Galatasaray 1-0 Gaziantepspor || Nonda'ya Rağmen...

Galatasaray'ın maç boyu oyunun hakim olan, sert hava koşullarına rakibine göre çok daha iyi adapte olmuş taraf görüntüsündeydi. Bunu ilk yarının başından beri hissettirdi takım, Ahmet Arı'nın atılmasından bağımsız olarak. Sahada bu kadar etkin bir takım varken taraftarları ölüp ölüp dirilten, duran topta Mustafa Sarp'ın doğru arka direk koşusu ve Mahmut Bezgin'in duruş hatası olmasa puan bırakma tehlikesi yaşanmasının en önemli sebebinin yetersizliğin dibine vurmuş merkez forvet Shabani Nonda oldıuğunu herkes görmüştür zaten. Zaten fizik olarak üst düzey futbol hayatının son demlerini yaşayan Nonda'nın bu olağanüstü koşullarda hiç verimli olamayacağı net olarak belliydi. Ben takıma yabancılığına rağmen Jo ile başlamasını isterdim Rijkaard'ın ancak hem oyuncusuna saygısını belli etmek, hem de Jo'yu ortaya atmış olmamak açısından bu yönde bir tercih kullandı. Birçok açıdan doğrudur ancak sahada işlemediğini de kaydetmek gerek.

Rusya tecrübeli Caner Erkin, Ukrayna tecrübeli Elano. Bu iki oyuncunun son dönemdeki form grafiklerini kaybetmeden bu maçta bir adım daha öne çıkmış olmaları tesadüf değil kesinlikle. Türkiye'de bu koşullarda maç pek oynanmıyor, belli bir dönem Sivasspor'un iç saha maçları dışında bu kadar sert iklim şartları mevcut olmuyor. Galatasaraylılarda da hemen Konya deplasmanı çağrışımı yapmıştır, bugün de sağ bekte görev yapan Uğur Uçar'ı görünce. Bu sebeple saha tecrübesinin önemli olduğuna inanınırım, fazla teorik gözükse de. Caner Erkin ilk yarı sonu istatistiklerine göre 5 km'ye yakın bir mesafe kat etmişti ve takımın en çok koşan oyuncusuydu. Dominant oyunun yanında atlanmaması gereken bir detay daha. Top taşıyan ve aksiyonunu illaki bitiren bir Caner Erkin'in takıma ne kadar faydalı olduğu, bu takımın hücum gücüne neler katabileceğini de görülmüştür bir kez daha. Galatasaray'ın bu sezon yaptığı en önemli transfer hamlelerinden biri, kim getirdiyse fikrine sağlık diyorum.

İlk yarı bu üstün oyuna rağmen son paslar ve vuruşlardaki yetersizlik sebebiyle pozisyon bolluğuna dönüşmedi. Nonda'nın maçın başında Caner'in ortasına vurduğu kafa zaten maç boyu nasıl oynayacağını gösteriyordu, Mahmut'un servis ettiği yumuşak topa zamanında hamle yapamaması da cabasıydı. Arda Turan da bugün aralara çok iyi kaçmasına ve Caner'le beraber rakibin defansını boğmasına rağmen soldan iki topu kaleciye teslim edince golsüz bitti devre. Arda bu ince işleri çok rahat yapabilen bir oyuncu aslında, bu tutukluğunun sebebini ben hala çözemedim. Fiziksel olarak yetersiz de değil bence, o açıdan eksik bir Arda defansif açıdan bu denli iyi bir iş ortaya koyamazdı. Kısa sürede formunu tekrar bulur diye umuyorum.

Burda bir Gaziantepspor parantezi açmalı, Ahmet Arı özelinde. Geçtiğimiz sezon Gaziantepspor'un gençleri oldukça revaçtaydı. İsmail Köybaşı ve Murat Ceylan'ın ismi her yerde yazılıp çiziliyordu ancak o jenerasyonun en genç üyesi olan Ahmet Arı biraz geri planda kalıyordu. Bana göre en az onlar kadar kaliteli bir oyuncu Ahmet ancak bugün gördüğü kartlar onun adına büyük talihsizlik. Bir genç oyuncunun vitrin maçında bu kadar yanlış işler içinde olmaması gerek, hem kendini hem de takımını çok zor bir pozisyona soktu. Eminim kendi de pişmandır ancak mental açıdan üst düzey için yetersiz olduğu mesajını da verdi bir yandan. Takipte olunması gereken isimlerden biridir yine, umarım psikoloijk olarak fazla yıpranmaz önümüzdeki dönemde.

