Yerli Forvetlerin Çöküşü & Ligin Sertliği

Geçen sezon gol krallığı yarışında Galatasaraylı Milan Baros'u zorlayan iki yerli isim vardı, Taner Gülleri ve Mehmet Yıldız. Takımlarının oyun planlarının merkezinde yer alan bu oyuncuların yanı sıra bir önceki sezonun gol kralı Semih Şentürk ve yine daha önce gol krallığına erişmiş Gökhan Ünal gibi isimlerin de dahil olduğu birçok yerli golcü felaket denilebilecek bir sezon geçirmekte. 24. haftasını geride bırakmak üzere olduğumuz ligde en fazla gol atan yerli oyuncu10 golle Umut Bulut. Onun arkasından gelen iki yerli ismin 7'şer golle Arda Turan ve Ozan İpek olması forvetlerin kısırlığını en iyi vurgulayan anekdotlardan biri aslında. 24 haftası geride kalmış bir ligde en skorer ikinci yerli forvet sadece 6 gol bulabilmişse bu hem oyuncu kalitesindeki düşüşe hem de ligin değişen karakterine işaret ediyor.

10 gol: Umut Bulut (Trabzonspor)
7 gol: Arda Turan (Galatasaray), Ozan İpek (Bursaspor)
6 gol: İskender Alın (İBB),Mustafa Pektemek (Gençlerbirliği), Semih Şentürk (Fenerbahçe),Turgay Bahadır (Bursaspor)
5 gol: Adem Sarı (Eskişehirspor), Cenk İşler (Kasımpaşa), Necati Ateş, Veysel Cihan (Antalyaspor)

Geçtiğimiz sezon bu alanda sükse yapan isimlerin sakatlık belasıyla kıvrandığını, hatta Taner Gülleri'nin hala İBB formasıyla geri dönemediğini biliyoruz. Veteran golcü sınıfının ligdeki en iyi temsilcisi olan Taner'i bu anlamda ayırmak gerek. Mehmet Yıldız da ligin büyük bir bölümünü sakat geçirdi ve kendini şampiyonluğa oynayan bir takım yerine küme düşme hattının üstünde tutunmaya çalışan bir ekibin santrforu olarak buldu. Bu değişimin onun da gol ve asist rakamlarını etkileyeceği aşikar. Tek tek diğer isimleri ele aldığımızda da belki çeşitli bahaneler bulunacaktır, Semih'in ve Gökhan'ın ilk 11'de şans bulamaması, Necati'nin lige yeniden alışma süreci, Pektemek'in henüz Süper Lig tecrübesi açısından yeterli kıvama ulaşmaması, Sercan'ın kaleden uzak oyunu ve formsuzluğu vs vs. Fakat bu bahaneler resmin genelindeki görüntüyü değiştirmiyor. Bu ligde gol atan oyuncu sayısı gittikçe azalıyor ve yerli forvetler dahi ligin değişen koşullarına bağışıklık kazanabilmiş değil.

Ligin gittikçe maç içi sertliğe daha fazla müsade edilen bir yapıya kavuştuğu, bunun da hücum etmenin giderek zorlaşmasını sağladığı bir gerçek. Daha sert savunmalar, topla oynayan oyuncuların aldığı ağır darbeler ve yaşadıkları sakatlıklar 'kasap havası' başlığı altında epeyce konuşuldu, tartışıldı. Bunu ligin karakteri olarak varsaysak bile ligin kendi yetiştirdiği oyuncuların istatistiklerine bakınca bunun suni bir sertlik olduğunu dahi görebiliriz. İngiltere de serttir ama orada hala Ada tipi santrforlar iş yapar, İtalya'da ligin kendine has golcüleri vardır. İspanya'da iş yapan fakat Türkiye'de paspas olmuş bir Güiza örneği de var, liginin golcüsü olarak. Türkiye'de bu karakteri yansıtabilen hangi forveti sayabiliyoruz bugün? Umut Bulut mudur bu ligin forveti? Hoş, o dahi iki maçta bir gol atmayı başarabilmiş durumda değil. Tablo buyken ortada bir sorun olduğu aşikar. Ya oyuncularımızın hepsi birden düşüşe geçti ki yerlerine yenilerini yetiştiremediğimiz anlamına da gelir, ya da oyun yapılarımızda ciddi sakatlıklar var, ya da ikisi birden geçerli. Her ne olursa olsun, ligdeki golcü daha doğrusu gol yetersizliği son yılların yükselen trendi olmaya devam ediyor. Değerinin 20 milyon euro olması gerektiği iddia edilen genç golcü Sercan Yıldırım'ın henüz 5 golü dahi bulamamış olması kaderin bir cilvesi olmasa gerek. Bu durumu değiştirebilecek ya da mevcut yapıya uyum sağlayabilecek 'kardelen'ler yetişecek mi, onu da bekleyip göreceğiz artık...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

7 yorum:

Kaan Kavuşan dedi ki...

