Antalyaspor 1-0 Galatasaray

Galatasaray'ın şampiyonluk iddiasını büyük ölçüde kaybettiğini gösteren maç oldu bu bizlere. 10 deplasman maçından 5inden mağlubiyetle ayrılan bir takımın şampiyon olması mümkün değildir. Puanı vs. her şeyi bir tarafa koyalım, bugün sahada gördüğüm oyun ve takım bırakın şampiyonluğu ilk 5'te yer alamaz.

Defans hattı tam bir komedi. Volkan Yaman'a diyecek söz yok, Volkan'ı Hakan Balta'ya tercih ederim diyenin aklından şüphe etmek lazım. Fatih Ceylan Sabri'nin kanadını koridor yaptı, gol de ordan geldi zaten. Servet son iki yıldaki en kötü maçını çıkardı. Maçın başında bir tane asist yaptı, yan hakemin ofsayt hatasında kaynadı. O yetmemiş gibi ikinci yarıda hem ofsaytı bozdu, hem de Ahmet'i kaçırdı. Tam anlamıyla berbat bir kurgu.

Mehmet Topal'ı tanımakta güçlük çekiyorum. Bir futbolcunun form tutması 6 ay sürmez, eğer bu şekilde oynayacaksa yeri 11 değil, kulübedir. Barış da formda olmadığında çekilmez oluyor, iki metreye topu ittirmekten aciz bir görüntü içinde. Ayhan'ı bir kenara koyuyorum, elinden geleni yapan ender oyunculardan biri.

Tüm bunların haricinde en önemlisi Arda Turan'ın silik ve sorumluluktan uzak oyunu. Arda Turan'ın paslarının yerini bulmadığı maçları vardır, Arda Turan'ın zaman zaman oyundan düştüğü anlar olur ancak Arda Turan hiçbir zaman sorumluluktan kaçmaz diye bilirdim ben ama bugün sahada gördüğüm kişi bildiğimiz Arda olamaz. Kewell'ın, Lincoln'ün yokluğunda atakları yönlendirmesi, topla daha fazla haşır neşir olması gereken Arda top almak yerine kendisini Nonda ve Baros'un arkasına atmaya çalıştı maç boyunca. Her zaman söylediğim bir sözdür bu, Arda'nın da vasat oynamaya hakkı vardır ancak Arda'nın sorumluluktan kaçma lüksü yoktur.

Forvet hattı son vuruşlarda saç baş yoldurdu yine ama dökülen orta saha ve defansa bakınca bir şeyler yapmak isteyen, idare eden tek bölge görüntüsündeydiler. Baros top sürüp orta yapmaya çalışıyordu sağdan, Nonda geriden top alan adam görevinde. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bulunan pozisyonlardan birini değerlendirebilseler maç farklı gelişebilirdi, özellikle Baros inanılmaz pozisyonlar kaçırdı. Bu arada maçın başında Ömer'le girdiği mücadelenin net penaltı ve kırmızı kart olduğunu söyleyelim, iki-üç dakika önce iptal edilen Antalya golünün diyetini Baros ödedi desek yeri.

Sadece ilk 11'e yüklenmek de yanlış, girenler onlardan da kötü. Aydın Yılmaz'ın yerini bulan bir pası var mıydı, gören oldu mu allah aşkına? Sabri'nin duran topta attığı bomboş topu 5 saniye geveleyip sonra defansa çarptırması Aydın'ın ortalama bir futbol zekasından bile yoksun olduğu izlenimini verdi bana. Boş pozisyonda bile topu ceza sahasına gönderemeyen, maç boyunca adı duyulmayan, yanındaki adama pas atamayın bir oyuncunun Galatasaray'da ne işi vardır?

Tüm bunlara rağmen Antalyaspor çok mu iyiydi, kesinlikle hayır. Fatih Ceylan'ın hakkını verelim ama geri kalan hiçbir oyuncu ortalamanın üstünde bir oyun sergilemedi, belki bir de kaleci Ömer'i ekleyebiliriz Fatih'in yanına. Anlayamadığım bir konu da Antalyaspor taraftarı. 90 dakika boyunca içinde Galatasaray geçmeyen tezahüratları yoktu, Galatasaray aşağı, Galatasaray yukarı. Fenerbahçe tribünlerinden bile bu kadar tepki almamıştır Galatasaray, Sivasspor tribünlerini bile bir nebze anlayabilirim ama Antalyalıların derdini çözebilmiş değilim. Bilen biri varsa söylesin.

