Lucas Neill & Harry Kewell

Kewell geldiğinden beri gündemde olan transferlerden biriydi Neill. Türkiye'ye gelmek konusunda epey nazlansa da West Ham sonrası Everton'da istediğini bulamayınca tekrar devreye giren Galatasaray onu makul sayılabilecek bir teklifle İngiltere'den koparmayı başardı. Sezon başında bedava olduğu düşünüldüğünde bu bonservis bedeli anlamsız gözükebilir ancak oyuncuyu ikna etmek de bu tip transferlerde önemli bir ayak ve bunca yıldır Premier Lig'de istikrarlı bir şekilde forma giyen bir adamı tabiri caizse 'hemşehri referansı' ile getirmek çok da kolay olmuyor. Bu açıdan ilk bakışta oluşan antipatiyi bir kenara bırakıp değerlendirmek gerek transferi.

Galatasaray defans rotasyonu kadro bütünlüğüne bakıldığında en çok sırıtan rotasyondu. Özellikle stoper rotasyonunu bir türlü kurgulayamayan, Emre Güngör'ün tamamen dışarda kalması sebebiyle Hakan Balta'yı o bölgede değerlendirip sol bekte problem yaşayan Galatasaray'da hem bu bölgede Servet'i ikileyecek bir oyuncuya, hem de bek rotasyonlarında defansif anlamda görev alabilecek bir oyuncuya ihtiyacı vardı. Bu ismin Rafa Marquez kalitesinde bir oyuncu olmasını herkes isterdi eminim ama bu düzeyde bir kariyere sahip Lucas Neill'ı da kenara atmamak gerekir diye düşünüyorum. Profesyonellikleriyle öne çıkan bu tip görev adamları büyük oyuncularla beraber takımı çok daha farklı noktalara taşıyabilirler. Bunun dengesini bulabilmek önemlidir yalnız, hatırlanacak bir takım olabilmek adına özel oyuncuları da katabilmeniz gerek takıma. Neill hamlesi bu anlamda taraftarda hayal kırıklığı yaratabilir, farkındayım ama bekleyelim görelim derim ben. Defansı ciddi şekilde toparlayacağına ise bence şüphe yok.

Bu transfer bir diğer yönü de var ki o da transferin kendisi kadar dikkat çekici. Girişte hemşehri referansı demiştik, bu transferin 'hemşehri' Kewell'ı takımda kalmaya ikna etmek açısından yapılmış önemli bir hamle olduğunu da yadsımamak gerek. Katkısı da olacağına da inanıyorum açıkçası, özellikle Neill'ın kontratının 1.5 yıllık olduğunu düşünürsek Kewell'ın da +1 imzalayıp muhtemel dönüşünü bir sene ertelemesi olası. Kewell'ın sözleşme yenilemesindeki problem Galatasaray'da artan maaş barajı. Takımın en çok kazanan oyuncusu geçen sezon Lincoln'dü 2.5 milyon euro ile, Milan Baros da 2.2 milyon euro ile. Kewell da 1.8 milyon euro ile çok farklı bir ücret almıyordu onlardan, takıma katkı anlamında da denge mevcuttu. Elano'nun bu sezon 3 milyon euro'luk bir sözleşme imzalaması ve Kewell'ın bu sezon kariyerinin en verimli yıllarından birini geçirmesi son büyük kontratını imzalayacak Avustralyalı yıldızın taleplerini de yükseltti haliyle. Takımı ve taraftarı çok sevdiğine ben yürekten inanıyorum ama profesyonel futbolda bu tip pazarlıklar her zaman mevcuttur, normal karşılamak gerekir. Fenerbahçe'nin taraftar nezdinde en çok sevilen yabancı oyuncusu Lugano'nun geçen sene serbest kalışını, piyasa araştırması sonrası Fenerbahçe'ye geri dönüşünü unutmamak gerekiyor ki taraftar onun için Mehmetçik Basri pankartları dahi açmıştı. Harry Kewell'ın herkeste uyandırdığı saygı ve sevgi bilinen bir gerçek, Türk futboluna son yıllardaki en olumlu imaja sahip oyuncu olduğunu kimse inkar etmeyecektir sanırım. Onu burda tutacaksa Neill'ın transferini de bu yönde yorumlamak da yanlış olmayacaktır.

Premier Lig oyuncusu olması itibariyle seyretmişliğimiz var elbette ancak işin uzmanı varken detaya fazla girmeden kısa pas yapmak lazım. Salih iki yazıda değerlendirmiş Neill'ı, okuyup öğrenmekte fayda var.

