Konya'daki Anıl Dilaver

Galatasaray'ın ilk 11'leri açıklandığında en büyük sürpriz olarak Anıl Dilaver öne çıksa da birçok kişi kadrodan pek de memnun değildi. Gökhan Zan'ın oynaması (ki bence bugün iyiydi), Serdar Özkan, Neill'ın sağ bekte olması gibi birçok etken öne çıkıyordu ama her zaman savunduğum bir şey var. Bir takımın belli bir kadroyla kötü gittiği açıkken her türlü yeni alternatife açık olmak gerekir. Galatasaray bu dinamizmi kaybetmiş, belli başlı formayı tapulamış oyuncularla yenilmeye mahkum bir oyuncu topluluğuna teslim olmuştu. Başta Anıl olmak üzere yeni seçeneklerin olması en azından bir ihtimali barındırıyordu bir yerlerde...

Maçı çok analize değer bulmuyorum, özellikle ilk yarıda derli toplu bir oyun ortaya konsa da pozisyon denilebilecek bir organizasyon üretemeyen bu takımın çapı belli. Çok yeni şeyler beklememek lazım ancak yeni oyunculara bakmak gerekiyordu ki kariyerindeki ilk lig maçına çıkan 20 yaşındaki Anıl'ın golü bu açıdan güzeldi. Ona ayrı bir gözle bakmayıp heyecanlanmayan Galatasaraylı oldğunu sanmıyorum. Adı Anıl diye ya da genç diye değil bu. Bir yenilikti bu maçta Anıl Dilaver ve bu kadar kötü giden saha içinde herhangi bir yenilik şans bulmayı hak ediyor.

Anıl'ın herhalde 10'a yakın A2 maçını canlı izlemişimdir yakın dönemde, fırsat oldukça GS TV'den de izlemeye çalışıyorum. Benim için üst düzey maçlarda performansı düşen ve 9 numarada zorlanan bir oyuncu olmuştur her zaman. Çalışkanlığıyla, temel yeterlilikleriyle bir yere gelebilir diye düşünsem de burasının Galatasaray olması zor. Hâlâ aynı görüşteyim lakin sahadaki Galatasaray bu kadar kötüyken Anıl gibi en az 3-4 A2 takım oyuncusunun rotasyonu delmesi de fazlasıyla normal.

İlk yarıdaki net pozisyonda pas tercihi yanlış olabilir ama stoperlerin arasında kaybolmasıydı mühim olan. Hagi'nin bu durumu görüp Kewell'ı göbeğe çekerek onu forvetin kenarlarına atması Anıl'ın topla daha verimli buluşmasına imkan tanıdı ve kısa süre içinde bir güzel pas, bir de golle süsledi bu performansını. Yani demarke forvet olarak iş yapabilirliği olduğunu bizlere gösterdi. Anıl Galatasaray'da kalıcı olur, olamaz o ayrı konu ama bu takımda çıktığı her maç sadece Anıl'ın değil, Galatasaray'ın da kazancıdır.

Altyapıdan çıkan oyuncuları Rıdvan Dilmen tabiriyle "Bir Arda Turan değil" diyerek kenara atmadan çeşitli dönemlerde faydalanıp değerlendirmek gerekiyor. Anıl da en azından uzun süredir atıl kalan altyapının üstyapıyla bağ kurmasını sağlayacak bir gol attı. En azından buna vesile olur diye ümit ediyorum. Benim için Konyaspor karşısında alınan üç puandan ziyade bu önemli...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

9 yorum:

Kaan dedi ki...

Uğur Anıl A2nin en iyi oyuncusu değil ama yetenek a takımda oynamak için en önemli kıstas olmadığını arda turan dan ve Cafercan Aksu dan anlamamız gerek biri o zaman ki altyapının en iyisi 2ligde o zaman ki alt yapının ortalama oyuncusu kaptan.

anfieldyolu dedi ki...

Bu sefer kesinlikle izlemiycem maçı demiştim,maçın başlamasına 10 dakika kala TV'de Anıl'ın 11'de olduğunu görmemle evden koşarak maçı izlemeye çıkmam bir oldu.Uzun zamandır ilk kez heyecanlandım bir Galatasaray maçında.Galatasaray'ın en azından reytingini kaybetmemesi için gençlere şans vermesi lazım(reytingden asıl kastım da yeni stad),daha sonrasında zihniyete göre aralarında kalıcı duruma gelebilecekler olabilir.Performans değil zihniyet diyorum çünkü bu takımda performansın çok fazla bir şey ifade ettiğini düşünmüyorum.Takımdan ilk yollanacak ismin Musa olduğu yönünde haberler çıkınca bu düşüncem iyice oturdu.Musa'nın TSL'nin başka bir takımında pişmasiyle bu takımda pişmesi arasında ne fark olabilir ki durum itibariyle.Bank Asya'dan bir takımsa gönderecekleri,zaten Musa o ligde yeterince tecrübeli ve kendini ispatlamış bir oyuncu.
Bugün kaptanları Ayhan Akman ve Emre Toraman olan iki takım karşılaştı.Üzüldüm açıkçası ligimiz için.Bir de Ziya Doğan'a kızdım,bu GS'nin bile üzerine gitmiyceksen,Konyalıların beklentisi aşağılarda kalacak gibi.Son olarak da şu Konya stadının mimarisi taa çocukluktan kafamı karıştırmıştır,en sonunda gidip yerinde görücem.Konya'daki maçlarda tribünlerin şekli şemaline bakmaktan maça konsantre olamıyorum.
Not:Neill sağ bekte güzel hacı:)