Sertlikte ve çirkeflikte İtalya'yı geçtik sanırsam. Ama İtalyanların bencil golcü ekolünden de uzak oynuyoruz. Başarısızlık doğal. Bu kadar sert bir lig doğal değil. Mücadele diye diye kavgaya çeviriyoruz sanırım, diğer önemli şeyleri es geçerek...

ek dedi ki...

Sebep: ligin sertligi - suclu: hakemler.

excellence dedi ki...

Turk hakemleri malesef Premier League gibi fizige dayali oyun olsun diye sürekli sertlige müsade ediyorlar, fakat Premier League in fizige dayali oyununun sert oyuna dayali degilde akici oyuna dayali oldugunun farkinda deyiller.

Insan Turkcell Super Lig maclarini izlerken bunalima giriyor. Her harekete düdük her harekete düdük. Bazen hakem oyunun akisini bozmamak icin düdükten vazgecmeli ve bunun icinde futbol zekasi ve oyunu iyi okuyabilmeye ihtiyac var.

Öyle Bünyamin Gezer gibi cikip "kimsenin hakkini yedirmem" havasinda her olaya düduk calip surat asmakla olmuyor hakemlik.

Adsız dedi ki...

ya arkadasım anladık her yerde mesgullüğünden dem vuruyosun ama yeter artık..twitterda burda..tamam calısıyosun gazetede..tamam haftasonların dolu..Sürekli yollardasın..iştesin..cok kral adamsın ama yeter yahuuu yeter

pclion dedi ki...

Yahu, Twitter'a yazdığım basit bir mesajdan alt metin çıkarıp gelip beni blogda eleştirmeye çalışıyorsun, üstelik adsız bir biçimde. Twitter'ımı bu kadar sıkı takip ediyorsan önce bir adını söyle de seni ciddiye alalım.

Gazeteyle falan ne alakası var yan panelin. Bütün haftan boş olsa da meşakatli bir iştir yan tarafı düzenlemek, ara ara düzenlerken de haber vermek istedim. Bir arkadaşımız mailine cevap yazamadığım için yüz yüze sitemini dile getirmişti, onu düşünüp bir mesaj yazdım, odur.

Kırk keredir söylüyorum, bir de senin için söyleyeyim. Burası sadece bir blog, kendimce paylaşmak istediklerimi yazarım, twitter da aynı şekilde. Ne ben 'popstar adayı'yım, ne de sen jürisin. Önce karşındakine saygılı ol. Yüz yüze bana söyleyemeyeceğin şeyi de adsız olarak gelip buraya yazma. İsteyen mail atar, isteyen atmaz, seni geren nedir bu kadar? Madem bu kadar geriyorum seni, unfollow de gitsin, sanal bir karakterim senin için neticede.

Flying Dutchman'in yazısını fazla ciddiye almışsınız siz, muhabbetimiz olan insanların bize takılmış olması sana böyle hitap etme hakkı falan vermiyor. Bu kadar. Kaç saat uğraşıp yazı yazıyoruz, aldığımız yoruma bak...

Great White dedi ki...

Bence de çok önemli bir sorun bu. Hatta Milli Takım' ı da önümüzdeki en az 3-5 sene boyunca direkt olarak ilgilendirebilecek türden bir zaafiyet olduğunu söyleyebiliriz..

Ben de bu konu hakkında ilk yarının bitiminde http://www.cezasahasi.net/2009/12/gole-yabanc-bir-lig.html
bir şeyer yazmıştım. O sırada ligin en golcü yerlisi olarak 6 gol ile Mustafa Pektemek' den başka kimse yoktu 16 kişilik listede. Son haftalarda golcü olduğunu hatırlayan Umut' un ise sadece 2 golü vardı..

Bu arada Sercan Yıldırım her ne kadar yetenekli bir futbolcu olsa da biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. Hele ki 20 milyon avro falan, çok uçuk rakamlar bence..

Hatta yazının içeriğiyle de bağlarsak bir nevi Abullah Çelebi muamelesi gördüğünü de söyleyebiliriz aslında..

Great White dedi ki...

Bu arada Abdurrahman yerine Abdullah Çelebi diye yolladık postu galiba:)

Şu sıralar Abdullah Avcı' ya biraz fazla takıldık sanırım:))

Related Posts with Thumbnails