimiz Youla bugün adam eksiltmede başarılı olmasına rağmen pas vermemekte ısrarcı olunca takımının net pozisyon fırsatlarını da harcamış oldu. Batuhan'ı -babamın aksine- oldukça beğendim, hava toplarında fazlasıyla etkili oldu Lugano'nun yokluğunda. Zor pozisyona rağmen Volkan'ı geçen bir kafa vuruşu yaptı ama gol olmayacağı belliydi o ivmeyle, alemin en dengesiz stoperi Yasin bile geçirmedi doğal olarak.

2 yorum:
Eskisehir iyi oynadikca cesaretlendi bir ara ikinci yari defansi cok öne cikti Eskisehir´in orda golleri buldu Fenerbahce.Bu tarz cok mac yasandi bu sezon Kadiköy´de.
Fenrbahçe kör-topal gidiyor, diger takımlar gibi ama benim tek şampiyon adayım var bu sene! Beşiktaş:(
Yorum Gönder