Liderin zorlu bir deplasmana gittiği, Trabzon'un İnönü'ye çıktığı haftada Galatasaray yeniliyorsa havluyu çoktan atmış demektir. Sivas ve Trabzonspor'un alacağı bir galibiyet şampiyonluk mücadelesini iki takıma indirgeyebilir bu hafta. Fenerbahçe fikstür avantajıyla bu haftayı kârlı kapatabilir ama üç büyükler bu haldeyken ne desek yalan olacak, Hacettepe puan alırsa da şaşırmamak lazım.

Önümüzde Bordeaux deplasmanı var, ne yapıp edip orda gol atmamız gerek. Alınacak bir kötü sonuç bu seneki yapılanmayı tamamen çöpe atabilir. Skibbe için sezonun en önemli sınavı Bordeaux maçları...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

12 yorum:

barış dedi ki...

fark 7 puan da olsa kapatılmayacak bir puan farkı değil ama takımda bariz bir konsantrasyon kaybı var bu çok önemli. tabii bunda kaybedilen sivas maçları, kayseriye karşı son dakikada yenen gol, yönetimin sahada oynayan futbola bakmayıp federasyonla uğraşmaları ve dolayısıyla futbolcuların psikolojisini etkilemesi gibi faktörler etkin. kısacası takımın acilen birkaç maçlık seri yakalaması lazım, sakatlıklar düzelince kaldığımız yerden devam edebilmemiz için.

onun dışında mehmet topal ve barışın artık ofansif futbollarına bir şeyler katmaları lazım, ayrıca yeterince profesyonel de değiller akıllı oynamayı öğrenemediler, hala iyi mücadele ettikleri maçlarla tutunabiliyorlar ama neticesinde orta saha oyuncusu olduklarını unutmamaları lazım, linderoth eğer düzenli oynayabilirse umarım birçok şey düzelir.

Chao Grey dedi ki...

"Skibbe için sezonun en önemli sınavı Bordeaux maçları..." demişsin.

Skibbe kalırsa hala tabii ki.

Nevzat Polat dedi ki...

Bize bir Roy Keane, Viera gibi mucadele edem, birde arkadaslarinin kulaklarini cekecek birisi lazim. Giydikleri formanin agirligini onlara hatirlatan birisi lazim.

Temur dedi ki...

Takımda bana göre iki ana sorun var. Birincisi motivasyon ki hocanın bunu sağlayamadığı açık. Yöneticilerin (Sezgin-Üsütnel) çalışmaları ise ters tepki yapıp rakipleri motive ediyor. Takım içinde ise Hakan'ın eksikliği motivasyon akonusunda hala çekiliyor. Hasan Şaş ise sakatlık sebebiyle takımın parçası olamadı. İkinci sorun ise Skiibe'nin oyun anlayışı ki bende tek pasa dayalı oyunu sevsemde belli oyunculara bağlı bir sistem. Bir kaç eksik olunca çöküyor. Geçen sene kadroda isimler değil sistem ve takım oyunu ön plandaydı.

Sacit Tekin dedi ki...

Hocam bu yorumlar biraz geç oldu bence. Taa beşiktaş maçından beridir yazıyorum ben bu takımn eksikliklerini. Hatta ilk sivas maı için " 1 mağlubiyetten daha ötesi" diye yazmıştık. Detayları aşağıdaki adresler de var ama özet geçersek.

2-3 haftadı hep hakemlere bahane bulundu. Tamam hatalrı var ama esas sıkıntı 10 kiş kalan GS nin acis oyunnuydu. Hem seivas hem de kayser karşısında gördük bunu ve yazdık da ama hep hakemlere yüklenildi. Takımdaki sıkıntılar es geçildi, ama geç de olsa gerçekler ortaya döküldü.

