Goal & NBA Türkiye

Bir kitapçıya girince dergi reyonunu bakıp "Niye bu kadar az spor dergisi var" diye hayıflanmayanımız yoktur herhalde. Kulüp ve federasyon dergileri hariç varlığını adam akıllı sürdürebilen tek dergi FourFourTwo'ydu. Onların da medya grubu olarak yaşadığı sıkıntı malum, dergiye yansıma olasılığı da var gibi gözüküyor...

Spor dergiciliği adına kara günler mi geliyor derken imdada iki dergi yetişti. Goal aslında uzun süredir yayında olan bir başka dergi ama içerik olarak tatmin edici olmaktan çok uzaktı. Derginin yeni sorumlusu Ege Görgün de "Bunu görüp yerel içerik ürettik" demiş yeni sayıyla ilgili. Daha ilk sayıdan çok farklı bir dergi var karşımızda. Sadece bu sayıya yazan kadroyu saysak yeterli olur sanırım.

Bener Onar, Levent Kalkan, Cem Top, Bora İşyar, Emrah Hamurcu, Burak Tezcan, Mehmet Ali Çetinkaya, Göksel Sert, Eray Sözen...

Bir başka güzel haber ise basketboldan... Bence harika bir iş çıkaran Slam'in kapanmasıyla birlikte NBA dergisi göremez olmuştuk ortalıkta, bu ay uzun bir aranın ardından geri dönen NBA Türkiye'yle bu boşluk giderilecek gibi gözüküyor. Burada da kadro çok sağlam. Blog camiasından tanıdık isimler de var görüldüğü üzere. Alalım, aldıralım; okuyalım, okutturalım derim...

Yiğiter Uluğ, Mithat Bereket, İbrahim Kutluay, İsmet Badem, Doğan Hakyemez, Mete Aktaş, Ümit Avcı, Alp Ulagay, Caner Eler, Anıl Aksaç, Serdar Gürel, Oğuz Yenihayat, Sedat Koç, Emre Özcan, Ümit Can İlhan, Cem Pekdoğru, Şansal Kulabaş..

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

7 yorum:

Spooky dedi ki...

Dergi önemlidir, internet öncesi de en önemli bilgi ve kültür kaynağı dergilerdi. Maalesef internetin hızına ayak uydurmak artık çok zor. Bir dergiyi birkaç gün geç alınca güncelliğini yitirmiş haberler olabiliyor. Keşke dergi kültürümüz olsa, gelişse de haftalık, iki haftalık dergiler görmeye başlasak.

Neyse alın. Dergi önemlidir, evet :)

pclion dedi ki...

Haklısın Arda ama internette okunmayacak uzunlukta birçok güzel yazı var dergide. İnsan elinde olunca çok daha rahat okuyor. Şu blogda bile birçok yazıya uzun gözüyle bakılıyor, ki ekrandan okunduğu için kısmen de olsa haklıdır bu serzeniş.

O yüzden "Derginin çağı geçti" fikrine henüz katılmasam da dergi kültürümüzün olmadığı açık. Biz alalım, okuyalım en azından. :)

minecamur dedi ki...

Sadece şu kapak için bile alınır dergi :)

sembolist dedi ki...

Uğur,Radikal Futbol'la dergi okuma kültürü kazanmış,Radikal Futbol'dan sonra haftalık ve aynı tatta başka bir dergi çıkmadğı için dergi okuma kültürünü rafa kaldrmış birisi olarak şunu söyleyeblrim ki;bir gazetenin,medya grbunun haftalık bir futbol dergisini çıkardığı anda çok yoğun bir ilgiyle karşıalcağına emnim..
Çünkü dergiyi alıp,otobüste,vapurda okumak,her bir ligin o haftalık detaylarını edebi inceliklerle okumak ayrı bir zevk.
Büyük bir eksiklik var bu alanda..

pclion dedi ki...

Mesut, dibine kadar haklısın bence. Bu zaman kısıtını aşmanın tek yolu dediğin gibi haftalık bir dergidir. Bunu Bağış Erten'le de konuşmuştuk, onun fikri de bizimkiyle benzer...

sembolist dedi ki...

Uğur bence Radikal Futbolun bu kadar sevilmesnin ana nedeni kaliteli yazı ve yorumlara çok cüzzi bir fiyatla ve çabucak ulaşılmasıdır.Bence fiyat da belirleyci oldu Türkiye şartlarında..

kuzen larry dedi ki...

Maalesef four four two da kesin olarak kapanıyormuş. Yine beceremedik bir futbol dergisini yaşatmayı, yazık oldu.

Related Posts with Thumbnails