Süper Lig'e Polonya Damgası

Doğu Avrupa'nın ne kadar önemli bir pazar olduğunu, Bundesliga'nın bu bölgenin çekim merkezi haline gelerek nasıl ayağa kalktığını birçok kez yazıp çizdik ama Anadoluda beşinci sınıf Brezilyalı, dört büyüklerde de major lig fetişizminin dinmesine pek ihtimal vermiyordum ama Polonya'dan neredeyse her bölgeden sağlam bir adam adım attı lige. Yakında 11 kurar mıyız diye soruyoruz artık...

88 doğumlu Kamil Grosicki, 7 kez Polonya A
Milli Takımı'nın formasını giydi...
Arkadiusz Glowacki (Trabzonspor): Bu yıl patlayan Polonya-Türkiye hattının ilk yolcusu oydu. Kötü zemin yüzünden ağır bir sakatlık geçirene kadar Trabzonspor'un savunma hattını toparlayan, pozisyon bilgisi ve sade oyunuyla Türk tipi savunmanın eksiklerini kapatır görüntüdeydi. Yeni yeni kendini buluyor. Başarılı transfer hanesine yazılır.


Kamil Grosicki (Sivasspor): Sivas'ın ara transferde getirdiği üç yabancının en iyisi olduğu daha gelmeden belliydi de gelir gelmez takımın en önemli hücum silahlarından birine dönüşmesini öngörecek kadar tanımıyorduk. Şutör, hareketli ve top taşıyabilen bir hücumcu. Mehmet Yıldız'ın ardından bir başka sabit 9 numara olan Eneramo'yu (ki onun da hayranı çoktur) kullanan Sivas'a ilaç gibi geldi. Genç Kamil'in Polonya Milli Takımı havuzunda olduğunu da söyleyelim.

Mariusz Pawalek (Konyaspor): O da gelir gelmez dikkat çeken isimlerden. Gol atma konusunda sıkıntı yaşayan takımında iki kez kalesini gole kapadı. Eskişehir'den şanssız bir duran top golü yemese üç maç olacaktı. Kalede güven veren, çevik kaleci. Ligin en iyilerinden biri bile olabilir, uzun vadedeki performansını görmek lazım.

Marcin Robak'ın Konyaspor formasıyla 5 maçta 2 golü var.
Marcin Robak (Konyaspor): O da devre arası transfer döneminde Türkiye'ye adım atanlardan. Konyaspor'un merkez forvet sorununa çözmesi planlanıyordu ki şimdiden oraya oturdu gibi. İki maçını seyrettim, zaten harika geçen Bucaspor maçında da iki gol attı. Gerçi yabancılarla anlaşması pek de mantıklı kriterlere dayanmayan, motivasyon hocası Yılmaz Vural'ın gözüne girip giremeyeceğini merakla bekliyorum.

Pawel-Piotr Brozek (Trabzonspor): Pawel olanını birkaç sene önce adı Galatasaray'la anılırken biraz araştırmıştım ve referansları çoğunlukla olumluydu açıkçası. Çılgın transferler döneminde unutuldu, gitti sonra. Trabzonspor'a gelince izleriz diye düşünmüştük ama Şenol Güneş'in öğrencileri şampiyonluk yarışında ve Umut Bulut ile Burak Yılmaz'ın kredisinin üstüne çıkması hemen zor. Yine de dün oynadığı beş dakikalık oyunla beni etkilemeyi bildi, maç yazısı da aşağıda zaten. Piotr Brozek ise Wisla'daki son senesini epey formsuz geçirmiş. Formayı koparamaması bu yüzden normal denebilir. Yine de Pawel Brozek'ten epey ümitli olduğumu söylemeliyim.

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

23 yorum:

cihatakbel dedi ki...

elinize sağlık güzel bir yazı olmuş ama Sivasspor ara transferde 3 değil 6 oyuncu transfer etti

kafsinkaf dedi ki...

Yeni trend doğu avrupalılar diyebilirmiyiz o zaman ? Yada ileride olacak ?

cihatakbel dedi ki...

3 yabancı değil 6 yabancı demek istedim.

pclion dedi ki...

Cihat, doğru söylüyorsun ama üç yabancılı bir paketle geldi Grosicki, onu vurgulamak istemiştim de anlaşılmamış, haklısın. Zaten Eneramo'yla bile dört ediyor. :)

Şu anki trend bu gibi duruyor, evet. Bu oyuncuların başarısı da ezbere transfer yapma güdüsünü kırma yolunda bir adım. Stancu ve Culio'yu da bu açıdan önemli görüyorum, geldikleri dönemde yazmıştım..

cihatakbel dedi ki...

evet :) ama sanki 6 polonyalıdan fazlası vardı

pclion dedi ki...

Cihat, son iki transfer döneminde patlayan trend üstüne yazdım. Bu altı oyuncu dışında elbette gelen giden olmuştur da farklı olan bir anda Polonya'ya gösterilen rağbet ve bunun geri dönüşünün olumlu olması. Başlığı atarken böyle anlaşılabileceğini düşünmüştüm ama yazı içinde geçiyor demek istediklerim. :)

cihatakbel dedi ki...