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Marquezlerden Godinlerden sonra biraz burun kıvıranlar olacaktır. Bana göre iyi transfer.. Klişe olacak ama Ara transferde oyuncu almak zordur hakikaten.. Bence Bu açıdan son derece iyi bir transfer yaptık.. EN önemlisi Harry Kewell seneyede bizimle varmı daha ötesi.. Yanlız Forvet türk olacak sanırım Bu transferden sonra Allah aşkına Gökhan ünal olmasın.. Mustafa pektemeke razıyım.. Tekrar hayırlı olsun galatasarayımıza..

excellence dedi ki...

Öncelikle burdan Neill'e hosgeldin selami yollamak istiyorum :)

Ikinci sey olarak ta merak ediyorum Neill bu sene EL'de oynadimi? Everton bizim EL de muhtemel rakibimiz ve muhtemelen evvelki maclarda Neill'i oynatmislardir. Buda demektir ki bu sene Neill'i i EL kullanamayacaz.

Jordan dedi ki...

Gokhan'ı buyuk ihtimal fb aldı.

atxaga dedi ki...

yalnız hepimizde baki olan bu Rafa Marquez sevdasını bi' çözemedim ben.
kendimizi çok gaza getirdik, o yüzden neill (sezon başından beri iteleme peşinde olan basının da sayesinde) pek heyecan vermedi.
şimdi trabzon'un kolombiyalısını bekliyorum ben kendi payıma.

Spooky dedi ki...

Transferle ilgili aklıma takılan iki nokta var.
Birincisi, serbestken almadığımız bir oyuncu için şimdi bonservis bedeli ödemek.
İkincisi de oyuna top sokan, Servet'i tamamlayacak stoper tipine birebir uymaması. Sıkıntı çektiğimiz yan toplardaki hataları giderse razıyım gerçi :)
Hayırlı olsun.

ugur senel dedi ki...

ben malesef başarısız olacağını düşünüyorum keza neill artık iyice ağırlaşmış durumda ,bizim takımın olmayan orta saha direnci vede sabri dışında tamamen ağır geri dörtlüsünü düşününce neill transferi ancak fiyasko olur gibime geliyor ,kesinlikle daha büyük beklenti içinde değildim ,bilinmeyen ama seri bir defans oyuncusu alınsa idi cok sevinirdim ama neill tam bir hayal kırıklığıdır mevcut takım kadrosunun yapısı düşünülünce öte yandan yönetim takımın yaşını aynen milan gibi yükseltmekde cok başarılı ,seneye - ondan sonraki sene,iyice yaşlanıyor takım, bunları düşündükce üzülüyorum...

Atilla Çelik dedi ki...

Blogumda şunları yazdım. Başarılı olacağına inanıyorum şahsen.

Bir buçuk yıl önce bir Aussie adım atmıştı İstanbul’a. Galatasaray taraftarları inanılmaz heyecanlanmış, rüya alemine dalmışlardı. O adam da oyuna girer girmez dokunduğu ilk topu gol yapmıştı. Rüya gibiydi. Sonrasında o tüm Galatasaraylıların her şeyi oldu. O Galatasaraylıların değişilmez Aussie’siydi. Harry Kewell’ıydı. Avustralyalısıydı.

Kewell’ın milli takımdan arkadaşı Lucas Neill artık Galatasaray’da. Takımın II. Aussie’si. Kral I. Aussie’nin tahtına aday olur mu, taraftar onu bağrına basar mı, kahramanı olarak görür mü, tahtta bir yer açar mı bilinmez ama Galatasaray’ın iki yıldır kanayan yarası olan defans bölgesinin ortasına kuvvetli bir pansuman yaptığını söyleyebiliriz.

Galatasaray’ın stoper bölgesi için çok isim geçti. Büyük isimler de vardı aralarında. Kimler yoktu ki medyaya göre listede. Marquez, Kompany, Colloccini, başına havlu sarmış ıslak Khalid, Gidon, Bidon, Balon, ne ararsanız… Onca önemli isim peşi sıra taraftarlara boca edilince haliyle beklentiler yükseltilmişti. Neill de malumunuz bir iki yıldır transfer gündeminden eksik olmuyordu. Böyle bir isimi almak muhakkak bazı Galatasaray taraftarlarını fazla memnun etmemiş olabilir. Psikolojik anlamda doyurucu bir transfer haberi olmamış olabilir. Unutmamalı ki sezon ortasında çok üst düzey bir oyuncuyu almak mali anlamda bayağı sıkar. Yedirmezler kolay kolay.

