Juan Pablo Pino & Galatasaray

Serdar Özkan'ın gelişi, Galatasaray'ın ön üçlünün sağı ve solunda büyük çapta bir operasyona girişeceğini açıkça gösteriyordu ve bugün açıklanan Juan Pablo Pino transferi bu değişimin son tuğlası olarak karşımızda duruyor. Pino'nun ismini bugün ilk kez duyuyor değiliz, Lorik Cana transferinden de önceye gidiyor adının anılışı, o günden beri de temcit pilavı gibi tekrarladığım şey Pino transferiyle bir riske girilecekse ters kanadında  onu dengeleyecek, performansından emin olduğumuz Harry Kewell'ın takımda kalmasıydı. Bu noktada sabah açıklanan sözleşme haberiyle yan yana yazınca Pino'nun gelişi artık daha bir anlamlı...

Abdul Kader Keita, geçen sezon birlikte hareket etmekte güçlük çeken Galatasaray'da bireysel olarak sivrilmeyi bilen adamlardan biriydi. Taraftarın da sevdiği bir oyuncunun gönderilmesi her zaman risklidir, arkasından gelen oyuncuya da büyük sorumluluk bindirir. Al Sadd'ın masaya koyduğu teklifi Galatasaray'ın reddetme şansı yokken kabul etmesi doğruydu ancak Pino'dan beklenenlerin arttığını da hesaba katmak gerekiyor.
23 yaşındaki Juan Pablo Pino, 3 kez Kolombiya,
23 kez de Kolombiya U-20 formasını giydi...

Juan Pablo Pino hakkında bildiklerim birkaç senelik, kulaktan dolma bilgilere dayanıyor, Mevlüt için birkaç kez Monaco'yu izlemiştim ama "Pino şöyle bir oyuncudur" diye ahkam kesecek kadar değil. Allahı var, futbol izleyen herkesin anlayabileceği saf bir yeteneği olduğunu görebilir. İki ayağını da kullanabilen, hızlı, topla dikine gidebilen, şut atabilen bir adam. Takip edenlere sordum, ters kanat dışında forvet hattında da görev yapabildiğini söylediler. İstatistikler yanıltabilir bu noktada ama şanssız bir kariyer başlangıcının ardından bu potansiyelini sahada gösterebildiği dönemler de olmuş, özellikle adını yavaş yavaş duyduğumuz 2008/09 sezonunun ikinci yarısında. O günden bu yana izini kaybetsek de son dönemde düzenli forma giyebildiğini kenara not düşerek Galatasaray'a dönelim.

Galatasaray Pino hamlesini yapmadan önce altını doldurmuştur bana göre, doğru ya da yanlış. Serdar Özkan sağ kanada küçümsenmeyecek bir alternatiftir, bu sezon forma şansı bulacağı da belli. Sol kanattan devşirilebilecek Arda Turan ve Harry Kewell olduğunu düşünürsek uçuk bir bonservis ödenmediği takdirde +2'si bol bir yabancı sistemi uygulanan Türkiye'de yatırım yapılabilecek türden bir adam Pino.

Ben bu tip yatırımları severim, bu cesaret ortaya konamadığı zaman gelen oyuncuların ücretleri de beklentiler de katlanıyor. Sekiz yabancının sekizi de Türkiye kamuoyunda kabul görmüş, son takımını Atlas gibi sırtında taşımış olması gerekmez. Fransız pazarından gelen adamlar da Galatasaray'a her daim yararlı olmuşlardır. Toplama vurduğumda alınabilecek bir risk olarak görsem de bunun adını risk yazıyorsak bunun sorumluluğunu da yönetim alacaktır. Pino'nun performansı beklenenin altında kalırsa Serdar Özkan, yönetimin kellesini teslim ettiği adam olacak.

Üniversitenin ilk yılında anlatılan klişe ötesi bir hikaye vardır. Hoca "Risk nedir?" diye sorar, öğrenci de boş kağıt verir, çıkar ve 100 alır. Galatasaray'ın bu sezonki transfer hikayesinin baş aktörü diğer oyuncular kim olursa olsun Pino olacak. Adnan Polat, Adnan Sezgin ve yönetim, Keita'yı gönderebilme cesaretini gösterdikten sonra kağıda "Juan Pablo Pino" yazdı. Alınacak not da sadece Pino'nun, teknik heyetin değil aynı zamanda yönetimin de kaderini çizebilir...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

13 yorum:

steven_stiffler dedi ki...

Pino iyi futbolcudur Uğur, bir kaç kez takip etmiştim. 4-3-3 sistemi için de uygun bir futbolcudur. Süratiyle, tekniğiyle epey konuşulur. Ben Antu'da bir kaç ay önce Fenerbahçe'ye gelmesini istediğim oyunculardan birisi olarak yazmıştım. Potansiyelli adamı transfer etmek her zaman diri bir yatırımdır.

Spooky dedi ki...

Kewell ve Pino'yu cepte tutarak diyorum ki; orta sahaya eklenecek diğer isimlerin ardından Batdal-Baros ikilisinin birlikte oynayıp, oynamama ihtimali üstüne kafa yorsak.