Rakip 10 kişi, takım da bu kadar dominantken ekstrem hava koşulları dışında telaşa mahal yoktu pek Galatasaray adına. Mustafa Sarp'ın önderlik ettiği, Elano'nun kaleyi bulmayan şutuyla sonlanan akın bu sahada yapılabilecek en organize ataklardan biri olsa gerek. Takımın kazandığı duran toplar vardı bu dönemde, Caner'in arzulu ve becerikli oyunuyla buna 58. dakikada bir penaltı da eklendi. Topun başına yıpranmış Nonda geçince herrkeste bir tedirginlik oluşmuştur tahmin ediyorum, yine de Nonda fena penaltı değildir diyerek gözlerimi kısıp bekledim ama Nonda tedirginliğin boşa olmadığını gösteren garip bir vuruş yaptı ve topu kaleci Mahmut Bezgin'e nişanladı. Ortaya yavaş ve yerden bir vuruş yapılabilecek en kötü penaltı tercihlerinden biridir gözümde, insan bari biraz sola doğru kavis verir ki top kalecinin ayağına çarpmasın. Kendisine büyük sevgi besleyen tribünlerden bile ıslık sesleri yükselir oldu, Rijkaard oyununa bakıp kendisini kenara alsa muhtemelen büyük bir uğultu da yükselecekti. Kenara gelen ilk oyuncunun Elano olmasına çok şaşırdım ama girişte de söylediğim gibi bunun Nonda'yı kaybetmemek adına yapılmış bir hamle olduğunu düşünüyorum. Doğru, yanlış, o ayrı mesele.

Duran toptan gelen gol sonrası maçın geldiği aşikardı, birkaç duran top ve korner dışında insanı heyecanlandıran bir Gaziantepspor pozisyonu da gelmedi. Lucas Neill'ın defansa gelişi bu anlamda çok önemli. Basit oynayan, sert bir savunma hattı izledim ben bugün, uzun süredir bu kadar diri bir Galatasaray defansı görmemiştim. Uğur Uçar'a olan sempatim olandan daha fazlasını mı gösteriyor bilmiyorum ama Neill'la çok iyi kapattılar o bölgeyi, önünde Barış Özbek'le oynamasına rağmen hücuma da iyi katkı verdi, hem hızlı oyunu hem de doğru paslarıyla. Sabri'yi Barış'ın bölgesine kaydırıp Uğur-Sabri-Keita gibi bir sağ üçlüyle çıkmanın takıma olumlu yansıyabileceğini düşünür oldum bu performans sonrası, ne kadar reailst, tartışılır olsa da.

Toparlamak gerekirse Galatasaray adına artıların fazla olduğu bir maç ve üç puan olarak hafızalara kazınacak Gaziantepspor maçı. Gaziantep, uzun yıllardır Galatasaray'a ters gelir, geçen seneyi saymazsak uzun süredir sürekli çelme takıyorlardı Galatasaray'a. İki maçta 6 puan almak bu açıdan da artı hanesine yazılır. Jo'nun ve Emre Çolak'ın Galatasaray'la çıktığı ilk profesyonel lig maçıydı bu, Jo'nun becerilerini de fragman halinde Sami Yen'de görmek iyi oldu. İlk yarıya olduğu gibi ikinci yarıya da iyi başladı Galatasaray ve Fenerbahçe, sıkı bir zirve yarışı görebiliriz. Kayserispor da puan bıraktı, Beşiktaş ve Bursaspor da birer maç eksiğiyle geriye düşmüş oldular. Erteleme maçları sonunda bir zirve resmi çizebiliriz sanırım, şimdilik bu kadar...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

31 yorum:

Great White dedi ki...

Uzun zaman sonra ilk kez bir hakemin tek başına skora bu derece etki ettiği bir maç izledim. Tam bir skandal..

Hakem Aytekin Durmaz adeta ittire kaktıra maçı zorla verdi GS' ye..

Bu adama hayatının sonuna dek bir kez daha maç verilecek mi çok merak ediyorum doğrusu..

Bu arada tebrikler..

pclion dedi ki...