Ama önemli olan nedir? Tabii ki bir takımın sorunu, ihtiyacı ve ilgili sorunun çözümünü sağlayabilmek için gerekli pansumandır. Galatasaray’ın iki yıldır stoper bölgesinde nasıl sorunlar yaşadığını çok iyi bilirler futbolseverler. Bu öyle kanamış bir yaraydı ki geçen yıl UEFA yolunda elde olan bir turun uçup gitmesine neden olmuş, muhtemel bir kupadan mahrum bırakmıştı takımı. Stoper bölgesi de bir takımın en kritik ve en istikrarlı olması gereken bölgelerinden biri. Bu kadar kritik bir bölgede iki yıl boyunca Servet dışında tek bir istikrarlı adam çıkmamışsa, böyle bir takımın hayatta kalması bile mucize. Öncelikle Lucas’ın bu hastalığı kökünden söküp atacağına, Servet gibi istikrarı sağlayacağına inanıyorum.

Peki Lucas Neill Galatasaray sistemine uyar mı, pas futboluna uyum sağlar mı? Onu izlemeden bilemeyiz. Şimdiden bir öngörüde bulunamayız. Hem bir bölgede iki yıl boyunca istikrarı sağlayabildin mi de sisteme uyar mı, pas futbolu yapar mı diye düşüneceğiz? Yeter ki sözleşmesi boyunca çatır çatır oynasın, durmaksızın oynasın II. Aussie. Fizik yapısı belki Servet gibi olabilir ama Servet’e nazaran dar alanda daha hızlı ve daha iyi pas yapan bir oyuncu. Öte yandan Servet’in bulaştığı riskli işlere hiç bulaşmayan, sağlamcı oynayan bir adamdır Lucas. Savaşçı ve mücadeleci bir oyun karakterine sahip olmak ile birlikte, takımın defansif örgüsünü toparlayabilecek ve yönetebilecek liderlik vasfına sahiptir.

Bu transferde emin olamayacağım önemli bir şey var. O da Lucas’ın Galatasaray ile ne kadar aidiyet bağı kurabileceği. Malum, zamanında Galatasaray onu çok istemesine rağmen, özellikle bu sezon başında almak istemesine rağmen, 10 yıllık EPL kariyerine sahip olduğu için EPL'i bırakıp gelmek istememişti. Bulunduğu takımlarda sözleşmesi biterken sözleşmede yazan tutara göre düşünen bir oyuncuydu. Şimdi Galatasaray paragöz adamları da sevmez bilirsiniz. Hani, parayı sevsin ama Galatasaray’a aidiyet bağı ile bağlı olacak mı? Kanını son damlasına kadar dökecek mi? Tıpkı Kewell ve Baros gibi!

Umarım Kewell’ın ve milli takımda bir dönem birlikte çalıştıkları Neeskens’ın varlığı onun için itici bir güç olur. Umarım bu transfer Kewell’ın takımda kalma güdüsünü güçlendirir. 10 yıllık EPL tecrübesinin takıma katacağı çok şey olacaktır muhakkak. Peki taraftar onu sevecek mi? Ama eminim ki o taraftarı çok sevecek. O coşkunluğu ve ruh halini görünce o da umarım bizden biri olacak. Umarım!

smart78 dedi ki...

Lucas Neill çok iyi bir transfer bence;hem çok tecrübeli hem de formda;Transfermarkt sitesinde bu oyuncunun değeri 5m Euro.Yani birçok insan adını ilk kez duysa da oldukça değerli bir oyuncu.Sezon başında sakatlığı mı vardı bilmiyorum,ilk 10 maçta hiç forma giyememiş Everton'da ama sonrasındaki 12 maçın 10'unda 90 dk sahada kalmış.Bununla birlikte O,bir Popescu değil,daha çok Tomas'ın bir gömlek üstü diyebiliriz.Gene de Neill,Emre Güngör ve Gökhan Zan(Servet'le birleşince)ile yaşadığımız mide kramplarını bayağı azaltacaktır.Ayrıca Harry Kewel da bu jestten sonra muhtemelen seneye de bizimle olacaktır.Son olarak,bu transferin bir başka avantajı da Neill'in bu sezon hiç Avrupa Kupası maçı oynamadığı için Avrupa Liginde'ki Athletico Madrid maçında forma giyebilecek olması,ki rakibimizin en önemli oyuncusu olan Maxi Rodriquez'i kaptırmasından sonra dengelerin bizim lehimize değiştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Vecchia Signora dedi ki...

Hayır Neill şuan Avrupa maçlarında oynayabilecek. Çünkü Everton'da rotasyonda yer bulamıyodu kendine.

Aslında biraz da bu yüzden geldi diyebiliriz, 2010 için.

Zaten ara transfer döneminde Avrupa'da oynayamayacak bir stoper almak da çok anlamsız olurdu; ki zaten oynayabiliyor.