Anlıyorum, beni yanlış anlamayın lütfen ukalalık yapmak değil amacım. Hatırlayamadığım bir iki kişi daha vardı sanki onu paylaşmak istedim. Cevabınız için teşekkür ederim.

pclion dedi ki...

Yok Cihat, estağfurullah. Her zaman yorumlarını beklerim. Zaten benim de aklıma takıldı var mıydı başka Polonyalı diye ama yazıyı o denli geniş tutmak istemedim. Aklına gelen varsa yazabilirsin, ben de hatırlayamadım. :)

cihatakbel dedi ki...

tabi ki memnuniyetler:) Maciej Iwanski var Manisaspor'da. Ankaragücü'nde Zewlakow var ama o sene başında alındı, çok tecrübeli bir oyuncu bu oyunculara göre zaten.

pclion dedi ki...

Zewlakow da girermiş bak, atlamışım onu. Polonya'dan gelip de boş çıkan adam görmedim zaten. Szymkowiak yeter. :)

cihatakbel dedi ki...

Aslında şöyle bir durum var. Yıllarca hep Güney Amerikalı ve yıldız sıfatıyla transfer edilen oyuncuların kaprislerini, disiplinsizliklerini çektik, alıştık ki, bu oyuncuların sade ve disiplinli futbolları hoşumuza gidiyor. Doğu bloğundan gelen futbolcuların iş ahlakı yüksek.

kafsinkaf dedi ki...

Benimde şöyle bir tezim var doğu avrupanın yanında almanya'dan yada gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerden türk gençleri kazanmamız şart.

Herşeyden önce temelde aldıkları futbol eğitimiyle türkiye'de yetişmiş ortalama bir oyuncunun oyun zekası olarak kat kat üstündeler.Klüplerimiz gurbetçilerin,doğu avrupanın ve afrika'nın yetenekli ve ucuz maliyetli oyuncularının ne zaman farkına varacaklar acaba ?

Sen ne dersin uğur ?

samaet dedi ki...

Abi belediyespor'da 3.sezonunu geçiren polonyalı marcin kus2u unutmuşsun.Birde ankaragücünün sol beki kulukowski

samaet dedi ki...

bir de grosicki 89 değil 88 doğumlu.

Adsız dedi ki...

uğur kardeş bide liste çıkartsaydın.

pclion dedi ki...

Kafsinkaf, temel olarak yaklaşımın bence doğru ama Afrikalılar konusunda şüpheliyim. Bizim fizikten önce oyun bilgisi eksiğimiz oluyor milletçe. Afrikalılar bunu gidermeye uygun değiller. Bize daha görevini yapan, ne yaptığını bilen adamlar lazım.

Samaet, adam 22 yaşında diye ezbere 89 yazdım. Şimdi baktım, haklısın. Düzenliyorum. Marcin Kus yeni bir akımın sonucu değil ama, bu yazı son 6-7 ayda yükselen bir trende işaret ediyor ama Ankaragücü'nde oynayan Zewlakow ile Kulukowski'yi ıskalamışım. Onları da siz yazın, biz okuyalım. Yorum bölümü bunun için var. :)

Adsız, bu gidişle çıkacak zaten bir liste hocam. Olmazsa eklerim diğerlerini de. Zaten ilk 11 çıkıyormuş ligden...

kafsinkaf dedi ki...

Afrikalılara örnek olarak Emenike diyorum :) Onun gibisi kaçtane çıkar bilmiyorum ama bitane çıkması şahane 2 tane çıkması ultra 3 tane çıkması şampiyonluk demek olur :) Avrupa liglerine giden neredeyse yok pahasına oynayıp maksimum katkıyı veren oyuncuları gördükçe klüplerimize kızmamak elde edil.Topu görünce bomba diye karakola götürecek adamları yıldız diye getiriyoruz.Maliyet yükseldikçe vereceği katkınında yükselmediğini anlayamadık yıllardır.

Adsız dedi ki...

ankaragüçlü klukowski polonya asıllı kanadalı.

Adsız dedi ki...

genel olarak doğu avrupalı oyuncuların adaptasyon sorunu olmuyor.önemli bir avantaj.disiplin sorunlarıda yok.

bu arada robak gol kralı olmuş polonyada.

cihatakbel dedi ki...

Kulukowski'yi bosver o Kanada adina oynuyor:)

€nEnGin dedi ki...

Klukowski polonyalı değil. Ben slovak biliyordum ama ben de yanıldım. Avusturya doğumlu Kanadalıymış...

Adsız dedi ki...

engin

bir oyuncunun isminde w harfi varsa yada ismin sonu ski şeklinde bitiyorsa o özbeöz polonyalıdır arkadaş.

Adem dedi ki...

Ülkemizde forma giymiş gelmiş geçmiş tüm Polonyalı futbolcuları listelediğim, konuya ilişkin yazım:

http://www.cezasahasi.net/2011/01/turk-futbolunun-polonya-seferleri.html

Related Posts with Thumbnails