Soner, bence penaltı da kırmızı kart da doğru. Etki derken neyi kastettin, açabilir misin biraz? Faulleri hiç okuyamadı, ona katılırım ama tertemiz Galatasaray müdahelelerine de faul çaldığı oldu, bence o açıdan bir dengesizlik yoktu. Ahmet'in ve Zurita'nın bireysel hatalarıdır onlar. Hele Zurita allah ne verdiyse çaktı Caner'e...

Atilla Çelik dedi ki...

Bu maçın adamları benim gözümde Caner, Lucas Neill ve Elano'dur. Caner gerçekten harika oynuyor ve her geçen maç performansını arttırıyor. Ama dengesiz ve savruk halleri hala devam ediyor. Bu da haliyle top kaybına neden oluyor. Bu olumsuzluğunu pozitife çevirirse Avrupa'nın en iyi açıklarından birine dönüşür. Ne yapılıp ne edilmeli Caner'in bonservisi alınmalı.

Elano'yo da bayıldım. Hiç sırıtmadı ve çok iyi oynadı. Kırılgan bir oyun beklerken dişe diş oynadı ve kaleyi sık sık yokladı. Yeri geldi seyirciyi gaza getiren hareketlerin adamıydı. Arda ve Barış'ı biraz tutuk buldum.

Gözlerim daha çok Neill’e odaklandı. Böyle bir sahada, riske ve hata yapma olanağına her daim açık olan bir ortamda, Neill’ın bu performansını gördükten sonra üzerine fazla bir şey söylemeye gerek yok. Uzun bir zaman sonra “eyvah, defans dağıldı, çok dağınıklar” gibi bir endişem olmadı. Lucas Neill gerek görev anlayışı, basit ve risksiz oyunu, defansı sürekli organize etmesi, kusursuz hamleleri ve pasları, gerekse saha içindeki tavırları, saha dışındaki adamlığı, gülen yüzü, samimiyeti ve kendine güvenli hali ile bu takımın en önemli parçalarından biri olacağını daha ilk maçında kanıtladı. Lucas Neill bu takımın defanstaki lideri olacak. Bana inanılmaz güven verdi. Resmen sıfır hatayla ve eksiksiz tamamladı maçı. Galatasaraylıların içi rahat olsun. Lucas kesinlikle çok yerinde ve kaliteli bir transfer oldu.

Jo hakkında uzun uzadıya bir şey yazabilmek imkansız. 30 dakikalık bir süre aldı. Pek katkısı olmadı ama takım oyununa katkıda bulunacağının ve takımın bir parçası olacağının izlerini yansıttı. Mustafa Sarp’ın gölünde Jo’nun dolaylı olarak varlığının katkısı vardı. Çünkü Antep defansı Jo’ya kalabalık bir önlem almış ama arkada Mustafa Sarp’ı unutmuştu. Jo’nun takıma katkıda bulunma isteği içinde olduğunu ve arzulu olduğunu gördüm.

Hakem konusuna neden takıldığını da anlamadım. Zurita'nın Caner'e Allah ne verdiyse vurduğunu görünce oha dedim. Çok rahat sarı kartlık pozisyondu. Ahmet Arı olayında ise bence de Ahmet Arı'ya orada faul vardı ve o faul verilmedi diye hakeme küfredersen ya da söversen (muhtemelen Allah belanı versin dedi yan hakeme, öyle okudum dudağını) yapıştırırlar kırmızıyı.

Hakemin hatalı kararları oldu ama bunlar skora etki eden kararlar değildi. Bir çok pozisyonda ya çok kolay faul çaldı ya da çalmadı. Öyle bir sahada bu tür hataları hoşgörmek lazım.

Galatasaray sezonun ikinci yarısında çok daha organize olacak. Bunu belli ettiler. Umarım sezon sonuna kadar mental hallerini güçlü tutarlar.

http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2010/01/galatasaray-1-gaziantepspor-0-karda.html

silent lucidity dedi ki...

penaltıda da kırmızı kart cıkabilirdi ne aytekin durmaz'ı?rıdvan bile dedi kartın da penaltının da dogru oldugunu.öncesinde ahmete yapılan hareket fauldu ama yan hakemin süzememis olması ona hakaret etme hakkı vermiyor tabii ki de.

bunun dısında ugur ucar'la ilgili görüslerine katılamıyorum ugur,bence zeminin de verdigi tedirginlikle bu sezonki en yetersiz maclarından birini cıkardı bugün.ayrıca hakan balta'ya acılması gereken bir parantez oldugunu düsünüyorum,önündeki adamın atılmasından mıdır bilemem ama devre yaramıs ona.mac yazısı icin tesekkürler,bi sorum olacak sana.keita ve kewell'ın dönmesi durumunda ilk 11 ne sekilde olmalı sence?canerin bu performansını görünce arda bile kesik yiyebilir bence:)

Adsız dedi ki...

