
İkinci yarıdaysa Manu orta sahasının toparlandı, Rooney ve Carrick daha fazla ayakta kalan taraf oldular Porto orta sahası karşısında. Porto ise bu duruma karşılık olarak göbekten kaptığı toplardan ziyade oyunu kanatlara yayıp ortalarla sonuca gitmeye çalıştı. Kanada inme konusunda pek sıkıntı yaşamadılar da. Sağ tarafta Mariano Gonzalez, sol tarafta ise bindirmeleriyle Cissokho baya etkililerdi. Cissokho'yu çok beğendim, çok yararlı bir oyuncu izlenimi bıraktı bende. 87 doğumlu bir oyuncu, muhtemelen onu da birkaç sene içinde sağlam bir bonservis bedeliyle pazarlayacaklardır. Mariano ise özellikle son bölümde berserk oldu sağ tarafta, çılgınlar gibi orta kesiyordu. Buna rağmen göbekteki Vidic-Ferdinand ikilisini aşamadı genelde. 85. dakikada ortaya çıkardığı çok etkili bir pas oldu, o da Porto'nun bana göre en net pozisyonuydu. O top köşeye gitse şu anda Porto'nun bir zaferini konuşuyor da olabilirdik.
Barcelona-Chelsea, Manchester United-Arsenal. İngiliz üçlüsü yine yarı finalde, onların yanına sokulabilen tek takım ise Barcelona. Senelerdir gördüğümüz bir tablo bu ama bu sene daha bir canımı sıktı nedense, koskoca Barcelona'ya underdog muamelesi yapacağız nerdeyse. İngilizlerin arasından kupaya uzansalar pek güzel olur deyip lafı fazla uzatmadan diğer blogları turlamaya başlıyorum...
0 yorum:
Yorum Gönder