Jo-Baros ikilisiyle Rijkaard denedi bunu zaten onun temsil ettiği futbol anlayışında bu şekilde oynayabilecek ikiliye yer var. Baros'un kanatlara daha yakın olduğu geniş forvet diyebileceiğimiz özellikte oynadığı tarzı.

Bunu şunun için yazıyorum, takip ettiğim kadarıyla hazırlık maçlarını izleyen Galatasaraylılar Mehmet'i konuşup ona yer arıyor; fakat kimse Baros'tan vazgeçemiyor. :)

Bu arada hayırlı olsun, sakatlıksız geçsin bu sezon.

la noyée dedi ki...

özet geçiyorum, bu ya adam ribery etkisi yaratabilir. ya da tam tersi bir carrusca olur. arası yok.

Lucky Strike dedi ki...

Acikcasi Pino ya da X cok onemsiz bir transfer benim gozumde su asamada. Mevcut orta saha yapisiyla, yani 4-3-3 un orta sahasinda ayagina top yakisan ve 90 dakika oyunu ileri geri yonlendirebilen oyuncular alinmadikca gecen seneden bir farki olmayacak bu senenin.

Mustafa Sarp denilen eleman defansta zaten 4 adam varken bir de geriye kosup aralarina girip top aliyor. Sonra o topu bosalttigi orta sahaya atmaya calisiyor. Birader hic mi pas futbolu izlemedin? Nasil topcusun?

Baris ve Ayhan topsuz oyundan bihaberler. Topu saga sola verdiler mi onlardan mutlusu yok! Musayi henuz cozemedim, ama imam ....cemaat ne yapsin derler.

Bize gereken orta sahada bir devrim yapmak, yoksa bu eldeki develere hendek atlatmak mumkun degil!

Koray Özdemir dedi ki...

Ben de çok tanımıyorum Pino'yu ama içimden bir ses, Galatasaray'da değerini birkaç kat arttıracak diyor.

Serkan dedi ki...

Bu transferi Manchester'ın Ronaldo'nun yerine Valencia'yı almasına benzettim. Valencia tutmadı, bakalım Pino tutacak mı.

Yorumlarda Mehmet Batdal'ın Baros'la beraber oynama ihtimalinden bahsetmişler. Mehmet GS'ye gelmeden önce keşke Fener'e gelse demiştim. Şimdi de keşke GS'nin 1. santraforu olsa diyorum, çünkü milli takıma forvet lazım. Semih'in, Halil'in, Nihat'ın o kontenjanı dolduramayacağı aşikar artık. Mevlüt var birtek elde. Bir de Batdal olsa keşke.

R-J dedi ki...

This is a good player, we will see if he shows his magic play

Adsız dedi ki...

hocu mevlüt için monacoyu nie izliosn.psg yi izlesene

pclion dedi ki...

Dil sürçmesi diyeceğim ama bildiğin akıl tutulması olmuş, haklısın. Monaco-PSG maçında izlemiştim ikisini, zihnimde iç içe geçmiş nedense. Yine de yazdık, kalsın...

özcanmuhammed dedi ki...

pino transferi transferde rijkaardın da bir parmağı oldugunu düşündürüyor bana ben bir kaç defa izledim pino yu ve cok begendıgım daha onceden de Gs ye gelmesını ıstedıgım bır oyuncu cok cabuk yeteneklı ve takım oyununa ayak uyduracak bır oyuncudur keita gibi takımda ayrı bır rota cızmez ama gelen kım olursa olsun mutlaka takımında takım olması lazım suan ortasaha bir pasor e ihtiyacımız var benım kanımca bakalım bu transfer nasıl ve kım olucak ve bu transfer Gsnın rotasını ve oynuyacagı oyunu bır nevi belli edicektir diye dusunuyorum

la noyée dedi ki...

o değil de affına sığınarak bir şey daha söylemek istiyorum. yukarda yaptığım saçma özet yorumu birisi gitmiş ekşi sözlük'te yazmış. aferin çocuğum çok doğru düşünmüşsün. saygılar tekrardan herkeslere.

onurgs dedi ki...

Bu adam mantığını anlayamadığım bir transfer oldu keita nın gidişi çok önemsediğim bir durum değil ama bu durumu anlatan yorum (la noyée) yapmış zaten

myxomina dedi ki...

Profesyonel oyuncu Juan Pablo Pino Puello'nun AS Monaco Kulübü'nden 3.000.000 Avro bedelle transferi için anlaşma sağlanmış olup, transfer bedeli 2012 yılına kadar taksitlerle ödenecektir.
Üç yıllık sözleşme imzalanan oyuncuya yıllık 600.000 Avro sabit transfer ücreti ve 10,000 Avro maç başı ücreti ödenecektir.

Kulupten borsaya yapilan aciklama. 3 milyon avro makul bir ucret olarak gorunuyor, hele ki Keita'nin maliyetiyle kiyaslayinca. Keita'dan aldigimiz verimi Pino'dan alabilirsek, bu bir finans yonetimi basarisi olacak.

Related Posts with Thumbnails