pclion dedi ki...

Kaan, Cafercan-Anıl örneği bence buraya tam uymuyor. Daha çok "Arda Turan kriterleri"yle baktığımda daha uygun oyuncular olduğunu düşünüyorum. A2 Ligi performansına bakarsak adam zaten gol atabiliyor, oynasın derdim. Hoş, yine oynasın, canı gönülden isterim ama kalıcı olma şansı daha yüksek oyuncular var. Umarım Anıl onlara da bir yol açmış olur.

Anfield, her zamanki gibi katılıyorum...

Kaan dedi ki...

Cafercan-Anıl değilde Arda-Anıl Cafercan-Cem Sultan demeye çalıştım yani genç oyuncularda çalışma en önemli olan demek istiyorum.(bkz:Mehmet Topal)

Adsız dedi ki...

Uğur, Galatasaray kötüyken olumsuzlukları, yanlışları yazamamanız çok can sıkıcı... bilmiyorsanız eyvallah! ama bilipte yazamıyorsanız kaleminiz kırılsın!

pclion dedi ki...

Hocam, ismini yazsaydın da öyle hitap etseydim keşke.

Galatasaray'ın neden kötü olduğuyla ilgili birçok yazı yazdım ben ama insanın tekrar tekrar yazası gelmiyor bu kadar kepazelik arasında. Sürekli yönetim kötü, takım kötü demenin bir manası yok ki! Daha az yazıyor oluşumun sebebi tamamen budur ama fikrim değişmedi. Biraz aşağıda veda gecesinden diye bir yazı var mesela, Misimovic'in kadro dışı kalışının ardından da yazdım. Beni tutan, "yazamamamı" sağlayacak bir şey yoktur yani, merak etmeyin.

Galatasaray deyince artık bir pes etmişlik baş gösterdi bende, hakikaten neresinden tutsak elinde kalıyor. Bir ümit ışığı görebilmek istiyorum ama şu dönemde hiçbir şey yok. Takım kötüyse yeni oyuncular oynar misal, ortada öyle bir durum da yok. Sürekli kodamanlar oynuyor. Bu halde ben ne yazacağım ki, kendi kendime tepiniyormuşum gibi hissediyorum böyle olunca.

Neyse fazla uzattık, anlamışsındır umarım demek istediğimi.

Saygılar, sevgiler. Uğur...

Adsız dedi ki...

http://img713.imageshack.us/img713/3810/16547113194654353140610.jpg

Güney dedi ki...

Genel itibariyle Anıl'la ilgili yorumunuza katılırıyorum. Ama analiz edilmesi gereken Anıl'ın stoperler arasında kaybolması değil, oyun boyunun 70-80 metre de tutulması. Böyle bir anlayış ile Anıl'ın başarılı olma şansı ancak geriden topu oyunu sokan "ileri top şişiren" defans ve orta saha oyuncularının onu topla buluşturabilmesinde yatıyor. İlk yarı hiçbir topu buluştumadıklarından Anıl sürekli sağ çizgiye gelip top almaya çalıştı ve bunlardan birinde de Kewell'a gol attırıyordu. Orada vurmak pas vermek arasında kaldığını düşünüyorum, zira pas vermek ilk tercihi olsaydı o topu çok büyük ihtimalle 5-10 metre önce Kewell önüne yuvarlardı. Ancak kaleci açılmayınca, daha uygun pozisyonda olan Kewell'a oynadı.
İkinci olarak "önemli maçlar"da performansı düşüyor tespitinde bulunmuşsunuz. GS'nin hemen hemen bütün A2 maçlarını izleyen biri olarak bu tespitinize iştirak edemeyeceği. Anıl, önemli maçlar diye tabir edebileceğimiz fb, bjk maçlarında iyi performans gösterip gol de atan bir oyuncudur.

Adsız dedi ki...

Bana göre cem anıldan daha iyi

Related Posts with Thumbnails