Ön libero denen bir kavram yok, geçelim. Orta saha oyuncusu bunlar ve diğer orta saha oyuncularından beklendiği gibi bunların da oyunun iki yönünü oynamaları beklenir. İŞte Mehmet Topal'da oyunun sadece defansif yönünü oynadığı için eksiktir. Tıpkı Barış ve bal yapmayan Ayhan gibi. Dolayısı ile bu takımın pozisyon bulması sadece Lincoln ve biraz Arda ya bağlı iken Lincoln de olmayınca içler acısı hal meydana çıkıyor. Aslına bakarsanız bir oyuncunun eksikliği bir takımı hücum anlamında bu kadar etkiliyorsa orada takımdan ziyade oyuncuya bağlı bir düzen vardır.

Volakn Yaman için devre arası hazırlık kampındaki maçlar sonrasında buraya da yazdım. Bu adamı GS ye alan kişileri futbol cahili diye göndermek lazım. Aynı şekilde Yaser, Serkan ve Ferdi yi alan kişileri de..

Skibbe konusuna gelince ayağa yop oynatıyır, yerden oynatıyor diye arkasında durduk adamın ama otorietden bu kadar yoksun bir adamdan liderlik falan beklemek ciddi hata. Oyuna müdahaleleri ciddi anlamda yetersiz. Lincoln e takılmış kalmış onun yokluğunu hissettik demekten başka işi yok.

Polat&Sezgin ikilisi gerek 92-96 arası gerekse de son 3 yılda özellikle teknik direktör seçimi konusunda sınıfta kalmışlardır. Saftig, Souness, 2. Kalli dönemi ve Skibbe. Neredeyse yıl başına bir hoca demek, varın gerisini siz düşünün. Orda istşkrar falan beklenebilir mi?

Özetle Skibbe ciddi bir kumardı ve tutmadı. Şu andan itibaren önümüzdeki yılın hocasını arasınalr, geçen seneki gibi 1 ay hoca aramakla uğraşmasınlar. Ama Les Adnans onu becerbilir mi bilmiyorum.

http://sacitekin.blogspot.com/2009/02/galatasaray-11-kayseri.html

http://sacitekin.blogspot.com/2009/01/bir-malubiyetden-daha-tesi.html

Mete Jr. dedi ki...

Selamlar , yaşım 19 bu sene ÖSS adlı bir bela ile uğraşıyorum ama galiba kazanamıcam çünkü GALATASARAYIM kazanmamı istemiyor sanırım , beni berbat bir geleceğe sürüklüyor bunu yapan sadece takım değil zira yönetimin ve şansızlığında emeği büyük.


Ben çokiyi Galatasaraylıyım bu kulübe aşığım , ama aldatıldığımı hissediyorum. Öncelikle hakem konusundan başlamak istiyorum ki bugün H.Özkahya süper bir maç yönetti bence yaptığı tek hata aslında yan hakemin hatası ki o hata tüm maç zevkimin içine etti çünkü biz bu maçı bugün alsaydık kimse galibiyeti konuşmayacaktı herkes o verilmeyen golden bahsedip duracaktı ama şuna eminim ki biz yine üzülecektik. Milan Baros artık daha fazla yere atlamasın çünkü o atlayınca karakteri açığa çıkıyor , ama helal olsun sana Baros çünkü suç sende değil !!! hergün hakemlerden dert yanan bir klübün oyuncuları rahat olur zira nasıl olmasın abi ! sen istediğin kadar kötü oyna herkes nasılsa hakemleri öne atar , sen Lincoln'e ses çıkarma Baros kendini attığı zaman yürü koçum de , Ayhan - Sabri - Barış hakemi ve rakibi dövmeye kalksın İtalyan süper goller yesin , hakemler lehimize hata yapınca '' hakemlerde insandır '' de sonra bütün gün ağla , yazıklar olsun size.


Galatasaray'ın bu kadar kötü yönetilmemesi gerekirdi , yazık oldu. Bu maçta kural hatası var mı diye pankart açmak lazım ama bunu akıl edebilecek zeki bir taraftar grubuna sahip miyiz ? HAYIR.

Gerçi ultrAslan var ! onları unutmamak lazım , karaborsaya karşı karaborsacı grup. Harikasınız ulan siz.

