

Öyle bir maç olsun ki insanlar 94. dakikaya kadar heyecanla, stres içinde takip etsinler diye karşılıklı anlaşılmıştı sanki maç öncesi. Kaçan pozisyonlarıyla, defans hatalarıyla, muazzam performanslarıyla akılda kalıcı bir maç oldu. İki takımı da tebrik etmek lazım.
lmamıza rağmen skoru elde edememiz ve kaleye gelen her topun saçma sapan defans hatalarıyla gole dönüşmesi futbola olan inancımı yitirmemi sağlayacak düzeye gelmişti. Ancak belki de geldiğinden beri gösterdiği en göz alıcı performansına imza atan Casio Lincoln duran topu da çok etkili kullanıp Milan Baros'un Galatasaray formasıyla ilk golünü atmasını sağladı.
n güzel ortasında topu köşeye gönderdi. Ülke puanı gibi bir dert edindiğimden daha çok sinirlendim doğal olarak ancak maçın tartışmasız en iyi oyuncusu Casio Lincoln rakip defansın da yardımıyla galibiyeti ve 2 puanı Galatasaray'a getiren oyuncu oldu.
Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftası geride kaldı. Bizim için iyi geçtiğini söylemek oldukça güç. Fenerbahçe'nin yenilmesinin yanı sıra Shaktar'ın deplasman galibiyeti ve Kiev'in Arsenal'den beraberlik alması bizi Ukrayna'yla yaptığımız 10.luk yarışında bizi bir adım geriye düşürdü.
Otopark'tan arkadaşımla beraber salona doğru yürürken yanından geçtiğimiz ilk kişinin "fazla biletiniz var mı?" sorusu maçın sıkı geçeceğinin ilk göstergesiydi. Biletlerin karaborsada 15 ytl'ye gittiğini gördük. Salona girer girmez gördüğümüz en uygun noktaya oturduk ancak bir süre sonra yaptığımızın çok büyük bir hata olduğunu farkedecektik zira herkes bizim tam önümüze gelip vip tribünün içinden geçerek karşıya geçmeyi amaçlıyor, 2 dakika görevliyle konuştuktan sonra geldikleri gibi geri dönüyorlardı. Ancak bir allahın kulu da "bu adamların hepsi geri dönüyor, demekki ordan geçiş yok" demeyi akıllarına getirmiyor, koyun sürüsü gibi tek tek aynı işlemi yapıp geri dönüyorlardı. Cinnet geçirip üstümü başımı parçalayacak gibi oldum ama neyse ki ilk periyodun ortalarından itibaren salonu tam anlamıyla görmeye başlayabildik.
Maçı ilk 20 dakikada kotaran Porto Şampiyonlar Ligi'ne 7 sene aradan sonra galibiyetle başladı. Fenerbahçe ise 2-0 geriye düştükten sonra golü bulsa da istediği baskıyı son 5 dakikaya kadar kurmakta zorlandı, uzatmalarda yediği golle de 3-1'lik skorla İstanbul'a puansız döndü.
Fenerbahçe'nin önünü açtı. 80 sonrası iki net pozisyon da yakaladı ancak bunları değerlendiremedi Güiza'yla. Bunların dışında not etmemiz gereken ise Fenerbahçe'nin üstün olduğunu söylediğimiz bir oyunda bile Yasin Çakmak'ın ve Volkan Demirel'in yaptığı akıl almaz hatalar sebebiyle Porto'nun birisi bomboş kaleye olmak üzere iki net pozisyonu harcadığıydı. Yasin kesinlikle Fenerbahçe'nin stoperi olacak kalibrede bir adam değil, Volkan ise artık alışılageldik saçmalıklarından birini daha sahneledi Dragao'da. Porto'lu oyuncu kaleyi tuttursa Fenerbahçe'nin ümidi 92'ye kadar bile sürmeyecekti.
Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası bu gece oynanacak maçlarla başlıyor. Maçlardan sonra ufak bir ülke puanı değerlendirmesi de geçerim. Bizim için en önemli maçlar ise Basel-Shaktar, Barca-Sporting ve PSV-Atletico. Program şöyle;| Barcelona - Sporting | |
| Basel - Shakhtar | |
| Chelsea - Bordeaux | |
| Marseille - Liverpool | |
| Panathinaikos - Internazionale | |
| PSV - Atlético | |
| Roma - CFR | |
| Bremen - Anorthosis UEFA Kupası Hertha - St.Patick's APOEL - Schalke Nordsjælland - Olympiacos Sonradan Gelen Edit: Ufak ufak iki güncelleme yazmaktansa ikisini bir yazmak daha akıllıca olduğuna karar verdim. Her iki haftada bir üç yazı yazarsam sezon sonuna kadar irili ufaklı bir ton yazı olacak. Sayıdan çok içeriğin daha yoğun olması daha doğru diye düşündüm. Steven Gerrard, büyük adamsın... |