Bu arada sadece kaliteli bir stoper kazanmadık, bu adamın sağ sol orta'da oynayabiliyor olmasından dolayı ve 1.85'lik boyundan dolayı da bek'e de yerleşebilen bir Meira kazandık. Ve bir anda defans rotsayonu genişledi.

Sabri olmadığında sağda da hımbıl bir Uğur'u istemediğimizde;

Neill sağ beke. Ortada da Topal/Hakan tercihi. Duruma göre de sola Caner.

Bu adam iyi adam, güzel adam. Pek çokları EPL'yi sadece Man Utd, Arse ve Chelsea'nin maçlarıyla takip ettiği için Lucas Neill onlar tarafından UNDERRATED olacak.

Ama bu ligde Blackburn de var, Everton da var West Ham da var.

Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim; Neeskens 2006'da Barça'ya gittiğinde Rijkaard'a Neill için "üst düzey kulüplerin tamamında rahatlıkla forma giyebilir." yönünde rapor vermiş ve transferini istemişti.

Bu arada ayağı pas yapan hızlı stoper istiyoruz Neill kötü diyenlere de ilerleyen günlerde söyleyeceğim tek şey şudur; özellikle Blackburn yıllarında kornerleri Neill kullanırdı.

İşte böyle biri almıştır Galatasaray.

Ben forvete de Sercan'ı istemiyorum açıkçası, çok pahalıya gelecek karşılayamayız. Halil Çolak birinci tercihim.

alpigeneral dedi ki...

neill bencede çok iyi bir transfer defansta süpürücü pozisyonunda bize çok faydalı olucaktır gökhan zan ve servetin tarzı hemen hemen aynı. bu nedenle neill çok gerekliydi çabukluğuyla defansı toparlayacağına inanıyorum.aynı zamanda servet yada gökhan zana göre topu oyuna daha iyi sokabilir

Adsız dedi ki...

Lütfen bilip bilmeden LN hakkinda konusmuyalim. Öncelikle kendisi transfer sezon'undan sonra Everton'la anlastigi icin ilk 10 macta oynamadi ve EL listesine yazdiralamadi. Sonuncta transfer olduk'tan sonra asagi yukari butün mac'larda oynadi.
Bence LN transferi GS icin olumlu, cünki adam hic olmazsa yaninda 10 sene EPL tecrübesi getiriyor.

excellence dedi ki...

alpigeneral // Sen cabukluguyla defansi toplaycagini yaziyorsun da ben Everton forumlarinda sorusturdum Neill'in artilari olarak iyi bir lider sert ouyuncu oldugunu ancak negatif olarakta cok yavas bir futbolcu oldugunu söylediler.

Ben Neill'i hic izlemedim onun icin beklemekten baska yapacagim bisey yok.

Levent Özdemir dedi ki...

umarız bu yavaşlığı EPL içindir. malum bizde daha yavaş oynanıyor futbol. son maçlarda servetin yaptığı hatalar türünden şeyler yapmasın da. bir de o saçma ofsayt taktiğine bir el atsın. ne de olsa lider karakterliymiş.

GSROCK dedi ki...

Vecchia Signora rotasyonda nasıl yer bulamıyordu kendine ? takıma geç katıldı ve 9. haftadan sonra 21. haftaya kadar bütün maçlarda(12 Maç) forma giydi ve bunların 10'unda 90 dakika oynadı. Avrupa Liginde ise takıma geç katılmasından dolayı kadroya ismi yazılmamıştır o yüzden oynamadı.

Çok ağır bir oyuncu değil, ancak orjini sağ bek. Boyu ve fiziği uygun olduğu için(hakan balta) zorunlu maçlarda ortadada oynamış fakat ortada gerçek performansını gösterebileceğini ve takımımıza yararlı olabileceğini düşünmüyorum. Bizim aradığımız özelliklere fazla sahip bir futbolcu olduğu söylenemez. Gerçek bölgesinde oynayabilecek bir adam almak varken neden böyle bir tercih yapıldı anlamıyorum.

Sercan'ı abartılmış maliyetinden dolayı bende kesinlikle istemiyorum o fiyatlara sezon sonu çok kaliteli yıldızlar alınabilir. Halil Çolak'ı ise tanımıyorum hiçbir maçını izlemedim hollanda'da yaşayanlar veya scout ekipleri hariç kimsenin izlediğinide tahmin etmiyorum hollanda 2. ligini. Lütfen youtube videolarından yorum yapmayalım. Ayrıca forvet'de değil. Hollanda liglerinin ise durumu ortada...

Related Posts with Thumbnails