Ergun Gürsoy'un tohumlarını attığı lekeler günümüze kadar devam ediyor ve ben GALATASARAY'ımı bu hale getiren herkesin ...

Futbolsever her kimse artık bu ligden nefret etmiştir herhalde zaten aksini düşünemiyorum bile.

Adsız dedi ki...

Bu arada o apaç denen futbol cahili ortalarda yok. Sıkıyorsa gelsin de sevgili Sabri'sini savunsun.

Senin Sevginle Yaşıyoruz dedi ki...

Deplasmanlarda bir türlü galip gelemiyoruz.Yanlız son maçlarda takım olarak kötü bir performans gösterdigimiz aşikar.

Skibbe'nin Mehmet Topalı sol bekte oynatmasını anlayan varmı acaba?Çok gereksiz bir hamle bence.Sabri'ye birşey demek istemiyorum,elinden geldigince mücadele ediyor ,çırpınıyor ama kapasitesi bu kadar.

Bordeux maçları Skibbe'nin kaderini belirler.

apaç dedi ki...

sene başında da söyledik. transfer döneminde yitirildi bu sezon dedik, o dönem sakalımız da olmasına rağmen dinletemedik kimseye sözümüzü.

şimdi geldiğinden beri 1 tane maç alamayan morgan'in yerine orkun, defansta bundesliga stoperi meira'nın yerine emre güngör, sağ bekte soyadına minnet alınan serkan kurtuluş yerine ali atam, stajyer alman'ın yerine cevat hoca olsa ne olurdu? ben söyliyeyim, bundan daha kötüsü olmazdı.

bugün koyun lincoln'ü, kewell'ı sivas'a, küme düşer sivas.

posası çıkmış kewell'larla, meira'larla, morgan'larla yok edildi geçen sezonki kadro ahengi.

hafta içindeki hezimeti beklemeden reçeteyi veriyorum:

-stajyer alman'la yollar ayrılacak.
-yerine sene sonuna kadar hakan şükür getirilecek.
-sezon sonu için hocaların hocası bülent uygun ile söz kesilecek. böylelikle saha dışında çok yakın olan bu ikilinin dostluğu saha içine de taşınılmış olacak.
-kewell, meira, morgan gibi sözde yıldızlarla yollar ivedilikle ayrılacak.
-kimseye yaşından mütevellit sebat edilmeyecek. bir futbolcu kötüyse yaşı 17 de olsa gözünün yaşına bakılmayıp, direk yol verilecek. henüz korner çizgisini sınırlayan çizgilerin içerisinde görülmeyen çakma sertan eser aydın yılmaz ile 91 olan doğum tarihinden başka bir numarası olmayan serkan kurtuluş da bu güruha dahil edilecek.
-gerçek bir sol bek alınacak.
-pazuband hakiki galatasaraylıların, yani sabri ile arda'nın kollarında dolaşacak.

tüm bunlar yapıldığı vakit, çok değil 3 yıl içerisinde ikinci bir avrupa kupası sabri sarıoğlu'nun ellerinde yükselir.

iddia değil, taahhüt ediyorum.

apaç dedi ki...

2-3 hafta öncesine kadar bu sezonun en formda ismiydi sabri.

son 2-3 haftadır takımla asalak bir form düşüklüğü var.

fazla abartmamak gerek.

MOURINHO dedi ki...

apaç fantazilerin sınırsızmış dostum.

bülent uygun ve sabrinin elinde avrupa kupası bırak Allah aşkına..

aksilaz dedi ki...

Skibbe bu takımın başında oldugu sürecebi adım ileri gidemeyecegimiz apaçık ortada.çapsız bir insan oldugu her halinden belli.
Lincoln : Sene sonu 3 e 5 e bakılamdan gitmeli
Sanctis : Sevmedigim tipte bir kaleci zaten
Linderoth : Eziyet yapılıp oyle gitmeli
Kewel : Kalmaya hakeden tek isim
Meira : Bu kadar mal bi defans oyuncusu olamaz
Sabri : Yetenek özürlü, sadece hırsla olmaz bu iş..ıçına teneke baglanıp oyle kovulmalı
Ümit : Sabrinin arkasından aynı şekilde

Related Posts with Thumbnails