Bu sene kasımpaşadan tut fenerden tut ibb maçlarına kadar çoğu maçta gs hakem hatalarıyla puan kaybetti zaten

Caner Kewelldan daha yararlı oyuncu bunu 1 maçlık 2 maçlık performansıyla demiyorum evet kewell zekiydi bir anda çıkıp gol atıyordu ama asla yırtıcı tempolu değildi asla defansa gelmiyordu hakan balta canerle birlikte iyi oynamaya başladı

Elanoda çok iyi oynadı

Great White dedi ki...

Uğur, kırmızı kart teorik olarak doğru olabilir ama pozisyonun gelişimine baktığımızda pek öyle görünmüyor. O pozisyonda ilk sarı kartı bedavadan gören Ahmet' e yapılan bariz bir faul var. Adam da haklı olarak "Allah belanı versin" demiş hakeme. Yani o açıdan kırmızı doğru ama temelde yanlış..

Penaltı kararı doğrudur; eyvallah. Ama emin ol, pozisyon penaltı olmasa da hakemin o düdüğü çalacağı penaltı noktasına büyük bir iştah ile koşuşundan belliydi..

Zaten o pozisyonun biraz öncesinde faul ile hiçbir alakası olmayan bir pozisyonda tehlikeli noktadan serbest vuruşa da hükmetmişti eleman. Bir nevi şartlı refleks hesaabı..

Ayrıca çok da iddialı bir şekilde savunmayacağım ama Servet' in DeSouza' ya kollarıyla yapmış olduğu müdahale de bana göre penaltıydı. Tabii bu da şahsi fikrim..

siriusjames dedi ki...

Uğur, sen ne düşünürsün bilmem ama bu konu hakkındaki görüşünü merak ediyorum. Bir Galatasaraylı olarak kaptanımızın yabancı dil bilmemesi, İngilizce bile bilmemesi beni aşırı derecede rahatsız ediyor. Teknik direktörüyle çevirmen aracılığıyla anlaşmamalı kaptan, kendisi konuşabilmeli bence. Kaptansa kültürlü olmalı, kendini geliştirmeli, PS3 oynamak yerine kitap okumalı, haksız mıyım? Tamam boş vakitlerinde hobilerini yapmak onun en büyük hakkı ama en azından İngilizce dersi alamaz mı? Ne düşünüyorsun bu konu hakkında çok merak ediyorum.

Adsız dedi ki...

Hakem hatalari bir tek GS lehine yapiliyor zaten. FB ve BJK lehine hic olmuyor...
Hey Allah'im...

hhkahraman dedi ki...

@ Great White

"Penaltı kararı doğrudur; eyvallah. Ama emin ol, pozisyon penaltı olmasa da hakemin o düdüğü çalacağı penaltı noktasına büyük bir iştah ile koşuşundan belliydi.."


Bu nasıl bir yorum yahu? Bu kafa ile giden futbolseverler var ve biz hakemlerin düzelmesini bekliyoruz. daha çok bekleriz...

father vic dedi ki...

kewell'ın sözleşmesinin uzatılmasından çok daha ötede canerin bonservisinin alınması gerekir..kewell'dan daha çok katkı verebilecek bir çok oyuncu bulabilirsiniz ancak caner kadar yeterli bir türk oyuncuyu bulamazsınız..unutulmasın ki rusya'ya gidene kadar bu ülkede arda'dan da öte caner erkin gerçeği vardı..
elano en iyi maçını çıkardı geldiğinden beri zaten gs kampını izleyen herkes patlama yapacağından bahsediyordu..
rakip hiç hücum yapamadı ve neill ı değerlendirecek bir maç yaşamadık ama çok sakin ve sade oynuyor..tecrübesi ve aklı da belli oluyor kesinlikle artı bişiler katıcaktır ancak ne kadar katıcak bekleyip görmek lazım..

great white arkadaşıma katılmıyorum hakem konusunda..hakem çok kötüydü ancak tek taraflı değildi..canerin bir pozisyonda topu sanırım olcandan kayıp aldığı pozisyonu faul die kesti ve ciddi bir pozisyondu..servetin müdehalesi penaltı değildi bana göre ve ahmet arının sarı kartında da daha ne olmalı merak ettim..penaltı pozisyonunu kartsız geçirmesi bence daha büyük bi soru işareti..ayak kırılabilirdi.

ata1905 dedi ki...

