Sivasspor 1-1 Ankaraspor > Bülent'in Halleri

Sivasspor 1-0 önde başladığı maçı böyle bitsin havasında oynamaya kalkınca Ankaraspor cezayı kesti. Konate son dakikada biraz daha becerikli olabilse o 1 puanı bile alamayacaktı Sivas. Bülent Uygun'un ne kadar şovmen bir adam olduğunu bilmeyen yok, bugünkü çakma Fatih Terim tripleri gözden kaçmadı. Hoş, Fatih hoca bile yapmazdı bunu, en hızlı zamanlarında bile.

Lig TV'yi açtığımda dakika 4, skor tabelası 1-0'dı, ne olduğunu ancak golün tekrarıyla anlayabildim. Maçın başında buldukları gol Sivasspor'u daha o andan itibaren Sivasspor'un geriye yaslanmasına sebep oldu. Taktiğe bakınca cesur bir 4-3-3 havası verse de Kamanan ve Tum'un defansif bir kanat oyuncusuymuş gibi pozisyon alması bunun doğru olmadığını gösteriyordu. Karşı kaleye gitmeye bile tenezzül etmedi Sivasspor, bu skor bana yeter diye düşünüyorlardı muhtemelen.

Ankaraspor ise forvetsizliğin sıkıntısını net olarak yaşıyordu. Ankaragücü taraftarlarına şirin görünmek uğruna gönderdikleri De Nigris takımda olsa Sivasspor'un yarı sahasına yığdıkları oyun bir anlam ifade edebilirdi ama bunu sonuca dönüştüremediler. Pas yapıyorlardı ama ortada pozisyon ya da şut yoktu maçın büyük bölümünde. Bu zaten Aykut Kocaman takımlarının genel sorunudur, pasa dayalı bir oyun oynayarak rakibi açmalarına rağmen golcü bir kimliğe bürünemiyor hiçbir zaman takımları. Mehmet Çakır'ın sezon başındaki skorer performansının gerisi gelmeyince istikrarlı gol atan oyuncu bulmakta sıkıntı çekiyorlar. Bu oyuncunun Konate olmayacağı açık, ancak yararlı bir ikinci forvet ya da sonradan giren kontratak oyuncusuymuş izlenimini verdi bana. Kapalı bir savunmayı açacak türde bir hücum hattı yok Ankaraspor'un, golü de iyi bir şutla bulabilirlerdi ancak. Murat Tosun'un yerine giren Umut Sözen de görevini iyi yapıp köşeye net bir vuruş çıkardı, savunma tarafından bozulmasına rağmen.
Bu dakikadan sonra ise tamamen ev sahibi lehine dönen bir hakem portresi izledik. Buna rağmen maç sonunda hem popülizm insanı Bülent Uygun hem de taraftardan tepki gören yine o oldu. Eskişehir maçı gibi bir yönetim bekliyorlardı belki de, bilinmez. Bülent Uygun hakeme tepki göstereceğine topla oynama oranlarında ev sahibi bir takımın nasıl olur da 37-63 geride olduğunu açıklasa daha doğru bir iş yapardı ama bunu beklemek en hafif tabirle saflık olur. O yine üstüne bütün hafta düşündüğü "bu lafları atlattık!" türevi özlü sözleri söyleyecek yine...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

7 yorum:

alessandro del piero dedi ki...

pclion, şu durumda dahi hala umutsuz musun galatasaray'ın şampiyonluğundan? evet haklısın son haftalarda gayet kötü bir performans gösteriyoruz ligde ama rakiplerimizim durumu da ortada, şampiyonluğun en büyük iki favorisi denilen takım artık düzenli olarak tekliyor. yapılan tüm o puan hesapları hiçbir şekilde tutmuyor gibi ayrıca, bu maç kesin şöyle biter denilen maçlarda dahi yanılıyoruz.. bu durumda belki de ciddi şampiyonluk geleneği olan ve bu refleksi en gerekli zamanlarda ortaya çıkarabilecek olan takımlar şanslı olacak gibi duruyor ve onların da en önemlisi hiç kuşkusuz galatasaray'dır derim ben..

pclion dedi ki...

Normal şartlarda Galatasaray'ın 70'i bulamayacağını, öyle ya da böyle bir takımın bu puanı geçeceğini düşündüğümden Galatasaray hakkındaki en iyi senaryonun ikincilik olduğunu düşünüyordum ama neyin ne olacağını kimse bilemez artık. Tamamen kendi aralarındaki maçlar belirleyecek şampiyonu ve bu maçlarda beraberlikler yaşanırsa 66-67 puanla bile şampiyon olan bir takım görebiliriz, şampiyondan 4-5 puan az alıp ligi beşinci bitiren bir takım da görebiliriz, her şey olası.

Galatasaray hakkındaki negatif görüşümün sebebi tamamen sahadaki oyun. Sene başında kendi sahasında iyi oynayıp kazanan ama deplasmanda başarısız olan takım olsa bile çok daha iddialı konuşurdum emin olun. Ancak işin şöyle bir yönü de var ki Avrupada daha da ileri gideceğini düşünüyorum takımın. Bu bir çelişki mi, bence değil...

ahmtblt dedi ki...

Bircok konuda (Bülent Uygun'un mizaci, Aykut Kocaman'in teknik adamlik meziyetleri veya eksikleri, Hakemin golden sonraki degisimi) birebir ayni seyleri tespit ettigimizi gördüm:

http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2009/03/sivasspor-ankaraspor-1-1.html


Kücük bir noktayi düzeltmek isterim ama...

"Konate son dakikada biraz daha becerikli olabilse o 1 puanı bile alamayacaktı..."

O pozisyonu harcayan isim Konate degil onun yerine giren Meye idi... Gözden kacmis sanirim o degisiklik...

Bir de soru: Hocam siz hep ligin ümit vaad eden genclerini mercek altina alirdiniz, bu Umut Sözen'i nasil kacirdiniz simdiye kadar... Bence cok iyi bir futbolcu olacak o...

papaz dedi ki...

Umut Sozen de 90lı ve Altay altyapısından geçen sene almıştı Ankaraspor. 2.kez oynadı TSL'de ve ilk golünü attı, 1 de son dakikada Meye'ye verdiği müthiş pas ve onun öncesinde harika bir bacak arası çalımı vardı. Umut'a dikkat!

pclion dedi ki...

Ligimizin süper yayın sistemi sayesinde çoğu maçı kaçırıyoruz, haliyle bazı oyuncuları dünya gözüyle görmeden "şöyle iyi, böyle iyi" dememeye çalışıyorum. Takibimizde olacak tabii.

Meye konusunda haklısınız, maç esnasında Meye olduğunun farkındaydım ama nedense Konate diye yazmışım yazıda...

caglarkeceli dedi ki...

bu bülent uygun adlı kendini teknik direktör sanan kişi sivasın başında oldukça sivasa karşı olan antipati giderek artacaktır yaptığı uygunsuz davranışlar sonucunda sivas zarar görmeye başladı ayrıca maçtan sonra yaptığı açıklamada ayrı komedidir. hakemi suçlamak için şu cümleleri kuruyor "faul yapıyoruz onlara veriyor,top bizden çıkıyor onlara veriyor." diyor çok komik bir durum bana göre :)))

MOURINHO dedi ki...

Fatih Hoca yapmadı bunun yaptıgı artislikleri.

Related Posts with Thumbnails