@great white
Hakem yanlıysa sen yanlının allahısın şu dediklerinle.

excellence dedi ki...

Uzun zamandan beri ilk kez Hakan Balta kendini hatirlatti. Günün iyilerindendi bence ve bunu önunde Canerin oynamasina bagliyorum.

Kewell'in sakatlanmasi isabet olmus demeyecem tabikide ama bence Caner ilk onbir'de cikma adina Kewell'in önune gecmistir.

Elano iyi oynadi. Arda bu sene ortalama bir performans gösteriyor. Baris tutuktu ve Nonda bitikti.

Artilari eksilerinden daha fazla olan bir performans izledim bugun. Bir dahaki maci istahla bekliyorum.

Yazi icin tesekkurler Ugur.

paint çok pro dedi ki...

"Penaltı kararı doğrudur; eyvallah. Ama emin ol, pozisyon penaltı olmasa da hakemin o düdüğü çalacağı penaltı noktasına büyük bir iştah ile koşuşundan belliydi.."

ehmmmm... amerikalılar nasıl diyor?

"get a life."

Great White dedi ki...

Bazı arkdaşlar yorumumun bir kısmını cımbızla çekerek cevaplamayı, yazının genelini cevaplamaktan daha uygun görmüşler anlaşılan..

Keyfinizi bozmak istemezdim ama o ayıklayarak alıntıladığınız cümlem şu cümle ile devam ederek pekişmekteydi..

"Zaten o pozisyonun biraz öncesinde faul ile hiçbir alakası olmayan bir pozisyonda tehlikeli noktadan serbest vuruşa da hükmetmişti eleman. Bir nevi şartlı refleks hesaabı"

Tekrardan tebrikler. Herkese iyi geceler:)

Adsız dedi ki...

Ayrıca çok da iddialı bir şekilde savunmayacağım ama Servet' in DeSouza' ya kollarıyla yapmış olduğu müdahale de bana göre penaltıydı. Tabii bu da şahsi fikrim..

(Pozisyon zaten dışarda nasıl penaltı oluyor.Ömer üründülden falan mı etkilendin ? Servetin o hafif elini koymasıyla bir oyuncu nasıl düşer)

Bu sene çoğu maçta Galatasaray hakem hatalarıyla puan kaybetti

barış dedi ki...

eheh hakemin penaltı noktasına koşuşundan anlaşılmış kötü niyeti. vay anasını.

pclion dedi ki...

Tamam arkadaşlar, belli bir konsensus sağlanmış görünüyor blog okuyucuları arasında. Artık maç üzerine konuşsak. :)

kyzikos dedi ki...

zemin karlı ve kaygan, ayakta durmakta bile zorlanıyorsun ve 3-4 gün sonra sözleşmenin feshedilip takımdan gönderilmen kuvvetle muhtemel... bu şartlarda siz nasıl bir performans sergileyebilirdiniz ?

sozen dedi ki...

Bence baslıga Nonda ve Rijkaard'a ragmen desek daha dogru olurdu :) Barış'ın sag acıkta oynaması ve degişiklikleri anlamk kolay degildi.

Nonda gider, kim gelir? Gio mu?Sanmam. J.Elmander olabilir mi? sadece santfor degil bizdiginiz gibi, acık forvet arkası da oynayabildigi için, tam Rijkaard'a gore. Hamburg ve Olimpiyakos istiyor. HSV Ruud'u aldı.

Adsız dedi ki...

Nonda'yı yedik 2 maçta hadi hayırlısı.
Nonda 2. dönüşünü yapacaktır. O zaman Nonda'yı yerden yere vuranları görmek isterim. Bu takım Madrid maçlarına hangi forvetle çıkacak acaba ?

Nevzat dedi ki...

Allah korudu, penalti pozisyonunda Canerin kramponlari cayira takilsaydi o bacak kopardi neredeyse.
Dun aksam Deportivolu Felipe gibi.

Bana sanki bu Nondanin son maci oldugu icin tum mac oynatti gibi geldi Rijkaard.

Emir dedi ki...

Bu maç Jo konusunda gerçekten daha da moralimi bozdu. Neden diye sorucak olursanız Jo ağzımıza bir parmak bal çalacak ve sezon sonunda bonservisini biz alamadan gidecek. Bu takıma inanılmaz faydasının olacağını düşünüyorum, attığı gol sayısı 10'u geçmeyebilir ama oyun sistemine Baros'tan farklı bir katkı getirecek. Şimdi ikisi için de gezen santrfor diyoruz. Baros geri gelip arkası dönük bir şekilde top alırken ve sırtını yaslayıp yüzünü dönerken o iş için fizik gücü yetersiz kalıyor. Ama Jo hem fiziğiyle hem de ayak hızıyla bu işi çok daha iyi yapıyor. Bu sayede bir anda Keita - Jo ortaklığıyla çok hızlı oluşan ciddi gol pozisyonları göreceğiz ileriki maçlarda. Yani bugün Jo'ya baktığımda gerçekten beklediğimden çok daha iyisini gördüm. İlk yarıda yakalayamadığımız tempoyu ve hızlı atakları Jo bize sağlayacak gibi görünüyor. Ama bonservisinin opsiyonsuz olduğunu öğrendiğimden beri gerçekten moralim bozuldu. onu izledikten sonra Baros'u beğenmeyeceğiz gibi geliyor. Sen ne diyorsun bu konuda Uğur?

siriusjames dedi ki...

Nonda'nın son maçıydı muhtemelen, Rijkaard yuhalanarak gitmesini istememiştir belki de. Bence Arda çıkmalıydı ama yabancı sınırına takılıyorduk sanırım bu sefer de. Uğur ilk yorumumdaki konu hakkında bir şey söylemeyecek misin?

Rütbeni Bileceksin ! dedi ki...

Penaltı kararı doğrudur; eyvallah. Ama emin ol, pozisyon penaltı olmasa da hakemin o düdüğü çalacağı penaltı noktasına büyük bir iştah ile koşuşundan belliydi.. > İşte bu zihniyetle maç izlemeye devam.. Çok tarafsız bir yorum olmuş siz zaten maçın başında kafa olarak uçmuşsunuz maç Galatasaray'ın hakem bu maçı kazandırır diye..

Adsız dedi ki...

Sakin kafayla düşününce :) dünkü maçın Maçın en göze çarpan olumlu tarafı Caner'ın sürekli yükselen formu.Dunde Cska tecrubesınin avantajıyla hatasız bır oyun sergıledı.Caner'in performansı Hakan Balta'yı da olumlu etkiledi nitekim Hakan'da eski günlerindeki gibiydi.Kewell sakat dıye çok fazla ağlanmaya gerek yok Caner'i izledikten sonra,kanatlarda çok etkiliydi nitekımde penaltıyı da yaptırdı ve maçın seyırı penaltıdan sonra değişti.Takımın penaltıcısını Arda değil Rıjkaard belirler.Sen moral olsun dıye takımın penaltıcısı sahadayken ve topa doğru yönelirken gidip topu Nonda'nın önüne koyamazsın kaptanda olsan haddını bileceksin.Yıllardır Bulent Korkmaz yada H.Şükür'den böyle bir davranış gördünüz mü? Medyanında gazına gelip yıldızı yarattık fakat 66 numara ile 10 numaralı Arda arasında çok büyük fark var,bu da ileride umarım sorun yaratmaz takımda.
dip not: Mılanda dün bize benzemeyip atsaydı o penaltıyı şimdi Milan'ında beraberliğini konuşuyor ollucaktık :)
mine..

minecamur dedi ki...

son bır not Sarp'ın attığı goller Capone'yı hatırlatıyor arka dırekte kendını unutturması açısından :)

anfieldyolu dedi ki...

Bugün yazan haberlere göre Kewell yollanacakmış Nonda değil umarız doğru değildir.
Dün Gaziantep hiç gelmediğinden Neill'in performansını tam olarak gözlemleyemesek de şunu açıkça gördük, Neill defansta topu aldığında gözleri Elano'yu aradı ve Elano ne zaman yanaşsa Neill'den pası aldı ve oyunun içine girmiş oldu böylece. Ataklarımız da Servet Allah ne verdiyse şişrmeleriyle değil, Elano'nun akıllı paslarıyla başladı.Takım Elano üzerinden oynadıkça daha da başarılı olacaktır ve Neill sırf buna katkıda bulunsa bile yeterlidir gibi geliyor bana.
Bir diğer mevzu da Caner Erkin. Sene başında Rijkaard Arda'yı forvet arkası denediğinde çok eleştirilmişti ancak ben hem Arda'nın çok yönlü bir oyuncu olabileceğinden hem de milli takımda o pozisyonda oyuncumumuzun olmamasından dolayı oldukça heyecanlanmıştım. Şimdi formda, güçlü bir Caner Erkin milli takımın sol kanadını domine edebilir. Bir yandan da Arda forvet arkasına alışmış, klubünde bu pozisyonda oynayan bir oyuncu olarak katkı verebilir. Tabi bu gidişle milli takımı da Cevat Hoca kurup sahaya sürmezse:)

Adsız dedi ki...

87'ye kadar hiç şampiyonluk görmeden sayısız maça ve bazı deplasmanlara gitmiş bir adam olarak, şu andaki Galatasaray taraftarının sadece başarı odaklı ve 2 maçta adama harcama yaklaşımı ile o yıllarda ve şuandaki FB arasında farkın bu kadar azalacağını söyleseler her halde inanmazdım, ama artık oldu, geri dönüşü yok, hem kısa vadeliyiz hem de sırtını hiç kimsenin yaslamayacağı dolayısı ile karşılığında kan ter göz yaşı dökmeyeceği kadar değişkeniz. Sadece bir kaç yöneticinin ve tribündeki Nonda'yı ıslıklayanların takımıyız.

onurgs dedi ki...

Bu hatırlanmayacak maçlardan biri 3puanın önemli olduğu bir maç o yüzden ben asıl konuya yani şanssızlığımıza değinmek istiyorum uefa kupasını alıcaz diyoruz (nondayı saymassak) forvetimiz yok inanılır gibi değil ama tam baros döndü derken kewell da sakatlandı ve barosunda amelyatıyla sezonu kapadılar son bir kaç sezondurki şanssızlığımızın yanı sıra rezil bir sağlık kuruluna sahibiz çok paralar dökerek aldığımız (hemde mali krizde)oyuncular rezil edildi zaten alpaslan ve serkan çalık gibi yetenekleri harcayan takım hali hazırda emre güngör ve baros kewell ikilisinide harcıyo bu duruma dur denmesse arda yıda kaybederiz benden söylemesi...

Emre Bozkurt dedi ki...

Kimse farketmedi ama Galatasaray bu maçda şortunda Gs bonus reklamıyla çıkdı..

Totalfutboll dedi ki...

İlginç bir maç oldu Galatasaray açısından.Maçın başlama düdüğüne kadar herkezde bir telaş ve bir düşünce hakimdi.Maçın oynanıp oynanmıyacağından,oynanırsa sakat vereceğimizden yada teknik oyuncularımızın bu zeminde asıl performanslaarını sergiliyemiyeceğine dair şüpheler vardı kafamızda ama maç başladı Galatasaray istekli bir futbol sergiliyordu Ahmet Arı'nın gördüğü kırmızı kart Galatasaray'ın işini dahada kolaylaştırmıştı.Nonda'nın kafalarda saç bırakmayan performansı neredeyse maçı Puan kaybına sürüklüyordu taki Mustafa Sarp'ın golüne kadar.Dakikalar 62'yi gösterdiğinde Herkez Nonda'nın çıkmasını beklerken Maçın en iyilerinden biri olan Elano'nun çıkması kuşkusuz herkezde bir şaşkınlık yarattı buna Elano'da dahil.Maça dönecek olursak Galatasaray maçından beri istekli ve o zemine rağmen oyun anlayışından taviz vermeden oynadı maçı.Neill'in basit oyunu ver hep ileriye oynaması Galatasaray'ın defansında aradığı özellikti.Caner'in yakaladığı form herkez tarafından beğeniyle karşılandı zira dün maçın en iyi oyuncusuydu.Hakan'ında yavaş yavaş kendini bulması sol kanadı işlek bir hale getirmişti.Sağ kanadı etkili kullanamayhan Galatasaray ligin ilk yarısındanki Sabri-Keita uyumuyla birlikte muhteşem bir kanat akınları izletecektir.



http://totalfutboll.blogspot.com/

Related Posts with Thumbnails